Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/444

Karar No

2023/6767

Karar Tarihi

26 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2021/1 E., 2021/12 K.

DAVACILAR: ... ve arkadaşları

DAVA TÜRÜ: Genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... ve arkadaşları vekili ile davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamayacağı belirtilerek; mahkemece öncelikle, kadastro tespit tarihinden (2009) 15 20 25 yıl öncesine ilişkin farklı tarihlerde çekilmiş en az 3 adet stereoskopik hava fotoğrafı ile temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından getirtilerek dosyaya konulması, daha sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi, jeoloji mühendisi bilirkişisi ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisinin katılımıyla yeniden yapılacak keşifte, yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesinin yaptırılması, bu inceleme sırasında temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğraflarından yararlanılması ve bu şekilde çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının, varsa imar ihya çalışmalarının tamamlanma tarihinin, üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş şeklinin ve süresinin belirlenmesine çalışılması; tanık ve yerel bilirkişilerden, taşınmazın önceki durumunu, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, varsa imar ihya çalışmalarının hangi tarihte tamamlandığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, beyanları arasında oluşabilecek çekişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılması, tanık ve yerel bilirkişi anlatımlarının bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi; taşınmazın kadastro paftasındaki konumu, bilgisayar programı aracılığıyla ölçekleri eşitlenmek suretiyle uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan, önceki raporu da irdeler şekilde çekişmeli taşınmazın niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı, imar ihyaya muhtaç olup olmadığı, dava konusu taşınmaz üzerinde tarafların zilyetliklerine ne zaman başlanıldığı ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü ve kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığı hususlarında komşu taşınmazlarla mukayeseli olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; jeolog bilirkişisinden, dava konusu taşınmazın nehir yatağından kazanılıp kazanılmadığı ve halen aktif nehir yatağında kalıp kalmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınması; dava konusu taşınmazların tüm yönlerinden çekilmiş fotoğraflarının dosya arasına konulması; fen bilirkişisine, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir, dava konusu taşınmaza ait kamulaştırma haritaları ve dosyaya sunulan dava dosyalarındaki krokiler ile dava konusu taşınmazı çakıştırmalı olarak gösterir ayrıntılı rapor ve kroki düzenlettirilmesi; davacılar ve murisleri adına aynı kadastro çalışma bölgesi içerisinde senetsizden zilyetliğe dayalı olarak tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığının Adliye Yazı İşleri Müdürlüğü, Kadastro ve Tapu Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak varsa bu şekilde tespit edilen taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleşme durumlarını da gösterir biçimde tespit tutanaklarının onaylı örneklerinin, kesinleşmiş olanların kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının getirtilerek dosyasına konulması, bundan sonra da toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazın evveliyatının dere yatağı olduğu, set yapılmak suretiyle elde edildiği, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan olduğu, kavak ağacı dikilmek suretiyle zilyet edinildiğinin mahalli bilirkişilerin beyanlarıyla anlaşıldığı ve taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının dahi tamamlanmadığı, taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyetin bulunmadığının hava fotoğraflarından anlaşıldığı, harita ve ziraatçi bilirkişisi raporlarının bu hususu desteklediği" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 138 ada 10 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile dere yatağı olduğunun tespitine ve haritasında dere olarak gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili ile davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekili ile davacı ...'in temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin temyiz eden davacı ...'den alınmasına, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

tespitineaktarılanitirazgenelkadastromahkemeden

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:33:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim