Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4995

Karar No

2024/2457

Karar Tarihi

15 Nisan 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1571 E., 2022/682 K.

KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2012/113 E., 2020/69 K.

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın Asıl dosya davacısı ... vekili, birleşen dosya davacısı ... vd vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dosya davacısı ... vekili, birleşen dosya davacısı ... vd vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava konusu İstanbul ili Arnavutköy ilçesi İmrahor Mahallesi 103 ada 1 parsel sayılı, 11.885,21 m2 mesahalı, orman vasıflı taşınmaz 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmişitr. İstanbul ili ... ilçesi, ... Mahallesi 103 ada 5 parsel sayılı, 2224,01 m2 mesahalı, tarla vasıflı taşınmaz 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış, taşınmazın kullanıcısı belirlenemediğinden Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca kullanıcısı belirlenmediğinden bahisle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, 103 ada 5 parsel sayılı taşınmazın müvekkiline aidiyeti olan yerlerden olduğunu, dava konusu taşınmazların kadastro tespiti sırasında kullanıcısının müvekkili ... olarak belirtilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle idare aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen dava davacıları vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili Arnavutköy ilçesi İmrahor köyü 103 ada 1 ve 5 parselde kayıtlı taşınmazlarda, zilliyetlik satış sözleşmesi ve 40 yılı aşkın kullanımları nedeni ile müvekkillerinin zilyet olduklarını, 16.04.2009 tarihli sözleşme ile ..., ..., ..., ..., ... ve ...'dan ... 'a, 18.11.2009 tarihli sözleşme ile ... 'un ...'e zilyetliğini sattığını, yine 07.07.2008 tarihli sözleşme ile ... , ..., ..., ..., ... ve ...'un tüm haklarını ...'e sattıklarını, 12.10.2002 tarihli sözleşme ile ...'nın babasından kalan tüm haklarını ...'e sattığını, müvekkillerinin kendi aralarında yapmış oldukları sözleşmeye göre davaya konu taşınmazlar üzerindeki zilyetlik haklarının yarı yarıya olduğunu, söz konusu taşınmazların maliki Hazine olup, taşınmazların vasıfları tarla veya bahçe olmasına rağmen, 1 numaralı parselin vasfının yapılan kadastro çalışması sırasında orman olarak yazıldığını, 5 numaralı parselin ise Hazine adına tarla olarak yazıldığını belirterek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesine, müvekkillerinin kullanımında olduğu hususunun kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Asli müdahil ..., İlk Derece Mahkemesine ibraz ettiği 06.04.2018 tarihli dilekçesinde özetle; İmrahor Mahallesi 103 ada 4 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmazın hemen bitişiğinde 3 parsel sayılı taşınmazın bulunduğunu, bu taşınmazın 1350 m2 sinde fidanlarının bulunduğunu, ekip biçtiğini, tandırının da bunun içinde olduğunu, bu taşınmazın bedelini ödeyerek almak istediğini, açılan davanın hukuka aykırı olduğunu belirterek, 3 parsel sayılı taşınmazın 1350 m2'sinin adına tesciline karar verilmesini, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir..

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 5 parsel sayılı taşınmazda yapılan kullanım kadastrosu sırasında taşınmazın bir kısmının birleşen dosya davacılarının, bir kısmının ise asli müdahilin kullanımında olduğu, taşınmazın tarla niteliğinde olduğu anlaşıldığı bildirilerek asli müdahil ve birleşen dosya davacıları tarafından açılan davaların kısmen kabulüne karar verildiği, 17.10.2019 tarihli rapora ekli krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 675,56 m2 lik alanın birleşen dosya davacılarının kullanımında olduğu, (C) ve (E) harfleri ile gösterilen toplam 1070,46 m2 lik alanın ise asli müdahilin kullanımında olduğu sonucuna varıldığı, asıl dosya davacısının ise, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre kullanım kadastrosu sırasında asıl dosya davacısının 5 parsel sayılı taşınmazı kullandığının ispat edilememesi, fiili kullanıcıların asli müdahil ve birleşen dosya davacıları olduğunun tespit edilmesi sebebi ile asıl dosya davacısının davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı asıl dosya davacısı ... vekili, birleşen dosya davacısı ... vd vekili

tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş olup, asıl dosya davacısı ... vekili, birleşen dosya davacısı ... vd vekili tarafından tarafından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararı temyiz edilmiştir.

Dava, kullanım kadastorsuna ititraza ilişkindir..

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosya davacısı ... vekili birleşen dosya davacısı ... vd vekili

temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden birleşen dosya davacılarından alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

esastanistinafbaşvurusununreddine

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim