Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1445

Karar No

2023/6483

Karar Tarihi

18 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

KARAR: Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davalılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmesi üzerine, davalılar...ve diğerleri vekili Avukat ... ile karşı taraftan ... ... katılımıyla 08.04.2021 Perşembe günü duruşma yapılmış ve hazır bulunanın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilmiş ve dosyadaki bir takım eksikliklerin giderilmesi amacıyla dosya İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmiş olup, geri çevirme gerekleri yerine getirilerek dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 582, 587, 647, 648, 583, 580, 586, 579, 578, 581, 576, 584 ve 646 parsel ... ve sırasıyla 40,00; 37,00; 34,00; 190,00; 39,00; 16,00; 160,00; 180,00; 30,00; 22,00; 24,00 ve 190,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 582, 587, 646 ve 647 parseller (... oğlu) Binali ... adına; 580, 583, 586 ve 648 parseller (... ) ... adına ve 576, 578, 579, 581 ve 584 parsel ... taşınmazlar ise (İsmail oğlu) ... adlarına, ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir.

  1. İtirazları Kadastro komisyonunca reddedilen davacılar ..., ... ve ... dava dilekçelerinde; tapu ve vergi kayıtları ile miras yoluyla gelen hak ve zilyetliğe dayanarak, kadastro tespitinin iptalini talep etmişler; yargılama sırasında müdahil tüm parseller yönünden; müdahil ... ise, sadece 576 parsel yönünden aynı nedene dayanarak davaya katılmıştır.

II. CEVAP

Davalı taraf aşamalardaki beyanlarında; davanın haksız olduğunu, davacı taraf ile aralarında kira ilişkisi bulunmadığını, asli zilyet olduklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2016 tarihli ve 2015/21 Esas, 2016/29 Karar ... kararı ile "... davacılar ... ... ve ...'ın davalarından feragat ettikleri, davacıların Aralık 1961 tarih 110 sıra nolu tapu kaydına dayandıkları, ancak ... Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında tapu kaydının revizyon gördüğünün anlaşılmış olması sebebiyle hükme esas alınmadığı, yine davacı taraf 01.09.1954 tarihli ... Köyü muhtarı ve azaları tarafından hazırlanan kira sözleşmesine dayanmışsalar da, kira sözleşmesinin yapıldığı tarihteki azaların davacı tarafın dayanmış olduğu sözleşmede yer alan azalardan farklı olduğunun anlaşılmış olması sebebiyle hükme esas alınmadığı, keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ... ve ... ...' ın dava konusu taşınmazların davalılar tarafından kullanıldıklarını ancak kiracı olup olmadıklarını bilmediklerini, kendilerini bildiklerinden belli dava konusu parseller üzerindeki evlerin mevcut olduğunu beyan ettikleri, mahalli bilirkişiler ... ...ve ...' un ise, dava konusu taşınmazların davalılar tarafından kullanıldığını, davalıların kira verip vermediklerini bilmediklerini, davacıların Ağalar olarak bilindiğini, Ağalar olarak bilinmeleri ve köyün onlara ait olması sebebiyle köy civarındaki bir çok taşınmazın davacılar tarafından kiraya verildiğini ifade ettikleri, davacı tanıklarının da dava konusu taşınmazların davalılar tarafından kullanıldıklarını, davalıların davacıların kiracısı olduklarını, Uluşanlar arasında yapılan rızai taksim neticesinde dava konusu taşınmazların ..., ... ve ...'a kaldığını bildirdikleri, davalı tanıklarının ise davalıların kira vermediğini, dava konusu taşınmazların 100 yılı aşkın bir süredir davalıların olduğunu beyan ettikleri, ancak mahalli bilirkişi ve davacı tanıklarının beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazların asli zilyedinin davacılar ... ve müşterekleri olduğunun, feri zilyedinin ise davalıların olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle yanlı davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilmeyerek nizasız fasılasız 20 yılı aşkın bir süredir malik sıfatıyla zilyet olduğu anlaşılan ... ve müştereklerinin davasının kabulüne karar vermek gerektiği; ayrıca davacılar ... ve ...'ın davalarından feragat etmeleri sebebiyle davalarının reddine karar vermek gerektiği " gerekçesiyle, davacılar ... ... ve ...'ın davalarının reddine, davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın davalarının kabulü ile çekişmeli 582, 587, 647, 648, 583, 580, 586, 579, 578, 581, 576, 584 ve 646 parsel ... taşınmazların tespit tutanakları iptal edilerek her bir parsel toplam 13440 pay kabul edilmek suretiyle 6720 payının Yusuf ... mirasçıları adına miras payları oranında, 3360 payının ... mirasçıları adına miras payları oranında ve 3360 payının da ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün gerekçe ile çeliştiğini, davacılar tarafından dayanılan tapu kaydının başka parsellere revizyon görmesi nedeniyle dikkate alınmadığı gerekçe gösterilmiş ise de tapu kaydının dava konusu taşınmazlara ait olmadığının teknik bilirkişi raporu ve beyanlarla sabit olduğu için dikkate alınmaması gerektiğini, davacı tarafça dayanılan kira sözleşmelerinin sahte olduğunu, zira kira sözleşmelerinde imzaları yer alan köy azalarının sözleşmenin düzenlendiği tarihte köy azası olmamaları nedeniyle sahte olduğunun mahkemenin de kabulünde olduğunu, mahalli bilirkişi beyanlarının dikkate alınmadığını, mahalli bilirkişilerin kira ilişkisini bilmediklerini beyan ettikleri gibi duyuma dayalı bilgi sahibi olunduğunu, taşınmazlar üzerinde davalı tarafça meydana getirilen muhdesatların dikkate alınmadan ve hükümde gösterilmeden karar verildiğini, davacılar yararına ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilerek davalılar aleyhine olacak şekilde fazla yargılama giderine hükmedildiğini, davalı tespit maliklerinin mahkeme kararının aksine çekişmeli taşınmazların asli zilyetleri olduklarını ileri sürerek, bu sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak diğer nedenlerle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların davacı tarafın mı yoksa davalı tarafın mı asli zilyetliğinde olduğu; bir başka deyişle davalıların davacı tarafın kiracısı durumunda olup olmadığı, bu iddianın davacı tarafça ispatlanıp ispatlanmadığı noktalarında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 13, 14, 15, 16, 17, 18 ve 20 nci maddeleri,

  1. Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazlarda davacıların asli, davalıların ise fer'i zilyet oldukları gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan bu sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Şöyle ki; dava konusu taşınmazların davalılar tarafından kullanıldığı uyuşmazlık konusu olmayıp, taraflar arasındaki ihtilaf, bu zilyetliğin niteliği (asli mi yoksa fer' i mi olduğu) hususundadır. İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşifte, beyanlarına başvurulan davacı tanıkları, " ... Köyü ve tüm mezralarının davacı ...’lara ait olduğunu ve davalı tarafın kiracı olduğunu " beyan etmiş iseler de, keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ...,... ...ve ..., " çekişme konusu taşınmazların kendilerini bildiklerinden beri davalı taraflarca kullanıldığını, davalılar tarafından dava konusu taşınmazların kullanımına ilişkin olarak ...' lara kira verilip verilmediğini bilmediklerini, bu hususta görgüye dayalı bir bilgilerinin de olmadığını " bildirmişlerdir. Buna göre; davacı tarafın, davalıların taşınmazlarda kiracı olduklarına ilişkin iddiaları ve davacı tanıklarının beyanları, soyut iddia ve beyandan ileri gitmemektedir.

Ayrıca; davacı tarafça dayanılan tapu kaydı hudutlarından " ... çayırı " nın bilinememiş olması ve tapu kaydında yer alan diğer hudutlarında " dere " ve " hark " olup her yere uyabilecek nitelikte bulunması nedeniyle dava konusu taşınmazların aidiyetinin de ispatlanamaması; yine ilk derece mahkemesi kararının gerekçe kısmında da belirtildiği gibi, davacı taraf, 01.09.1954 tarihli ... Köyü muhtarı ve azaları tarafından hazırlanan kira sözleşmesine dayanmış ise de, kira sözleşmesinin yapıldığı tarihteki azaların, davacı tarafın dayanmış olduğu sözleşmede yer alan azalardan farklı olduğunun ve bu nedenle hükme esas alınamayacağının ayrıca söz konusu kira sözleşmesinin tek başına asli zilyetliği kanıtlayacak nitelikte olmadığının anlaşılmış olması karşısında İlk Derece Mahkemesince, ispat yükü kendisine düşen davacı tarafın, davalıların zilyetliğinde bulunan çekişmeli taşınmazlarda, kendilerinin asli zilyet oldukları yönündeki iddialarını her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edemediği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

İstek halinde peşin alınan harcın temyiz eden davalılara iadesine,

Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.815,00 TL avukatlık ücretinin davacı ... ve asli müdahiller ... ve arkadaşlarından alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılar ... ... ve ...'e verilmesine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevaptemyizv.kararımahkemesiderecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:39:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim