Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2405

Karar No

2023/6090

Karar Tarihi

21 Kasım 2023

...

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2013/6 E., 2021/6 K.

...

...

...

KARAR: Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve karşı davacılar tarafından duruşma istemli, davacı ... Tüzel Kişiliği ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.09.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Duruşma için tayin edilen günde ... ve arkadaşları vekili Avukat ... ile davacı ... Tüzel Kişiliği vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan Hazine vekili Avukat Hükmet ... geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.11.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Kadastro sırasında ... ada 1, 204 ada 1, 205 ada 4 ve 7 parsel ... taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.

  2. Davacı ... tarafından ... Köyü aleyhine, 12.07.2001 tarihli dava dilekçesinde sınırları belirtilen meralara davalı köyün müdahale ederek tarla haline getirdiği, bu yerlere ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.12.1946 tarihli ve 1946/94 Esas, 1946/106 Karar ... kararı ve bu kararın tavzihine ilişkin 20.03.1948 tarihli ve 1946/94 Esas, 1948/106 Karar ... kararı ile davalıların müdahalesinin meni’ne karar verildiği iddiasıyla açılmış olan meraya müdahalenin meni davası kadastro mahkemesine devredilmiştir.

  3. Müdahaliller ..., ..., ..., ... ve ..., dava konusu taşınmazların Kanun i sani 304 tarihli ve 54, 55 ve 56 ... tapu kayıtları ile tapulu olduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.1949 tarihli ve 1949/189 Esas, 1949/27 Karar ... kararı ile davacı köyün bu yerlerden men edildiğini, daha sonra bu kararın icra marifetiyle infaz edildiğini ileri sürerek, davaya katılmışlardır

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 05.06.2009 tarihli ve 2002/4 Esas, 2009/60 Karar ... kararıyla; davanın kısmen kabulü ile;

  1. Kadastro bilirkişisi raporundaki ... Köyü, 205 ada 7 ... parselin içerisinde numaralandırılan V, VI, VII sayıları ile adlandırılan kısımların mera vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.

  2. 196 ada 72, 203 ada 1 ve 201 ada 20 parsel ... taşınmazların tapudaki Kanun i sani 304 tarihli ve Cilt: 6, Sayfa 65, No 54 deki tapu malikleri adına tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.

  3. 204 ada 1 ve 193 ada 1 parsel ... taşınmazlar ile 205 ada 7 parsel içerisindeki VIII numarası ile gösterilen alanın 205 ada 7 parsel olarak, tapudaki Kanun i sani 304 tarihli ve Cilt, 6, Sayfa 65, No:55 deki tapu malikleri adına tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.

  4. 205 ada 4 parsel ... taşınmazın tapudaki Kanun i sani 304 tarihli ve Cilt 6, Sayfa 65, No 56 daki tapu malikleri adına tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı, davalı ve asli müdahiller temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.11.2012 tarihli ve 2012/9985 Esas, 2012/12348 Karar ... bozma ilamında özetle; "Mahkemece; müdahil gerçek kişilerin davasının kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.1949 tarihli ve 1949/189 Esas, 1949/27 Karar ... kararı ile davacılar...Köyünden ...,...,...,... tarafından davalı ... aleyhine açılan müdahalenin men i davası kabul edilerek davacıların dayandığı Kanun i sani 304 tarihli ve 54 55 56 ... tapu kayıtları kapsamında kalan taşınmazlara davalı köyün müdahalesinin men’ine karar veridiği,bu kararın davalı köy yönünden kesin hüküm teşkil etse de, davanın tarafı olmayan Hazine ve Orman İdaresi için kesin hüküm oluşturmayacağı,davalı taşınmazların malik haneleri açık bulunduğuna göre 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 30/2 nci maddesi gereğince, mahkemece hak sahiplerinin resen belirlenmesi gerektiği, davalı taşınmazların sınırında orman bulunduğu halde ve talep bulunmasına rağmen Orman İdaresi davaya dahil edilerek usulüne uygun olarak orman araştırması yapılmadığı, ayrıca, taşınmazların bulunduğu yerin mera ve yayla olduğu iddialarına rağmen yayla araştırmasının da yapılmadığı, davacıların dayandığı Kanun i sani 304 tarihli ve 54, 55 ve 56 ... tapu kayıtlarının orman, mera ve yaylalık alanlarla iç içe bulunması ve değişir sınırlı olmaları nedeniyle miktarları ile geçerli olduğu gözönünde bulundurulmayarak miktarlarının çok üzerinde alana uygulanmasının doğru görülmediği, tapu malikleri ile davacılar arasında akdî ve ırsî irtibat da sağlanmadığı, ölmüş tapu malikleri adına tesciline karar verilmesinin, mera yapılan parsellerin Hazine adına tesciline karar verilmesinin de doğru olmadığı, Bu sebeplerle Orman Yönetimi davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan ve müdahil gerçek kişilerin dayandığı Kanun i sani 304 tarihli ve 54, 55 ve 56 ... tapu kayıtları dosya içine alındıktan ve bundan sonra tapu kaydına dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdî, irsî ilişkisi sorulup saptanması, daha sonra yeni bilirkişiler eşliğinde keşif yapılarak eski tarihli memeleket hartası ve hava fotoğrafları da incelenmek sureti ile taşınmazların niteliğinin belirlenmesi, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 20 nci maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanması, dava konusu taşınmazların dayanılan tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız saptanması, taşınmazların sınırında orman, yayla ve mera alanları olduğundan tapu kayıtlarının miktarı ile geçerli olacağının gözönünde bulundurulacağı, ayrıca kayıt kapsamında kalan taşınmazların eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde tapu kaydının 4785 ... Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 ... Kanun) karşısındaki hukukî durumu tartışılması, taşınmazlar hakkında mera ve yayla iddiası bulunduğundan usûlüne uygun mera ve yayla araştırması yapılması,son olarak, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.1949 tarihli ve 189 27 ... kararının Hazine ve Orman İdaresi açısından kesin hüküm oluşturmadığı, davacıların dayandığı tapu kayıtlarının 3402 ... Kanun'un 20/C maddesi gereğince miktarı ile geçerli olduğu gözönünde bulundurulması, tüm deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabülüne, kısmen reddine;

