Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/8180

Karar No

2024/1085

Karar Tarihi

22 Şubat 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2256 E., 2022/2136 K.

KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddine Hazinedar, ... vekili

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2013/308 E., 2018/107 K.

Taraflar arasında İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı müdahil ... tarafından kendi adına asaleten diğer müdahil ... adına ise vekaleten istinaf yoluna başvurulması üzerine Mahkemece istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi müdahiller ile davalı vakıf adına Av.... tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.02.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden müdahil ... ile müdahil ... vekili Avukat ... geldiler, karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; işin esası incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 22.02.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava dilekçesinde, davalı Vakfın yönetim kurulunun yetkisinde olmamasına rağmen ... ve ...'nu vakıf mütevelli heyet üyesi olarak kabul kararının yok hükümünde olduğunun tespiti, aksi halde iptali, mütevelli heyet üyesi olmayanların katılımı ile yapılan 10.05.2013 tarihli mütevelli heyeti olağanüstü genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunun tespiti, aksi halde iptali isteminde bulunulmuştur.

Birleşen İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/255 Esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesi ve ıslah dilekçesiyle ve 2013/417 Esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesiyle; Vakfın 29.08.2013 tarihli olağanüstü mütevelli heyet genel kurul toplantısında alınan kararların iptali ile yoklukla malül olduğunun tespiti istenmiştir.

Öte yandan, ... ve ... ayrı ayrı verdikleri dilekçelerle vakıf mütevelli heyet üyeliklerine seçilmelerinin Tüzüğe uygun olduğunu savunularak davalı vakıf yanında davaya katılma talebinde bulunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince, bu kişilerin katılma talepleri kabul edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, "asıl davada davanın kabulü ile ... ile ...'ın ... Çocuklar Vakfına mütevelli heyeti üyesi seçilmelerinin iptaline, ... Çocuklar Vakfının 10.05.2013 tarihinde yapılan Genel Kurulunun iptaline, birleşen İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/255 Esas sayılı dosyasında iptali istenen kararın tarihi ile beraber belirtilmediğinden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen İstanbul 23. Asliye Hukuk mahkemesinin 2013/255 Esas sayılı dosyasında davacılardan ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, birleşen İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/255 Esas sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/417 Esas sayılı dosyasında davanın feragat nedeniyle reddine" karar verilmiştir.

Hükme karşı müdahil ... tarafından kendi adına asaleten diğer müdahil ... adına ise vekaleten istinaf yoluna başvurulması üzerine, "Mahkemece istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. İş bu kararın istinaf edilmesi üzerine ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun usulden reddine" karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin usulden reddi yönündeki kararının Av. ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince temyiz başvurusunun sıfat yokluğundan reddine karar verilmiştir. Anılan 22.11.2021 tarihli kararın Yargıtay tarafından incelenmesi müdahil ... tarafından kendi adına asaleten diğer müdahil ... adına ise vekaleten istenilmesi üzerine Dairemizin 17.05.2022 tarihli ve 2022/248 Esas, 2022/4661 Karar sayılı ilamı ile "fer'i müdahiller hakkında hüküm kurulduğudan adı geçenlerin tek başına kanun yolu olan istinaf ve temyiz yoluna başvurabilecekleri gerekçesi ile temyiz isteminin reddine dair ek kararının kaldırılmasına ve fer'i müdahillerin istinaf istemlerinin esastan incelenmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına" karar verilmiştir.

Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmede; alınan bilirkişi raporuna göre mütevelli heyet toplantısının usule ve hukuka aykırı olduğu, bu sebeple mütevelli heyet seçimlerinin iptalinin gerekeceğinin tespit edildiği ayrıca 10.05.2013 tarihli genel kurulun da gerekli usuli aşamalar geçirmeden yapılmış olması sebebiyle iptalinin gerekeceği, birleşen İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/255 Esas sayılı dosyasında iptali istenen kararlar ve tarihleri beraber belirtilmediği için bu dosya yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/255 Esas sayılı dosyasında davacılardan ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına ve birleşen İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/255 Esas sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/417 Esas sayılı dosyasının da feragat nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile fer'i müdahillerin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Fer'i müdahilller vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Dava, davalı vakfın mütevelli heyetine yönetim kurulu tarafından yapılan üye seçimi ile iş bu üyelerin katılımı ile yapılan 10.05.2013 tarihli mütevelli heyeti genel kurulunun yok hükmünde olduğunun tespiti, bunun mümkün olmaması halinde ise üye seçimi ile genel kurulun iptali isteğine; birleşen davalar ise davalı vakfın 29.08.2013 tarihli olağanüstü mütevelli heyet genel kurul toplantısında alınan kararların iptali ile yoklukla malül olduğunun tespiti isteğine ilişkindir.

1 Davalı ... Cocuklar Vakfı adına Av. ...'nun temyiz dilekçesi yönünden;

Aynı Vakıf ile ilgili daha önce Dairenin 14.01.2020 tarihli ve 2019/5049 Esas, 2020/100 Karar sayılı ilamı ile incelenen dosyada Av. ...'nun vakfın vekili olmadığı tespit edilmiştir. İlgili kararda; "...Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden8.02.2014 tarihinde Vakıf Yönetim Kurulu Başkan yardımsısı ... ile Yönetim Kurulu Genel Sekreteri M.Rahmi Sübar tarafından vakıf adına Av. ... ile Av. ...'e vekalet verildiği, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 23/06/2016 tarihinde açılan davalı Vakfın yöneticilerin görevden alınmaları ve kayyım atanması davasında; İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/267 Esas sayılı dosyası üzerinden 06.12.2016 tarihli karar ile "Davacı tarafın tedbir talebinin kabulü ile Vakıflar Kanunun 10. maddesi ve 2547 sayılı YÖK Kanun'un Ek 1 l/2 mad. değişik fıkrası uyarınca davalı Vakfa Kayyım atanmasına ve Kayyım olarak Av....'ın seçilmesine karar verilmiş, itiraz üzerine ise 17.03.2017 tarihli karar ile itiraz reddedilmiştir. Kayyım atama kararına karşı istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (4.) Hukuk Dairesinin 19.07.2017 tarih ve 2017/793 987 sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Kayyım atanan ... vakıf adına vekil olarak hareket eden (vekalet verilen) Av. ..., Av. ..., Av. ..., Av. ... ve Av. ...'e hitaben İstanbul 17. Noterliğinin 20.01.2017 tarih ve 1845 Yevmiye numaralı muhataplarına tebliğ edilen ihtar ve azilnamesi ile vakıf vekilliğinden azletmiştir. Vakıf yöneticilerinin dava sonuçlanıncaya kadar görevden alınmaları ve kayyım atanmasına dair 5737 sayılı Vakıflar Kanunu 10.madde kapsamında mahkemece verilen kararın kaldırıldığına dair herhangi bir kararın dosyaya da yansımadığı, temyiz dilekçesi ve aşamalarda kayyım atama kararının Anayasa Mahkemesi tarafından yürürlükteki mevzuata aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edildiği ileri sürülmüş ise de, AYM'nin önüne giden hususun 4.11.1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 17.8.1983 tarihli ve 2880 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen ek 11.maddesine 20.8.2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle eklenen onuncu fıkranın birinci, ikinci ve üçüncü cümlelerine dair Anayasaya aykırılık iddiasında bulunulduğu, vakfa tedbiren kayyım atanmasının yasal dayanağı olan 5737 sayılı Vakıflar Kanunu 10.madde kapsamında bir başvuru ve AYM tarafından bir değerlendirmenin olmadığı, dava konusu Vakfa mahkemece atanan kayyımın görevinin devam ettiği, bu hukuki duruma rağmen 06.12.2017 tarihli vekaletname ile Vakıf yetkilisi sıfatı ile ... ve ... tarafından vakıf adına Av. ... ile Av. ...'na vekalet verildiği, görevine devam eden kayyım ... tarafından ise 24.01.2018 tarihli vekaletneme ile Av. ... ve diğerlerine vekalet verildiği anlaşılmakla azledilen ve Vakfa kayyım atanması sebebi ile vakıf yöneticisi, dolayısı ile vakfı temsile yetkisi olmayan kişilerce verilen vekaletnameler geçerli olmadığından vakıf vekili sıfatı bulunmayan Av. ... ile Av. ...'nun vakıf vekili olarak vermiş oldukları temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir." denilmiştir. Alıntı yapılan karardan da anlaşılacağı üzere davalı Vakıf adına kararı temyiz eden Av. ...'nun vakfın vekili sıfatı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddi gerektiği gibi vekil olduğu kabul edilse dahi davalı ... Cocuklar Vakfı'nın İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf isteminde bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile aleyhine de bir karar verilmediği için Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz hakkı bulunmadığı açık olup temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2)Fer'i müdahillerin temyizi yönünden;

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; davalı ... Cocuklar Vakfı adına kararı temyiz eden Av. ...'nun temyiz dilekçesinin yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenle REDDİNE, fer'i müdahiller vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden feri müdahillerden alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'na iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafvekili...başvurusununreddineesastanhazinedar

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim