Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1526
2024/2048
25 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN: **
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
KARAR: Davanın kabulüne, birleşen davanın reddine
ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekili
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'nun davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Gaziantep ili Islahiye ilçesi Emirler mahallesi çalışma alanında bulunan 382 parsel sayılı 36.375 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, ...'nun işgalinde olduğu şerhi verilmek suretiyle, malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve Miktat Altun, Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde; Haziran 1339 tarihli ve 2 sayılı tapu kaydı ve tedavüllerine dayanarak, tapu kaydının kapsamındaki taşınmaza İsmail Erdem ve arkadaşlarının müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı davacı İsmail Erdem, Gezici Toprak Mahkemesine sunduğu dava dilekçelerinde; Şevval 1290 tarihli daimi 4 varak 55 ila 60 sayılı tapu kayıtlarına dayanarak, Hazine adına 4753 sayılı Kanun ve 5618 sayılı Kanun uyarınca oluşan tapu kayıtlarının iptali ile müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sırasında, davaya konu olan parseller hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle, dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Davacı ... ve müşterekleri, Kadastro Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde; tapu kaydına dayanarak, Gaziantep ili Islahiye ilçesi Emirler mahallesi 382 parsel sayılı taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davacı ..., Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Gaziantep ili Islahiye ilçesi Emirler mahallesi 382 parsel sayılı taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle ; "tapu kaydı uygulamasının yeterli olmadığı belirtilerek, dayanılan kayıtların revizyon durumları ve yüzölçümleriyle geçerli olduğu gözetilerek yöntemince tapu kaydı uygulaması yapılması, taşınmazın tapu kayıtları kapsamı dışında kalması durumunda zilyetlik kazanım koşullarına yönelik araştırma yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dayanılan tapu kayıtlarının taşınmazı kapsamadığı, zilyetlik yönünden yapılan incelemede ise taşınmazın davacı ...'nun zilyetliğinde olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle, davacı ...'nun davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
-
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davacı ... ve arkadaşları vekili ile davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, kadastro tespit tarihinden önce davacı ... yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Belirtmek gerekir ki; eldeki dava, genel mahkemeden aktarılan dava niteliğindedir. Bu tür davalar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesi uyarınca resen araştırma ilkesine tabi olup, anılan Kanun maddesi uyarınca Kadastro Hakimi, hüküm kurarken davanın tarafları ile bağlı kalmaksızın gerçek hak sahibini belirlemekle yükümlü olduğu gibi, tespit tarihinden önce taşınmazın mülkiyetine yönelik olarak dava açılmakla taraflar arasında zilyetlik hususunda niza oluştuğundan, zilyetlikle kazanım koşullarının da aktarılan dava tarihi itibariyle belirlenmesi gerekmektedir.
Öte yandan, yerleşik yargısal içtihatlara göre, bir arazinin niteliğinin, imar ihyaya muhtaç yerlerden ise imar ihyanın tamamlandığı tarihin, üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresinin ve sürdürülüş biçiminin belirlenmesinde en önemli delil hava fotoğraflarının incelenmesi olup, hava fotoğraflarının incelenmesi sonucu düzenlenen jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi raporuna göre, 1950 yılına ait hava fotoğrafında dava konusu taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun kullanımın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddeleri uyarınca, aktarılan dava tarihi itibariyle (06.06.1950), çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetlikle kazanım koşullarının davacı ... yararına oluştuğunun ispat edilemediği ve davanın aktarılan dava niteliğinde olması nedeniyle 3402 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi gereğince malikin resen belirlenmesi gerektiği gözetilerek, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu, zilyetlikle kazanım koşulları yönünden kadastro tespit tarihinin esas alınması suretiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... ve arkadaşları vekili ile davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacı ... ve arkadaşlarından alınmasına,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacı ... ve arkadaşlarından alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:15