Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/239

Karar No

2023/5921

Karar Tarihi

7 Kasım 2023

...

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

EK KARAR TARİHİ: ...

SAYISI: 2015/123 E., 2021/159 K.

...

...

...

KARAR: Davaların reddine

Taraflar arasındaki genel mahkemeden devredilen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davaların reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... İdaresi vekili ile duruşmalı istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ek kararla, davalı ... İdaresinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar davalı ... İdaresi tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne ve davacı vekilinin duruşma isteğinin değerden reddine; davalı ... İdaresinin ek karara ilişkin temyizi yönünden ise, İlk Derece Mahkemesince davada taraf olmadığı gerekçesiyle davalı ... İdaresinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 432/4 üncü maddesinde, hakimin ancak kanuni sürenin geçmesi veya temyizi kabil olmayan bir kararın temyiz edilmesi hallerinde temyiz isteminin reddine karar verebileceği belirtilmiş olup, İlk Derece Mahkemesinin bunun dışındaki nedenlerle temyiz isteminin reddine karar vermesi hukuken mümkün bulunmadığı ve bu nedenle ilk derece mahkemesinin taraf sıfatı yokluğu nedeniyle temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararı usul ve kanuna uygun bulunmadığından, davalı ... İdaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. ... ili ... Mahallesi çalışma alanında, 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 160 ada 38 parsel ... 7.369,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, edinme sebebi sütununda ve beyanlar hanesinde 1990 yılından beri ...'ın kullanımında bulunduğu belirtilmek suretiyle, tarla vasfıyla; 160 ada 39 parsel ... 2.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, edinme sebebi sütununda, 1985 yılından beri ...'ın kullanımında bulunduğu ve 2014 yılında ağaçları diktiği belirtilmek suretiyle, narenciye bahçesi vasfıyla ve 160 ada 40 parsel ... 292,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, edinme sebebi sütununda, 1980 yılından beri ...'ın kullanımında bulunduğu ve 2010 yılında erik ağaçlarını dikerek taşınmazın cinsini erik bahçesine dönüştürdüğü, bu şekilde kullanmaya devam ettiği belirtilmek suretiyle, erik bahçesi vasfıyla davalı Hazine adına tespit edildikten sonra 3402 ... Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava konusu oldukları belirtilmek suretiyle, kadastro tutanakları Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.

  2. Davacı ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... Mahallesinde kain ve dava dilekçesi ekindeki aplikasyon krokisinde "G" harfi ile gösterilen, 256 parselin doğusunda, 260 parselin ise kuzeyinde bulunan yaklaşık 2.755,00 metrekarelik tescil harici taşlık ve çalılık alanın, 30 yıla aşkın süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile davacının zilyetliğinde olduğunu, davacının taşınmazı imar ihya etmek suretiyle tarıma elverişli hale getirip üzerine 32 yıl önce üzüm bağı dikmek suretiyle kullandığını, hali hazırda taşınmazı narenciye bahçesine çevirmek için çalışma başlattığını, üzüm bağına ilişkin köklerin ise taşınmaz üzerinde hali hazırda mevcut olduğunu ileri sürerek, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde yürütülen yargılama sırasında asli müdahil ... davaya katılmış olup, davacı vekili aşamalardaki beyanlarında, asli müdahilin iddialarını kabul etmediklerini, taşınmazın asli müdahilin dedesinden intikal etmediği gibi asli müdahilin dayandığı tapu kaydı kapsamında da kalmadığını, taşınmazı müvekkili olan davasının imar ihya ettiğini belirterek asli müdahilin davasının reddine karar verilmesini istemiş ve Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan keşifte, dava konusu ettikleri taşınmazı zeminde göstererek yaklaşık 2.755,00 metrekare yüzölçümünde olduğunu belirtmiş, bozma ilamı üzerine dava dosyası Kadastro Mahkemesi'ne aktarıldıktan sonra yapılan keşifte ise, dava konusu ettikleri taşınmazların 160 ada 39 ve 40 parsel ... taşınmazların tamamı ile 160 ada 38 parsel ... taşınmazın ise yaklaşık olarak 213,00 metrekarelik kısmını kapsadığını, 160 ada 38 parselin 213,00 metrekarelik kısmı ile 160 ada 39 ve 40 parsel ... taşınmazların ise tamamını kapsar şekilde 2.755,00 metrekare olduğunu ve bu alanın aplikasyon krokisinde "G" harfi ile gösterilen alan olduğunu belirterek, 160 ada 38 parsel ... taşınmazın 213,00 metrekarelik kısmı ile 160 ada 40 parsel ... taşınmazın tamamının 160 ada 39 parsele çapına eklenerek, 160 ada 39 parsel ... taşınmazın davacı adına tespit ve tapuya tescilini istemiştir.

  3. Asli ... müdahil vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu edilen taşınmazın Kanunisani 1328 tarihli ve 63 sıra numaralı tapu kaydı ile ... adına tapuda kayıtlı olduğunu, tapu maliki ... mirasçılarının taksiminde ise bu yerin oğlu ...'e (davacı ...'in dedesine) düştüğünü, tesis kadastro tarihi 1964 yılı itibari ile taşınmaz kullanılmadığı için kadastro çalışmalarında tespit harici bırakıldığını, bilahare iş bu 2.800,00 metrekarelik kısmın 2011 ve 2012 yıllarında davacı ... tarafından kök muris ... mirasçıları adına imar ve ihya edildiğini, taşınmazda zilyetlikten kazanım koşullarının oluşmadığını, ancak mahkeme aksi kanaatte ise kök muris ...'in (davacı ...'in dedesi) 1/3 payının asli müdahil ...'ın babası ...'e isabet ettiğinden, iş bu payın asli müdahil adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

  4. ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli ve 2013/306 Esas, 2015/348 Karar ... kararıyla; dava konusu taşınmazın kesinleşen orman haritasına göre orman sınırları içinde kaldığı, ormanların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu, kazandırıcı zamanaşımı talebi ile zilyet olan kişiler tarafından zilyetlik ile kazanılacak taşınmazlardan olmadığı, yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporuna göre de davacıların kullandığı taşınmazın bilirkişi raporunda gösterilen "A" ve "B" ile işaretli taşınmazın orman vasfında olduğu, uygulanan memleket haritası, orman kadastro haritası, orman amenejman haritasına göre kesinleşen orman haritasının içinde kaldığının anlaşıldığı, ormanların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, 3402 ... Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kamu malı niteliğindeki taşınmazlardan olduğu, uyuşmazlığın 4785 ... Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine Ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 ... Kanun) ve 5658 ... Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5658 ... Kanun) hükümlerine göre çözümlenmesinin gerektiği, 4785 ... Kanun'un 1 inci maddesi gereğince 2 nci maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanların hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirildiği, devletleştirilen ormanlardan bazılarının sonradan yürürlüğe giren 5658 ... Kanun ile iadeye tabi tutulduğu, taşınmazın, Milli Emlak Müdürlüğünce yapılan idari tahkikat sonucunda dava konusu taşınmazın boş olup çalılıklarla kaplı bulunduğu, Kadastro Müdürlüğünün yazısına göre genel kadastroda çalılık ve taşlık olarak tescil harici bırakıldığı, 3402 ... Kanun'un 22/2 a maddesine göre kadastro haritalarının düzenlenmesi amacı ile işlem başlatıldığı, taşınmazla ilgili tutanağın tutulduğu, taraf beyanlarına göre kadastro mahkemesinde güncelleme tutanaklarına karşı itiraz nedeni ile dava bulunduğu, davanın konusu kalmadığı, dosyadaki delillere göre talebin ıspatlanamadığı gerekçesiyle, davacı ve ve asli müdahilin davalarının reddine karar verilmiştir.

  5. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi' nin 26.03.2019 tarihli ve 2016/4170 Esas, 2019/2133 Karar ... ilamıyla; "davanın esası hakkında karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek, taşınmaz hakkında 3402 ... Kanun'un Geçici 8. maddesine dayalı olarak (tesis kadastrosu sırasında tescil harici bırakılan taşınmazlar hakkında) kadastro tespitinin yapıldığı ve taşınmaz hakkında tespit tutanağının düzenlendiği, bu nedenle görevsizlik kararı verilerek dosyanın re'sen Kadastro Mahkemesine aktarılması" gereğine değinilerek bozulmuştur.

  6. Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonunda, Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılmıştır.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, özel mülkiyete konu edilemeyecek yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " davacı ... ve asli müdahil ...'ın davasına konu, davacı ...'ın dava dilekçesi eki aplikasyon krokisinde "G" harfi ile gösterilen kısmın 160 ada 39 ve 40 parseller ile 160 ada 38 parsel ... taşınmazın 221,77 metrekarelik kısmına isabet ettiği, uyuşmazlığın, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı koşullarının davacılar yönünden oluşup oluşmadığı ve dava tarihi itibari ile mahalde kesinleşmiş bir orman kadastro çalışmasının bulunmadığı da gözönünde bulundurularak, re'sen taşınmazların orman olup olmadıklarının tespiti hususlarına ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazların bulunduğu mahalde 1963 yılında 5602 ... Tapulama Kanunu'na (5602 ... Kanun) göre ve grafik yöntemle tapulama çalışmalarının yapıldığı ve 01.10.1964 ila 02.11.1964 tarihleri arasında askı ilanına alındığı, iş bu çalışmalarda dava konusu taşınmazların "taşlık" alan olarak tespit harici alanda bırakıldıkları, 2005 2014 yıllarında ise 48 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından mahalde 6831 ... Kanun'a göre orman kadastro ve 2/B madde uygulama çalışmalarının yapıldığı, 31.12.2014 tarihinde 30 günlük askı ilanına alındığı, yapılan iş bu orman ve 2/B madde uygulama çalışmalarında ise dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yer olarak orman sınırları dışında bırakıldığı, bu sebeple de 2015 yılında mahalde 3402 ... Kanun'un Geçici 8 inci maddesi uyarınca tamamlama kadastro çalışmalarının yapıldığı, orman araştırması yönünden; taşınmazların dosya arasına alınan en eski tarihli (1948 yılı) hava fotoğraflarında hali arazi niteliğinde oldukları ve üzerlerinde dağınık ve küme halinde maki formasyonuna ait bitki örtüsünün bulunduğu, 1948 yılı hava fotoğraflarından üretilen 1960 yılı memleket haritasında ise dağınık ve küme halindeki makilik alanın açıklık alan olarak değerlendirildiğinin belirtildiği, taşınmazların standart topoğrafik haritalarındaki eş yükselti eğrilerinden doğal eğimlerinin % 30 45 olduğu, bu haliyle evveliyatı makilik olan taşınmazların toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadıklarının irdelendiği, taşınmazların toprak muhafaza karakteri taşımayan makilik alan oldukları ve bu sebeple orman sayılmayan yerlerden oldukları, taşınmazların 4785 ... Kanun ile Devletleştirilen yada Devletleştirilmeye tabi yerlerden olmadıkları; 3116 ... Orman Kanunu'nun (3116 ... Kanun) Geçici 1 inci maddesi kapsamında kamulaştırılmış orman olmadıkları; 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 13/B fıkrası uyarınca orman olarak ağaçlandırılmış yahut ağaçlandırılacak yerlerden olmadıkları; 6831 ... Kanun'un 24 üncü maddesine göre kamulaştırılmış yahut diğer surette orman yetiştirilmek üzere kamulaştırılan yer olmadıkları; Devlet ormanı olduklarına ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı; 6831 ... Kanun'un 4999 ... Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4999 ... Kanun) ile değişik 7/1 inci maddesi kapsamında evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlık alanlardan olmadıkları; keşif tarihi itibari ile taşınmaz üzerinde orman ağaç ve ağaççığının bulunmadığı ve sayılan tüm bu sebepler mucibince taşınmazların orman sayılmayan yerlerden oldukları;

zilyetlik araştırması yönünden ise; hava fotoğraflarına göre 160 ada 38 parsel ... taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmı ile 160 ada 39 ve 40 parsel ... taşınmazların tamamının 1969, 1990, 1992 ve 1993 tarihli hava fotoğraflarında üzerlerinde maki formasyonuna ait bitki örtüsünün bulunduğu, tarım arazisi olmadıkları, tarımsal amaçla kullanıldıklarına dair herhangi bir emare de olmadığı, taşınmazlar arasında tasarruf sınırları bulunmadığı ve taşınmazların herhangi bir imar ihya çalışmasına tabi tutulmadıkları, bu haliyle dava konusu taşınmazların dava niza tarihi olan 2013 yılı itibari ile kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinme koşullarına haiz olmadığı, taşınmaz başında dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarının da bu olguları desteklediği, taşınmazların büyük bir kısmının her ne kadar keşif tarihi itibari ile imar ihya edilmiş olduğu anlaşılmış ise de, bu imar ihya'nın keşif tarihi itibari ile yaklaşık 8 10 yıl kadar önce tamamlandığı, kanunun aradığı 20 yıllık sürenin niza tarihi olan 2013 yılı itibari ile tamamlanmadığı, bu nedenle taleple bağlı kalınarak dava konusu taşınmazlar yönünden tescil koşullarının incelendiği, muhdesatın aidiyeti hususunda hüküm verilmediği açıklanarak, davacı ... ile asli müdahil ...'ın ... Belediyesi Başkanlığına (... Köy Tüzel Kişiliği'ne) karşı açmış oldukları davalarının husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılara karşı açmış oldukları davalarının ise esastan reddine, dava konusu 160 ada 38, 39 ve 40 parsel ... taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiş ve 19.11.2021 tarihli ek kararla, davalı ... İdaresinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş olup iş bu ek karar, davalı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesi ile aşamalardaki iddialarını tekrarlayarak, İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, davalı ... Başkanlığının yasal hasım olması nedeniyle husumetten red kararı verilemeyeceğini, asli müdahil ile davalı ...'ın aynı vekil ile temsil edilmesi nedeniyle menfaat çatışması bulunduğunu, bilirkişilerin uzmanı olmadıkları konu hakkında rapor düzenlediklerini, 1990, 1992, 2009 yılı hava fotoğraflarının incelenmediğini, 38 ve 39 parsel arasındaki kot farkını davalı ...'nin iş makinesi ile yaptırdığı ve 39 parselin taş duvarın bir bütün halde yüksek kotta oluğ bütünlük arz ettiğini, Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporlarının Kadastro Mahkemesinde alınan raporlarda tartışılmadığını, hava fotoğrafı incelemesinin ehil bilirkişiler tarafından yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı ... İdaresi temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından karar verilirken davalı idare hakkında gerekçe kısmında açıklama yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı gibi karar başlığında da gösterilmediğini, davalı İdarenin 22.02.2017 tarihli ara karar uyarınca davaya katılımının sağlandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, hataların düzeltilmesi mümkün ise İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, asıl ve birleşen dava dosyalarındaki taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazlar üzerinde şahıslar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 14, 17, 30/2 ve Geçici 8 inci maddeleri.,

