Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/5261

Karar No

2023/5883

Karar Tarihi

6 Kasım 2023

...

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/45 E., 2020/101 K.

VEKİLİ: Avukat ...

VEKİLİ: Avukat ...

DAVA TARİHİ: ...

KARAR: İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak esas hakkında hüküm kurulması

İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2016/488 E., 2019/147 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ada 1 parsel sayılı taşınmazın, davacının tapulu mülkü iken Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/252 Esas ve 1995/64 Karar sayılı kararıyla 1942 yılında yapılan orman tahdidi içinde olup 1976 yılında yapılan 2/B madde çalışmaları ile orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapusunun iptaline karar verildiğini ve hükmün kesinleşerek Hazine adına tescil edildiğini, 26.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'a (6292 sayılı Kanun) göre davacının tapuyu iade alma hakkına sahip olduğunu ve bu kanuna göre belirlenen 2 yıllık süre içinde 21.11.2012 tarihinde iade talebinde bulunulduğunu, ancak taşınmazın iade edilmediğini ileri sürerek 28120 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı yasayla değişik 2/B maddesi uygulaması çalışmalarının yapılarak 16.02.1990 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazın 2/B sahaları dışında, sarı renk ile boyalı orman sayılmayan alanda kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetersiz araştırma ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/252 Esas ve 1995/64 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile dava konusu taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verildiğini, kesin hüküm halini almış mahkeme kararı ve o kararın gerekçesinin bağlayıcı olduğunu, davacının yasada öngörülen süre içerisinde iade talebinde bulunduğunu, dava konusu taşınmazın tapusunun 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine göre davacıya iadesine karar verilmesi gerektiğini, bu yönde karar verilmemesinin adil yargılanma hakkına, hak arama özgürlüğüne ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca hazine vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.02.1966 tarihli ve 1995/252 Esas ve 1996/64 Karar sayılı kararı ile iadesi istenen kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı ve devletleştirildiğinin kabulü ile hüküm kurulmuş olmasına göre, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/252 Esas ve 1996/64 Karar sayılı kararı ile taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığından tapu kaydının iptaline karar verildiği, bu nedenle orman vasfı ile iptal edilmiş bir tapu kaydı bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, bunun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b 2 maddesi uyarınca davanın esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 6292 sayılı Kanun'un 7/1 a maddesi uyarınca bedelsiz iadesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dosya muhtevasına, dava dilekçesindeki talebe göre 6292 sayılı Kanun'un 7/1 a maddesi kapsamında açılan bedelsiz iade davası olarak nitelendirilmesi gereken davada adli yargının görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun Ek 4 üncü maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. 6292 sayılı Kanun'un "2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar başlıklı 7 inci maddesinde;

(1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;

a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.

b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya da akdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.

c) Bu fıkra kapsamında kalan taşınmazların kullanıcılarının kayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları ve kayıt maliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde, kullanıcılar bu Kanunda belirtilen şartları taşısalar dahi doğrudan satış hakkından yararlanamazlar.

(2) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırı dışına çıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulması gereken taşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmaz ve bunlar hakkında dava açılmaz.

(3) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerin hakları bu süre sonunda sona erer, bu kişiler idareden başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve dava açamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilli olanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göre değerlendirilir.

(4) Bu maddeye göre ilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünce açılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen, fiilen orman niteliğinde olan veya bu nedenle dava açılması gereken, ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken veya Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iade edilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen ve ilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilen rayiç bedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlar verilebilir.” düzenlemesi bulunmaktadır.

  1. Yukarıda izah edilen 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, idareye geniş takdir yetkisinin tanındığı görülmektedir. Zira, idarece iade başvurusu yerinde görülerek taşınmaz iade edilebileceği gibi onun yerine rayiç bedelini ödeyebileceği veya rayiç bedeline uygun başka taşınmaz verebileceği hatta idarenin kanunda belirtilen gerekçelerle taşınmazı iade etmeyebileceği anlaşılmaktadır.

  2. Bu noktada kısaca idari eylem ve idari işlemi tanımlamak gerekirse; idari eylem, kamu idare ve kurumlarının kamu görevine ilişkin, idare hukuku kural ve gereklerine göre yaptığı olumlu veya olumsuz davranış ve fiillerden ibarettir. İdari işlem ise, idari kanunlara dayanılarak yapılan muamelelerdir. İdarenin eylem ve işlemleri, onun kamu hukuku alanındaki kamu gücünü (kamu otoritesini) kullanarak, idare hukuku kural ve gerekleri uyarınca yaptığı faaliyetlerin, hukuki ve maddi hayattaki görünümleridir.

  3. Somut olayda; davacı dava dilekçesinde, dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın tapuda adına kayıtlı iken hükmen Hazine adına tescil edildiğini, bilahare taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığını ileri sürerek, bedelsiz iadeye ilişkin 6292 sayılı Kanun’un 7 nci maddesine dayanmak suretiyle, taşınmazın Hazine adına olan tapusunun iptal edilmesini ve adına tapuya tescilini talep etmiştir. Dolayısıyla, eldeki tapu iptali ve tescil davasının hukuki dayanağı ve sebebi 6292 sayılı Kanun’un 7 nci maddesindeki bedelsiz iade müessesesidir. Nitekim davacı, dava dilekçesinde idarenin iade taleplerini yerine getirmediğini de dile getirmektedir.

Konuya ilişkin olarak yukarıda değinilen kanun hükümleri ve davacının eldeki davadaki talebi ile bunun dayanağı birlikte irdelendiğinde; dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iade şartlarını taşıyıp taşımadığı, süresi içerisinde idareye başvurup başvurmadığı hususlarının saptanması ve sonrasında dayanak tapunun 7/1 a ve b bentlerinde belirtilen nitelikleri taşıyıp taşımadığı, tapu kaydı belirtilen nitelikleri taşısa bile, taşınmazın bedelsiz iade edilebilecek nitelikte olup olmadığı, taşınmazın yerine rayiç bedelin ödenmesi ya da rayiç bedele uygun taşınmaz verilip verilmeyeceği yönünden ayrıca bir belirleme yapılması şeklindeki faaliyetlerin birer idari işlem olduğunun kabulü gerekmektedir.

Davacı tapu iptali ve tescil isteminde bulunsa da maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı Kanun'un 33 üncü md.). İddianın ileri sürülüş şekline göre, dava, davacı lehine henüz sicile yansıtılmamış olan mülkiyet hakkının doğmuş olması nedeniyle, tapu iptali ile tescil niteliğinde olmayıp zaten mevcut olan ve tapu sicilinde kayıtlı olan dayanak tapu kaydı uyarınca bedelsiz iadeye ilişkin idari işlemlerin icrasına yöneliktir. Bu konuda Kanunun idareye vermiş olduğu yetkiler ve idari işlemler dolayısıyla işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre çözümlenmeyi gerektiği davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı görülmektedir.

Bu durumda, davacının 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince açtığı davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (2577 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtildiği üzere; “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları” ve “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/820 Esas, 2019/117 Karar, yine 28.05.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/309 Karar sayılı kararları da bu doğrultudadır.

  1. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, esastan ret kararı verilmesi isabetsizdir.

  2. Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile davanın kabulü yönünde hüküm kurulduğu" gerekçesiyle yanılgılı değerlendirme ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b 2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının kaldırılmasına ve Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/252 E. 1996/64 K. Sayılı kararı ile taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığından tapu kaydının iptaline karar verildiği, bu nedenle orman vasfı ile iptal edilmiş bir tapu kaydı bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de; eldeki davada yukarıda da açıklandığı üzere idari yargının görevli olması dolayısıyla ret yönündeki hüküm sonucu itibarıyla doğru olmakla Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı gerekçesinin belirtilen şekilde değiştirilmesine, hüküm fıkrasının B 1 numaralı bendinde yer alan “davanın reddine” ibaresinin hükümden çıkartılarak; yerine “6100 sayılı HMK’nin 114/1 b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle, aynı Kanunun 115/2 nci maddesi uyarınca davanın usulden reddine” cümlesinin yazılmasına ve hükmün 6100 sayılı Kanunun 370/2 nci maddesi gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkararşeklitemyizdüzeltilmişvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:06:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim