Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/11905
2023/6377
11 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Köyü 103 ada 1 parsel ... 98.902,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla; 103 ada 3 parsel ... 280.993 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, ham ... vasfıyla; 103 ada 4 parsel ... 739.376,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla; 104 ada 8 parsel ... 3.936.233,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla; 104 ada 9 parsel ... 54.912 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden ham ... vasfıyla ve 105 ada 179 parsel ... 2.581.156,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve ..., ... Kadastro Mahkemesinin 2004/8 Esas ... asıl dava dosyasına sundukları dava dilekçelerinde; tapu kaydına ve zilyetliğe dayanarak, Hazine adına tespit edilen 105 ada 180, 103 ada 4 ve 104 ada 8 parsel ... taşınmazların belli bölümlerinin kendilerine ait olduğunu belirterek, kadastro tespitlerinin iptalini istemişler; yargılama sırasında, 105 ada 180 parsel ... taşınmaz bu dosyadan tefrik edilmiştir.
Davacılar ... ve ..., ... Kadastro Mahkemesinin 2004/1 Esas ... dosyasına sundukları dava dilekçelerinde; tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 103 ada 4 ve 104 ada 8 parsel ... taşınmazların belli bölümlerinin kendilerine ait olduğu iddiasıyla, kadastro tespitlerinin iptalini talep etmişler; yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, davacıların temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07/06/2005 tarihli ve 2005/1631 Esas, 2005/7441 ... ilamıyla; “Aynı parsele yönelik açılan tüm davaların birlikte görülmesi gerektiği, mahkemece yapılan orman araştırmasının yetersiz olduğu ve davacıların dayanağı tapu kaydının yöntemince uygulanmadığı” açıklanarak, hükmün bozulmasına karar verilmiş ve bozma sonrası mahkemenin 2005/6 Esas sırasına kaydedilen dava dosyası, ... Kadastro Mahkemesinin 2004/8 Esas ... dosyasıyla birleştirilmiştir.
Davacılar ... ve ..., ... Kadastro Mahkemesinin 2004/14 Esas ... dosyasına sundukları dava dilekçelerinde; tapu kayıtlarına ve zilyetliğe dayanarak 103 ada 4, 104 ada 8 ve 105 ada 179 parsel ... taşınmazların belli bölümlerinin kendilerine ait olduğu iddiasıyla, anılan taşınmazların kadastro tespitlerinin iptalini talep etmişler; yargılama sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, davacıların temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07/06/2005 tarihli ve 2005/1635 Esas, 2005/7450 ... ilamıyla; “Aynı parsele yönelik açılan tüm davaların birlikte görülmesi gerektiği, mahkemece yapılan orman araştırmasının yetersiz olduğu ve davacıların dayanağı tapu kaydının yöntemince uygulanmadığı” açıklanarak, hükmün bozulmasına karar verilmiş ve bozma sonrası mahkemenin 2005/2 Esas sırasına kaydedilen dava dosyasında, 103 ada 4 ve 104 ada 8 parsel hakkında açılan dava tefrik edilerek mahkemenin 2007/1 Esasına kaydedilmiş ve daha sonra 2005/2 ve 2007/1 Esas ... dosyalar ... Kadastro Mahkemesinin 2004/8 Esas ... dosyasıyla birleştirilmiştir.
