Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/11918
2023/6263
4 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
DAVA TARİHİ: 08.05.1986
KARAR: Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan ..., ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı Orman İdaresi dava dilekçesinde, tapulama çalışmaları sonucunda davalıların murisi ... adına zeytinli tarla vasfıyla tespit gören ..., ... Mahallesi, ... mevkiinde kain eski 1952 parsel ... (yenileme ile 499 ada, 1 parsel ... ve 5.601,11 m² alanlı) taşınmazın itiraza konu orman kadastro çalışmalarında orman sınırı dışında bırakıldığını ileri sürerek, işlemin iptali ile taşınmazın orman sınırı içine alınmasını istemiştir.
Davanın açıldığı Sulh Hukuk Mahkemesince Kadastro Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görev yönünden davanın usulden reddine karar verilmiş, dosyanın gönderildiği ... Sulh Hukuk Mahkemesince taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair 27.06.2001 tarihli ve 1997/1 Esas, 2001/15 Karar ... kararı, davacının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.10.2002 tarihli ve 2002/5544 Esas, 2002/7879 Karar ... kararı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle, arazi kadastrosu çalışmaları sonucunda dava konusu taşınmazın çepeçevre etrafının orman olarak tespit dışı bırakıldığı ve etrafının yüksek eğimli maki ormanı olduğu, orman içi açıklıkların tarım ve yerleşime açılması durumunda orman bütünlüğünü bozacağı, taşınmaz tapu ve vergi kaydına istinaden tespit edilmiş ise de dosya
kapsamından bu kayıtların dava dışı başka parsellere de uygulandığının anlaşıldığı, Mahkemece eksik araştırma ile karar verildiği, tespite esas kayıtlar mahallinde yöntemince uygulanmadığı gibi başka parsellere revizyon görüp görmediğinin ve komşu parsellerinin yönünün ne okuduğunun araştırılmadığı, yine tespite esas tapu kaydı gayrısabit sınırlı olduğundan miktarının kesin olarak belirlenmesi ve miktarı ile geçerli olduğunun kabul edilmesi, miktar fazlasının ise orman içi açıklık olduğundan davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği hususlarına değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalıların dayanak tapusu gayrı sabit sınırlı olduğundan miktarı ile geçerli olduğu ancak arazi kadastro çalışmaları sonucunda miktarından fazla yere uygulandığı ve bu yerlerin tapusunun kesinleştiği, dava konusu taşınmazın vasfı orman içi açıklık olduğundan zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, eski 1952 parsel ... (uygulama kadastrosu sonucu 499 ada, 1 parsel ... ve 5.601,11 m² yüzölçümlü) taşınmazın orman içi açıklık niteliğiyle orman sınırları içine alınmasına karar verilmiş, hüküm davalılardan ..., ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava orman kadastrosuna itiraz isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde, 20.03.1970 tarihinde kesinleşen tapulama çalışmaları, 6831 ... Kanun uyarınca 1984 yılında yapılıp 24.05.1985 24.05.1986’de ilan edilen ve eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen orman kadastrosu çalışmaları, aynı Kanun uyarınca 1997 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmaları bulunmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılardan ..., ... vekili ile ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:49:25