Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/16496
2024/1356
4 Mart 2024
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR: Davanın kısmen kabulüne
vekili
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın ksmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürü ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, 08.01.2007 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ...Köyünde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği taşınmazda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının davacı lehine oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tescilini istemiştir.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, " Dava konusu yerin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu" gerekçesiyle verilen, davanın kabulüne,... Köyünde bulunan fen bilirkişilerine ait 19.04.2012 tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen ve kırmızı renk ile boyanan 42.282,88 metrekarelik alanın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin önceki hüküm, davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 22.10.2018 tarihli ve 2018/2302 Esas, 2018/6626 Karar sayılı ilamıyla; " İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları incelenmediğinden taşınmazın öncesi ve hukuki durumunun belirlenmediği, keza orman bilirkişi raporunda taşınmazın tarihi belirtilmeyen memleket haritasında orman bütünlüğü içinde olmadığı, ziraat bilirkişinin 07.05.2012 tarihli raporunda taşınmaz sınırlarının sabit olduğu, uzun yıllardır üzerinde ekonomik olarak zirai faaliyet yapıldığı belirtilmiş olmakla birlikte, iade üzerine düzenlenen müşterek bilirkişi raporunda dava konusu alanın sadece güney sınırında sürülmemiş kayalık alanda yaşlı meşe ağaçları olduğu, bu meşelik yerin küçük bir alan olduğu tarıma elverişli olmadığının anlaşıldığının belirtilmesi karşısında gerçek kişi adına tesciline karar verilen taşınmazın tamamının zilyetlikle kazanmaya elverişli olup olmadığı hususunda tereddüt oluştuğu, bilirkişiler tarafından keşif sonucu düzenlenen raporların yeterliliği hususunda da şüphe oluştuğu, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun yöntemince kanıtlanması gerektiği açıklanarak, bu doğrultuda en eski tarihli hava fotoğrafları incelenerek taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, yine zilyetlik durumunun saptanması açısından 1985 tarihli hava fotoğrafının incelenmesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesindeki kazanım sınırlarının araştırılması ve taşınmazın ne kadarının zilyetlikle kazanıma elverişli olduğu belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; " Dava konusu yerin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve davacı yararına bir kısmı yönünden zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu " gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulüne, davaya konu ... Köyü doğusu 101 ada 1 parsel nolu orman parseli, batısı 282 311 312 nolu parseller ve tapulama harici yer, güneyi 101 ada 1 parsel nolu orman parseli, kuzeyi 284 nolu parsel ile çevrili olan ve fen bilirkişilerinin 03.12.2020 tarihli rapor ve krokilerinde (A) harfi ile gösterilen 42.315,47 metrekare yüzölçümündeki tespit harici bırakılan taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen alan için davacının davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürü ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu edilen taşınmaz hakkında davacı yararına zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi, bozma ilâmına uyulmuş olmasına rağmen bozma gerekleri de yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; sınırında orman parseli bulunan dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığının, diğer bir deyişle, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının belirlenmesi açısından, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda 1956 tarihli memleket haritasının dayanağı olan en eski tarihli hava fotoğrafı incelenmemiş; dava konusu taşınmazın komşuları olan 342, 311 ve 312 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanakları ve dayanakları ile tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise karar örnekleri getirtilerek dava konusu yeri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri belirlenmemiş; yine zilyetliğin tespiti yönünden çekişmeli taşınmazın, hükme esas rapordaki 1985 tarihli hava fotoğrafı gösterimi ile bozma öncesi iade ile aldırılan ek rapordaki 1985 tarihli hava fotoğrafındaki gösterimi arasında gözle görülür bir farklılık bulunduğu ve bu durum karşısında, dava konusu yerin doğru gösterildiği konusunda tereddüt oluştuğu halde İlk Derece Mahkemesince, bilirkişilerden bu tereddütü giderecek şekilde rapor alınmaksızın, hüküm kurulması cihetine gidilmiş ve ayrıca çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde imar planı bulunup bulunmadığı ve taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı da araştırılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, öncelikle yöreye ait, 1956 tarihli memleket haritasının oluşumuna esas alınan en eski tarihli hava fotoğrafı ve komşu 342, 311, 312 parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise ilgili mahkeme karar örnekleri bulundukları yerlerden getirtilip dosya arasına konulmalı; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde imar planı bulunup bulunmadığı ve çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamına alınıp alınmadığı, alınmış ise imar planının hangi tarihte onaylanarak kesinleştiği ilgili belediyelerden sorularak, imar planın onaylı bir örneği dosya arasına celp edilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, çekişmeli taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp orijinal renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, özellikle, dava konusu taşınmazın, temyiz incelemesine konu hükme alınan esas rapordaki 1985 tarihli hava fotoğrafı gösterimi ile bozma öncesi geri çevirme kararı üzerine aldırılan ek rapordaki 1985 tarihli hava fotoğrafındaki gösterimi arasında gözle görülür bir farklılık bulunduğu ve bu nedenle dava konusu yerin hava fotoğrafında doğru gösterilip gösterilmediği hususunda tereddüt oluştuğu dikkate alınarak çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesi istenilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek, memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; dava tarihinden veya taşınmazın dava tarihinden önce kesinleşmiş / onaylanmış imar planı kapsamında kaldığının anlaşılması halinde imar planının kesinleştiği / onaylandığı tarihten 15 20 25 yıl öncesi döneme ilişkin hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar ihyaya konu olup olmadığı, olmuş ise imar ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı gibi hususların açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir.
Dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olmadığının anlaşılması halinde, bu kez zilyetlik yoluyla kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalı ve bu bağlamda, dinlenilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından, dava konusu taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın imar ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; beyanları arasında oluşabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; komşu parsellere ait tespit tutanakları ve dayanakları uygulanarak yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; ziraat bilirkişisinden, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, taşınmazın evveliyatı itibariyle imar ihya gerektiren yerlerden olup olmadığını, böyle yerlerden ise imar ihyaya konu edilip edilmediğini ve edilmiş ise imar ihyasının hangi tarihte tamamlandığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanun'u ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, temyize konu taşınmaz bölümü üzerinde davacı yararına, dava tarihine veya taşınmazın dava tarihinden önce kesinleşmiş / onaylanmış imar planı kapsamında kaldığının anlaşılması halinde imar planının kesinleştiği / onaylandığı bu tarihe kadar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenerek, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; hüküm de atıf yapılan fen bilirkişi raporunda dava konusu edilen taşınmaz hakkında (A) ve (B) şeklinde bir ayrım yapılmadığı halde hüküm fıkrasında, fen bilirkişilerinin 03.12.2020 tarihli raporunda çekişme konusu taşınmazın (A) ile gösterilen bölümüne ilişkin davanın kabulüne, (B) ile gösterilen bölüme ilişkin davanın reddine şeklinde infazı kabil olmayacak şekilde karar verilmesi ve ayrıca, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen, taşınmazın tamamı olan 42.315,47 metrekarenin davacı adına tesciline hükmedilmesi de usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı ... ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:34