Yargıtay 8. HD 2022/1778 E. 2023/6242 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1778
2023/6242
29 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2014/379 E., 2021/282 K.
VEKİLLERİ: Avukat ..., Avukat ...
VEKİLİ: Avukat ...
MÜDAHALE TALEP EDENLER: 1. ... vd.
VEKİLİ: Avukat ...
- ... İnşaat Harfiyat ve Nakliyat San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Avukat ...
- ...
VEKİLİ: Avukat ...
- ... vd.
DAVA TARİHİ: ...
KARAR: Davanın kısmen kabulüne
müdahale talep eden ..., müdahale talep eden İnan
... vd. vekili, müdahale talep eden ... İnşaat Harfiyat ve Nakl.
San. Tic. Ltd. Şti. vekili, müdahale talep eden ... ve
katılma yoluyla davacı S.S. ... Konut Yapı Koop. vekili
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili, müdahale talep eden ... vekili, müdahale talep eden ... vekili, müdahale talep eden ... vd. vekili, müdahale talep eden ... İnşaat Harfiyat ve Nakl. San. Tic. Ltd. Şti. vekili, müdahale talep eden ... ve katılma yoluyla davacı S.S. ... Konut Yapı Koop. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
- Kadastro sonucu, ... mahallesi çalışma alanında bulunan 76 ada 37 parsel sayılı 274,16 m² yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır. İş bu parsel ... oğlu ...'un tasarrufundadır " şerhi verilmek suretiyle, bahçe vasfında; 76 ada 38 parsel sayılı 1.813,70 m² yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır. İş bu taşınmaz bahçe ve üzerinde bina olarak ... kızı ... ve uma evlatları ... ve ... ve ... ile ... ve ... ve ... ve ...'in fiili kullanımdadır " şerhi verilmek suretiyle, bahçe vasfında; 76 ada 39 parsel sayılı 799,51 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu taşınmaz ve üzerindeki kargir bina 15 yıldan beri cuma evladı ...’ın fiili kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; 77 ada 4 parsel sayılı 122,35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" beyanıyla; 83 ada 21 parsel sayılı 844,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ... oğlu ...’ın kargir bina ve bahçe olarak kullanımdadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; 83 ada 22 parsel sayılı 718,95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ... kızı ...’ın kargir bina ve bahçe olarak kullanımdadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; 83 ada 23 parsel sayılı 390,34 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve " bu parsel ... oğlu ... ve ... ların kargir bina ve bahçe olarak kullanımdadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına;
83 ada 24 parsel sayılı 287,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe vasfında ... adına Hazine lehine 149.354,40 TL ipotekle; 83 ada 39 parsel sayılı 345,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve " iş bu parsel ... oğlu ...’nin kargir bina ve bahçe olarak kullanımdadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; 83 ada 41 parsel sayılı 390,34 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve " iş bu parsel ... oğlu ...’nin kargir bina ve bahçe olarak kullanımdadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; 83 ada 42 parsel sayılı 184,35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve " iş bu parsel ...’un kargir bina ve bahçe olarak kullanımdadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında hazine adına; 83 ada 44 parsel sayılı 579,20 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve " bu parsel ... oğlu ...’ın kargir bina ve bahçe olarak kullanımdadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; 83 ada 45 parsel sayılı 524,21 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu taşınmaz bahçe niteliğinde ki arsa 1995 yılından beri ... evladı ...’un fiili kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; 83 ada 46 parsel sayılı 489,87 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "taşınmaz 16.06.2008 tarihinden beri ... oğlu ...’un fiili kullanımındadır." şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında hazine adına;
83 ada 47 parsel sayılı 477,83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu taşınmaz bahçe niteliğinde ki arsa 1995 yılından beri ... evladı ...’un fiili kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; 83 ada 48 parsel sayılı 548,39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ... oğlu ... ve ... oğlu ...’in kargir bina ve bahçe olarak kullanımdadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına;
83 ada 49 parsel sayılı taşınmaz davalı ve malik hanesi açık olarak; ... ada 1 parsel sayılı 329,04 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ... oğlu ...’un Kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; ... ada 2 parsel sayılı 289,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ... oğlu ...’un Kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; ... ada 4 parsel sayılı 276,05 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ... oğlu ... ve ...’ün Kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; ... ada 5 parsel sayılı 525,57 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ... oğlu ...’un Kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; ... ada 6 parsel sayılı 234,32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ... kızı ...’ın Kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; ... ada 7 parsel sayılı 292,62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ... oğlu ...’ün Kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; 775 ada 4 parsel sayılı 319,80 metrekare yüzölçümüyle bahçe vasfında Hazine adına "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel... oğlu ...’un Kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; 775 ada 5 parsel sayılı 428,42 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ... oğlu ...’ın Kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına;
777 ada 1 parsel sayılı 312,06 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ... oğlu ...’in kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına;
777 ada 2 parsel sayılı 184,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ... oğlu ...’nın Kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; 777 ada 3 parsel sayılı 188,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ... kızı ...’un Kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; 777 ada 4 parsel sayılı 454,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve “iş bu parsel ... oğlu ...’in kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; 777 ada 5 parsel sayılı 148,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ... oğlu ...’nın Kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına;
777 ada 6 parsel sayılı 116,96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ... oğlu ...’ın Kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına;
777 ada 7 parsel sayılı 233,66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "bu parsel ... kızı ...’ın işgalindedir" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına;
777 ada 8 parsel sayılı 772,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe vasfında paylı olarak ... ve ... adlarına Hazine lehine ipotekle; 777 ada 9 parsel sayılı taşınmaz davalı ve malik hanesi açık olarak; 777 ada 10 parsel sayılı 581,80 metrekare yüzölçümüyle bahçe vasfında Hazine adına "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve “iş bu parsel üzerindeki bina ... oğlu ...’a aittir" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına; 777 ada 11 parsel sayılı 125,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve “iş bu parsel ... kızı ...’in Kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına;
777 ada 12 parsel sayılı 142,25 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ...oğulları ... ve ...’ın kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle arsa vasfında Hazine adına;
777 ada 13 parsel sayılı 228,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ...oğulları ... ve ...’ın kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfında Hazine adına;
777 ada 14 parsel sayılı 102,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "... ’in tasarrufundadır" şerhi verilmek suretiyle arsa vasfında Hazine adına; 777 ada 15 parsel sayılı 381,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu parsel ... oğlu ...’ın kargir bina ve bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle arsa vasfında hazine adına; 777 ada 16 parsel sayılı taşınmaz davalı ve malik hanesi açık olarak; 777 ada 18 parsel sayılı 562,14 metrekare yüzölçümüyle bahçe vasfında Hazine adına "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu taşınmaz bahçe ve üzerinde kısmen bina olarak ...evlatları ... ve ...’ın fiili kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle arsa vasfında Hazine adına; 777 ada 19 parsel sayılı 94,28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu taşınmaz bahçe ve üzerinde kısmen bina olarak ... oğlu ...’in fiili kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle arsa vasfında Hazine adına; 777 ada 20 parsel sayılı 166,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılmıştır" ve "iş bu taşınmaz bahçe olarak ... kızı ...’nun fiili kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle arsa vasfında Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
-
Davacı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi adına temsil kayyumu dava dilekçesinde; 03.02.1989 tarihli ve 47 sıra sayı ile tapu siciline kayıtlı taşınmazın 14625/18000 payının davacı kooperatife ait olduğunu, tapu kaydının Toprak Tevzi Komisyonunca dağıtıldığı halde 2000 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tapu kayıtlarının uygulanmadığını, dayandıkları tapu kapsamında kalan taşınmazların fiilî işgalcilere göre arsalara ayrılarak Hazine adına tesbit ve tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ve dayandıkları tapu kapsamında kalan taşınmazların 14625/18000 payının davacı kooperatif adına tescilini talep etmiş; sonraki tarihli beyan dilekçesiyle söz konusu tapu kayıtlarının 76 ada 37, 38 ve 39, 77 ada 4, 83 ada 21, 22, 23, 24, 39, 40, 41, 42, 44, 45, 46, 47, 48 ve 49, ... ada 1, 4, 5, 6 ve 7, 775 ada 4 ve 5 ile 777 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, ... ve 16 parselleri kapsadığını belirtmiştir.
-
Müdahale talebinde bulunan ... ve arkadaşları vekili müdahale dilekçesinde özetle; davacının dayandığı tapu kaydının geçersiz olduğunu, davacıın aynı yer hakkında daha önce de dava açtığını ve davayı kaybettiğini, müvekkilleri ve murislerinin davaya konu taşınmazda 1970li yıllardan beri yaşamaya devam ettiklerini ve vergilerini ödediklerini belirterek, öncelikle davaya dahil edilmelerini ve davacıya ait zilyetlik şerhinin iptaliyle belirtilen ada ve parseller dahilinde müvekkillerinin kullanımında olduğu kayıtlarının konulmasını istemiştir.
-
Müdahale talebinde bulunan ... vekili müdahale dilekçesinde özetle; davacının dayandığı tapu kaydının geçersiz olduğunu, davacının aynı yer hakkında daha önce de dava açtığını ve davayı kaybettiğini, müvekkili ve murislerinin davaya konu taşınmazda 1970 1980 yılından beri yaşamaya devam ettiklerini ve vergilerini ödediklerini belirterek, öncelikle davaya dahil edilmelerini ve tapuda beyanlar hanesinde yer alan S.S. ... Yapı Kooperatifi isminin kaldırılarak beyanlar hanesine müvekkilinin adının yazılmasını istemiştir.
-
Müdahale talebinde bulunan ... vekili müdahale dilekçesinde özetle; davacının dayandığı tapu kaydının geçersiz olduğunu, davacıın aynı yer hakkında daha önce de dava açtığını ve davayı kaybettiğini, müvekkilleri ve murislerinin davaya konu taşınmazda 1970' li yıllardan beri yaşamaya devam ettiklerini ve vergilerini ödediklerini belirterek, öncelikle davaya dahil edilmelerini ve davacıya ait zilyetlik şerhinin iptaliyle belirtilen ada ve parseller dahilinde müvekkillerinin kullanımında olduğu kayıtlarının konulmasını istemiştir.
-
Müdahale talebinde bulunan ... müdahale dilekçesinde özetle; davaya konu 777 ada 7 parselin 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi gereği yapılan sözleşme ile Hazine tarafından kendisine devredildiğini belirterek, davalı yanda asli müdahil olarak davaya kabulünü istemiştir.
-
Müdahale talebinde bulunan ... müdahale dilekçesinde özetle; dava konusu 83 ada 45 ve 47 parsellerin kullanıcısı olduğunu belirtir mahkeme kararı sunarak, davaya müdahil olarak katılmak istemiştir.
-
Müdahale talebinde bulunan ... müdahale dilekçesinde özetle; davaya müdahil olarak katılmak istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava değerinin eksik gösterildiğini, dava konusu taşınmazların içinde bulunduğu bölgenin önceden Devlet ormanı olarak tahdit edilmiş olduğunu, dava konusu parsellerin bir kısmının kadastro tespitine itiraz davaları sonucu, bir kısmının da kadastro tespiti sonucu Hazine adına tescil edildiğini, 777 ada 9 parselin ise Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan alanlardan olup malik hanesinin açık olduğunu, evveliyatı orman olan bu yerlerin kişilerce kazanılmasının mümkün bulunmadığını ve hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin re'sen araştırılması gerektiğini belirterek, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuş ve malik hanesi açık olan 777 ada 9 parselin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/6 ncı maddesi gereğince Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.12.2011 tarihli ve 2010/179 Esas, 2011/703 Karar sayılı kararıyla, " dava konusu taşınmazların 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 Sayılı Kanun) göre 11.09.1943 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu içinde kaldıkları ve 23.11.1944 tarihinde tapuya tescil edildikleri, davacının dayandığı tapu kaydının 18.01.1944 tarihinde 2510 sayılı İskan Kanunu'nun (2510 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi ile Toprak Tevzi Talimatnamesine göre tapuya tescil edildiği, taşınmazların orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden oldukları, dayanak tapu kaydının, orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra oluşmuş olması nedeniyle yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.12.2011 tarihli ve 2010/179 Esas, 2011/703 Karar sayılı kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
-
Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2014 tarihli ve 2014/3828 Esas, 2014/6833 karar sayılı ilamıyla "19.04.2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin İlk Derece Mahkemesi tarafından değerlendirilmesi" gereğine değinilerek, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
-
Davalı Hazine vekili tarafından, bozma ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.03.2015 tarihli ve 2014/9188 Esas, 2015/1353 Karar sayılı ilamıyla, karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında, Ümraniye Adliyesinin kapatılması ve işlerin İstanbul Anadolu Adliyesine devredilmesi nedeniyle dava dosyası İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılmış ve bu mahkemenin 2014/379 Esas sırasına kaydedilmiştir..
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece (İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk) Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " davaya konu taşınmazların kök kaydının 28.01.1944 tarihli ve 37 cilt, 39 sayfa, 88 sıra numarasında ve tamamı ... ... adına tescilli 5 ada 3 parselin tapu kaydı kapsamı içerisinde kalmakta iken, tedavüller sonucunda ... tarafından 14625/18000 (26/32) payının davacı kooperatife satış suretiyle devredildiği, bu parselin kısmen 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun'un (1744 sayılı Kanun) 2 nci maddesi uyarınca, kısmen de 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılarak Hazine adına tescil edildiği, 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamında kayıt maliki olan davacının davasının kabulü gerektiği " gerekçesiyle, davacının davasının kabulüne, İstanbul ili ... Mahallesinde bulunan eski 5 ada 3 parsel sayılı taşınmaz kapsamında kalan davalı Hazine adına kayıtlı 76 ada 37 parsel sayılı taşınmazın 5639/27416 payının, 76 ada 38 parsel sayılı taşınmazın 143546/181375 payının, 76 ada 39 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 77 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 83 ada 21 parsel sayılı taşınmazın 9079/84464 payının, 83 ada 22 parsel sayılı taşınmazın 52930/71895 payının, 83 ada 23 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 83 ada 24 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 83 ada 39 parsel sayılı taşınmazın 6318/34519 payının, 83 ada 41 parsel sayılı taşınmazın 27271/33654 payının, 83 ada 42 parsel sayılı taşınmazın 11728/18435 payının, 83 ada 44 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 83 ada 45 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 83 ada 46 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 83 ada 47 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 83 ada 48 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 83 ada 49 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, ... ada 1 parsel sayılı taşınmazın 14471/32904 payının, ... ada 2 parsel sayılı taşınmazın 378/28918 payının, ... ada 4 parsel sayılı taşınmazın 7042/27605 payının, ... ada 5 parsel sayılı taşınmazın 42124/52527 payının, ... ada 6 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, ... ada 7 parsel sayılı taşınmazın 23762/29262 payının, 775 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 4378/31980 payının, 775 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 15 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 26/32 payının, 777 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 21886/56214 payının, 777 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 4347/9428 payının, 777 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 3994/11619 payının tapusunun iptali ile davacı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi adına kayıt ve tesciline, kalan kısımların davalı Hazine üzerinde bırakılmasına, tüm asli müdahale talep edenlerin taleplerinin kullanıcıların kayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili, müdahale talep eden ... vekili, müdahale talep eden ..., müdahale talep eden ... ve diğerleri vekili, müdahale talep eden ... İnşaat Harfiyat ve Nakl. San. Tic. Ltd. Şti. vekili, müdahale talep eden ... ve katılma yoluyla davacı S.S. ... Konut Yapı Koop. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün eksik ve yetersiz incelemeyle kurulduğunu, taraf teşkilinin sağlanmadığını, 6292 sayılı Kanun uygulanmasına olanak bulunmadığını, davanın reddinin gerektiğini, ayrıca davacı aleyhine hükmedilen nispi vekalet ücretinin fahiş olduğunu beyanla hükmün bozulmasını istemiştir.
-
Davacı S.S. ... Konut Yapı Koop. vekili Hazine vekilinin temyizine karşı katılma yoluyla verdiği temyiz dilekçesinde özetle; 6292 sayılı Kanun'un 7/1 c bendinin şagillere hiç bir hak tanımadığını dolayısıyla tapu kaydında bulunan kullanıcı şerhlerinin terkinine karar verilmesi gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının bu şekilde düzeltilerek onanmasını istemiştir.
-
Müdahale talep eden ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekişmeli parsellerden 777 ada 8 parsel tapuda müvekkili ... adına paylı olarak kayıtlı olmasına rağmen davada taraf olmadığını, dava şartı yerine getirilmeden işin esası hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla, hükmün bozulmasını istemiştir.
-
Müdahale talep eden ... temyiz dilekçesinde özetle; hükmen kullanıcısı olduğu parsele ilişkin görülmekte olun davada müdahale talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, davacının taşınmaz üzerinde kullanımının bulunmadığını, taşınmazın 1970 1980 yıllarından beri kullanımında olduğunu beyanla, hükmün bozulmasını istemiştir.
-
Müdahale talep eden ... ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin çekişmeli taşınmazların kullanıcısı olduklarını, taleplerine rağmen uzun bir süre dosyaya eklenmediklerini, davacının tamamlama harcını çok geç yatırmasına rağmen mahkemece kesin süre verilmeden duruşmalara devam edildiğini, oysaki kesin süre verilerek harç yatırılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, çekişmeli taşınmazların değerlerinin düşük hesaplandığını, dava konusu yerler hakkında davacı aleyhine açtıkları davanın taşınmazların Hazine adına kayıtlı olup davacının adının tapuda bulunmadığı gerekçesiyle husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğini, davacının daha önce Üsküdar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde 1989/163 Esas ve Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 1989/151 Esas sayılı dosyaları ile tapu iptali ve tescil davaları açtığını ve bu davaları kaybettiğini, taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
-
Müdahale talep eden ... İnşaat Harfiyat ve Nakl. San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; ...'nin 2013 yılında noterde verdiği muvafakatname ile eski 5 ada 3 parseldeki haklarını 6292 sayılı Kanun'un kapsamında müvekkiline devrettiğini, dava konusu taşınmazların davacı Kooperatiften önceki maliki ...'nin dava konusu taşınmazları belirli şartlar altında ve satış bedelini tahsil etmeden, satış bedeli için taşınmazlar üzerine ipotek hakkı tesis ederek sattığını, ancak davacı Kooperatif satış şartlarını gerçekleştirmediği gibi, satış bedelini de ...'ye ödemediğini, bu durumda Kanun gereği iade alacaklısının ... olduğunu ve aksinin düşünülmesi halinde dahi taşınmaz üzerinde ... lehine taşınmazların bedeli kadar ipotek tesis edilmesi gerektiğini, bu nedenle asli müdahil olarak katılma talebinde bulunduklarını, ancak mahkemece talepleri hakkında hüküm kurulmadan yargılamaya devam edilmesinin adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
-
Müdahale talep eden ... temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, orman tahdidi içinde bulunan bir taşınmazda tapu oluşturulmasına değer verilemeyeceğini, dava konusu taşınmaz bakımından açılan davanın 6292 sayılı Kanun hükümlerine uygun düşmediğini, davanın reddinin gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6292 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinde kapsamında taşınmazların bedelsiz iade edilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ve asli müdahillerin dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı iddia olunan ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı Kanun' la Değişik 2 nci maddesi uyarınca orman sınırları dışarısına çıkartılan taşınmaz bölümlerinin anılan Kanun maddesinin birinci fıkrasına göre mi yoksa ikinci fıkrasına göre mi orman sınırları dışına çıkartıldığı; 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun'la Değişik 2 nci maddesi uyarınca ve 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla Değişik 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışarısına çıkartılan taşınmaz bölümleri bakımından 6292 sayılı Kanun'un 7/1 b maddesi gereğince iadeye konu olup olamayacakları noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası; 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 6831 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi.
- Değerlendirme
a. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, 2009 yılında, iskanen oluşan tapu kaydına dayanılarak tapu iptali ve tescil istemli olarak açılmıştır.
Dosya kapsamından, davacının dayandığı iskan tapu kaydının tescil tarihi itibariyle, taşınmazların kesinleşen orman tahdit sınırları içinde bulundukları ve bu itibarla, dayanılan tapu kaydının hukuki bir kıymete haiz olmadığı, bununla birlikte, çekişmeli taşınmazların bir bölümünün 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile Değişik 2 nci maddesine göre, kalan bölümlerinin ise 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile Değişik 2/B maddesine göre orman sınırları dışına çıkartıldığı ve dava devam ederken 6292 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.
Buna göre; ilk grup taşınmaz bakımından, 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanunla Değişik 2 nci maddesi hükmünün; taşınmazların tümü bakımından ise, 6292 sayılı Kanun hükümlerinin davaya etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim, önceki bozma ilamında da bu hususa işaret edilmiştir.
i. 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile Değişik 2. Maddesine Göre Orman Sınırları Dışına Çıkartılan Yerler Yönünden Açıklamalar;
1744 sayılı Kanun ile Değiştirilen 6831 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin, davacı gerçek kişi yararına uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tespiti için, öncelikle, dava konusu taşınmazların 1744 sayılı Kanun ile Değişik 2 nci maddesinin birinci fıkrasına göre mi, yoksa ikinci fıkrasına göre mi orman sınırları dışına çıkartıldığı hususunun saptanması zorunludur.
1744 sayılı Kanun ile Değiştirilen 6831 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasında, 15.10.1961 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; su ve toprak rejimine zarar vermeyen, orman bütünlüğünü bozmayan, tarla, bağ, meyvalık, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antepfıstığı) gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar bulunan yerler ile otlak, kışlak ve yaylak haline gelmiş yerlerin; yine şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim sahalarının orman sınırları dışına çıkarılacağı;
İkinci fıkrasında ise, evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine uymadığı Orman Bakanlığınca veya vaki müracaatlar üzerine anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç on yıl içinde orman kadastro komisyonlarınca yapılacağı; bu düzeltme sonucu orman sınırları dışına çıkarılacak yer sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edeceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre; ikinci fıkra uyarınca mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal edecek yerler, sadece, ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihten daha önceki tarihte oluşmuş tapu kaydı bulunan ve ayrıca öncesi de orman olmayan taşınmazlardır. Dolayısıyla, bir taşınmazın öncesi orman olsun ya da olmasın, o yerin kesinleşen orman sınırı içinde bulunduğu sırada oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilmesi mümkün değildir.
Ayrıca, taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olması durumunda, 1744 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca, 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması, bu yerin kişiler adına özel mülkiyete konu olmasına imkan sağlamamaktadır. Zira evveliyatı orman olan bir taşınmaz, orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı, özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan bir yere ilişkin olarak oluşturulduğundan dolayı, yolsuz tescil niteliğindedir. Bu itibarla, böyle bir tapu kaydına değer verilemez ve o yerin mülkiyeti tapu sahiplerine intikal etmez.
Konuya ilişkin olarak, 1744 sayılı Kanun'un ile Değiştirilen 6831 sayılı Kanun'un 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında Tüzük" ün 34 üncü maddesinde "... Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 sayılı Orman Kanunu'nun değişik 2 nci maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibinin kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler. Bu gibi yerler hava fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır ..." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Tüzüğün 41/2 nci maddesinde de, " inceleme kurulları ... esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 sayılı Yasanın değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar. " denilmiştir.
1744 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler ve yukarıda değinilen Tüzük hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile Değişik 2/2 nci maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin, tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için şu koşulların bulunması gerekmektedir:
-
Taşınmaz, öncesi orman olup da bilim ve fen bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle 1744 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince orman reijmi dışına çıkartılan yer olmamalıdır. (Bu tür yerler ister itiraz sonucu, isterse itiraz edilmeden kesinleşen orman sınırı içinde kalmışsa o yer tapulu olsa dahi mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez. Çünkü, tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olduğundan sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmamıştır).
-
1744 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı, yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alındığı ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2 nci maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılmalıdır.
-
Çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosu, itirazsız kesinleşmiş olmalıdır.
-
Dayanılan tapu kaydı, taşınmaz orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulmuş olmalı ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsamalıdır.
-
Dayanılan tapu kaydı, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanun gereği devletleştirilmemiş olmalı ya da devletleştirilmiş sayılmamalıdır.
-
Dayanılan tapu kaydı, 3116 sayılı Kanun'un Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir Kamulaştırma Kanunu gereğince kamulaştırılmış olmamalıdır.
-
Orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işlemi, 1744 sayılı Kanun'un yürürlükten kalktığı 01.01.1984 tarihine kadar tamamlanmış olmalıdır.
Esasında; 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile Değişik 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında, açıkça orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırı içine alınan yerlerden söz edilmiştir. Maddede ifade edilen tapu kayıtlarına; iskan kayıtları, iskan defterleri ve tefviz belgelerinin de yorum yoluyla ilave edilerek maddenin kapsamının genişletilmesi mümkün değildir.
Öte yandan orman sınırları içinde kalan ve orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde tapu ve iskan kayıtlarına değer verileceğini öngören 3402 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi hükmü Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli ve 1987/31 Esas, 1988/13 Karar sayılı; 14.03.1989 tarihli ve 1988/35 Esas, 1989/13 Karar sayılı; 13.06.1989 tarihli ve 1989/7 Esas, 1989/25 Karar sayılı kararlarıyla iptal edildiğinden, orman sınırları içinde iken oluşturulan iskan kayıtlarına ve iskanen oluşturulan tapu kayıtlarına 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile Değişik 2 nci madde uygulamasında değer verilemez.
Açıklanan ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosya kapsamından, davacının dayandığı iskan tapu kaydının tescil tarihi itibariyle, taşınmazların kesinleşen orman tahdit sınırları içinde bulundukları anlaşılmaktadır. Buna göre, çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılan bölümlerinin " orman niteliğini kaybettiği " gerekçesiyle 2 nci maddenin birinci fıkrasına göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, dava konusu taşınmazlar bakımından, anılan Kanun'un 2 nci maddesinin ikinci fıkrası bağlamında tapu maliki gerçek kişi adına orman sınırları dışına çıkarma koşullarının bulunduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır.
ii. Davaya Konu Tüm Taşınmazlar Bakımından 6292 Sayılı Kanun Hükümlerinin Değerlendirilmesi;
Dava tarihinden sonra 26.04.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun'un " 2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar " kenar başlıklı 7 nci maddesinde, orman vasfını kaybetmesi nedeniyle orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarında yer alan bir kısım belirtmenin terkini ve bu taşınmazların önceki maliklerine iadesine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Maddenin içeriği şöyledir:
" (1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya re'sen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;
a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.
b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya da akdî haleflerine bedelsizolarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.
c) Bu fıkra kapsamında kalan taşınmazların kullanıcılarının kayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları ve kayıt maliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde, kullanıcılar bu Kanunda belirtilen şartları taşısalar dahi doğrudan satış hakkından yararlanamazlar.
(2) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırı dışına çıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulması gereken taşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmaz ve bunlar hakkında dava açılmaz.
(3) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerin hakları bu süre sonunda sona erer, bu kişiler idareden başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve dava açamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilli olanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göre değerlendirilir.
(4) Bu maddeye göre ilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünce açılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen, fiilen orman niteliğinde olan veya bu nedenle dava açılması gereken, ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özel Kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken veya Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iade edilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen ve ilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilen rayiç bedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlar verilebilir."
Kanun'un 7 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentleri incelendiğinde, her iki bentte farklı nitelikteki tapu kayıtlarına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı görülmektedir. Bu kapsamda (a) bendinde sayılan tapu kayıtları bakımından, Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtlarının bedel alınmaksızın geçerli kabul edileceği ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescillerinin aynen devam edeceği düzenlenmiştir.
Buna karşılık (b) bendinde sayılan tapu kayıtları bakımından, Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtlarının geçerli kabul edileceği düzenlenmiş, ancak tescillerinin aynen devam edeceği belirtilmemiştir.
Buradaki farklılık esasında (a) ve (b) bendindeki belirtilen tapu kayıtlarının niteliklerinin ayrı olmasından kaynaklanmaktadır. Zira; (a) bendinde sayılan "Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan" tapu kayıtları, nitelikleri gereği güncel paftada yerleri belirli olarak çapa bağlı şekilde tapuda kayıtlı bulunurken; (b) bendinde sayılan "Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan" tapu kayıtları ise, tapuda kayıtlı bulunmakla birlikte, çapa bağlı olmayan ya da olsa bile güncel paftada yerleri belirli olmayan kayıtlardır.
Bu anlamda (b) bendinde sayılan söz konusu tapular, Kanuni düzenleme ile geçerli hale gelmekle beraber paftadaki güncel yerlerinin tespiti ancak İdare tarafından bir çalışma yapılmasıyla sağlanabilir. Bir başka anlatımla, iptal edilmemiş olmaları nedeniyle sicilde varlıklarını koruyan ve 6292 sayılı Kanundaki düzenleme sonucunda geçerli kabul edilen söz konusu tapu kayıtlarının, zeminde hangi taşınmazları kapsadığının belirlenebilmesi için hak sahiplerinin İdareye başvurmaları ve yetkili idari makamlarca zeminde bir inceleme yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu yönde bir çalışma yapılmadan söz konusu tapu kayıtlarının tescilleri mümkün olmamaktadır. İşte bu nedenle; kanun koyucu, (b) bendindeki düzenlemede, (a) bendindeki çapa bağlı tapu kayıtları için belirtmiş olduğu "tescilleri aynen devam eder " ibaresine yer vermemiştir. Dolayısıyla Kanun'un 7 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan tapu kayıtları bakımından, bunların iptaline karar verilmemiş olsa da anılan fıkrada düzenlenen iade prosedürünün işletilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan; 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, idareye geniş takdir yetkisinin tanındığı görülmektedir. Zira; idarece, iade başvurusu yerinde görülerek taşınmaz iade edilebileceği gibi onun yerine rayiç bedelini ödeyebileceği veya rayiç bedeline uygun başka taşınmaz verebileceği hatta idarenin kanunda belirtilen gerekçelerle taşınmazı iade etmeyebileceği anlaşılmaktadır.
Bu noktada kısaca idari eylem ve idari işlemi tanımlamak gerekirse; idari eylem, kamu idare ve kurumlarının kamu görevine ilişkin, idare hukuku kural ve gereklerine göre yaptığı olumlu veya olumsuz davranış ve fiillerden ibarettir. İdari işlem ise, idari kanunlara dayanılarak yapılan muamelelerdir. İdarenin eylem ve işlemleri, onun kamu hukuku alanındaki kamu gücünü (kamu otoritesini) kullanarak, idare hukuku kural ve gerekleri uyarınca yaptığı faaliyetlerin, hukuki ve maddi hayattaki görünümleridir.
Konuya ilişkin olarak yukarıda değinilen kanun hükümleri ve davacı ve asli müdahillerin eldeki davadaki talepleri ile bunun dayanağı birlikte irdelendiğinde; dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iade şartlarını taşıyıp taşımadığı, idareye başvurup başvurmadığı hususlarının saptanması ve sonrasında dayanak tapu kaydının, anılan Kanun' un 7 nci maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde belirtilen nitelikleri taşıyıp taşımadığı, tapu kaydı belirtilen nitelikleri taşısa bile, taşınmazın bedelsiz iade edilebilecek nitelikte olup olmadığı, taşınmazın yerine rayiç bedelin ödenmesi ya da rayiç bedele uygun taşınmaz verilip verilmeyeceği yönünden ayrıca bir belirleme yapılması şeklindeki faaliyetlerin birer idari işlem olduğunun kabulü gerekmektedir.
Davacı ve asli müdahiller, taşınmazların adlarına tescili talebinde bulunmuş olsalar da maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi). Dava, tapu iptal ve tescil istemi ile açılmış olmakla birlikte, 6292 sayılı Kanun ve yukarıda yer alan açıklamalar ile taşınmazların Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu dikkate alındığında, gelinen noktada davanın tapu iptal tescil davası niteliğinde olmayıp, tapu sicilinde kayıtlı olan dayanak tapu kaydı uyarınca bedelsiz iadeye ilişkin idari işlemlerin icrasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre incelemeye uygun olduğu görülmektedir.
Bu durumda; açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtildiği üzere; “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları ve İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim; Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/820 Esas, 2019/117 Karar ve 28.05.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/309 Karar sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Hal böyle olunca; davanın az yukarıda açıklanan gerekçelerle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiş ve bozma nedenine göre davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
b. Müdahale talep eden ... vekili, ..., müdahale talep eden ... ve diğerleri vekili, müdahale talep eden ... İnşaat Harfiyat ve Nakl. San. Tic. Ltd. Şti. Vekili, müdahale talep eden ... ve katılma yoluyla davacı S.S. ... Konut Yapı Koop. vekilinin temyiz talebinin değerlendirilmesinde; yukarıda açıklanan bozma nedenine göre, temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.a) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Müdahale talep eden ... vekili, müdahale talep eden ..., müdahale talep eden ... ve diğerleri vekili, müdahale talep eden ... İnşaat Harfiyat ve Nakl. San. Tic. Ltd. şti. vekili, müdahale talep eden ... ve katılma yoluyla davacı S.S. ... Konut Yapı Koop. vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.b) nolu bentte açıklanan nedenlerle incelenmesine yer olmadığına,
İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
K A R Ş I O Y
Dava, dava konusu yere ait olduğu iddia edilen tapu kaydının iptal edilmemiş olması nedeniyle 3402 sayılı Kanun’un Ek 4. maddesine dayalı oluşan tapuların iptaline ilişkindir.
6292 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinde önce 09.03.2010 tarihinde açılan eldeki davada verilen önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2014/3828 Esas 2014/6833 karar sayılı kararıyla bozulmuş olup mahkemece bozmaya uyulup 6292 sayılı kanunun davaya etkisi değerlendirildikten sonra karar verilmiştir. Ancak çekişmeli taşınmaz maliklerinin bir kısmı ile tapu kaydında lehine kullanıcı şerhi bulunan kişilerin davaya dahil edilmeden eksik taraf teşkili ile karar verildiği anlaşılmaktadır.
Gelinen noktada Mahkemece yapılması gereken dava konusu taşınmazların malikleri ve tapu kaydında lehine kullanıcı şerhi bulunan kişiler belirlenip taraf teşkili usulünce sağlanıp, müdahil olanların dosyaları da birleştirildikten sonra tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanarak işin esasına girilip, 6292 sayılı Kanun'un 7/1 b maddesi dikkate alındığında dayanak tapu kaydının iptal edilmemiş olması, tapunun halen geçerliliğini koruması ve davanın özü itibariyle tapu iptal ve tescil davası olması nedeniyle adli yargının görevli olduğu düşünülerek, hukuki uyuşmazlığın adli yargıda çözüme kavuşturulmasıdır. Davanın uzun süren yargılaması ve daha önce bozma geçirmiş olmasına rağmen yargı yolunun bozma konusu yapılmadığı gözetildiğinde davanın açıldığı tarihten yıllar sonra dairemizce idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle yargı yolu açısından davanın reddine karar verilmesi yönündeki bozma gerekçesinin doğru olmadığı kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edemiyorum.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:52:11