Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2800
2023/6283
4 Aralık 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tescil, tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun kabulüne, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların kök murisi ... ... ... ...'nın 93 harbinde ... ... (...) şehrinden ...'a geldiğini, bilindiği kadarıyla ... Köyü kurucularından olduğunu, kök murise ait ... tapu senetlerinin Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nden güncel kayıtlarının çıkarılarak gönderilmesi için başvuru yapıldığını ve başvuru neticesi Tapu Kadastro ... Bölge Müdürlüğü'nden ilgili tapu kayıtlarının güncel kayıtlarının çıkarılarak gönderildiğini, dava konusu taşınmazların davacıların kök murisi ... ... ... ...'nın olduğunu, kök murise ait eski tapu kayıtlarının bulunduğunu, güncel tapu sınırları ile tapudaki sınırlar karşılaştırıldığında taşınmazların tüm sınırlarının sabit olduğunu, dava konusu taşınmazların tescil harici olup kadastro görmediğini, tapu kayıtları incelendiğinde kadastronun tapuları uygulamamasının hiçbir geçerli gerekçesi olmadığını, taşınmazların sınırlarının tapuda da belirtildiği gibi tamamen sabit sınırlar ile çevrili olduğunu, kadastro sırasında öncelikle tapuların uygulanmasının zorunluluk olduğunu, ortada davacılara ait tapu varken, söz konusu tapuların kadastro çalışması yapılıp ilk önce malikleri adına tescil edilmesi gerekirken, tapuların sınırları sabit ve uygulanabilirken, malikleri adına tescil edilmemesinin Anayasa, Kadastro Kanunları ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine açıkça aykırı olduğunu belirterek, tescil harici dava konusu taşınmazların davacılar adına hisseleri oranında tesciline, bu mümkün değilse bedelinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... Köyünde bulunan tescil harici kaldığı iddia edilen alanın Hazine ile ilgisinin tespit edilemediğini, bu nedenle hazine aleyhine açılan davanın usulden reddi gerektiğini, buna göre dava dilekçesinin muhteviyatı incelendiğinde söz konusu ... Köyünde genel kadastronun 29.03.1974 tarihinde kesinleştiğini, dolayısıyla genel kadastrodan önceki belgelerin hükmü kalmadığından davanın esastan reddi gerektiğini, ayrıca davanın ... tapusu olduğu iddia edilen belgelerin revizyon görmediği iddiasıyla kadastro işlemine karşı açıldığı anlaşıldığından Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmesinin zorunlu olduğunu belirterek, Hazine açısından davanın usul ve esastan reddine, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların tamamının ... Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığı, dava konusu taşınmazların tamamının orman tahdit sınırları içerisinde kalması nedeniyle tescil talebinin uygun olmadığı, davacıların bedel ödenmesi talebinin yerinde olduğu, bilirkişilerin rapor ve ek raporu hüküm kurmaya yeterli bulunduğundan davacıların tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulü ile 53.349.714,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince davacılar vekili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı ve hukuka aykırı olarak maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, maktu yazılan vekalet ücretinin kaldırılarak davanın değeri miktarınca nispi vekalet ücretine hükmetmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; husumet itirazları nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ... Köyü bölgesinde genel kadastronun 29.03.1974 tarihinde kesinleştiğini, bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını, davanın Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne karşı yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu yerin devlet orman sınırları içerisinde kaldığını, orman vasıflı taşınmazlar özel mülkiyete konu olamayacağından emlak piyasasında rayiç bedelinin bulunmadığını, özel mülkiyete konu olmadığından piyasa fiyatının hiçbir zaman oluşmayacağını, bilirkişi raporunda ise gayrimenkul değerlemesinde en güvenilir ve gerçekçi yaklaşımın piyasa değeri yaklaşımı olduğunu belirterek değerleme yöntemi olarak da emsal karşılaştırma yöntemini seçerek bedel tespitine gidildiğini, taşınmazın orman vasıflı olduğundan piyasası ve emsali olmayan taşınmazlardan olduğunu, piyasa değeri ve emsal karşılaştırma yöntemi kullanılmasının hatalı olduğunu, taşınmazın orman olması sebebi ile emsal gösterilerek değerinin ölçülebilmesinin söz konusu olamayacağını ve taşınmazın orman olarak nitelendirilmesinin kamu yararı gereği olduğu düşünüldüğünde rakamın makul olmasının hak ve adalet duygusunu zedeleyecek miktarda olmaması gerektiği düşüldüğünü, ancak kararda hükmedilen miktarın fahiş olduğunu, kamu vicdanını zedeleyecek miktarda olduğunu, aksi halde sebepsiz zenginleşmeye yol açılacağını belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince tazminat talebinin şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu Kemerburgaz ... Mahallesinde orman kadastrosunun 1940 yılında yapılıp ilan edilerek kesinleştiği, davacıların tutunduğu tapu kayıtlarının ... Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, davacılar ve kök murislerinin 3116 ... kanunda öngörülen 3 aylık süre içerisinde orman tahdidine itirazda bulunmadığı, 1970 yılında yörede yapılan genel arazi kadastrosu kesinleşmiş olup, davacıların tutundukları eski tapu kayıtlarının işleme tabi kayıt niteliği kalmadığı, 4785 ... kanun gereğince devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan yerlerdeki eski tapu kayıtları hukuki değerini yitirdiğinden kesinleşen orman tahdidi içinde kalan taşınmazların kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yolu ile iktisabı mümkün olmadığı gibi 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesi gereğince hukuki değerini yitirmiş olan tapu kaydına dayanılarak tazminat talep edilebilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesi uyarınca açılan tazminat davaları 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup tapulama çalışmalarının kesinleştiği ve eski tapuların hukuki değerini yitirdiği tarihten bu yana 10 yıllık zamanaşımı süresinin çoktan dolduğu, İlk Derece Mahkemesince tapulama çalışmaları sırasında davacıların tutunduğu revizyon görmeyen eski tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiği, taşınmazların orman tahdidi içinde bulunduğu, hukuki değerini yitiren eski tapu kaydına dayalı olarak tazminat talep edilemeyeceği göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların revizyon görmediğini, bu sebeple davacılara ait tapu kayıtlarının geçerliliğini yitirdiği iddiasının kabul edilemeyeceğini, tapu kayıtlarının geçerli olduğunu, yerel mahkemede alınan bilirkişi raporunda, 1970 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında davaya konu edilen 10, 11 ve 13 sıra nolu tapu kayıtlarının 43 ve 44 nolu parsellere, 18 sıra nolu tapu kaydının ise 26 ve 34 nolu parsellere revizyon gördüğü, diğer tapu kayıtlarının ise revizyon görmediği, revizyon görmeyen tapu kayıt miktarının bilirkişi raporuna göre 338.50 dönüm olduğunun anlaşıldığını, gerek yerel mahkeme gerekse istinaf mahkemesinin davacıların mülkiyet hakkının varlığını kabul ettiğini, mülkiyeti davacılara ait davaya konu taşınmazlara devlet tarafından hukuka aykırı olarak kanun yoluyla el konulsa dahi bir bedel ödenmesinin kaçınılmaz olduğunu, bu bedelin de taşınmazın rayiç değeri olduğunu, davalının, cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmadığını, davalının ilk itiraz olarak ileri sürmesi gereken bir def'i ileri sürmemesine rağmen istinaf mahkemesinin bu hususu resen nazara almasının mümkün olmadığını, alacağın da zaman aşımına uğramadığını, Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesinde düzenlenen tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan dolayı açılacak davalar için kanunda özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğini, usule aykırı kadastral işlemlerin tesisi esnasında, kök murisin vefat ettiği ve yapılan kamu işlemlerinden haberi olmadığı, askı, tebligat ve sair usulü işlemlerin geçersiz olduğu dikkate alındığında, zaman aşımının davacıların hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten (dava tarihi) veya Anayasa Mahkemesinin emsal kararı gereği 18.11.2009 tarihinden itibaren başlaması gerektiğinin gözden kaçırıldığını, davacıların, davaya konu taşınmazlarının bedellerinin ödenmesi talebinin reddine ilişkin İstinaf Mahkemesi'nin kararının; Anayasa, uluslararası anlaşmalar, Medeni Kanun, hukukun evrensel ilkeleri ve ..., Anayasa Mahkemesi kararları ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının açık bir ihlali olduğunu, taşınmazların mülkiyetinin davacılara ait olduğu açıkça belirlenmiş ve araziye uygulanabilir revizyon görmemiş mevcut tapu kayıtları ile mülkiyet hakkı tam olarak ispatlanmışken; İstinaf Mahkemesinin, istinaf talebi doğrultusunda vekalet ücretini düzelterek yerel mahkeme kararını onaması, davalının istinaf talebinin reddine karar vermesi gerekirken esasa ilişkin bir inceleme ile davanın reddine ilişkin kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu kaydına dayalı orman tahdidine itiraz ile taşınmazın davacılar adına tescili, olmazsa Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 ... Orman Kanunu, 4721 ... Türk Medeni Kanunu.
- Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:49:25