  1. Değerlendirme

  2. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadıkları ancak davacı ve asli müdahil lehine imar i ihya ve kazandırıcı zamanaşımı ziyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermek için yeterli olmadığı gibi, aktarılan davanın kapsamı tam olarak tespit edilmeden davanın esası hakkında karar verilmiş olması nedeniyle verilen karar usul ve yasaya uygun da bulunmamaktadır.

Şöyle ki; dava, genel mahkemede zilyetliğe dayalı tapusuz taşınmazın tescili istemiyle açıldıktan sonra, dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Bu nedenle, 3402 ... Kanun'un 30/2 nci maddesi gereğince kadastro hakimi, iddia ve savunma çerçevesinde hüküm kurarken, davanın tarafları ile bağlı kalmaksızın hak sahibi olduklarını saptadığı takdirde dava dışı üçüncü şahıslar lehine de tescil hükmü vermekle yükümlü olduğundan, bu çerçevede re'sen araştırma yapmak ve gerçek hukuki durumu tespit etmek zorundadır. Her ne kadar, somut olayda dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının malik haneleri doldurulmuş ise de, davanın anılan niteliği gereği, kadastro tutanağının malik hanesinin hukuken boş olduğunun kabulü gerekmektedir. Ne var ki, Kadastro Mahkemesince, davanın aktarılmasından önce Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen fen bilirkişi raporundaki kroki ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenmek suretiyle çakıştırma yapılmak suretiyle, aktarılan davanın kapsamının kesin olarak olarak belirlenmesi gerekirken, bu gereğe riayet edilmeksizin, aktarılan davanın kapsamı tam olarak belirlenmeden davanın esasına girilerek karar verilmiştir.

Diğer taraftan; zilyetlik araştırması yönünden, çekişmeli taşınmazlara komşu taşınmazların kadastro tutanaklarının örnekleri ve dayanakları getirtilerek çekişmeli taşınmazların yönünü ne olarak okudukları üzerinde durulmamış, dosya içindeki hava fotoğrafları, bu konuda uzmanlığı bulunmayan orman bilirkişisi tarafından incelenmiş ve taşınmaz üzerinde hem zirai hem de inşai muhdesatlar bulunduğu belirtilmesine rağmen, bu muhdesatların taşınmazlar üzerindeki konumu ve kaç tane oldukları raporlarda belirtilmeden, 3402 ... Kanun'un 19/2 nci maddesi hükmü gözardı edilerek karar verilmesi cihetine gidilmiştir.

  1. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazları dıştan çevreleyen komşu parselleri bir arada gösterir geniş çaplı kadastral kroki ve bu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile varsa dayanaklarını oluşturan kayıt ve belgeler tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, ayrıca aktarılan dava tarihinden 15 20 25 yıl öncesi döneme ilişkin farklı evrelerde çekilmiş hava fotoğraflarından en az üç adedi Harita Genel Müdürlüğünden celp edilerek dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan, taşınmazların bulunduğu yerde yaşayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi ve üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulunun katılımıyla, taşınmazlar tek tek gezilmek ve her bir parselle ilgili mahkeme hakiminin gözlemi tutanağa geçirilmek suretiyle yeniden keşif yapılmalı, yapılacak bu keşifte öncelikle, aktarılan davanın kapsamı belirlenmeli, bu hususta fen bilirkişisinden Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yapılan keşif neticesinde sunulan fen bilirkişi raporundaki kroki ile taşınmazlara ilişkin kadastro paftasının ölçekleri eşitlenmek suretiyle çakıştırma yapması ve davaya konu yapılan taşınmaz ya da taşınmazların hangi taşınmaz ya da taşınmazlar olduğu ada ve parsel sayıları duraksamaya meydan vermeyecek biçimde göstermesi istenilmeli ve bu yolla aktarılan davanın kapsamı sağlıklı biçimde saptanmalı; aktarılan davanın kapsamında kalıpta kadastro tespitleri yanılgı ile kesinleştirilmiş taşınmazların bulunduğunun anlaşılması halinde, bu taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştirilmiş olmasının hukuksal bir değer taşımayacağı düşünülmeli; böylelikle aktarılan davanın kapsamında kalan taşınmazlar belirlendikten sonra, uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği gözetilerek, aktarılan davanın açıldığı tarih itibariyle 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesindeki zilyetlikle kazanım şartlarının oluşup araştırılmalı; bu kapsamda mahalli bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, taşınmazların sınırlarında geçmişten bugüne kadar herhangi bir değişiklik olup olmadığı, taşınmazların kullanımlarına ara verilip verilmediği, önceki niteliklerinin ne olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve imar ihya gerektiren yerlerden olmaları halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmedikleri, edilmişlerse imar ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı, taşınmaz üzerindeki muhdesatların kim tarafından dikildiği / yapıldığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; beyanlar arasında çelişki oluşması halinde, gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; tespite aykırı sonuca varılması halinde aykırılığın giderilmesi için tanık sıfatıyla tespit bilirkişilerinin beyanlarına başvurulmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmaz / taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini, üzerlerindeki bitki örtüsünü ve varsa ağaçların cinslerini, sayısını, kendiliğinden yetişip yetişmediklerini ve yaşlarını, taşınmazların zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve imar ihya gerektiren yerlerden olmaları halinde imar ihyaya konu edilip edilmediklerini ve edilmişlerse imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, taşınmazların her yönünden çekilmiş renkli fotoğraflarını içeren, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, önceki ziraatçi bilirkişi raporlarının da irdelendiği, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden, aktarılan davanın kapsamının belirlendiği, yapılan keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir, dava konusu taşınmazlar üzerindeki mudesatların yerlerini ve taşınmaz / taşınmazlar üzerindeki dağılımlarını da gösterir şekilde ayrıntılı rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisinden, hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi suretiyle, çekişmeli taşınmaz / taşınmazların kadastro paftasındaki konumlarının bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması istenilmeli ve uydu ve hava fotoğraflarının ait oldukları yıllara göre taşınmazların niteliğini, imar ihyaya konu edilip edilmediklerini, edilmişlerse imar ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten, ayrıntı ve gerekçeli rapor alınmalı; taşınmaz üzerindeki muhdesatların ne zaman dikildiği / yapıldığı hususunda aktarılan davanın tarihinden öncesine ilişkin ortofotolardan da yararlanılarak rapor düzenlemesi istenilmeli ve aktarılan davanın kapsamında kalmayan taşınmazların bulunması halinde bu taşınmazlar hakkında kadastro tespitinin olağan usullere göre tamamlanması gerektiği göz önünde bulundurularak bir karar verilmelidir.

  2. İlk Derece Mahkemesince, davanın genel mahkemeden Kadastro Mahkemesine aktarılan dava olduğu ve bu nedenle 3402 ... Kanun'un 30/2 nci maddesi uyarınca taşınmazların malikini re'sen belirleme yükümlülüğünün bulunduğu dikkate alınmak suretiyle, yukarıda detaylı şekilde açıklanan çerçevede araştırma ve inceleme yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, davanın niteliği itibariyle yasal hasım konumunda bulunan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın davaya katılımı sağlanmadan ve 6100 ... Kanun'un 297 nci maddesine aykırı olarak davaya katılımı sağlanan ve yasal hasım konumunda olan Orman İdaresinin karar başlığında gösterilmeksizin karar verilmiş olması ve ayrıca yasal hasım konumunda olan ... hakkında husumet yokluğu nedeniyle red kararı verilmesi de isabetsiz olduğundan, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkarartemyizvı.kararımahkemesiderecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:05:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim