Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/51

Karar No

2024/1825

Karar Tarihi

19 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

KARAR: Davanın kabulü

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında ... ili Gürgentepe ilçesi Okçabel Mahallesi çalışma alanında bulunan 1198 ada 39 ve 24 parsel ... 952.27 ve 2.613,19 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar fındık bahçesi niteliğiyle davalı olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.

Davacı ... tarafından taşınmazların muris Fatma Emir tarafından ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle kendisine zilyetliğinin devir ve teslim edildiği iddiası ile Hayrettin, Bahattin, Selahattin ve ...'e karşı Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı elatmanın önlenmesi davası taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece Mahkemesince tutanak ile dava dosyası birleştirilerek ve kök muris Fatma Emir'in taraflar dışındaki diğer mirasçıları da davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.04.2018 tarihli bozma ilamıyla; "Taşınmazların tarafların murisi Fatma Emir'e ait olduğu tartışmasız olup bu taşınmazların öncesinde tapusuz olduğundan, mahkemece muris ile davacı arasında yapılan 2004 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesinin bağış senedi olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak; komşu taşınmazlara ait tutanak suretleri ve tapu kayıtları getirtilmemiş, bağış senedinde belirtilen taşınmazların sınırlarında okunan yerlerin neresi olduğu sorulmadığı, senet kapsamı tam olarak belirlenip senet tanıkları dinlenmediği, senet içeriğinde 6 dekar ve 12 dekar yüzölçümünde 2 adet taşınmazın zilyetliğinin davacıya devredildiğinin bildirildiği halde çekişmeli taşınmazların ise 952,27 ve 2.613,19 metrekare yüzölçümünde olduğu dikkate alındığında yüzölçümler arasındaki çelişkinin neden kaynaklandığı tespit edilmemiş, davacının imzasını taşıyan "tutanak" başlıklı belge ile önceki bağış senedin geçersiz kılınıp kılınmadığı, taraflar arasında daha sonra bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa bu anlaşma doğrultusunda davacıya verilen yerin neresi olduğu, bu yerin 2004 tarihli bağış senedi kapsamında kalıp kalmağı hususları tartışılmadığ " belirtilerek, araştırma ve incelemeye yönelik olarak bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "keşif sonucu dosyaya sunulan fen bilirkişisi raporunda 2004 tarihli senete 'Yanıklık' mevkii olarak belirtilen taşınmazın 1198 ada 24 parseli kapsadığı, 'Kocatam Düzü' mevkii olarak belirtilen taşınmazın 1198 ada 39 parsel ile aynı parselin güney yönünde uzanan 2748,07 m2'lik bölümü de içine aldığı ancak bu alanın orman sınırları içerisinde kaldığı, keşifte alınan beyanlar neticesinde Fatma Emir'in 2004 yılında çekişmeli iki parseli gelini davacıya bağışladığı, bu bağış ile taşınmazların zilyetliğinin de davacıya bırakıldığı ve Fatma Emir'in ölümüne kadar taşınmazlar üzerinde davacı tarafından tasarrufta bulunulduğu, taşınmazların yüz ölçümlerinin senette fazla gösterilmesinin sebebinin dönüm başına alınan devlet desteğinden faydalanmak olduğu, davacının imza altına aldığı tutanak başlıklı tarihsiz belgede bağış senedinin geçersiz olduğu ve taşınmazın kardeşler arasında yeniden taksim edildiği ifade edilmiş ise de, davacının bu iradesini 2008 yılında tarafların kendi aralarında yaptıkları anlaşmaya istinaden ortaya koyulduğu, bu anlaşma gereği 1198 ada 39 parsel üzerinde 280 fındık ocağının eşi ... ve kendisine bırakılması bunun karşılığında 1198 ada 39 parselin kalanı ile 1198 ada 24 parselin tamamının Alayittin dışındaki diğer erkek kardeşlere müştereken bırakılacağı inancı içerisinde olduğu ancak bu anlaşmanın bozulduğu, tarafların taşınmazları taksim hususunda uzlaşamadıkları bu taksimde bağışlanana yer verilmediği, somut olayda taşınır hükümlerine tabi tapusuz taşınmazlarda bağış işleminin zilyetliğin bağışlananca teslim alınması ile gerçekleştiği, bağışlananın bağışın geçersiz olduğuna ilişkin tek taraflı düzenlediği belgenin bağışlamayı geçersiz hale getirmeyeceği, bağışlananın bu iradesinin paylaşım şartına bağlı olduğu ve şartın yerine gelmediği, bağışlamanın geri alınması için mirasçılar bakımından yeni bir süre doğmayacağı ancak bağışlayanın bağışlamanın geri alınması için gerekli koşulların gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde bağıştan dönebileceği bu süre içinde bağışlayanın ölmesi halinde mirasçıların ancak bu sürenin sonuna kadar haklarını kullanabilecekleri, davalıların murislerinin bağıştan dönme şeklinde bir iradesi bulunduğunun ispat edilemediği, ispat edilmiş olsaydı bile bu hakkın süresi içerisinde bağışlayan ya da mirasçıları tarafından kullanılmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Fatma Emir'in vefatı ile başladığı bu tarihe kadar taşınmazın davacı tarafından kullanıldığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile; 1198 ada 24 ve 39 numaralı parsel ... taşınmazların davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş, hüküm; bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 92,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 335,60 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kabulüdavanınkararınincelenen

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim