Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6759
2024/1599
12 Mart 2024
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/519 E., 2020/71 K.
KARAR: Davanın reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında ... Köyü 191 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 17700 m2 yüzölçümü ile ... adına tespit edilmiş, Orman İdaresinin itirazı üzerine Kadastro Komisyonunun 03.11.1965 tarihli kararı ile tespitin iptaline, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş, ... tarafından kadastro mahkemesine açılan dava sonucu Kartal Kadastro Mahkemesinin 1965/99Esas,1967/168 Karar sayılı ilamı ile 191 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı gerekçesi ile kadastro komisyonunun kararının iptaline 191 parsel sayılı taşınmazın ... adına tespit ve tesciline karar verilmiş, anılan kararın kesinleşmesi üzerine 191 parsel sayılı taşınmaz ... adına 21.12.1967 tarihinde hükmen tescil edilmiştir.
25.12.1992 tarihinde taşınmazın bir kısmının orman tahdit haritasına göre orman sınırı içinde kaldığından bahisle 191 parsel 828 ve 829 parsellere ifraz edilmiş, orman sınırı içinde kaldığı belirtilen 829 parsel 1118,76 m2 yüzölçümü ve tarla vasfı ile ... adına tescil edilmiş, 829 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman kamulaştırma alanında kaldığı şerh düşülmüştür. 20.07.1987 tarihli ve 2096 yevmiye numarası ile İSKİ tarafından kamulaştırma kararı alındığı belirtilerek 2942 sayılı Kanunun 7. maddesi şerhi tesis edilmiştir. 828 parsel ise,16581 m2 yüzölçümü ve tarla vasfı ile ... adına ifrazen tescil edilmiştir.
Davacı ... İdaresi, 26.08.2013 tarihinde açtığı dava ile Pendik ilçesi ... Köyü 829 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığından tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescilini, taşınmazda davalı İSKİ Genel Müdürlüğü lehine konulan kamulaştırma şerhinin iptalini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile İstanbul ili Pendik ilçesi ... Köyü, Yatakalçağı mevkiinde kain 829 parselin davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, taşınmaz üzerindeki davalı İSKİ lehine 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca 20.07.1987 tarihinde 2096 yevmiyeli işlem ile tesis edilmiş kamulaştırma şerhinin iptaline karar verilmiş, hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.01.2018 tarihli ve 2017/10019 Esas, 2018/515 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamında özetle; "mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde daha önce yapılarak kesinleşen orman tahdidine ilişkin çalışma ve askı tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri gösteren orman tahdit haritaları getirtilmek sureti ile hükme esas alınan orman bilirkişi raporu denetlenmeden hüküm kurulduğu, orman bilirkişi raporunda dava konusu 829 parselin 1942 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdidinde orman sınırları içinde kaldığı, daha sonra 23.01.1981 yılında 1 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından aplikasyon çalışmasında 829 nolu parselin bulunduğu yerin 797 798 799 numaralı orman sınır noktalarının gidiş istikametinde sol tarafta kalan kısmının Devlet ormanı olarak belirlenen alanda kaldığı belirtilmişse de; tahdit tutanak ve haritaları dosya içerisinde olmadığından taşınmazın 1942 yılında orman tahdidi içinde olup olmadığı,1981 yılında çalışma yapan komisyonun aplikasyon dışında orman tahdidi yapma yetkisinin bulunup bulunmadığı, taşınmazın 1942 yılında mı yoksa 1981 yılında yapılan çalışmada mı orman tahdidi içinde kaldığı denetlenemediği,belirlenecek bu olguya göre Kadastro mahkemesinin 1965/99 Esas,1967/168 Karar sayılı ilamının kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağının da tartışılmadığı,bu sebeple yeniden keşif yapılarak taşınmazın hangi tarihte orman sınırı içine alındığının belirlenmesi, taşınmazın 1942 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı saptanırsa, bu çalışmadan sonra verilen ve davalı ... ile Hazine ve Orman Yönetimi arasında görülen kadastro mahkemesinin 1965/99 Esas, 1967/168 Karar sayılı davasının, taraflar arasında kesin hüküm teşkil edeceğinin düşünülmesi, dava konusu taşınmaz 1942 yılında yapılan orman tahdidi dışında olduğu halde kadastro mahkemesinin ilamı kesinleştikten sonra yapılan çalışmalarda orman kadastrosu yapma yetkisi bulunan komisyonca orman tahdidi içine alındığı belirlendiği takdirde kadastro mahkemesi ilamının kesin hüküm oluşturmayacağı düşünülerek Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; "Davalı ... hakkındaki davanın kesin hüküm dava şartı eksikliği sebebi ile usulden reddine, Davalı İSKİ hakkındaki davanın reddine" karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescil ile kamulaştırma şerhinin silinmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanunu'na (1744 sayılı Kanun) göre 23.01.1981 tarihinde yapılıp, kesinleşen aplikasyon ve 2 nci madde uygulaması ile 2896 Sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanunu'na (2896 Sayılı Kanun) göre 15.08.1985 tarihinde yapılarak kesinleşen 2/B madde uygulaması, yine 3302 Sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'na (3302 Sayılı Kanun)
göre 27.02.1989 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu ise 1964 yılında yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastro çalışmalarına ait bır kısım tutanak ve haritalar dosya içine alınmışsa da uyuşmazlığı asıl çözüme kavuşturacak olan 1989 yılında yapılan ve dava konusu taşınmazı ilgilendiren orman sınır noktalarını tarif eden çalışma tutanakları dosya arasında olmadığından taşınmazın Kadastro Mahkemesinin 1965/99 Esas, 1967/168 Karar sayılı ilamının kesinleşmesinden sonra mı önce mi orman olarak sınırlandırıldığı anlaşılamamış, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında taşınmazın 1942 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığı, buna rağmen mahkemece kişi adına tescil hükmü kurulduğu, 1989 yılında çalışma yapan komisyonun taşınmaz tahdit içinde olduğunu belirlendiği için orman içine alınmasına karar verildiğini belirtse de 1989 yılında yapılan çalışma tutanaklarının tamamı dosyada olmadığından bilirkişi raporunu denetlemek mümkün olmamıştır.
Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince; öncelikle 1942, 1981 ve 1989 yıllarında yapılan orman kadastrosu, aplikasyon, 2 ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin işe başlama, işi bitirme, çalışma (özellikle 795, 796, 797, 798, 799, 800, 801, 802 nolu orman sınır noktalarını tarif eden çalışma tutanakları) sonuçları ilan tutanağı, tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritaları yönetimden, orijinal kadastro paftası, ifraz krokisi kadastro müdürlüğünden getirtilmeli, orijinal pafta geldiğinde paftaya göre de taşınmaza komşu olan parsellerin tutanak ve dayanak belgeleri getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığ ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte; yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 7 adet (795,796,797,798,799,800,801 orman sınır noktaları) orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon, 2 nci ve 2/B madde uygulamaları ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu, aplikasyon, 2 nci madde ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon, 2 ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazın 1942 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı saptanırsa, bu çalışmadan sonra verilen ve davalı ... ile Hazine ve Orman İdaresi arasında görülen kadastro mahkemesinin 1965/99 Esas,1967/168 Karar sayılı davasının, taraflar arasında kesin hüküm teşkil edeceği düşünülmeli, bu ilamın kesinleşmesinden sonra yapılan çalışmalarda orman kadastrosu yapma yetkisi bulunan komisyonca orman tahdidi içine alındığı belirlendiği takdirde kadastro mahkemesi ilamının kesin hüküm oluşturmayacağı düşünülerek Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ... İdaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:37