  1. Kadastro bilirkişi raporundaki ... ili ... ilçesi ... Köyü, 205 ada 7 parselin içerisinde numaralandırılan V, VI, VII sayıları ile adlandırılan kısımların 205 adadaki son parsel numarasından sonraki ilk numara verilerek mera vasfi ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,

  2. Kadastro bilirkişi raporundaki ... ili ... ilçesi ... Köyü, 205 ada 4 parsel ... taşınmazın tapudaki Kanun i sani 304 tarihli ve tarihli ve Cilt:6, Sayfa:65, No:56 daki tapu malikleri adına tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline,

  3. Kadastro bilirkişi raporundaki ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, 204 ada 1 parsel, 193 ada 1 parsel ... taşınmazlar ile 205 ada 7 parsel içerisindeki VIII numarası ile gösterilen alanın 205 ada 7 parsel olarak, tapudaki Kanun i sani 304, Cilt: 6, Sayfa:65, No:55 deki tapu malikleri adına tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline,

  4. Kadastro bilirkişi raporundaki ... ili ... ilçesi ... Köyü, 196 ada 72 parsel, 203 ada 1 parsel ve 201 ada 20 parsel ... taşınmazların tapudaki Kanun i Sani 304 tarihli ve Cilt:6, Sayfa:65, No:54 deki tapu malikleri adına tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ..., davalı ... İdaresi ve Hazine, davalı ..., davalı ... ve arkadaşları, davalı karşı davacı ... ve arkadaşları temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı ... temyiz dilekçesinde; asli müdahillerin dayandıkları tapuların sınırlarının sabit olmadığını, tapu kaydının taşınmazları kısmen kapsadığının raporda belirtiliğini, buna rağmen tapu kaydının miktarı aşılarak hüküm kurulduğunu, taşınmazların fiili olarak az bir kısmının tarım arazisi olarak kullanıldığı, büyük kısmının taşlık ve ... ağaçları işle kaplı olduğu, mera örtüsünün bulunduğunu, bozma ilamına uyulduğu halde gereklerinin yerine getirilmediğini, taraflar arasındaki kadim kullanıma ilişkin 1946 tarihli mahkeme kararı olduğunu, kararda hangi raporu esas alınarak karar verildiğinin belirtilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı ve karşı davalılar ... ile ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.1949 tarihli ilamıyla lehlerine karar verildiğini, davacı köyün mera olduğunu iddia ettiği taşınmazların davalı köy halkından olan asli müdahillere ait olup, kendi lehlerine davacı köy aleyhine men kararı verildiğini ve taşınmazların icra müdürlüğünce asli müdahillere teslim edildiğini, söz konusu kararın Yargıtay tarafından onanmak suretiyle kesinleştiğini, bütün bu delillere rağmen davacı köyün talebinin kısmen kabulünün doğru olmadığını, davaya konu taşınmazların bir kısmının mera olduğu kabul edilse dahi, bu taşınmazların ... Köyü sınırları içerisinde olduğundan ... Köyü adına tahsis edilmesi gerektiğini, söz konusu mahkeme kararını davalı köy yönünden kesin hüküm teşkil ettiğinin Yargıtay kararında vurgulandığı halde mahkemenin mera vasfında olan taşınmazlar için ... Köyü tüzel kişiliğine tahsis edileceğinin açıklamadığını, bir an için taşınmazların mera olduğu düşünülse dahi sınırlarının çok geniş tutulduğunu, bu taşınmazların içinde çok sayıda tarla bulunduğunu, kararda meraların hangi köy adına tahsis edileceğinin belirtilmediğini, tapu kayıtlarının dava konusu yerlere yanlış uygulandığını, kesinleşen mahkeme kararının tam olarak dikkate alınmadığını, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1946/94 Esas, 1946/106 Karar ... ilamı ile 1947/189 Esas, 1949/27 Karar ... ilamların birbirini tamamladığı halde birlikte değerlendirilmediğini, karar gerekçesinde tapu kayıtlarının yüzölçümüyle taşınmazın yüzölçümü arasında büyük farklılıklar olsa da mahkeme kararında belirlenen sınırlar dikkate alınarak karar verildiği belirtilmişse de, tapu kayıtlarındaki taşınmazları alanları daraltılarak hüküm kurulduğunu, dava konusu 205 ada 7 parsel taşınmazın tamamının 55 numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığının aşikar olduğunu ancak mahkemenin bu taşınmazın bir kısmını mera olarak nitelendirdiğini, kesinleşen mahkeme kararlarında belirtildiği üzere taşınmazların tamamının tarım arazisi olup asli müdahillere ait olduğunu, 02.07.2018 tarihinde yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporlarının müvekkiller lehine olduğu halde, karara bu raporların yansıtılmadığını, taşınmazların mera yada orman vasfında olmadıklarının bilirkişi raporlarıyla ortaya konulduğu halde raporlra itibar edilmediğini belirterek eksik inceleme ile verilen hükmün bozulmasını istemiştir.

  3. Davalı ... İdaresi temyiz dilekçesini özetle; davanın kısmen kabul kısmen reddedildiği halde, reddedilen kısmın hükümde belirtilmediğini, kabul edilen davada hükmün kimin adına kurulduğunun açıklanmadığını, bir kısım taşınmazların tapu malikleri adına tesciline karar verilmişse de, tapu maliklerinin kim olduğunun belirtilmediğini, davacı vekili lehine iki defa vekalet ücretine hükmedildiğini, hüküm fıkrasının açık ve anlaşılır olmadığını, dava konusu yerin etrafının orman alanı olduğunu, raporların kendi içerisinde çelişkili olduğunu, hava fotoğraflarının keşiften sonra dosya arasına alınarak incelendiğini ancak bu incelemenin hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek eksik inceleme ile ilgili kurulan hükmün bozulmasını istemiştir.

  4. Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesini özetle; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, taşınmazın ne şekilde kim tarafından kullanıldığının, imar ihyanın ne zaman tamamlandığının açıklanmadığı, taşınmazların eğimlerinin %10 %30 arasında olup tarım yapmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporlarına göre taşınmazların çok uzun sürelerdir kullanılmadığının tespit edildiği, zilyetliğin aralıksız sürdürülmediğini, buna rağmen tarla vasfıyla tescil edilmesinin doğru olmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan olup olmadığı, dayanak mahkeme kararları ve tapu kaydı kapsamında olup olmadıklarına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 440 ıncı maddesi, 6100 ... Kanun'un 297 nci maddesi, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 20/C maddesi.

  1. Değerlendirme

3402 ... Kadastro Kanunu’nun 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmakla yükümlüdür. Ayrıca 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesindeki düzenlemeye göre de verilen hükümde, taleplerden her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Temyize konu mahkeme kararında hüküm kurulurken dava konusu 205 ada 7 parselin bi kısmının tapu malikleri adına bı kısmının mera olarak tesciline karar verilmişse de, hangi bilirkişi raporuna göre karar verildiği hüküm fıkrasında yazılmamış,dava konusu taşınmazlara ait kadastro tutanak asılları dosya arasına alınmamıştır.

Ayrıca hüküm kurulurken davalı taşınmazların "tapu malikleri adına" tesciline karar verilmişse de; tapu maliklerinin kimler olduğu yazılmamış ve tapu malikleri ile davacılar arasında ne şekilde bağ kurulduğu açıklanmamıştır.

Bundan ayrı bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki bozma ilamında ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.1949 tarihli ve 189 27 ... kararı ile davacılar ..., ..., ... ,... tarfından davalı ... aleyhine açılan müdahalenin men i davası kabul edilerek davacıların dayandığı Kanun i sani 304 tarihli ve 54, 55 ve 56 ... tapu kayıtları kapsamında kalan taşınmazlara davalı köyün müdahalesinin men’ine karar verildiği, bu kararın, davalı köy yönünden kesin hüküm teşkil etse de, davanın tarafı olmayan Hazine ve Orman İdaresi için kesin hüküm oluşturmayacağı, davacıların dayandığı Kanun i sani 304 tarihli ve 54, 55 ve 56 ... tapu kayıtlarının orman, mera ve yaylalık alanlarla iç içe bulunması ve değişir sınırlı olmaları nedeniyle miktarları ile geçerli olduğu vurgulandığı halde mahkemece tapu kayıt miktarlarına göre değil kesinleşen mahkeme kararları esas alınarak tapu kaydı miktarının üzerindeki taşınmazların davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Mera yapılan parsellerin özel sicile kaydına karar verilmesi gerekirken Hazine adına tesciline karar verilmesi de isabetsizdir.

O halde mahkemece; öncelikle, müdahil gerçek kişilerin dayandığı Kanun i sani 304 tarihli ve 54, 55 ve 56 ... tapu kayıtlarının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra tapu kaydına dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdî, irsî ilişkisi sorulup saptanmalı, bu nedenle kayıt maliki ya da maliklerinin tüm mirasçılarını gösterecek şekilde onaylı nüfus aile kayıt örnekleri, ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilmeli ya da bu konuda istihsal edilmiş veraset belgesi varsa ibraz ettirilmeli, bu yolla ırsî ilişki sağlıklı biçimde duraksamasız belirlenmeli, akdî ilişkiye dayanıldığı takdirde ilgiliden bu konudaki delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı ya da bu konuya ilişkin yazılı kayıt ve belgeleri ibraz ettirilmeli, kayda dayanan tarafın tapu kayıt maliki ya da malikleri ile akdî ya da ırsî ilişkisi saptandığı takdirde tarafların dayandığı tapu kayıtlarının dava dışı başka taşınmaz ya da taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu ve ilgili Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ya da taşınmazlarla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra dıştan komşu taşınmazların tesbit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli,bir orman,bir jeodezi, bir fen ve bir ziraat elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin memleket haritası ve hava fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler jeodezi,fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal renkli (renkli fotokopi) memleket haritası ve hava fotoğrafının ölçeği ile kadastro paftası ölçeği eşitlendikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. Daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde dava konusu taşınmazlar başında 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 syılı Kanun) 20 nci maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada kayıtların revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle gözönünde tutulmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tesbit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazların dayanılan tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, taşınmazların sınırında orman, yayla ve mera alanları olduğundan tapu kayıtlarının miktarı ile geçerli olacağı gözönünde bulundurulmalı, ayrıca kayıt kapsamında kalan taşınmazların eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde tapu kaydının 4785 ... Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 ... Kanun) Kanun karşısındaki hukukî durumu tartışılmalı, taşınmazlar hakkında mera ve yayla iddiası bulunduğundan usûlüne uygun mera ve yayla araştırması yapılmalı, ziraat bilirkişisinden her taşınmazın ayrı ayrı değerlendirildiği vasıflarının, ne şekilde kullanıldığının, imar ihya edilip edilmediğinin açıklandığı rapor alınmalıdır. Son olarak, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.1949 tarihli ve 189 27 ... kararının Hazine ve Orman İdaresi açısından kesin hüküm oluşturmadığı, davacıların dayandığı tapu kayıtlarının 3402 ... Kanun'un 20/C maddesi gereğince miktarı ile geçerli olduğu gözönünde bulundurulmalı, tüm deliller toplandıktan sonra, meraların aidiyeti hususunda genel mahkemelerin görevli olduğu husususu da gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarartemyizyargılamavı.kararımahkemesiderecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:59:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim