Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/15059
2024/1403
5 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR: Davanın Kabulüne
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
- Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesinde bulunan 26 pafta 96 ada 30 parsel sayılı taşınmazın 9530 m2 lik kısmının Mahkemenin 30.06.1999 tarih, 1998/30 E, 1999/75 K. sayılı ilamı ile Orman Vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, işbu dava sırasında yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporundan ve eklenen krokiden taşınmazın diğer kısmının da 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) ile değişik 2/B uygulaması ile Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarıldığının anlaşıldığını, arz olunduğu üzere, Adalar ilçesi, Heybeliada’da bulunan 26 pafta 96 ada 30 parsel sayılı taşınmazın Orman sınırları dışına kısmının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adalar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/30 E. 1999/75 K. Sayılı dosyasının incelenmesinde dava konusu taşınmazla ilgili verilen kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, mahalinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın kesinleşen karardaki gibi 1650 m2’lik kalan kısmının Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığının saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve kesinleşen Adalar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/320 E. 1999/75 K. Sayılı dosyasına konu Heybeliada merkez 26 pafta, 96 ada, 30 parselden bakiye 1650 m2’lik kısmının orman sınırları dışına çıkartılmış olması nedeniyle tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
III. TEMYİZ
A. Temyiz yoluna başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz sebepleri
Davalılar ... ve ... vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; Dava konusu Heybeliada, Merkez, 96 ada, 30 no’lu parselin hissedarları, ..., ... ve Emine Nusret Coşansu’nun müvekkillerinin murisi olduğunu, ...’nun İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/249 Esas nolu veraset ilamında görüleceği üzere 03.01.1970 tarihinde vefat ettiğini, Emine Nusret Coşansu Tapucu’nun 31.01.2002 tarihinde vefat ettiğini, ...’nun da 10.06.1993 tarihinde vefat ettiğini, iş bu davanın 24.05.2002 tarihinde açıldığını, davanın ölü şahıslar hakkında açıldığını, mirasçılar davaya dahil edilmeden ilanen tebligatlarla karara çıkarıldığını ve ilanen tebligatla kesinleştirildiğini, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50. md göre taraf ehliyeti olmayan ölüler aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini, dava konusu Heybeliada, Merkez, 96 ada, 30 no’lu parsel ile ilgili evveliyatında Adalar Asliye Hukuk Mahkemesinde 1998/30 Esas sayılı açılan davada 1650 m2 kısmın müvekkilleri adına tesciline karar verildiğini, kararın tescil işlemleri için 1998/30 Esas sayılı dosya tavzih kararı aldıklarını ve tescilini sağlamak için tapuya gidildiğinde kalan 1656 m2 yer için Hazine tarafından Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/112 Esas sayılı dosyada ölü şahıslar aleyhine dava açıldığını ve açılan davanın kesinleştirildiğini öğrendiklerini, ölü aleyhine dava açılamayacağından kararın bozulması gerektiğini, tavzihin 1998/30 Esas sayılı dosyasında yapılmış olması nedeniyle işbu dosyada talep edilemeyeceğini, 1656 m2’lik kısmın 2/B arazisi olmadığını, tarım arazisi olduğunu, 2/B uygulaması ile Orman sınırları içerisine hiç alınmadığını, Kaldı ki yapılmış olsa dahi 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun)
2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar başlıklı 7. maddesi gereğince bu kararın infaz edilemeyeceğini açıklayarak hükmün bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve hukuki niteleme
Dosya içeriğine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın ölü kişiler aleyhine açılıp açılmadığı, dava konusu Adalar ilçesi, Heybeliada Merkez Mahallesinde bulunan 26 pafta 96 ada 30 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının 6831 Sayılı Kanun'un 3302 Sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulaması ile Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarılıp çıkarılmadığı, 2/B uygulaması gereğince Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarıldığı iddia edilen yerin tapusunun iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
- İlgili hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 Sayılı Kanunun 3302 Sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi, 6100 Sayılı Kanun'un 50. devamı maddeleri, 6100 Sayılı Kanun'un 114/1 d, 115. maddeleri.
- Değerlendirme
6100 sayılı HMK’nin “Tarafta iradî değişiklik” başlıklı 124. maddesi gereğince; Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 28. maddesinde, gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği belirtilmiştir. Dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişi taraf ehliyetini yitireceğinden aleyhine dava açılamaz ise de; yukarıda belirtildiği üzere maddi hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi, davacının tüm özeni göstermesine rağmen dava açacağı kişiyi doğru tespit edememesi, kısa süre önce kendisiyle işlem yapılmış ya da sadece vekiliyle muhatap olunmuş bir işlemden sonra muhatabın ölmesi durumlarında yanlış taraf gösterilmesi dürüstlük kuralına aykırı değilse ortaya çıkan dava ilişkisi sebebiyle daha üstün bir yarar dikkate alınarak yargılamaya gerçek tarafla devam edilmelidir.
Bu durumda İlk Derece Mahkemesince, ölen kişinin veraset belgesi ile belirlenen tüm mirasçılarına dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle davanın esasına girilmesi gerekir.
Somut olayda; davacı 24.05.2002 tarihinde açtığı davada davalı olarak tapu malikleri olan ..., ... ve ... gösterilmiştir. İlk Derece Mahkemesince davalılara ilanen tebligat yapılmış, taraf teşkilinin sağlandığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm de davalılara ilanen tebliğ edilerek taraflarca temyiz edilmediği gerekçesiyle 26.06.2007 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleşme şerhi verilmiştir.
Sunulan veraset ilamlarına göre davalılar mirasçıları vekili tarafından kararın temyiz edildiği görülmektedir. Davalılardan ...’nun 31.01.2002 tarihinde, ...’nun 10.06.1993 tarihinde, ...’nun ise 03.01.1970 tarihinde ve davadan önce vefat ettikleri anlaşılmış olup, ölmüş kişilere çıkarılan tebligat da bir hüküm ifade etmeyeceğinden usulüne uygun bir tebligatın varlığından da söz edilemez.
O halde davalılar davadan önce vefat ettiğinden, mirasçılarına dava dilekçesi tebliği ile taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup davalı mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair temyiz hususlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
IV. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:20