Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9726
2023/6365
7 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
KARAR: Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalılar ..., ..., davalı ... tarafından temyiz edilmekli; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
KARAR
İlk Derece Mahkemesince 370 ada 6 ... parselin 6.000 m2 lik kısmının davalı ... ... mirasçıları adına, kalan kısmının fındıklık ve tarla niteliği ile Hazine adına, 370 ada 6 parselin tapu miktar fazlası olan kısmı ile ilgili olan davalılarına ait olduğu mahkemede dava açmakta serbestliğine; 368 ada 3 ve 4, 372 ada 9, 373 ada 4 ve 5, 380 ada 1, 372 ada 10 ... parsellerin orman niteliği ile Hazine adına; 370 ada 5 parselin tespit gibi ... ve arkadaşları adına tesciline; davalı olmayan ve kesinleşerek tapuya tescil olunan 360 ada 1, 2 ve 5, 365 ada 1, 2 ve 3, 372 ada 2, 3, 4, 6, 8 ve 371 ada 2 parsellerle ilgili karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar davalı Hazine, katılanlar M. ... ve ... ile davalı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 25.06.2002 tarihli ve 2002/3153 Esas, 2002/6225 Karar ... kararı ile, "dava konusu 368 ada 3 ve 4, 372 ada 9, 373 ada 4 ve 5, 380 ada 1, 372 ada 10 ... parselelrle ilgili hükmün onanmasına; Hazinenin 370 ada 6 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile anılı parsele ilişkin davalı ... mirasçılarının temyiz itirazlarının kabulü ile, 370 ada 6 parsel ... taşınmazın dayanak tapu kaydının miktarı ile sınırlı olarak hüküm kurulup, tapu miktar fazlası hakkında genel mahkemede dava açmakta muhtariyete şeklinde hüküm kurulamayacağı, kayıt miktar fazlası olan bu kesim hakkında 3402 ... Kanun'un 20/son maddesi uyarınca uygulama yapılması, bu kapsamda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının oluşup olumadığının araştırılması; Hazine'nin 370 ada 5 parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile, bu parsel yönünden yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, çekişmeli parselin dayanağı olan 10.06.1938 tarih 19 numaralı tapu kaydının 3402 ... Kanun'un 20. maddesi nazara alınarak usulünce uygulanması, kayıt kapsamı dışında kalan ya da miktar fazlası olan kısımlar bulunduğu takdirde lehine hüküm kurulan kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması" gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak devam eden yargılama neticesinde; dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 370 ada 6 parsel yönünden; fen bilirkişileri İ.S ve O.Z.S tarafından tanzim edilen 16.08.2018 tarihli ek rapor ve krokilerinde D harfi ile gösterilen 6.000 m2 lik kısım hakkında ... Kadastro Mahkemesinin 15.11.2011 tarihli ve 1989/3 Esas, 2001/90 Karar ... kararı ile kurulan "teknik bilirkişiler O.Z.S ve H.A'nın düzenlediği rapor ve ek rapor ile krokide 370 ada 6 nolu parsel içinde yeşil ile boyalı olan 6.000 m2 lik kısmın bu parselden ayrılıp son parsel numarası verilerek dosyadaki veraset belgesindeki (bilirkişi O.Z.S'nin 13.11.2011 tarihli mülk için 336.000 hisseli) payları oranında Salih oğlu Kibar Kargidan mirasçıları adlarına fındıklık vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline" yönündeki kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.06.2002 tarihli ve 2002/3153 Esas, 2020/6225 Karar ... bozma kararına konu yapılmamış olması dolayısıyla, fen bilirkişileri İ.S ve O.Z.S tarafından tanzim edilen 16.08.2018 tarihli ek rapor ve krokilerinde D harfi ile gösterilen 6.000 m2 lik kısım hakkında ... Kadastro Mahkemesinin 15.11.2011 tarihli ve 1989/3 Esas, 2001/90 Karar ... kararın önceki aşamalarda kesinleştiği anlaşıldığından, D harfi ile gösterilen kısım açısından tekrar hüküm kurulmasına yer olmadığına; fen bilirkişileri İ.S ve O.Z.S tarafından tanzim edilen 16.08.2018 tarihli ek rapor ve krokilerinde C harfi ile gösterilen 34.350,84 m2 lık kısım açısından zilyetlikle edinme koşullarının Hazineye karşı oluşmadığı anlaşıldığından bu kısmın ağaçlık, çalılık, fındıklık ve çaylık vasfı ile Hazine adına tespit ile tapuya tesciline; dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 370 ada 5 parsel yönünden; fen bilirkişileri İ.S ve O.Z.S tarafından tanzim edilen 16.08.2018 tarihli ek rapor ve krokilerinde B harfi ile gösterilen 5.982,57 m2 lik kısım açısından zilyetlikle edinme koşullarının Hazineye karşı oluşmadığı anlaşıldığından bu kısmın fındıklık vasfı ile Maliye Hazinesi adına tespit ile tapuya tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davacı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, davalı ..., davalı ..., aynı dilekçe ile davalı ... vekili ... ve davalılar ..., ..., ... temyiz etmiştir.
