Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6901
2024/146
15 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR: Davanın reddi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, müvekkillerinin ... Köyü 144 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 3, 4, 27, 28 ve 29 numaralı bağımsız bölümlerin malikleri olduklarını, anılan taşınmazın 94 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan tespit sonucunda orman sınırları içinde kaldığına karar verildiğini, Orman Kadastro Komisyonu Kararı'nın hatalı olduğunu, komisyon tarafından devlet ormanı içinde bırakılan 19 pafta (Kırklareli F19d25d), 1826, 1940, 3150, 3362, 3432 ve 3433 parsel nolu taşınmazların 1968 yılında kesinleşen tapulama çalışmaları sonucunda tarla vasfı ile şahıslar adına tescil edilen 1826, 1827, 1828 parsel numaralı parsellerin ifraz edilmesi sonucu oluştuğunu, 1968 yılında beldelerinde yapılan tapulama çalışmaları sonucunda şahıslar adına arsa tarla vasfı ile tescil edildiğini ileri sürerek çekişmeli taşınmaza isabet eden bölüme ilişkin sınırlamanın iptaline karar verilmesini istemiş, asli müdahil vekili aynı iddialarla müdahale talebinde bulunmuştur.
Davalı ... İdaresi vekili, çekişmeli taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, fiziki ve eylemli halinin de orman olduğu, 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulamasıyla ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden de olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 05.05.2005 05.11.2005 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 12.05.2005 tarihinde ilan edilerek 12.01.2006 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 2/B uygulaması bulunmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, fiziki ve eylemli halinin de orman olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar eksik araştırma ve incelemeye dayandığı gibi, usul ve yasaya uygun da bulunmamaktadır.
Şöyle ki; UYAP ortamında yapılan incelemede dava konusu taşınmazlardan 3 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerin dava açıldığı tarihte davacılardan ... adına kayıtlı iken, yargılama devam ederken 3 numaralı bağımsız bölümün Hasan Aksu'ya, 4 numaralı bağımsız bölümün ise Hüseyin Kurtaran'a satış suretiyle devredildiği halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125/2 maddesi gereğince davacı sıfatıyla yeni maliklerin davayı takip edip etmeyecekleri belirlendikten sonra yöntemince taraf teşkili sağlanmadığı gibi, dava ve müdahale dilekçelerinde davacılar tapu ve vergi kayıtlarına dayanmalarına karşın, söz konusu tapu kayıtları, ilk tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritaları ile birlikte dosya arasına alınmamıştır. Ayrıca, dosya kapsamından dava konusu ana taşınmazda kat irtifakının kurulduğu ve davacılar dışında başka kat maliklerinin de bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu tür davalarda yargılama sonucu verilecek karar kat maliklerinin hukukunu da yakından ilgilendirdiğinden mahkemece usûl ekonomisi de gözetilerek, ana taşınmazda davacılar dışındaki tapu malikleri tarafından aynı nitelikte açılmış bir dava olup olmadığı araştırılmadan sonuca gidilmesi doğru olmadığı gibi, çekişmeli taşınmazların çevresindeki taşınmazlar hakkında aynı nitelikte açılan davaların akıbetleri üzerinde durulmamış olması da hatalıdır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi içen, İlk Derece Mahkemesince; öncelikle yargılama devam ederken bir kısım taşınmazların el değiştirdiği gözetilerek davacı sıfatıyla yeni maliklere davayı takip edip etmeyeceği konusunda bildirim yapılarak yöntemince taraf teşkili sağlandıktan sonra dava konusu ana taşınmazda kat irtifakının kurulduğu ve davacılar dışında başka kat maliklerinin de bulunduğu gözetilerek yargılama sonunda, çelişkili kararların verilmemesi ve infaz sırasında tereddüt yaratılmaması bakımından aynı parsel hakkında davacılar dışındaki tapu malikleri tarafından aynı nitelikte açılmış bir dava olup olmadığı dosya taraflarından ve mahkemeler yazı işleri müdürlüğünden sorularak araştırılmalı, açılmış davalar var ise açılan davaların birleştirilerek görülmesi düşünülmeli, çekişmeli parselin çevresindeki parseller hakkında açılan aynı nitelikteki davaların da akıbetleri araştırılmalı, derdest olanların dosya inceleme tutanakları ile sonuçlanmış olanların kesinleşme şerhli onaylı karar örnekleri dosya içine konulmalıdır. Mahkemece anılan usul eksiklikleri giderildikten sonra davacıların dayandıkları tapu kayıtları, tespite esas tapu kayıtları ve dava konusu taşınmazın komşu parsellerine ilişkin tespit tutanakları, tespit tutanakları kesinleşmiş ise aynı zamanda tapu kayıtları (tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri) ve dayanak belgeleri ilk tesisinden itibaren tüm tedavülü ile birlikte ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ile hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yapacak jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 sayılı Kanun) karşısındaki durumu saptanmalı; bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:11