Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2588
2024/1094
22 Şubat 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2248 E., 2021/2527 K.
KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/1041 E., 2019/345 K.
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.02.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden davacı ... ve karşı taraftan davalı vekili Av. Seren Koç geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; işin esası incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 22.02.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde, 08.03.2018 tarihinde İstanbul Ermeni Patriği II. ...'ın hayatını kaybetmesinden sonra İstanbul Ermeni Patrikliği seçimininde görevli ... Müteşebbis Heyeti'nin feshi ile yeni ... Müteşebbis Heyeti'nin oluşturulmasını talep etmiştir.
Davalı .... İçişleri Bakanlığı (İstanbul Valiliği) vekili cevap dilekçesinde; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; feshi istenilen ... Müteşebbis Heyeti'nin, davalı .... İçişleri Bakanlığı tarafından oluşturulmadığı, T.C İçişleri Bakanlığı tarafından oluşturulmayan ... Müteşebbis Heyeti'nin feshine yönelik davanın Bakanlığa karşı açılamayacağı, husumetin ... Müteşebbis Heyeti'ne yöneltilmesi gerekirken T.C. İçişleri Bakanlığına karşı yönetildiği anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK / 6100 sayılı Kanun) 114/d ve 115. maddeleri gereğince davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Anılan hükme karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; ... Müteşebbis Heyeti'nin, Ermeni Cemaatinin gelenekleri ve töresi çerçevesinde oluştuğu, heyetin İçişleri Bakanlığı ve/veya İstanbul Valiliği tarafından oluşturulmadığı, bu kurumların Heyetin oluşturulması sürecinde de müdahalelerinin bulunmadığı anlaşıldığından, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin mahkeme kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf isteminin HMK 353/1 b 1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı, Bölge Adliye Mahkemesinin anılan kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Davacı temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek İçişleri Bakanlığı'nın talimatname vasıtasıyla Müteşebbis Heyetin oluşturulmasına sebebiyet verdiğinden ve taraf ehliyeti olmayan Müteşebbis Heyete karşı dava yöneltilmesi de mümkün olmadığından Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi kararlarının bozulmasını istemiştir.
Dava, İstanbul Ermeni Patrikliği seçimininde görevli ... Müteşebbis Heyeti'nin feshi ile yeni ... Müteşebbis Heyeti'nin oluşturulması istemine ilişkindir.
Öncelikle, davacı tarafından somut olayda davalı gösterilen T.C. İçişleri Bakanlığı'nın (İstanbul Valiliği) bu dava bakımından taraf sıfatının bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.
Bu aşamada uyuşmazlığın çözümü için taraf sıfatı kavramı üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır.
Sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen (nitelendirilen) kişiler, şeklen (biçimsel açıdan) o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar dahi, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan reddedilir.
Hemen belirtmek gerekir ki, usul kanununda “husumet” olarak ifade edilen hukuki bir terim de bulunmamaktadır. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da o hakkın sahibine aittir. Meselâ, bir alacak davasında davacı olma sıfatı o alacağın alacaklısına aittir. Alacak davası, o alacağın alacaklısından başka bir (üçüncü) kişi tarafından açılırsa, dava, davacı sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan) dolayı reddedilir (Kuru, Baki/Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder: Medeni Usul Hukuku, 22. Baskı, Ankara 2011, s. 234; Yılmaz, Ejder; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Ankara 2012, s. 530).
Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir (davalı sıfatı). Mesela, bir alacak davasında davalı olma sıfatı o alacağın borçlusuna aittir. Alacak davası, o alacağın borçlusundan başka bir (üçüncü) kişiye karşı açılırsa, davalının davalı (borçlu) sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan) dolayı reddedilir.
Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, bir subjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu (yani bir davada, davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu) tamamen maddî hukuka göre belirlenir. Bu nedenle, bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (subjektif) hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur.
Sıfatın usul hukuku bakımından önemi (usul hukukunu ilgilendiren yönü) şudur: Bir davanın tarafları (veya taraflardan biri) o davada gerçekten (davacı veya davalı olarak) taraf sıfatına sahip değilse mahkeme, dava konusu hakkın esası (mevcut olup olmadığı) hakkında inceleme yapıp karar veremez. Mahkeme, davanın sıfat yokluğundan reddine karar verir. Bu karar, davanın görülebilir olmadığına (dinlenemeyeceğine) ilişkin bir karar olmayıp, davanın esasına ilişkin bir karardır (taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını tespit eden bir karardır).
Mahkemenin sıfat yokluğunu kendiliğinden (resen) gözetmesi gerekir. Çünkü sıfat yokluğu, bir defi değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Hâkim, kendisine sunulan dava malzemesinden (davalı veya davacının bildirdikleri vakıalardan, yani dava dosyasından) bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu kendiliğinden gözetir.
Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelere göre; Patrik II. Mesrop Mutafyan'ın 08.03.2019 tarihinde vefat etmesi üzerine 85. İstanbul Ermeni Patrikliği Makamı seçimi için süreç başlamış olup 17 Temmuz 2019 tarihinde Ruhani Meclis üyelerinin yanı sıra Cemaat ve Kilise Vakıfları'nın Yönetim Kurulu temsilcilerinin katılımıyla yapılan toplantı sonucu tam yetkili kurul olarak hukuken ve fiilen seçim sürecini takip ve neticelendirmek üzere ... Müteşebbis Heyeti seçimi yapılmış ve yeni oluşan Müteşebbis Heyeti çalışmalarına başlamıştır. Akabinde İçişleri Bakanlığı (İstanbul Valiliği) tarafından 23 Eylül 2019 tarihinde "2019 Yılı ... Talimatnamesi"nin yayınlandığı, iş bu talimatnamenin iptaline dair dosya kapsamına bir bilgi ve belgenin yansımadığı, yürürlükte bulunan iş bu talimatnameye göre 7 Aralık'ta başlayan, 11 Aralık'ta İstanbul Ermeni Patrikhanesinde (Türkiye Ermenileri Patrikliği) düzenlenen oylama ile son bulan iki aşamalı Patrik seçimi sonucunda Episkopos Sahak Maşalyan, 85. İstanbul Ermeni Patriği olarak seçildiği görülmektedir.
Diğer taraftan feshi istenilen ... Müteşebbis Heyeti 17 Temmuz 2019 tarihinde yapılan toplantıyla seçilmiştir. "2019 Yılı ... Talimatnamesi"nin yayınlandığı tarih ise 23 Eylül 2019'dur. Dolayısıyla ... Müteşebbis Heyeti, Talimatname'nin yayınlanmasından önce teşekkül etmiştir. Buna göre 23 Eylül 2019 tarihinde yayımlanan Talimatname'nin ... Müteşebbis Heyetinin oluşumunda bir etkisinin olduğunu söylemek mümkün değildir. Esasında bu Talimatnamenin "Tanımlar" başlıklı 3 üncü maddesinde ... Müteşebbis Heyeti, Patrik seçimi sürecinde bu talimatnamede yazılı görevleri ifa eden heyet olarak tanımlanmış olup gerek 2019 yılındaki Talimatname'de gerekse daha önce (1961, 1990 ve 1998 yıllarında) yayınlanan talimatnamelerde Müteşebbis Heyeti'nin ne şekilde seçileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Nitekim bu husus konuya ilişkin olarak Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvuruya ilişkin kararda "Talimatname'de Müteşebbis Heyetin nasıl kurulacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bununla birlikte Cumhuriyet Dönemi'nde yapılan patrik seçimleri için oluşturulan Müteşebbis Heyetler şu şekilde teşekkül etmiştir: Ermeni cemaatine mensup ve sayısı kırk civarında olan (hastane , yetimhane ve kiliseler gibi) vakıfların seçimle işbasına gelen Mütevelli Heyetlerinin temsilcileri patrikhanede bir toplantı yaparak cemaat mensubu, bilgi birimi ile temayüz etmiş kişileri aday göstermiş; adayların oylaması sonucu seçilenen az on beş üyeden oluşmuştur." şeklinde ifade edilmiştir (Levon Berç Kuzukoğlu ve Ohannes Garbis Balmumciyan [GK], B. No: 2014/17354, 22/5/2019, § 45).
Yapılan bu açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; feshi istenilen ... Müteşebbis Heyeti seçiminin "2019 Yılı ... Talimatnamesi"nin yayınlandığı 23 Eylül 2019 tarihinden önce 17 Temmuz 2019 tarihinde yapılan toplantı ile gerçekleştirilmesi ve T.C. İçişleri Bakanlığının (İstanbul Valiliği) Müteşebbis Heyeti'nin seçimine ilişkin olarak yayınladığı Talimatname'de bir düzenlemeye yer vermemiş bulunması olguları dikkate alındığında Bakanlığın (veya Valililiğin) Heyetin seçimine doğrudan veya dolaylı olarak bir müdahalesi söz konusu değildir. Müteşebbis Heyeti; Ermeni cemaatine mensup ve sayısı kırk civarında olan (hastane, yetimhane ve kiliseler gibi) vakıfların seçimle işbasına gelen Mütevelli Heyetlerinin temsilcilerinin patrikhanede bir toplantı yaparak cemaat mensubu, bilgi birimi ile temayüz etmiş kişileri aday göstermesi sonucunda yapılan seçimle teşekkül etmiştir. Gösterilen adaylar arasından yapılan oylama sonucunda ... Müteşebbis Heyeti 15 asil ve 3 yedek üyeden oluşmuş; ayrıca Patriklik Makamı tarafından önerilen 2 üyenin de bu dahil olduğu ifade edilmiştir.
Sonuç olarak T.C. İçişleri Bakanlığının (veya İstanbul Valiliğinin) Müteşebbis Heyeti'nin oluşumuna ilişkin sürece herhangi bir şekilde etki ya da katılımları söz konusu olmadığından açılan davada davalı sıfatı (pasif husumet ehliyeti) bulunmamaktadır.
Bu itibarla tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkmesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:45