Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9702
2023/6260
4 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
KARAR: Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan tespite itiraz isteğine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
172 ada 3 parsel ..., 20.657,33 m2 alanlı, tarla vasıflı taşınmaz, senetsizden Hakkı Yılmaz ve arkadaşları adına 01.10.1995 tarihinde tespit edilmiş; davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı ve davalı gerçek kişilerin taşınmaza zilyet olmadıkları iddiası ile tespitin iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 08.10.1976 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 ... Kanun'un 2 nci madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra 1996 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 6831 ... Kanun'un 3302 ... Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması mevcuttur.
Mahkemece verilen önceki karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.04.2008 tarihli ve 2008/1117 Esas, 2008/5206 Karar ... kararı ile bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; Mahkemece, uzman ziraat ve fenni bilirkişiler marifeti ile inceleme yapıldığı, davalı gerçek kişilerin zilyet oldukları ve 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesindeki koşulların davalı gerçek kişiler yararına oluştuğu gerekçeleri ile başka bir araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme, alınan uzman bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığı, dava devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile açıldığına göre öncelikle yörede tespit tarihinden önce yapılan ve kesinleşen orman kadastro çalışmasının bulunup bulunmadığı ilgili orman işletme müdürlüğünden sorularak buna ilişkin evrakların ve yöreye ait en eski memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planının ilgili yerlerden istenerek dosya içerisine getirtilmesi, uzman orman mühendisi, fenni ve ziraat mühendisi bilirkişiler marifeti çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı hususunda araştırılma yapılması, bu inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı veya zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olduğu saptandığında ise davalılar yararına 3402 ... Kanun'un 14 ve 17 nci maddesindeki koşulların oluşmuş olup olmadığının araştırılması gerektiği hususlarına değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve ... beldesinde bulunan dava konusu 172 ada 3 parsel ... taşınmazın tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.10.2011 tarihli ve 2011/12465 Esas, 2011/11373 Karar ... kararı ile Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın taşlık ve kayalık problemi bulunduğu ve ana kayanın yer yer yüzeyde olduğu, üzeri yerli temelli kayalarla örtülü olduğu ve ancak kültürel tedbirler almak koşuluyla kullanılabileceğinin ifade edildiği, Mahkemece bu yön üzerinde durulmadığı, taşlık bir yerin ancak 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 17 nci maddesinde belirtilen koşullar altında para ve emek sarfedilmek suretiyle kültür arazisi haline getirilmesi ve bu olgunun tamamlandığı tarihten itibaren 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması halinde kazanılabileceği, bu tür uyuşmazlıklarda taşınmazın niteliği, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç ve sürecinin takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında hava fotoğrafları ve topoğrafik haritalardan yararlanmak suretiyle belirlenmesi gerektiği, doğru bir sonuca ulaşabilmek için dava tarihinden geriye doğru en az 20 yıl ve daha önce çekilmiş hava fotoğrafları ve topoğrafik haritalar istenerek stereskopik çiftler halinde incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, dava konusu yeri içine alan yöreye ait eski tarihli (1957 yılından önce) hava fotoğrafları ve topoğrafik haritaların yukarıda belirtildiği şekilde uzman bilirkişiler marifetiyle inceleme yapılarak, taşınmazın üstün vasfının belirlenmesi, ihya edilerek kültür arazisi niteliği kazandırılan bölümler ile taşlık ve kayalık alanların ölçülerek belirlenmesi ve teknik bilirkişi tarafından krokisine işlenmesi, bu kısımların ayrıca mahkeme nezaretinde çektirilecek fotograflarda da işaretlettirilmesi, kazanılmaya elverişli yerler bulunduğu ve kazanma koşullarının oluştuğu belirlendiği takdirde davanın kabulüne, taşlık ve kayalık bölümlere ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği, hususlarına değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, ... ili Merkez ilçesi ... ... ... Mevkii 172 ada 3 parsel ... taşınmazın fen bilirkişi raporunda "A" harfi ile gösterilen 1.266,22 m2'lik kısmının taşlık vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline; "B" harfi ile gösterilen 19.391,11 m2'lik kısmının 19.353.600 pay kabul edilerek davalılar adına tespit ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz isteğine ilişkindir.
-
Mahkemece dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda "B" harfi ile gösterilen 19.391,11 m2'lik kısmının 50 yılı aşkın süredir mısır, buğday gibi ürünler ekilmek sureti ile davalılar ve miras bırakanları tarafından nizasız fasılasız bir şekilde malik sıfatıyla ziraat edildiği gerekçesiyle davanın kısmen reddine karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; 10.04.2007 tarihli ziraat bilirkişi raporunda yer alan; dava önce sürülmüş iken dava konusu taşınmazın en az 8 10 yıldır sürülmediği, arazi üzerinde ancak kültürel tedbirler alınmak kaydıyla (seddeleme, teraslama) tarım yapılabileceği, bunun dışında arazi üzerinde yapılacak toprak işlemenin erezyona neden olacağına yönelik tespitleri ile 31.10.2014 tarihli ziraat bilirkişi raporunda yer alan, dava konusu taşınmazın domuz saldırıları sebebiyle 15 20 yıldır ekip biçilmediği, yamaç arazisi durumunda olduğu, eğim ve erezyon sebebiyle toprak derinliğinin 35 40 santimetreye düştüğü tespitleri ve 09.11.2009 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişinin dava konusu taşınmazda imar ihyanın sözkonusu olmadığına ilişkin beyanı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın imar ihyaya muhtaç yerlerden olduğu, davalıların tespit öncesi tarihte kullanımlarının bulunduğunun ispatlanamadığı, dava konusu arazinin yapısı itibariyle gerekli erezyon önleyici tedbirler alınmak suretiyle kullanılmadığı anlaşıldığından, zilyetlikle kazanmana koşullarının davalılar yararına oluşmadığının kabulü gerekir. Buna göre, Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın fen bilirkişi raporunda "A" harfi ile gösterilen 1.266,22 m2'lik kısmının taşlık vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline; "B" harfi ile gösterilen 19.391,11 m2'lik kısmının davalılar adına tesciline karar verilmiş ise de, dava konusu 172 ada 3 parsel ... taşınmaz 2015 yılında kesinleşen yenileme kadastrosu çalışmaları sonucunda 21.100,82 m2 alanlı 150 ada 3 parsel olarak tespit gördüğünden, taşınmazın parsel numarası ve yüzölçümü değişmiştir. Bu haliyle temyize konu kararın infaz kabiliyeti kalmamıştır. Buna göre, İlk Derece Mahkemesince oluşan yeni duruma uygun infazı kabil bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428 nci maddesi gereğince BOZULMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:49:25