-
Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı ... İdaresince ilk karar temyiz edilmediğinden, davacı ... İdaresinin incelenen kararı temyiz hakkı da yoktur. Bu sebeple davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
-
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
370 ada 6 parsele yönelik davalı ... vekili, Davalı ... vekili ve davalılar ..., ..., ... ve 370 ada 5 parsele yönelik davalı ...'nin temyiz itirazlarına gelince; İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmiştir. Şöyle ki; 19.09.2017 tarihinde 2 kadastro teknisyeni ve 1 ziraat mühendisi eşliğinde mahallinde yapılan keşfe jeodezi/harita mühendisi alınmamış, dolayısıyla eski belgeler üzerinde zilyetlik, imar ihya araştırması yapılmadan karar verilmiştir. Ayrıca fen bilirkişilerinden ek rapor alındığı ve bu ek rapordaki bölümlemeler kök rapordan farklı olduğu ve ziraat raporu kök rapora göre düzenlendiği halde, ziraat bilirkişisinden ek rapor alınarak, ziraat raporu yeni duruma uyarlanmamıştır. Diğer yandan; ziraat raporunda kök fen raporunda A, B, D ve E ile gösterilen bölümlerin 25 yaş ve üzeri kapama fındık bahçesi olduğunun belirtildiği ancak "25 yaş ve üzeri" ifadesinin muğlak olduğu gibi fındık ocaklarının yaşını belirlemekten de uzak bulunduğu, dava konusu taşınmazların imar ihyaya muhtaç yerler olup olmadığı, muhtaç iseler imar ihyanın ne zaman başladığı ve tamamlandığı gibi hususların detaylı bir şekilde açıklanmadığı ve raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
O halde İlk Derece Mahkemesince; yöreye ait eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman üç ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların özellikle kök fen raporunda belirtilen 370 ada 5 parseldeki B, 370 ada 6 parseldeki D ve E ile gösterilen bölümlere yönelik; öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; yukarıda değinilen belgeler uzman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları, ortofoto haritaları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, (... veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Alınan fen ve ziraat raporlarındaki bölümler birbiri ile uyumlu olmalı ve her bir bölüm yukarıda açıklanan yöntem uyarınca ayrı ayrı ele alınarak zilyetlikle kazanım şartları açısından değrlendirilmelidir.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, önceki yapılan keşiflerde alınan beyanlar da dikkate alınarak, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi, zilyetliği devraldığı kişiler ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 ... Kanun) ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde onaylanan bir imar planı bulunup bulunmadığı araştırılarak, aktarılan dava tarihinden geriye doğru 20 yıllık kazanmayı sağlayacak zilyetlik süre ve şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenip, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Öte yandan; kadastro tespit tarihinde dava konusu taşınmazın üzerinde muhdesat bulunduğunun belirlenmesi halinde 3402 ... Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrası uyarınca işlem yapılması gerektiği nazara alınmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalılar ..., ..., ... ve davalı ...'nin temyiz itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden ... ve ...'ya ayrı ayrı iadelerine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ..., ..., ..., ...'ya iadesine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 ... Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:45:54