Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1123
2023/574
9 Şubat 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/209 E., 2019/317 K.
KARAR: İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Dava konusu; ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii 1091 parsel 6194,33 m2 tarla vasfıyla 01.09.2013 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla tam hisse ile Hazine adına kayıtlı taşınmaza ilişkin olup taşınmazın beyanlar hanesinde "Taşınmaz üzerindeki yenidünya bahçesinin Osman oğlu ...'e ait " olduğu şerhi bulunmaktadır.
2.Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1091 parsel sayılı taşınmazın büyük bir kısmının davacı zilyetliğinde olduğunu, taşınmazın yaklaşık 40 yıldır malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak davacı tarafından kullanıldığını, 2013 yılında kadastro çalışması sırasında taşınmazın davacının kullanımında olduğunun tespit edilmişse de daha sonra davalı Hazine adına kayıt ve tescil edildiğini, sadece taşınmaz üzerindeki ağaçların davacıya ait olduğuna dair şerh düşüldüğünü, bu nedenle tapu kaydının iptalini, taşınmazın keşifte gösterilecek kısmının davacı adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen kısmın keşif tarihinden geriye doğru en az 30 yıl önce, B harfi ile gösterilen kısmın en az 25 yıl önce imar ihyasının tamamlandığının belirtildiği, davanın 2016 yılında açılmış olması dikkate alındığında dava tarihinden geriye doğru tamamlanması gereken 20 yıllık imar ihya ve zilyetlik süresinin tamamlandığı, keşifte dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin de taşınmazın davacıya babasından kaldığını, uzun yıllardır davacının kullandığını beyan ettikleri anlaşıldığından davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... mah. 1091 parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile fen bilirkişisi ... ... tarafından hazırlanan 14.04.2017 tarihli rapor ekindeki krokide A harfi ile gösterilen 1.074,37 m2 ve B harfi ile gösterilen 1.521,73 m2lik kısma ayrı bir parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın aynı parsel numarası ile davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik araştırma inceleme ile karar verildiğini, usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) 5831 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi ile eklenen 8 inci maddesi çerçevesinde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün 2009/7 sayılı genelgesinin 2 inci maddesine göre tespit harici bırakıldığını, bu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, keşif sonrası alınan raporların taşınmazın fiili durumuna uygun olmadığını, zilyetlikle kazanma koşullarının yeterli araştırılmadığını, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince toplanan deliller, yapılan keşif esnasında dinlenen taraf tanıkları ve yerel bilirkişi beyanları, teknik bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre, ileri sürülen istinaf nedenleri ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanunun) 355/1 maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin yapılan inceleme sonucunda, imar ihya ve zilyetlik koşullarını sağladığından başvurucu davalı Hazine vekilinin Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.10.2018 tarihli ve 2016/292 E. 2018/280 K. Sayılı hükmüne yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1 b 1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü ve 17 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmiştir. Şöyle ki 20.03.2017 tarihinde Fen ve Ziraat bilirkişisi ile keşfe gidilmiş olup Fen bilirkişi raporuna ekli krokide taşınmazın kuzey sınırında Fığla Devlet Ormanı olduğu çizilmiş, mahkemece bunun üzerine dosya kapsamında usulüne uygun orman araştırması yapılmaksızın, varsa orman tahdit ve kadastro belgeleri getirilmeden, orman bilirkişilerinden rapor alınmadan, sadece fen ve ziraat bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca Mahkemece taşınmazın kadastro tutanağının edinme sütununda taşınmazın tescil harici bırakılan yerlerden olduğu belirtilmiş olup ilk tesis kadastrosu esnasında taşınmazın hangi sebeple tescil harici bırakıldığı da araştırılmamıştır.
2.O halde; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılmış ise orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirilerek yine yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirilerek, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek 3 orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, yine keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2 inci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 sayılı Kanun) ile değiştirilen 14/2 inci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması için hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
- İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:57