Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/14681
2023/858
21 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
SAYISI: 2020/18 E., 2021/15 K.
KARAR: Davanın reddine
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazinenin davasının reddine; müdahil davacıların talebi yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Kadastro sırasında, ... ili .... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 54 55 56 57 58 59 60 61 62 64 65 66 ve 67 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir.
-
İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı Hazine, çekişmeli taşınmazlara kadastro tespitinde uygulanan kayıtların değişebilir sınırlar ihtiva ettiği, bu nedenle miktarı ile geçerli olduğu halde; miktarından fazla olarak davalılar adına tespit edildiğini ileri sürerek; kayıt miktar fazlasının Hazine adına tescilini talep etmiştir.
-
Yargılama sırasında müdahil ..., çekişmeli 65 ve 67 parsellerdeki tespit maliki ... hissesini 08.06.2017 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile; müdahil ... ise, davaya konu tüm parsellerdeki (... evlatları) ..., ..., ... ve ... hisselerini 17.01.2001 tarihli düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldıklarını ileri sürerek davaya katılmışlardır.
II. CEVAP
Davalılar aşamalardaki beyanlarında özetle; tespitin yerinde olduğunu, etraflarının köy hudutları ile mahdut olup, tespite konu olan taşınmazların tamamının tapu kayıtlarına dayandığını, miktar fazlalığının bulunmadığını, vergi kayıtlarına göre miktar fazlalığının olmasının sözkonusu olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2018 tarihli ve 2013/51 Esas, 2018/56 Karar sayılı kararı ile "...çekişmeli taşınmazların tespitine esas tapu kayıtlarının gayrisabit hudutlu olup yüzölçümü ile geçerli olduğu, aynı yeri kapsayan ve yine tespit sırasında uygulanan Mart 1939 tarihli ve 1 ila 7 tahrir numaralı yüzölçümü daha fazla olan 147 dönümlük vergi kayıtlarına değer verilmesi gerektiği.." gerekçesi ile davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne; çekişmeli, ... İlçesi ... Köyü 54, 55, 56, 57, 59 ve 60 parsellerin tespitlerinin iptali ile Hazine adına tesciline; çekişmeli 61 ve 62 parsellerin tespit gibi tescillerine; çekişmeli 65, 66 ve 67 parsellerin hükümde gösterilen paylarla davacı Hazine ile ..., ..., ... ve ... adına hisseli olarak tesciline; 64 parsel sayılı taşınmazın ise 1/4'er paylarla ..., ..., ... ve ... adlarına tesciline; 58 parsel sayılı taşınmazın hükümde gösterilen paylarla davacı Hazine ile ... evlatları ... ve diğerleri adlarına tesciline; müdahiller ... ve ...’ın gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine istinaden müdahale talebinde bulunmuş olmalarına ve tapuda ferağ işlemi yapılmamış olmasına göre müdahale taleplerinin reddine ve genel mahkemelerde dava açmakta muhtariyetlerine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine temsilcisi, davalılar ve asli müdahiller ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.6.2020 tarihli ve 2019/1297 Esas, 2020/2035 Karar sayılı kararıyla "... Nizalı taşınmazların .... Köyü’nün (mezrasının) tamamını oluşturduğu; Köyün, tespite esas tapuların geldisi olan Mart 1932 tarihli ve 1 nolu tapu kayıt maliki ... ’ya ait olup ondan davalılara intikal ettiği, tapu hudutlarında belirtildiği gibi doğuda “... köyü”; batıda “... Köyü”, kuzeyde “... Köyü” ve güneyde “İsaviran (İssik)” Köyünün bulunduğu ve ... Köyü ile bahsi geçen bu köylerin sınırlarının kadim ve değişmemiş olduğu belirtilmiştir. Çekişmeli taşınmazlara doğudan komşu ve bitişik bulunan ... Köyü’nde kain 26, 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan K.evvel 1324 tarihli ve 26 Mayıs 1962 tarihli 1 ila 8 nolu tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaz yönünü “...” okuduğu; çekişmeli taşınmazlara uygulanan kayıtların ise bu komşu taşınmazlar yönünü “...” okuduğu ve bu nedenle kayıtların birbirini doğruladığı; yine çekişmeli taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının güneyinin “İsaviran takımı” okuyup güney hudutta ... Köyü arazisi bulunduğu ve ... köyü’nde kain ve çekişmeli taşınmazlara güneyden bitişik komşu ... Köyü 75 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu ve vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlar yönünü “...” okuyup kayıtlar birbirini doğruladığı gibi, yine tespite esas tapu kayıtlarının batı hududunda “... takımı” okunan yerde ... Köyü bulunup, bu köyde kain ve çekişmeli taşınmazlara batıdan komşu 65 parsele uygulanan tapu kayıtlarının çekişme konusu taşınmazlar yönünü “...” okuduğu, çekişmeli taşınmazlara uygulanan tapuların kuzey yönünü “Kerrik takımı” okuyup gerek kuzeyde yer alan bu köy gerekse doğu, batı ve güneyde yer alan köyler ile sınırların kadim olup hiç değişmediğinin ve sabit olduğunun anlaşıldığı, buna göre tespite esas tapu kaydının sabit sınırlı olup, kapsamının miktarı ile değil, sınırları ile belirleneceğinin kuşkusuz olduğu, hal böyle olunca davacı Hazinenin davasının tüm parseller yönünden reddine karar verilmesi gerektiği; ayrıca kadastro tespitinden sonraya ilişkin (17.01.2001 ve 08.06.2017 tarihli) düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmelerine dayanarak davaya müdahale talebinde bulunan ... 07.07.2017 tarihinde; ... ise 25.01.2018 tarihinde harç yatırmış olup, sırasıyla 15.11.2017 tarihli celsenin ve 14.02.2018 tarihli celsenin 1 nolu ara kararları ile asli müdahil olarak dava ve duruşmalara kabullerine karar verildiğine göre, Mahkemece, adı geçenlerin talepleri bakımından Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde “müdahale taleplerinin reddi ile genel mahkemelerde dava açmakta muhtariyetlerine” şeklinde hüküm kurulmasının da isabetsiz olduğu açıklanarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Yapılan yargılama sonucunda Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2019/1297 Esas, 2020/2035 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda davacı Hazinenin davasının reddine, asli müdahillerin talebi yönünden mahkememizin görevsizliğine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, mahkemeye sunulan bilirkişi rapor ve krokilerinin hüküm vermeye yeterli olmadığını, tapu kayıtlarının değişebilir ve genişletmeye elverişli sınırlar ihtiva ettiğini öne sürerek ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının miktarı itibariyle mi yoksa hudutları itibariyle mi geçerli olduğu noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13 ve 20 nci maddeleri
- Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,21.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:32:06