Yargıtay 8. HD 2022/4827 E. 2024/1896 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4827
2024/1896
20 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
KARAR: Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Gölovası Köyü çalışma alanında bulunan 27 parsel sayılı 2.180 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz zilyetlerinin zilyetlik süresinin yeterli olmadığı belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Kadastro Komisyonunca 09.01.2008 tarihli karar ile Osman, Nadide ve Ayşe Özel'in itirazlarının reddine karar verilmesi üzerine ... ve müşterekleri irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve paylaşmaya dayanarak dava açmışlardır. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın reddi ile çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, karar, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 28.09.2017 tarihli ve 2015/10675 Esas, 2017/5927 Karar sayılı ilamı ile, "...Mahkemece; "dava konusu taşınmazın kargir ev ve hefkere vasfında olduğu, davacılar tarafından 1949 1950 yılları arasında satın alındığı, bu tarihten çok önce de kullanıldığı anlaşılmış ise de gerek önceki zilyetlerin gerekse davacıların ev yapıp, oturmak suretiyle sürdürdükleri zilyetliklerinin imar ihya sayılmayacağı, imar ihyadan söz edilebilmesi için atıl durumda olan sahipsiz toprak parçalarının ekonomiye kazandırılmasının gerekli olduğu" gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar taşlık, kayalık, çalılık gibi yerlerin zilyetlikle kazanımı için öncelikle imar ihyasının tamamlanması, başka bir ifade ile emek ve para harcanmak suretiyle tarım yapılabilir hale dönüştürülmesi ve bundan sonra en az 20 yıl süre ile ekonomik amaca uygun tarımsal faliyette bulunması zorunlu ise de, bu nitelikte olmayan hali ya da ham toprak niteliğindeki yerlerde imar ihya gerekli olmayıp, hak kazandırıcı süre ile malik sıfatı ile zilyetlik kazanım için yeterlidir. Hal böyle olunca, öncelikle taşınmazın niteliği önem kazanmaktadır. Ne var ki, mahkemece taşınmazın niteliği ve imar ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmemiş, bu hususta komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde, doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve tespite dayanak belgeleri getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, ziraat bilirkişi ve fen bilirkişisi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi, tespit bilirkişisi ve taraf tanıklarından, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanları komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmeli, çekişmeli taşınmazın önceki niteliğinin, imar ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığının, imar ihyaya muhtaç yerlerden ise buna en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın evveliyatı hakkında detaylı bilgi alınmalı, taşınmazın evveliyatı itibariyle taşlık, kayalık gibi imar ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı sorulmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla ölçekleri eşitlenmek suretiyle uydu ve hava fotoğraflarına aktarılmalı, ziraatçi bilirkişi vasıtasıyla taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, hangi tarihte imar ihyaya başlandığı, tamamlandığı, zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü belirtilmelidir. Yapılan araştırma ve inceleme neticesinde, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle imar ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde anlaşılması halinde; bu yerin iktisap edilebilmesi için, yoğun emek ve para sarf edilerek tarıma elverişli hale getirildikten sonra imar ihyanın tamamlandığı tarihten tespit tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı süresinin davacı lehine aralıksız, nizasız geçmesi gerektiği ve bu süre zarfında taşınmazın bir bölümüne ev yapıp bir bölümünü de bahçe olarak kullanmasının zilyetlikle iktisaba engel teşkil etmeyeceği, ancak evvela imar ihya edilip tarım arazisi haline getirilmeksizin doğrudan taşınmaz üzerine ev yapılarak sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun kazanıma engel teşkil edeceği dikkate alınmalı, taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 17 nci maddesi gereğince imar ihyaya muhtaç yerlerden olmadığı tespit edildiği ve aynı Kanun'un 14 üncü maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiği takdirde ise taşınmazın davacılar adına tescil edilebileceği gözönünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmelidir..." gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde, dava konusu Adana ili Yumurtalık ilçesi Gölovası Mahallesi 27 nolu parselin "Kargir Ev ve Herkere" vasfı ile "senetsiz" den Hazine adına 21.07.1954 tarihli kadastro tutanağının düzenlendiği, davacılar tarafından malik sıfatıyla zilyetlik hususuna dayanarak dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının düzenlenmesi öncesinde ... ve Ömer Atmaca tarafından kullanıldığını, akabinde kullanımının kendilerine geçtiğini beyan etmiş ise de 1954 ve öncesi 20 yıllık süre içerisinde malik sıfatıyla zilyet olarak ... ve Ömer Atmaca tarafından kullanıldığının ispatlanamadığı, dinlenen tanıklar ve mahalli bilirkişilerin yaş olarak bu hususu ispatlamaya elverişli ölçüde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:42