Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2126
2024/1936
21 Mart 2024
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında davalı ... Belediyesi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı Hazine aleyhine açılan tazminat davasının ise kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Sivas ili Merkez ilçe Çayboyu Mahallesi çalışma alanında 2011 yılında yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında tapuda davacı müşterekleri adına kayıtlı bulunan 2794 parsel sayılı 20900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 5584 ada 318 parsel numarası ile 19.764,34 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiş ve tutanakların kesinleşmesi ile tapuya tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu ile davacı ve müşterekleri adına kayıtlı taşınmazın yaklaşık 2.000 metrekarelik kısmının yol olarak tescil harici bırakıldığını, bu yerin yol olarak da kullanılmadığını, eski malikler zamanında dava konusu yerde herhangi bir yol olmadığını ileri sürerek 2.000 metrekarelik taşınmazın tapu kaydının iptali ile söz konusu taşınmazın davacının mülkiyetinde olan müşterek paylı tapu kaydına eklenerek taşınmazının eski haline getirilmesini, ilk talebin mümkün olmaması halinde davacının arsasındaki eksilmenin arsa değerini düşürmesi nedeniyle bu bedelin ve eksilme yapılan yaklaşık 2.000 metrekarelik kısmın değerinin tespit edilerek davacı payı oranında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin davalılardan tahsilini istemiştir.
05.04.2022 tarihli ıslah dilekçe ile 1.000 TL olarak talep edilen tazminat miktarı 17.340,13 TL çıkartılmış ve bedele kadastro tarihi olan 2011 yılından itibaren işletilecek faiz ile tahsili istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın tüm sınırlarının eski hava fotoğraflarına uygun olarak doğru sınırlandırıldığı ve doğru bir şekilde ölçüldüğü ve tüm parsel sınırlarının mevzuata göre doğru değerlendirildiği, davacının kendi sınırları içerisinde kaldığını iddia ettiği ve hiçbir zaman zeminde olmadığı ifade edilen yolun, 1955 ve 1976 yıllarına ait hava fotoğraflarında belirgin olarak görüldüğü gerekçesi ile uygulama kadastrosuna itiraz davasının reddine; terditli talep olan tazminat davasının kabulü ile 17.340,13 TL'nin kadastro tarihi olan 28.11.2011 tarihinden itibaren işletilecek faiz ile Hazine'den tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; uygulama kadastrosunun tekniğe uygun yapıldığı, ancak uygulama kadastrosu nedeniyle oluşan küçülmeden devletin sorumlu olduğu, uygulama kadastrosunun kesinleştiği tarihte dava konusu edilen alanda davacının payının kamulaştırma ilkelerine göre değerinin 17.340,13 TL olduğu vicdani kanaatine varıldığı gerekçe ile terditli açılan davada uygulama kadastrosuna itirazın reddine, davacının Hazineye karşı açtığı tazminat davasının kabulü ile; "17.340,13 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
Davacı vekili ile davalı Hazine vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdikleri temyiz dilekçelerinde; istinaf dilekçelerinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemişlerdir.
Dava, kesinleşmiş uygulama kadastrosunda yol olarak bırakılan alanın davacı adına yeniden tescil, bu talep kabul edilmez ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi kapsamında tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:28