Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/6895

Karar No

2023/6756

Karar Tarihi

26 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2020/3 E., 2020/93 K.

DAVA TARİHİ: 05.11.2015

KARAR: Davanın reddine

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 ... Kadastro Kanunu'nun Geçici 8 inci maddesi uyarınca 2015 yılında yapılan kadastrosu çalışmaları sırasında, 101 ada 31 parsel ... 2.378,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden, tarla niteliğinde davalı ... adına tespit edilmiştir.

  2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkii 101 ada 31 parsel ... taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, dava konusu taşınmazların daha önce yapılan kadastro çalışmaları esnasında tescil harici bırakılan saha olduğunu, devletin hüküm ve tasarrufu altında bırakılmış tescil harici yerlerin tescilinin Hazine adına olabileceğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 20 yılı aşkın süredir müvekkili olan davalı ve murislerinin zilyetliğinde olduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere taşınmazın ormanla ilgisinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2016 tarih ve 2015/138 Esas, 2016/47 Karar ... kararı ile; "davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

  2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.10.2019 tarih ve 2017/7550 Esas, 2019/6147 Karar ... ilamıyla; " Kadastro sırasında ... ilçesi, ... mahallesi, ... mevkii 101 ada 31 parsel ... 2378,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla senetsizden davalı adına tespit edilmiştir.

Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğu gibi davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının da oluşmadığını beyan ederek taşınmazın Hazine adına tescilini talep ve dava etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 766 ... Kanun uyarınca tapulama çalışmalarının yapıldığı, 23/07/1973 tarihinde kesinleştiği, dava konusu parselin 766 ... Kanunun 2. maddesi uyarınca tescil harici bırakıldığı, 3402 ... Kanunun Ek 5. maddesi uyarınca yapılan orman alanlarının sınırlandırılması ve tespit işlemlerinin 04/06/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yine, 3042 ... Kanunun geçici 8. maddesine göre yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sayılmadığı gerekçesiyle orman sınırları dışında bırakılan tapulu ve tapusuz yerlerin orman kadastrosunun askı ilan süresinin bitiminden sonra 3402 ... Kanun hükümlerine göre kadastrosu yapılmıştır.

Mahkemece verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; mahkemece yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları ile tespit tarihinden 20 yıl öncesini gösteren hava fotoğrafları getirtilerek keşifte uygulama yapılmış ve hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda taşınmazın orman içi açıklığı olmadığı belirtilmiş ise de dava konusu 101 ada 31 parsel ... taşınmazın kuzey tarafında 101 ada 1 parsel ... orman parselinin bulunduğu, doğusunda 101 ada 30 parsel ... taşınmazın, batı ve kuzey taraflarında 101 ada 32 parsel ... taşınmazın bulunduğu, bu taşınmazlardan 101 ada 30 parselin ... Kadastro Mahkemesinin 2015/139 Esas ... dosyasında davalı bulunduğu temyiz talebi ile Dairemizin 2017/7487 Esasına kaydedildiği, 101 ada 32 parsel ... taşınmazın ise ... Kadastro Mahkemesinin 2015/137 Esas ... dosyasında davalı iken temyiz talebi ile Dairemizin 2017/56 Esasına kaydedildiği ve çekişmeli taşınmazın ve bu taşınmaza komşu 30, 31 ve 32 parsel ... taşınmazların bir bütün halinde orman içi açıklık olup olmayacakları birlikte değerlendirilmediğinden karar verilemeyeceğinden çekişmeli taşınmazın orman içi açıklığı olup olmadığı hususunda tereddüt oluşmuştur.

O halde, mahkemece, dava konusu taşınmazın geniş çaplı krokisi ile bitişik ya da yakın komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyaları, orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri ile çekişmeli taşınmazı kapsayan en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile 1990 1995 yıllarına ait stereoskopik incelemeye müsait hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir harita mühendisi ve bir ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 ... kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 ... Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 gün ve 31/13 E. K.; 14/03/1989 gün ve 35/13 E. K. ve 13/06/1989 gün ve 7/25 E. K. ... kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03/03/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 ... Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; dava konusu 101 ada 33 parsel ... taşınmaza komşu taşınmazların davalı bulundukları dosyalar getirilerek ... bu dosya ile birlikte değerlendirme yapılmak suretiyle 6831 ... Kanunun 17/2. maddesi uyarınca dava konusu 101 ada 31 parsel ... taşınmazın komiu taşınmazlşar ile bilikte orman içi açıklık olup olmadığı saptanmalı; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; taşınmazın kesinleşmeyen orman tahdit hattına göre konumu belirlenmeli; yine dava konusu taşınmazın konumunu gösteren orijinal renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmeli; hava fotoğrafları stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak bilirkişilerce incelenip, taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı, bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte krokili rapor düzenlettirilmelidir.

Dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden ve orman içi açıklık olmadığının anlaşılması halinde keşif sırasında, mahallinde yaşlı, tarafsız yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, bölgede ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları, teknik bilirkişilerin huzurunda dinlenmeli, yerel bilirkişiler ve tanıklardan zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; dava tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; taşınmazın ilk maliki, intikali ve tasarrufu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tarım uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, bu yolda taşınmazın niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın eğimi klizimetre ile ölçülmeli yine topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Belirtilen hususlar gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı görülmüştür. " denilerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemecesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Bilirkişi raporlarında belirtilen hususlar ve keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişilerin zilyetlik noktasındaki beyanları bir kül olarak irdelendiğinde, davalı yararına 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci vd maddelerinde yazılı şartların oluştuğu gerekçesiyle, davacının davasının reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... mahallesi 101 ada 31 parsel ... taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların kadastroda kullanım olmaması nedeniyle tescil harici bırakılan yerlerden olduğunu, yapılan kadastronun ikinci kadastro hükmünde olduğunu, zilyetlik koşullarının oluşmadığını, zilyetliğin ekonomik amaca uygun olmadığını belirterek, yetersiz inceleme ve araştırma sonucu verilen ilk derece mahkemesı kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 üncü maddesi ve Geçici 8 inci maddesi,

  1. Değerlendirme

  2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  3. Ancak İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının sekizinci bendinde, "1.000,000 TL vekalet ücretinin davacı Hazineden alınarak davalı ...'ya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuş ise de, dosya kapsamına göre hakkında red kararı verilen dava konusu 101 ada 31 parsel ... taşınmazın değerinin 1189 TL olduğu, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında da belirtildiği üzere, takdir edilecek vekalet ücreti miktarının, taşınmaz malın değerine göre avukatlık asgari ücret tarifesinin tayin ettiği nispi vekalet ücreti üzerinde olamayacağı, karar tarihi olan 2020 yılı asgari ücret tarifesinin üçüncü kısmına göre, konusu para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlara ödenecek ücret başlığı altında ilk 40.000 TL'ye kadar olan %15 lik dilime girdiği, Dairemizce aynı gün temyiz incelemesi yapılan mahkemenin emsal nitelikteki dosyalarında (2020/47 Esas, 2020/100 Karar) Hazine aleyhine 500 TL vekalet ücreti takdir edildiği, bu haliyle eldeki dava dosyasında hüküm fıkrasına vekalet ücretinin "1.000.000 TL" olarak yazılmasının maddi hatadan kaynaklandığı ve bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından, eldeki dava dosyasında hükmün, mahkemenin aynı gün temyiz incelemesi yapılan emsal dosyalarında takdir edilen vekalet ücreti esas alınmak suretiyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,

Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının sekizinci bendindeki "1.000,000 TL vekalet ücretinin davacı Hazineden alınarak davalı ...'ya verilmesine," cümlesinin hüküm yerinden çıkartılmasına ve yerine; "500 TL vekalet ücretinin davacı Hazineden alınarak davalı ...'ya verilmesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevapdüzeltilerekyargılamatemyizvı.kararımahkemesionanmasınareddinederecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:33:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim