Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6581

Karar No

2024/2251

Karar Tarihi

2 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/869 E., 2022/1091 K.

KARAR: Davanın kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ: Gemlik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2016/522 E., 2018/78 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kadastro tespitine itiraz davasında verilen davanın reddine dair karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Gemlik ilçesi Küçükkumla köyü çalışma alanında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi gereğince yapılan kadastro sonucunda, ... mevkii 252 ada 568 parsel sayılı 2.564,05 m2 ve 252 ada 504 parsel sayılı 302,34 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesine, " üzerlerindeki zeytin ağaçlarının ...'a ait olduğu " yönünde şerh verilmek suretiyle, tarla vasfıyla, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve imar ve ihyaya nedenlerine dayanarak, Gemlik ilçesi ... köyü ... mevkii 252 ada 568 ve 252 ada 504 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili ve dahili davalılar ... vekili ve Gemlik Belediye Başkanlığı vekili cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " keşif sırasında dinlenen tanık beyanları, alınan teknik bilirkişi raporları sonucunda, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu dışında kaldığı, üzerinde orman bitki örtüsüne rastlanmadığı, bitişiğinde kalan taşınmazlarda da orman bitki örtüsüne rastlanmadığı, öncesinin de orman olmadığı, taşınmazlarda zilyetlikle kazanıma uygun yaşlarda zeytin ağaçlarının bulunduğu, taşınmazlarının davacı tarafından imar ve ihya edildiği, mera, yaylak ve kışlak da olmadığı anlaşılmakla, dava konusu taşınmazlarda davacının kadastro çalışmaları yapılmadan evvel 20 sene öncesine dayalı kesintisiz ve aralıksız malik sıfatıyla zilyetliği mevcut olup, taşınmazlarda imar ve ihya şartının da gerçekleştiğinin anlaşıldığı " gerekçesiyle, davalı Hazineye karşı açılan davanın kabulü ile 252 ada 568 parsel ve aynı yerde 504 parselde davalı Hazine adına kayıtlı taşınmazların tapusunun iptali ile davacı adına zeytinlik vasfında tapuda kayıt ve tesciline, dahili davalı ... Belediye Başkanlığına ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına karşı açılan davanın husumetten reddine karar verilmiş; hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince; " davanın, zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescili davası olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede tapulama çalışmalarının 766 sayılı Kanun'a göre yapılarak 1963 yılında kesinleştiği, dava konu yerin bu çalışmalarda çalılık olması nedeni ile tescil harici bırakıldığı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre de tescil harici bırakıldıktan sonra davacının babası tarafından çalılığın temizlenerek zeytin fidanları dikildiği, babasından davacıya kaldığı ve zeytinlere davacının baktığı, 2014 yılında taşınmazın bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesine göre kadastro çalışmaları yapıldığı, bu kadastro çalışmaları sırasında edinme sütununa taşınmazın 1979 yılından beri davacı ... tarafından tarla olarak kullanılıp 1980 yılında üzerine davacı tarafından zeytin dikildiği belirtilmek suretiyle Hazine adına tespit ve tescilinin yapıldığı, beyanlar hanesine de üzerindeki zeytin ağaçlarının davacı ...'a ait olduğunun yazıldığının dosya kapsamına göre sabit olduğu, taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosunun 1948 yılında yapılarak kesinleşmiş olup dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı, yine 1985 yılında 2896 sayılı Kanun'a, 1989 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesine göre yapılan ve kesinleşen kadastro çalışmalarında da dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı, orman mühendisi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, en eski tarihli hava fotoğrafı olan 1943 ve 1953 tarihli hava fotoğrafları ile bunların altlık oluşturduğu 1948, 1958 ve 1976 tarihli memleket haritalarında üzerinde çalılık rumuzu bulunan yeşil renkli çalılık alanda kaldığı, 1997 yılına ait hava fotoğrafında tarım alanı vasfında olduğu, taşınmazların kuzey güney yönünde eğimli olup klizimetre aleti ile yapılan ölçümde 504 nolu parselin % 40, 568 nolu parselin ise %2 0 eğimli olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise 504 parsel sayılı taşınmazın eğiminin kuzey güney istikametinde % 40, 568 parsel sayılı taşınmazın eğiminin ise kuzey güney istikametinde % 20 olduğunun, üzerinde 25 35 yaşlarında zeytin ağaçları ile kaplı olup zeytinlik vasfında bulunduğunun belirtildiği, 6831 sayılı Kanun'un 1/J maddesinde “funda veya makilerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşımayan yerlerin orman sayılmayacağı" hükme bağlanmış olmakla birlikte, maddenin karşı anlamından orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan çalılık, fundalıklarla örtülü yerlerin orman sayılacağını açık olduğu, teraslama ve hafriyatla eğimin düşürülmesinin taşınmazın gerçek niteliğini değiştirmeyeceği, bilimsel yönden eğimi % 12’nin üzerinde olan taşınmazların toprak muhafaza karakteri taşıdığının kabul edildiği gibi, 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesinde % 12' den fazla eğimli olan maki ve fundalık yerlerin toprak muhafaza karakteri taşıyacağı ve 26/j maddesinde bu tür yerlerin orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu ve aynı maddenin ikinci fıkrasında bu yerler orman rejimine girdiğinden herhangi bir nedenle orman kadastrosu sınırlarının dışında bırakılmış olmasının orman olma niteliğini ortadan kaldırmayacağı ve 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince de herhangi bir nedenle sınırlama dışı bırakılmış orman olması nedeniyle her zaman orman sınırları içine alınabileceğinin hükme bağlandığı, öte yandan salt eğiminin yüksek olmasının bir yerin kazanılmasına engel olmadığı, yüksek eğimle birlikte söz konusu yerin eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında fundalık ve çalılık olması da gerektiği, somut olayda, dava konusu taşınmazın en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarında çalılık vasfında olduğu gibi eğiminin % 20 ile % 40 olduğu, davacının babasının çalılıkları temizleyerek tarla haline getirip zeytin diktiği, devamında taşınmazın davacı tarafından kullanıldığı, bu durum karşısında mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu " gerekçesiyle, istinaf başvurularının kabulü ile Gemlik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/522 Esas, 2018/78 Karar sayılı 07.02.2018 tarihli kararının HMK'nin 353/(1) b.2 maddesi gereğince kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına ve davalı Hazineye yönelik davanın reddine, dahili davalılar ... ve Bursa Büyükşehir Belediyesine yönelik davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olup, bu kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 09.02.2022 tarihli ve 2021/6429 Esas, 2022/971 Karar sayılı ilamıyla "Somut olayda çekişmeli taşınmazların, evveliyatı itibariyle 6831 sayılı Kanun'un 1/J maddesi kapsamında eğimi %12'yi aşan (toprak muhafaza karakteri taşıyan) çalılık niteliğinde olduğunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın, bu nitelikteki taşınmazların kazanımının mümkün olup olmadığı noktasında toplanmakta olduğu, bu tür yerlerde mevcut taşınmazların orman kadastrosunda orman sınırları dışarısında bırakılma tarihinden sonra sürdürülen zilyetliğe kıymet verilmesi gerektiği, taşınmazın orman sınırları dışarısında bırakıldığı tarihten 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesine göre yapılan genel arazi kadastrosundaki tespit tarihine kadar kazanmaya yeterli zilyetlik süresi geçmiş ve 3402 sayılı Kanun'un 14. ile 17. maddesinde aranan şartlar da gerçekleşmiş ise taşınmazın gerçek kişiler adına tespit ve tescil edilmesinin mümkün olabileceği, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belge, beyanlar, hükme esas alınan ziraat, orman ve fen bilirkişi raporları incelendiğinde, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu çalışmalarında orman sınırları dışarısında bırakıldığı tarihten tespit tarihine kadar Kanun'un aradığı 20 yıllık sürenin geçtiği, taşınmazlar üzerinde 35 40 yaşlı 70 adet ve 25 30 yaşlı 10 adet zeytin ağacının bulunduğu ve taşınmazda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı " gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmek üzere, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.

Bursa Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Dosya kapsamına, yapılan keşif sırasında dinlenilen tanıkların davacının ekonomik amaca uygun malik sıfatıyla zilyetliğini doğrulamasına, alınan ziraat bilirkişi raporunda çekişmeli 568 parsel sayılı taşınmaz yönüyle sıralı ve sık olarak dikilmiş 35 40 yaşlarında 70 adet zeytin ağacı, 504 parsel yönüyle 10 adet 25 30 yaşlarında zeytin ağacı bulunduğunun bildirilmesi, orman bilirkişi raporunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun bildirilmesi, yine Yargıtay Bozma ilamında da açıklandığı üzere çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu çalışmalarında orman sınırları dışarısında bırakıldığı tarihten tespit tarihine kadar Kanun'un aradığı 20 yıllık sürenin geçtiğinin ve taşınmaz üzerinde tespit günü itibariyle 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde ön görülen kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği ile edinme koşullarının gerçekleştiğinin ve bozma ilamına uyulmakla lehine uyulan taraf yararına kazanılmış hakkın oluşacağının anlaşılmasına göre, davanın, davalı Hazine yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği, yine davacı taraf dava dilekçesinde Küçükkumla Köyü Muhtarlığına da husumet yöneltmiş ise de 6360 Sayılı Yasa gözetilerek ... ve Gemlik Belediye Başkanlığının davaya dahil edildiği ve anılan belediyelerinde çekişmeli taşınmazların tapu kayıt maliki olmadıkları anlaşılmakla anılan belediyelere yönelik açılan davanın ise husumetten reddi gerektiği," gerekçesiyle, davalı Hazineye karşı açılan davanın kabulüne, çekişmeli 252 ada 568 ve 252 ada 504 parsel sayılı taşınmazlara ait tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptali ile bu taşınmazların ayrı ayrı davacı ... adına tapuya kayıt ve tescillerine, davalılar ... ve Gemlik Belediye Başkanlığına yönelik davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

onanmasınakabulünedavanın

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim