Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3009
2023/729
16 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
SAYISI: 2020/11 E., 2021/36 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen uygulama kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Uygulama kadastrosu sırasında; ... İli ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacının murisi ... adına kayıtlı bulunan eski 450 parsel 14.3000 metrekarelik taşınmaz 215 ada 13 parsel numarası ile ve 12.935,47 metrekare olarak tespit edilmiş, tespite yapılan itiraz ise komisyonca reddedilmiştir.
-
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ... adına kayıtlı 215 ada 13 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sonucu azaldığı iddia edilerek Hazine adına geçen 978,07 metrekarenin dava konusu taşınmaza eklenmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Urla Kadastro Mahkemesi 18.07.2016 tarihli ve 2015/87 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne ve uygulama kadastro tespitinin iptali ile 215 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 14.06.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen 13.443,42 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.12.2019 tarihli ve 2016/14916 Esas, 2019/9175 Karar sayılı kararı ile; dava dilekçesi içeriğinden davanın, malik olan tüm paydaşlar adına açıldığı, davacının, yüzölçümünde eksilme olduğunu iddia ettiği taşınmazın tapuda davacının annesi ... adına kayıtlı olduğu ve kayıt malikinin 2010 yılında öldüğü, taşınmazda ... mirasçılarının iştirak halinde malik oldukları, tereke adına üçüncü şahıslara karşı açılacak davaların, tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması veya tamamının davaya muvafakat etmesi yahut terekeye temsilci atanması suretiyle davaya devam edilmesinin zorunlu olduğu, hal böyle olunca; davacıya, diğer paydaşların davaya muvafakatlerini sağlanması veya murisi ... terekesine temsilci atanması için süre verilmesi, verilen süre içerisinde muvafakat alınmaması veya terekeye temsilci atanması için gerekli işlemlerin yapılmaması halinde davanın usulden reddine; muvafakatlerin alınması veya terekeye temsilci atanması halinde, yargılamaya devamla sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, Mahkemece bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gibi, çekişmeli taşınmazın doğu sınırında kamulaştırma yapıldığı belirtildiği halde, mahkemece kamulaştırma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi kurum tarafından yapıldığının araştırılmaması ve kamulaştırma yapılmış ise kamulaştırma yapan kurumun davaya dahil edilmemiş olmasının da isabetsiz olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Urla Kadastro Mahkemesi 26.05.2021 tarihli ve 2020/11 Esas, 2021/36 Karar sayılı kararı ile; "teknik bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucunda dava konusu ... Mahallesi 215 ada 13 parselin güneydeki kadim yol sınırı ile batısındaki parsellerle olan kot farkının sabit sınır olarak tesis kadastrosu değerleriyle tecviz dahilinde uyumlu olarak tespit edildiğinin anlaşıldığı, kuzeydeki sınırının ise tesis kadastrosunun yapıldığı tarih itibariyle zeminde mevcut sabit sınır bulunmadığından hata bulunmayan tesis kadastrosu değerlerine göre geçerli sınır olarak belirlenmesinde hata bulunmadığı, ancak dava konusu parselin doğusunda bulunan ... Yoluyla olan sınırının bir kısmının kesinleşmiş kamulaştırma sınırına göre tespit edilmesi gerekirken hatalı olarak tespit edildiği anlaşıldığından; ... Mahallesi 215 ada 13 parselin ... Yoluyla olan sınırının kesinleşmiş kamulaştırma sınırı gözetilerek 14.06.2016 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokideki şekliyle düzeltilerek tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu taşınmazın Hazine ile herhangi bir ilgisi bulunmadığı, davaya konu taşınmazın ve dava konusu işlemin Hazine ile hiç bir ilgisinin olmamasına rağmen, davanın Hazineye yöneltilmiş olması ve neticede Hazine aleyhine hüküm kurulmuş olmasının yasal düzenlemelere aykırı olduğu, davanın varsa komşu parsel maliklerine, Kadastro Müdürlüğüne veya ilgisine göre ilgili belediyelere karşı açılması ve Hazine yönünden husumet bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, askı ilan süresi içerisinde açılan 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesinde düzenlenen yenileme (uygulama) kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2,a ve 36/A maddeleri, Kadastro Güncelleme Yönetmeliği.
- Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:33:03