Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5577
2024/2150
28 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf talebinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli, ... (Köyü) Mahallesi 10183 ada, 74 (eski 1721), 75 (eski 1452), 76 (eski 1453), 77 (eski 1454), 78 (eski 1455), 79 (eski 1456) parsel sayılı taşınmazların bulunduğu bölgede, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/b madde çalışmalarının 19.12.1996 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, ...Köyü (mahallesi) 10183 ada, 74 (eski 1721), 75 (eski 1452), 76 (eski 1453), 77 (eski 1454), 78 (eski 1455), 79 (eski 1456) parsel nolu taşınmazların maliki olduğunu, davaya konu taşınmazların sınırları sabit olduğu halde yüzölçümü tapuda az gösterildiğini, hata sonucu taşınmazların davaya konu edilen güney sınırındaki tepe/sıra ocaklar mevkiine kadar olan kısmının tescil harici bırakıldığını, taşınmazların sınırlarının sabit olmasına rağmen yüzey ölçüsüyle tapudaki kayıtlarda geçen ölçüsünün farklı olduğunu belirterek; hatalı yapılan kayıtların düzeltilmesini istemiş, davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/223 Esas 2018/2370 Karar sayılı kararı ile, davanın davacının maliki olduğu taşınmazların yüz ölçümünün düzeltilmesine ilişkin olduğu, görev hususunun dava şartlarından olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği, uyuşmazlıkta yenileme çalışmalarının tapu kaydından anlaşıldığı üzere 17.12.2013 tarihinde kesinleştiği, 30 günlük süre içerisinde Sulh Hukuk Mahkemesine açılmış bir dava bulunmadığı, sonraki süreçte davacının yüzölçümü düzeltimi hususunda idareye yaptığı düzeltme başvurusunun reddedildiği ve ret kararı nedeniyle dava açıldığı, bu gibi hallerde görevli mahkemeyi belirleyen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nunda (3402 sayılı Kanun) bir hüküm yer almaması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 2 nci maddesi uyarınca davaya Asliye Hukuk Mahkmesince bakılması gerektiği anlaşıldığından görevsizlik kararı verilmiş olup, bu karar 29.01.2019 tarihinde kesinleşmiştir.
Dava, orman olarak sınırlandırılan ve kesinleşen tahdit sınırları içinde kalan taşınmaz bölümüne ilişkin tahdidin iptali ile tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu Bursa İli, Osmangazi İlçesi, Gündoğdu Mahallesinde (A) ile işaretli 3095.85 metrekarelik alanın tamamının kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan orman sayılan yer olduğu" anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi sonrasında, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının adına kayıtlı taşınmazların tesis kadastro tespitlerine esas alınan Aralık 1933 tarih 62 sayılı tapu kaydı sınırlarının yanlış belirlendiğini ve kadastro tespiti sırasında sınırlandırma hatası yapıldığını ileri sürmesine, davacının talebine konu olup teknik bilirkişiler raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün yörede 06.09.1994 tarihinde işe başlanılarak sonuçları 19.12.1996 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığının belirlenmesine, bu haliyle tahdidin kesinleştiği gün ile davanın açıldığı gün arasında kanunda belirlenen hak düşürücü sürenin geçtiğinin anlaşılmasına, öte yandan davacı dava dilekçesinde taşınmazların tesis kadastro tespitlerine esas alınan tapu kaydının güney yönünün hatalı belirlendiğini ve kadastro çalışmaları sırasında sınırlandırma hatası yapıldığını öne sürmekle davacının adına kayıtlı taşınmazlar yönüyle 2013 yılında yapılan uygulama kadastrosuna yönelik bir davasının olmadığının belirlenmesine göre davacı vekilinin istinaf isteminin reddine" karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368.30TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:48