Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/12808
2023/6617
20 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı, 13.07.2006 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, ... Köyü ... Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
Mahkemece; fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 9963,32 m2, (B) harfi ile gösterilen 28230,86 m2 ve (C) harfi ile gösterilen 5302,50 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.07.2010 tarihli ve 2010/8815 E 2010/9935 K. ... kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; ''Dairenin iade kararı ile getirtilen belgelerden tescile konu çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... Köyünde orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmalarına 71 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 3302 ... Kanun'a göre 20.04.2006 tarihinde başlandığı ve 06.12.2006 tarihinde işi bitirme tutanağı ile 19.03.2009 tarihinde de sonuçlandırma tutanağı düzenlendiğinin anlaşıldığı, bu durumda, eldeki tescil davasının aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü, 3373 ... Kanun ile değişik 6831 ... Kanun'un 11 inci maddesi uyarınca orman kadastrosuna itiraz davalarının kadastro mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği, eldeki davanın varlığının orman kadastrosunun kesinleşmesini önleyeceği, görev konusunun kamu düzeni ilgili olup, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerektiği, bu durumda, tescil davası elde tutulup orman kadastrosuna itiraz davası yönünden görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının görevli kadastro mahkemesine gönderilmesi ve bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiği, ayrıca, çekişmeli taşınmazların yörede 1987 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucu düzenlenen orijinal kadastro paftasında orman niteliğiyle tescil harici bırakıldığına göre, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 11 ve 4721 ... Kanun'un 713/3 üncü maddeleri uyarınca ilgisi yönünden davanın Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilerek taraf teşkilinin sağlanmamış olmasının da doğru olmadığı"' açıklanmıştır.
Mahkemece; bozma kararına uyulduktan sonra tescil yönünden eldeki dava tutulup orman kadastrosuna itiraz yönünden görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
Kadastro Mahkemesinde orman tahdidine itiraz davası sürerken yörede 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Geçici 8 inci maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında 1061 ve 1063 parseller ihdasen orman parseli, 1068 parsel ihdasen 2/B parseli olarak belirlenmiş, 1307 parsel ise malik hanesi açık olarak gönderilmesi gerekirken, ... adına tarla niteliğiyle tesbit görmüştür.
Mahkemece; davacının, 03.05.2013 tarihli teknik bilirkişi raporunda (C 1) 91,738 m2 olarak gösterilen yol boşluğuna ilişkin davasının feragat nedeni ile reddine, diğer bölümlere ilişkin davasının kabulü ile; 1068 nolu parselde (A) harfiyle 9132,69 m2, (B) harfi ile 14.678,973 m2 lik kısmın bu parselden ifrazı ile 1307 no.lu parselde (A1) ile gösterilen 194,984 m2 lik kısım bu parselden ifrazı ile 1061 no.lu parselde (A2) olarak gösterilen 272,775 m2, (A5) olarak gösterilen 1,544 m2, (B1) ile gösterilen 7845,81 m2 olan kısmın bu parselden ifrazı ile 1063 no.lu parselde (A3) ile gösterilen 97,468 m2, (A4) ile gösterilen 264,070 m2, (B2) 5705,65 m2, (C) ile gösterilen 5210,762 m2 lik kısmın bu parselden ifrazı ile ayrı parsel numarasıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.02.2014 tarihli ve 2013/9222 Esas 2014/2591 Karar ... kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Mahkemece verilen kararın, usûl ve kanuna aykırı olduğu, dava konusu 1307 parsel hakkında 2012 yılında, 3402 ... Kanun'un geçici 8inci maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında davalı olduğundan malik hanesi açık şekilde tutanak düzenlenmesi gerekirken, dava dışı ... adına tarla niteliğiyle tesbitinin yapılarak kesinleştirildiği, mahkemece 3402 ... Kanun'un 30/2 inci maddesi gereğince malik hanesi açık değerlendirilmesi gereken 1307 parsel ... taşınmazın kadastro tutanak aslının getirtilip başka dosyalarda davalı olup olmadığı hususunun araştırılmadığı, tesbit maliki olarak ismi geçen ...'ın davaya dahil edilerek husumetin yaygınlaştırılmadığı, bundan ayrı mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirleme noktasında yeterli olmadığı, orman bilirkişi raporunda taşınmazın tarih belirtilmeyen en eski tarihli olduğu söylenen memleket haritasında çalılık olarak gözüktüğü belirtilmesine rağmen taşınmazın eğiminin bilimsel yöntemlerle kesin olarak belirlenmediği, aynı zamanda davacı yararına 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesinde belirtilen zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden yapılan araştırmanın da yetersiz olduğu, bundan ayrı, davanın, davacı gerçek kişi tarafından ilk olarak genel mahkemede tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların tescili davası olarak açıldığı, genel mahkemece (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen taşınmazların davacı adına tesciline karar verildiği, davalı Hazinenin temyizi üzerine Dairenin; ''yörede orman kadastosu ve 2/B çalışmaları başladığından eldeki davanın orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmalarına itiraz davasına dönüştüğü bu nedenle tescil davası elde tutularak orman kadastrosuna itiraz davası yönünden görevsizlik kararı verilmesi'' yönündeki bozma kararı doğrultusunda genel mahkemece tescil davası elde tutularak orman kadastrosu ve 2/B çalışmalarına itiraz davası yönünden görevsizlikle dosya gönderildiğine göre, mahkemece, 2012 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında ihdasen orman ve 2/B parseli olarak tescil bildirimi yapılan dava konusu 1061, 1063 ve 1068 parsellere yönelik olarak sadece orman tahdidine itiraz yönünden bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde tescil hüküm kurulmasının da usûl ve kanuna aykırı olduğu açıklanarak, mahkemece, öncelikle dava konusu 1307 parselin tesbit maliki olarak gözüken ... davaya dahil edilerek husumet yaygınlaştırıldıktan sonra, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte usulüne uygun orman araştırması yapılması, açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, 1307 parsel yönünden zilyedlik yoluyla kazanma koşullarının araştırılması, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, davacının hak sahibi olup olmadığı tereddüde yer bırakmayacak biçimde saptanarak, 1307 parsel açısından 3402 ... Kanun'un 30/2 inci maddesi hükmü de gözönünde bulundurularak oluşacak sonuca göre, 1061, 1063 ve 1068 parseller açısından ise orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmalarına itiraz davası hakkında bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra, dava konusu taşınmazlardan 1063 parsel numaralı taşınmaza ilişkin dava eldeki davadan tefrikine karar verilerek yeni esas sırasına kaydedilmiştir.
Yine bozma ilamından sonra davacı vekili, 05.05.2017 tarihli keşif esnasında alınan imzalı beyanında 1307 parsel ... taşınmaza ilişkin olarak müvekkilinin herhangi bir hakkı ve talebinin olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 1037 (tavzihen 1307) parsel ... taşınmaz yönünden vazgeçme nedeniyle davanın reddine, 1068 ve 1061 parsel ... taşınmazlar yönünden orman kadastrosu tespitinin iptaline davacı adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosu ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1 Davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin 1307 parsel ... taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
3402 ... Kanun'un 5, 26, 27 ve 30/2 inci maddelerinde, kadastro tesbit tarihinden önce dava konusu olan taşınmazlar hakkında ne gibi işlem yapılacağı gösterilmiştir. 3402 ... Kanun'un 27, 28 ve 29 uncu maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tesbit tutanağında yazılı hak sahiplerinin 3402 ... Kanun'un 30/2 nci maddesi gereğince gösterecekleri delillerle mahkemece re'sen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazların gerçek hak sahibi ya da sahipleri adına tesbit ve tapuya tesciline karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda ise, Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında açıklandığı üzere, dava konusu 1307 parsel hakkında 2012 yılında, 3402 ... Kanun'un Geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında davalı olduğundan malik hanesi açık şekilde tutanak düzenlenmesi gerekirken, davalı ... adına tarla niteliğiyle tesbiti yapılarak kesinleştirildiği anlaşılmakla bu parsel yönünden 3402 ... Kanun'un 30/2 nci maddesi şartları mevcuttur. Mahkemece, anılan madde uyarınca gerçek hak sahibi re'sen belirlenecek, davada taraf olmayanlar adına dahi tescile karar verilebilecektir. Başka bir anlatımla, dava konusu taşınmazın kadastro tesbit tutanağı, bu kanun hükmü uyarınca gerçek hak sahibi belirlenerek doldurulmalıdır.
O halde, Mahkemece 3402 ... Kanun'un 30/2 inci maddesi gereğince malik hanesi açık değerlendirilmesi gereken 1307 parsel ... taşınmazın kadastro tutanak aslı getirtilip başka dosyalarda davalı olup olmadığı hususu araştırılarak olumlu olumsuz karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde bu taşınmaza ilişkin davanın vazgeçme nedeni ile reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2 Davalı ... İdaresi ve davalı Hazine vekilinin 1061 ve 1068 parsel ... taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü ve aşağıdaki bendin dışında kalan nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
b) Hükmüne uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere, davacı tarafın tescil (idari yoldan tapu kayıtları oluşturulmuş olmakla tapu iptali ve tescil) talepleri yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı biçimde tescil hükmü kurulmasının doğru olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen, 1061 ve 1068 parsel ... taşınmazların tapu iptali tescil talepleri ile ilgili olarak genel mahkemelere görevsizlik kararı verilmeyip davacı adına tesciline karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu yönüyle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin 1307 ... parsele ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 ... HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 ... HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (2/A) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin 1061 ve 1068 parsel ... taşınmazlara ilişkin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2/B) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin 1061 ve 1068 parsel ... taşınmazların tesciline ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 ... HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 ... HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:37:12