Davacılar ... ve ..., ... Kadastro Mahkemesinin 2004/8 Esas ... dosyasına sundukları dava dilekçelerinde, 103 ada 4, 104 ada 8, 103 ada 1 ve 103 ada 5 parsel ... taşınmazların kadastro tespitlerinin iptalini talep etmişler; mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine, taşınmazların kadastro tespiti gibi tescillerine; birleşen 2005/2 Esas ... dosya davacıları ... ve ... tarafından açılan, kadastro teknik bilirkişilerin 30.06.2011 ve 20.12.2011 havale tarihli raporunda 104 ada 8 parsel ... orman parselinin içinde kaldığı belirlenerek rapora ek 2 krokide (A) harfi ile gösterilen ... ilçesi, ... köyü, ... mevkiindeki taşınmaza ilişkin kadastro tespitine itiraz davasının reddine, kadastro tespiti gibi tesciline, birleşen 2007/1 Esas ... dosya davacıları ... ve ... tarafından açılan, kadastro teknik bilirkişilerin 30.06.2011 ve 20.12.2011 havale tarihli raporunda 104 ada 8 parsel ... orman parselinin içinde kaldığı belirlenerek rapora ek 2 krokide (A) harfi ile gösterilen ... ilçesi, ... köyü, ... mevkiindeki taşınmaz ile 103 ada 4 parsel ile 104 ada 8 parsele ilişkin kadastro tespitine itiraz davasının reddine, kadastro tespiti gibi tesciline, birleşen 2005/6 Esas ... dosya davacıları ..., ... ve ... tarafından açılan, 103 ada 4 parsel ile 104 ada 8 parsele ilişkin kadastro tespitine itiraz davasının reddine, kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiş, hüküm; davacılar ... ve ... ile birleşen dosya davacıları ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş; temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi' nin 02.10.2012 tarihli ve 2012/8878 Esas, 2012/11080 Karar ... ilamıyla; " Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli olmadığı, davacılar ... ve ...'ın dava dilekçelerinde 103 ada 4, 104 ada 8 ve 105 ada 179 parsel ... taşınmazlara yönelik olarak Orman Yönetimi ve Hazineye husumet yönelterek dava açtıkları, yapılan keşif sonucu davacıların talep ettikleri (A) harfiyle işaretli bölümün 103 ada 1 parsel ... orman niteliğindeki taşınmaz, (B2) harfiyle işaretli bölümün 104 ada 9 parsel ... ham ... niteliğindeki taşınmaz, (B4) harfiyle işaretli bölümün ise 103 ada 3 parsel ... ham ... niteliğindeki taşınmaz içerisinde kaldığı halde dava dilekçesinde yanılgı sonucu gösterilmeyen ve taraf değişikliğini de gerektirmeyen bu parsellerin davalı olarak kabul edilmeyip tutanak asıllarının dosya arasına getirtilmemiş olmasının doğru olmadığı, ayrıca, hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda hava fotoğraflarının uygulanmamış olduğu ve uygulanan memleket haritasının da tarihinin belirtilmemiş olması nedeniyle yetersiz olduğu, açıklama bölümünde çekişmeli taşınmazların memleket haritasında açık alanda kaldıkları belirtildiği halde, sonuç bölümünde çekişmeli taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olduğunun bildirilmiş olması nedeniyle de kendi içinde çelişki oluştuğu, yine davacıların talep ettiği taşınmaz bölümleri içerisinde dere ve su gözeleri bulunduğu halde, jeoloji bilirkişisinden taşınmazın niteliği hakkında rapor alınmamış olmasının da doğru olmadığı açıklanarak, bu doğrultuda, öncelikle 103 ada 1, 3 ve 104 ada 9 parsel ... taşınmazların davalıdır şerhi verilerek tutanak asılları ile dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, en eski tarihli memleket haritası ile son 20 yılda düzenlenmiş memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planının ilgili yerlerden getirtilmesi, dava konusu yerlerin bu belgelerde ne şekilde göründüğünün saptanması, davacılar tarafından dayanılan tapu kayıtlarının zemine uygulanıp kapsamının belirlenmesi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı ve dayanak tapu kayıtlarının da uymadığı belirlendiği takdirde, zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gereklerine ve kabule göre de; hüküm yerinde çekişmeli 103 ada 3 ve 104 ada 8 parsel ... taşınmazlar hakkında infazda tereddüt oluşturacak şekilde birden fazla tescil hükmü kurulmuş olmasının ve tutanak aslı dosyada bulunan ve dava dilekçesinde de davalı gösterilen 105 ada 179 parsel hakkında da sicil oluşturulmamış olmasının isabetsizliğine " değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ... Kadastro Mahkemesince; davacılar tarafından dayanılan tapu kayıtlarının sınırlarının sırt, dere, bayır, yol ve cebel gibi hudutlardan oluştuğu, mahalli bilirkişi beyanlarında tapu kaydı sınırlarını tam olarak zeminde gösteremediği, tapu kaydının gayrisabit hudutlu olduğu ve tapu kaydının bu haliyle uygulanabilir olmadığı, bilirkişi raporunda C, B1, B3, B4 ve B6 ile gösterilen yerlerin öncesinin orman olmadığı ve anılan bölümler yönünden davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, birleşen ... (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 2005/2 Esas ... dosyası yönünden; davacılardan ... ve ...'ın davasının reddine, 105 ada 179 parselin tespit gibi tespit malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen ... (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 2007/1 Esas ... dosyası yönünden; davacılar ... ve ...'ın davalarının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, birleşen ... (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 2005/6 Esas ... dosyası yönünden; davacılar ..., ..., ...'ın davasının kısmen kabulüne, 103 ada 4 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 103 ada 4 parselden, fen bilirkişisinin 12/10/2018 (15/10/2018 havale) tarihli raporunda "C" harfi ile gösterilen 8.502,43 metrekarelik kısmın ifrazı ile, ada numarası aynı kalmak üzere, adadaki son parsel numarasından bir sonraki parsel numarası verilmek suretiyle, davacılar ... ve ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, ... (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 2004/8 Esas ... dosyası yönünden; davacılar ... ve ...'ın davasının kısmen kabulüne, 103 ada 8 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 103 ada 8 parselden, fen bilirkişisinin 12/10/2018 (15/10/2018 havale tarihli) tarihli raporunda "B1" harfi ile gösterilen 7.664,89 metrekarelik kısmın ifrazı ile, ada numarası aynı kalmak üzere, adadaki son parsel numarasından bir sonraki parsel numarası verilmek suretiyle, davacılar ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 103 ada 8 parsel ... taşınmazın fen bilirkişisinin 12/10/2018 (15/10/2018 havale tarihli) tarihli raporunda "B1" harfi ile gösterilen 7.664,89 metrekarelik kısmın ifrazından sonra kalan 194.969,25 metrekarelik kısmının kadastro tespitindeki malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline, 104 ada 9 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 104 ada 9 parselden, fen bilirkişisinin 12/10/2018 (15/10/2018 havale tarihli) tarihli raporunda "B3" harfi ile gösterilen 3.951,42 metrekarelik kısmın ifrazı ile, ada numarası aynı kalmak üzere, adadaki son parsel numarasından bir sonraki parsel numarası verilmek suretiyle, davacılar ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 104 ada 9 parsel ... taşınmazın fen bilirkişisinin 12/10/2018 (15/10/2018 havale tarihli) tarihli raporunda "B3" harfi ile gösterilen 3.951,42 metrekarelik kısmın ifrazından sonra kalan 50.960,58 metrekarelik kısmının kadastro tespitindeki malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline, 104 ada 8 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 104 ada 8 parselden, fen bilirkişisinin 12/10/2018 (15/10/2018 havale tarihli) tarihli raporunda "B4" harfi ile gösterilen 1.872,06 metrekarelik kısmın ifrazı ile, ada numarası aynı kalmak üzere, adadaki son parsel numarasından bir sonraki parsel numarası verilmek suretiyle, davacılar ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 104 ada 8 parsel ... taşınmazın fen bilirkişisinin 12/10/2018 (15/10/2018 havale tarihli) tarihli raporunda "B4" harfi ile gösterilen 1.872,06 metrekarelik kısmın ifrazından sonra kalan 3.941.450,57 metrekarelik kısmının kadastro tespitindeki malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline, 103 ada 4 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 103 ada 4 parselden, fen bilirkişisinin 12/10/2018 (15/10/2018 havale tarihli) tarihli raporunda "B6" harfi ile gösterilen 12.471,99 metrekarelik kısmın ifrazı ile, ada numarası aynı kalmak üzere, adadaki son parsel numarasından bir sonraki parsel numarası verilmek suretiyle, davacılar ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 103 ada 4 parsel ... taşınmazın fen bilirkişisinin 12/10/2018 (15/10/2018 havale tarihli) tarihli raporunda "C" harfi ile gösterilen 8.502,43 metrekarelik ve "B6" harfi ile gösterilen 12.471,99 metrekarelik kısmın ifrazından sonra kalan 718.402,16 metrekarelik kısmının kadastro tespitindeki malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline, 103 ada 1 parselin tespit gibi tespit malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm; davalı Hazine ile Orman İdaresi vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun 3402 ... Kadastro Kanununu uyarınca 2002 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; temyize konu, hükme esas fen bilirkişi raporunda 103 ada 4 parsel içerisinde C ve B6 ile, 104 ada 8 parsel içerisinde B4 ile, 104 ada 9 parsel içerisinde B3 ile, 103 ada 8 parsel (ifraz öncesi kadastral 103 ada 3 parsel) içerisinde B1 ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin öncesinin orman olup olmadığı, yöreye ait en eski tarihli 1952 yılına ait hava fotoğrafı üzerinde incelenerek belirlenmemiş; çekişmeli taşınmazların orman parseline komşu oldukları dikkate alındığında, hangi ayırıcı unsurlarla orman parselinden ayrıldıkları, diğer bir deyişle, hangi sebeplerle orman toprağı olmadıkları açıkça ortaya konulmadığından taşınmazların zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı noktasında tereddüt oluşturmuştur.
Yine, taşınmazlar üzerinde sürüdürüldüğü iddia olunan zilyetliğin ve süresinin belirlenmesi açısından, gerçeğin bir resmi olan kadastro tespit tarihinden 15 20 25 yıl öncesi döneme ilişkin hava fotoğrafları incelenmemiş ve mahalli bilirkişilerin soyut içerikli beyanlarıyla yetinilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, dosya arasına getirtildiği anlaşılan yöreye ait en eski tarihli 1952 yılına ait hava fotoğrafı ile diğer kayıt ve belgeler çekişmeli taşınmazlarla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgede ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 ... Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen belge fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp orijinal renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafı ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafı ölçeğine (... veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte hava fotoğrafı üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; yine kadastro tespit tarihinden 15 20 25 yıl öncesi döneme ait hava fotoğrafları getirtilip, hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği tespit edilmeli; taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazların 6831 ... Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden, taşınmazların evveliyatını, ... yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 ... Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 3/7/2005 tarihli ve 5403 ... ... Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış ... miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Öte yandan, dosyaya gelen yazılardan ve parsel sorgu sayfasında yapılan araştırmalardan; dava konusu 103 ada 3 parselin, 2004 yılında Hazine adına ham ... vasfıyla davalı olduğu göz ardı edilerek tapuya tescil edildiği, 2006 yılında ise 101 ada 2, 103 ada 2, 103 ada 3 ve 103 ada 6 parsel ... ham ... vasfındaki taşınmazlara tevhit işlemi yapılarak 737.801,49 metrekarelik 103 ada 7 parsel ... taşınmazın oluşturulduğu; daha sonra, 103 ada 7 parselin, 85.195,45 metrekarelik kısmının yola terk işlemi yapılarak, 103 ada 7 parselin ifrazen 101 ada 4, 103 ada 8, 101 ada 5 ve ... köyünde yeni yerleşim yeri olarak tespit edilen sahaya tanzim olunan imar planı kapsamında oluşturulan imar parsellerine ayrıldığı ve imar sonucu oluşan parsellerin 3367 ... Kanun gereği Köy Tüzelkişiliğine tahsis edilerek, 2007 yılında köy halkından hak sahibi olan çiftçi ailelere verilip, şahıslar adına tapular oluşturulduğu; akabinde, 2022 yılında 103 ada 8 parselin ifrazen 103 ada 9 ve 10 parsellere ayrıldığı, 103 ada 10 parselinde ifrazen 103 ada 11 parsel ve imar parsellerine ayrıldığı, 103 ada 9 ve 11 parsellerin ham ... vasfıyla Hazine adına, imar parsellerinin ise ... Köyü Tüzelkişiliği adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Anlatılanlar çerçevesinde; İlk Derece Mahkemesice, köy yerleşim alanı ve imar planı krokisi getirtilip, dava konusu olan ve fen bilirkişi raporunda B1 ile gösterilen kısmın oluşturulan imar parselleri kapsamında kalıp kalmadığı belirlenerek, imar parselleri kapsamında kalıyorsa, kapsamında kaldığı imar parselleri maliklerinin de davada taraf olması gerektiği gözönünde bulundurulmalı ve tüm bu hususlar araştırılarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde B1 ile gösterilen yer hakkında davacıların hak sahibi olduklarının anlaşılması durumunda infazı kabil hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, bozma gereklerine uyulmaksızın ve dahi eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine ile davalı ... İdaresi vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:44:15