Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10825
2023/890
22 Şubat 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2018/2016 E., 2019/1261 K.
HÜKÜM/KARAR: Davacının istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Beykoz Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesine göre yapılan kadastro çalışmalarında 195 ada 2 nolu parsel sayılı 6.359,19 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ağaçlık vasfı ile Hazine adına tespit görmüş, üzerinde ''işbu taşınmaz Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığının 02.05.2014 tarih 684 onay nosu ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı ... adına tahsislidir ve 2 nci Derece kara askeri yasak bölge sınırları içerisinde kalmaktadır'' şerhleri bulunmaktadır. Taşınmaz, 1971 yılında yapılan tapulama çalışmalarında ise orman olduğundan bahisle tespit dışı bırakılmıştır.
-
Davacı ... dava dilekçesinde, ... Mahallesi 195 ada 2 parselin dilekçesine ekli krokide belirttiği, 1.404,00 metrekarelik kısmının fiili olarak kendi kullanımında olduğunu, zilyetlik devir sözleşmesi ile satın aldığını, fiili kullanımda olduğunu açıklayarak, tespitin iptali ile bu kısmın kendi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
-
Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde, dava konusu ... Mahallesi, 195 ada 1 ve 2 ile 196 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların müvekkilinin murisinden intikal ettiğini, tapulu tarlasının yanında olan taşınmazların tarla olarak kullanıldığını, bu bölgede 1940'lı yıllarda askeri birlik geldiğini, bazı alanların askeri güvenlik bölgesi ilan edildiğini, bu nedenle bir kısım parsellere güvenlik gerekçesiyle köylülerin girmesinin engellendiğini, müvekkilinin de zilyetliğinde olan taşınmazları kullanmakta zorlandığını açıklayarak, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların müvekkillerinin murisi adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, 196 ada 2 parsel yönünden dosya tefrik edilerek işbu dosya ile birleştirilmiştir.
-
Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde, dava konusu 195 ada 2 parselin tarım amaçlı olarak 1.010 metrekarelik kısmının kullanımında bulunduğunu, uzun yıllardır çeşitli tarım ürünleri ekmek ve bu ürünlerle kendi ihtiyacını karşılamakta olduğunu, 2004 yılından itibaren Belediye kayıtlarında zilyetliğin üzerine geçirdiğini, taşınmazın orman ile ilgisi bulunmadığını açıklayarak, tespitin iptali ile adına tespit edilmesini istemiştir.
-
Birleşen dosya davacı ... vekili dava dilekçesinde, 195 ada 2 parselin yaklaşık 4.000 metrekaresinin 20 yıldan uzunca bir süredir müvekkilinin zilyet ve hakimiyeti altında olduğunu, taşınmazın orman sınırları dışında tarım ve kültür arazisi olarak kullanıldığını, ormanla ilgisi olmadığını açıklayarak, tespitin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kadastro tespitinde ağaçlık niteliğiyle Hazine adına tespit görmüş ve beyanlar hanesine ... adına tahsis edildiği şerh düşülmüş ve fen bilirkişi raporunda da taşınmazın ormana tahsis edilen alanda kaldığı anlaşılmış olmakla, dava konusu taşınmazın tahsisli orman olduğu ve tahsisli ormanlarda zilyetlikle iktisabın mümkün olmadığı, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre taşınmazın 2006 yılına kadar orman olduğu, daha sonra ormanın temizlenerek kullanılmaya başlanıldığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporuna ekli 1970, 1982, 2006 yıllarına ait uydu görüntülerinde de tamamen orman ağaçlarıyla kaplı olup, 2013 yılına ait uydu görüntüsünde daha önceki haritalarda orman olarak gözüken kısımların kesilerek tarla haline getirildiği, evveliyatı orman olan taşınmazların mülkiyetinin zilyetlik yoluyla kazanılması mümkün olmadığı gerekçesiyle; "davanın ve birleşen dosya davalarının ayrı ayrı reddine, birleşen dosya davacısı ...'ün Kadastro Müdürlüğüne karşı açtığı davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen dosya davacısı ...'nın ... Mahallesi Tüzel Kişiliğine karşı açtığı davanın pasif husumet yokluğundan reddine, dava konusu 195 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1939 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdid hattına göre söz konusu taşınmazın orman sınırları dışında, orman sayılmayan saha olduğu tespit edildiğini, askeri yasak konulmasının ardından taşınmazın (mücbir sebepler dolayısıyla) belli bir süre kullanılamadığını, askeri yasak kalktıktan sonra da kullanılmaya başlandığını, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri, tanıklar ve kullanıcılar arasında husumet bulunduğunu, zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiğini, yeniden keşif yapılması taleplerinin dikkate alınmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "..., Beykoz, ... çalışma alanında 1971 yılında yapılan ilk tapulama çalışmalarında orman olması nedeniyle tespit harici bırakılan dava konusu taşınmazda bu tarihten itibaren bir değişiklik bulunmadığına, hava fotoğraflarının incelenmesinde asıl ve birleşen davacıların taşınmazda imar ve ihya çalışmasının dolayısıyla ekonomik amacına uygun kullanımlarının bulunmadığına, taşınmazın kadastro tespitinden önce orman olarak kullanılmak üzere Orman İdaresine teslim edilmiş olmasına göre 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddelerinde öngörülen zilyetlikle taşınmaz kazanabilme koşulları lehine gerçekleşmediğinden davacının davasının reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1939 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdid hattına göre söz konusu taşınmazın orman sınırları dışında, orman sayılmayan saha olduğu tespit edildiğini, askeri yasak konulmasının ardından taşınmazın (mücbir sebepler dolayısıyla) belli bir süre kullanılamadığını, askeri yasak kalktıktan sonra da kullanılmaya başlandığını, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri, tanıklar ve kullanıcılar arasında husumet bulunduğunu, zilyetlik mülk edinme koşullarının gerçekleştiğini ve yeniden keşif yapılmasını taleplerinin dikkate alınmadığını açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ... lehine dava konusu taşınmaz bölümü yönünden zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un geçici 8, 14, 16 ve 17 nci maddeleri.
- Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:31:38