Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/17977
2024/2009
25 Mart 2024
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'ın davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Gaziantep ili Islahiye ilçesi Emirler Mahallesi çalışma alanında bulunan 401 parsel sayılı 125.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, ...'ın işgalinde olduğu şerhi verilmek suretiyle, malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve Miktat Altun, Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde; Haziran 1339 tarihli ve 2 sayılı tapu kaydına ve tedavüllerine dayanarak, tapu kaydının kapsamındaki taşınmaza İsmail Erdem ve arkadaşlarının müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı davacı İsmail Erdem, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Şevval 1290 tarihli daimi 4 varak 55 ila 60 sayılı tapu kayıtlarına dayanarak, Hazine adına 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) ve 5618 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Hakkındaki 4753 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Ve Geçici Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5618 sayılı Kanun) uyarınca oluşan tapu kayıtlarının iptali ile müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davaların birleştirilmesine karar verildikten sonra, davaya konu olan parseller hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Davacı ... Çakmak ve müşterekleri, Kadastro Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde; tapu kaydına dayanarak, Gaziantep ili Islahiye ilçesi Emirler Mahallesi 401 parsel sayılı taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davacı ..., Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Gaziantep ili Islahiye ilçesi Emirler Mahallesi 401 parsel sayılı taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "tapu kaydı uygulamasının yeterli olmadığı belirtilerek, dayanılan kayıtların revizyon durumları ve yüzölçümleriyle geçerli olduğu gözetilerek yöntemince tapu kaydı uygulaması yapılması, taşınmazın tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalması durumunda zilyetlikle kazanım koşullarına yönelik araştırma yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine" değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dayanılan tapu kayıtlarının taşınmazı kapsamadığı, zilyetlik yönünden yapılan incelemede ise taşınmazın davacıAli Kaplan'ın zilyetliğinde olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davacı ...'ın davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacı ... ve arkadaşları ile davacı ... ve arkadaşlarından ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:15