Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/6560

Karar No

2024/1406

Karar Tarihi

5 Mart 2024

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

KARAR: Asıl davanın davacı ..., Havva, Mustafa, Nimet yönünden HMK'nın 150 nci maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden davanın reddine, birleşen davanın reddine

Taraflar arasındaki 4721 saylı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü Maddesi kapsamında açılan tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Asıl davanın davacı ..., Havva, Mustafa, Nimet yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden davanın reddine, Birleşen davanın reddine, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Asıl davada Müteveffa Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Tepecikören Köyünde Yaprakeli mevkiinde kuzeyi bayır alan, batısı Ramazan Karataş'a ait tarla, güneyi Durmuş Karalı mirasçılarına ait tarla, doğusu Adnan Karalı'ya ait tarla olan tahmini 60 dönümlük tarla vasfındaki yerin malik ve zilyedi olduğunu, bu yerin müvekkiline ait olduğunu, 1965 yılından bu yana kullandığını, bu süre içerisinde hiç kimsenin müdahalesinin olmadığını, dava konusu yeri malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız kullandığını ileri sürerek dava konusu yerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

  2. Birleşen Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/179 Esas sayılı dosyasında davacılar ... ve ... dava dilekçelerinde; dava konusu Adana ili Kozan ilçesi Tepecikören Mahallesi, Yaprakeli Mevkii, Kuzeyi Bayıralan, Batısı; Ramazan Karataş tarlası, Güneyi; Durmuş Karalı mirasçılarına ait tarla, doğusu; Adnan Karalı taşınmazları ile çevrili tahmini 60 dönüm miktarındaki taşınmazın, murisleri Hüsne Karalıya kök muris babası zamanından kaldığını, babasının vefatıyla da bu taşınmazı murislerinin uzun yıllardır sınırları itibariyle ektiğini, imar ve ihya ettiğini, bugüne kadar taşınmazla ilgili davalılarla bir hukuki ihtilaf yaşanmadığını, Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/280 Esas sayılı dosyasına da delil olarak dayandıklarını, bu nedenlerle Adana ili Kozan ilçesi Tepecikören Mahallesi, Yaprakeli Mevkii, Kuzeyi Bayıralan, Batısı; Ramazan Karataş tarlası, Güneyi; Durmuş Karalı mirasçılarına ait tarla, doğusu; Adnan Karalı taşınmazları ile çevrili tahmini 60 dönüm miktarındaki taşınmazın ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu, açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

  2. Dahili Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum Kozan Belediyesinin dava konusu olay ile hiçbir ilgi ve alakasının bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduğunu, bu hususun yanı sıra davacının davayı zamanında açmadığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının belirttiği gibi dava konusu alanın zilyetliğinde olmadığını, bu hususun yapılan araştırma sonucu ortaya çıkacağını, davacının hukuki dayanaktan yoksun, dayanağı olmayan davasının reddine karar verilmesini savunmuştur.

  3. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu Tepecikören Mahallesinin Kozan İlçe Belediyesinin yetki ve sorumluluk alanında olduğunu, müvekkili Belediye yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, dava konusu yerin yasa gereği Belediyeye devri gereken yerlerden olduğu tespit edilirse Belediye adına tespit ve tescilinin sağlanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

  1. İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2005 tarihli ve 2004/55 Esas, 2005/315 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde 1960 yılında kadastro çalışmalarının yapıldığı ve taşınmazın çamlık, çalılık niteliği olduğundan bahisle kadastro harici bırakıldığı, mahallinde yapılan keşifte dava konusu edilen taşınmazın kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinde yer alan zilyetlik yolu ile mülk edinme şartları gerçekleştiği gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulü ile kadastro teknisyeni Mehmet Şengel tarafından tanzim edilen 23.11.2004 tarihli raporda sarı renk ile ve (B) harfi gösterilen 46.382m² yüzölçümündeki yerin davacı Durmuş kızı ... adına tapuya tesciline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08/02/2017 tarih ve 2015/11091 Esas 2017/930 Karar Sayılı Kararıyla; Mahkemece yapılan orman araştırmasının yeterli olmadığı, taşınmazın orman olmadığının saptanması halinde zilyetlikle edinme koşularının oluşup oluşmadığının ve 40 100 dönüm araştırmasının yapılmadığı, komşu parsellerin dayanaklarının etraflıca araştırılmadığı, 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun gereğince ... ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin yaygınlaştırılarak delillerin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.02.2017 tarihli ve 2015/11091 Esas, 2017/930 Karar sayılı bozma ilamından sonra yapılan yargılama sırasında Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2019/179 Esas, 2019/187 Karar sayılı ilamı ile davanın Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/280 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yerin 12.06.2020 tarihli orman mühendisi bilirkişi raporunda 6831 s.k. 2896 s.k. ve 3373 s.k. İle değişik 1. Maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, her iki dosya yönünden de talebin aynı olduğu, birleşen dosya davacılarının asıl dosyada işlemden kaldırılmış olan davalarını yenileme sürelerini kaçırmaları üzerine taleplerini birleşen dosya yönünden yeniledikleri ve asıl ve birleşen dosyalar bakımından dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı ... vekili temyiz dilekçelerinde özetle; İlk Derece Mahkemesince eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, orman bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, ziraat bilirkişisi raporunun lehlerine olduğunu, dosyada mevcut 28.03.1988 tarihli Orman ve Köyişleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü Ağaçlandırma ve Silvikültür Dairesi Başkanlığı tarafından müvekkilinin müracaatı üzerine verilen belgede dava konusu tarlasının ve yolunun ağaçlandırılacağı endişesi ile dilekçe verdiğini ve mağduriyetinin bulunmadığının tespit edildiğini, mahkemece bu durumun dikkate alınmadığını, 07.02.1978 tarihinde 2331 sayılı Tepecikören Tarım Kredi Kooperatifinin dava konusu yer için ortaklık payını çoğaltma mektubu verdiğini, İlk Derece Mahkeme kararında 1952 tarihli hava haritasının dikkate alınmadığını, 2004 ten geriye 20 yıl önceki hava haritası incelenmesi gerekirken 1952 yılı hava haritasına göre karar verildiğini, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının dikkate alınmadığını açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.

  1. Davacı ... temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince eksik araştırma ve inceleme neticesinde davanın reddine karar verildiğini, orman bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, Ziraat bilirkişisi raporunun lehlerine olduğunu, dosyada mevcut 28.03.1988 tarihli Orman ve Köyişleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü Ağaçlandırma ve silvikültür Dairesi Başkanlığı tarafından müvekkilinin müracaatı üzerine verilen belgenin dikkate alınmadığını, 07.02.1978 tarihinde 2331 sayılı Tepecikören Tarım Kredi Kooperatifinin dava konusu yer için ortaklık payını çoğaltma mektubunun da dikkate alınmadığını açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 4721 saylı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi kapsamında açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 saylı Türk Medeni Kanununun 713 üncü maddesi. 6831 sayılı Orman Kanunu.

  1. Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ile davacı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevapyargılamatemyizv.kararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim