Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6763
2023/5727
1 Kasım 2023
...
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/608 E., 2020/170 K.
VEKİLLERİ: Avukat ..., Avukat ..., Avukat ...
...
DAVALILAR: 1. Hazine
VEKİLLERİ: Avukat ..., Avukat ...
- Orman İdaresi
VEKİLİ: Avukat ...
- ...
DAVA TARİHİ: ...
KARAR: A ve B yönünden davanın reddne, C yönünden karar verilmesine
yerolmadığına
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın A ve B harfi ile gösterilen taşınmazlar yönünden reddine, C harfi ile gösterilen taşınmaz yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
- Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili Merkez ilçesi ... Köyü ... mevkiinde bulunan, kuzeyi 186 ve 442 parseller, güneyi patika yol ve kuru dere, doğusu tarla ve batısı patika yol ile çevrili olan en az 8.999,084 m2 yüzölçümündeki bahçe olarak kullanılan taşınmaz ile aynı yerde kain kuzeyi ... Çayı ve 442 parsel, güneyi patika yol ve 442 parsel, doğusu patika yol ve batısı 442 parsel ile çevrili en az 3.218,29 m2 yüz ölçümündeki bahçe olarak kullanılan taşınmazı, müvekkili olan davacının 40 50 yıldır kullandığını, ancak bu yerlerin 1984 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakıldığını, taşımazların o tarihte de tarla vasfında olduğunu ileri sürerek, taşınmazların davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, kazanma koşullarının da oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli ve 2013/427 Esas, 2014/1256 Karar ... önceki kararı ile, dava konusu taşınmazların imar ve ihya edilmedikleri ve zilyetlik süresinin dolmadığı, yani zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediği, taşınmazlar üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunmadığı dikkate alınarak, taşınmazların niteliği ve kullanım şekli itibariyle ve de dava konusu taşınmazın olduğu ... Köyü çevresinde, Devlet Su İşleri tarafından yapımı devam eden ... Barajı Havzasına ilişkin kamulaştırma çalışmalarının aktif bir şekilde devam etmekte olduğu, dava konusu taşınmazın olduğu ... Köyünde 17.08.1983 tarihinde kadastro çalışmalarının kesinleşmiş olduğu ve kesinleşmeden itibaren yaklaşık 31 yıl sonra tescil davasının açılmış olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Köyünde, dava konusu taşınmaz gibi tescil dışı bırakılan alanlardan haksız rant elde etmeye yönelik olarak kötü niyetli bir şekilde tescil davaları açıldığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 16.12.2014 tarihli ve 2013/427 Esas, 2014/1256 Karar ... önceki kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
-
Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay ( Kapatılan ) 20. Hukuk Dairesinin 25.10.2017 tarihli ve 2016/3620 Esas, 2017/8369 Karar ... ilamıyla; " C harfli kısım yönünden kararın onanması gerektiği açıklandıktan sonra, davacı vekilinin çekişmeli A ve B harfli taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yönünden, ilk derece mahkemesince, taşınmazların niteliği ve orman sayılan yerlerden olup olmadıkları noktasında en eski tarihli hava fotoğraflarından yararlanılmamış olduğu, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazların memleket haritasında tarım alanında kaldıklarından bahsedilmiş ise de memleket haritasının tarihinin belirtilmemiş olmasının doğru olmadığı, ayrıca, bu taşınmazların üzerinde yer alan ağaçların ortalama 5 10 yaşlarında olduğu ve ağaçların yaşı dikkate alındığında 5 10 yıldır kullanıldıklarının anlaşıldığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de taşınmazın öncesinin ne şekilde kullanıldığı ve tarım arazisi vasfında olup olmadıkları yönünde araştırma yapılmadığı belirtilerek, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulmasının isabetsizliğine " değinilerek, ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yapılan keşif sonucu orman bilirkişisince düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu A ve B harfli yerlerin "orman sayılan yerlerden" olduğunun belirtildiği, aynı bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda da dava konusu A ve B harfli yerlerin "orman sayılmayan yerlerden" olduğu ifade edilmiş olup, aynı bilirkişi tarafından hazırlanan ek rapor ve kök raporun tamamen birbiri ile örtüştüğü, alınan fen bilirkişi raporunda dava konusu A ve B harfli taşınmazların tapulama harici alanda kaldığının bildirildiği, ormandan zilyetlikle yer kazanımının mümkün olmadığı gerekçesiyle, A ve B harfli taşınmazlar yönünden davanın reddine, C harfli taşınmaz yönünden ise daha önce verilen ret kararının Yargıtay tarafından onanmış olduğu anlaşıldığından bu bölüm yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme araştırma ile karar verildiğini, bilirkişi raporunun denetime uygun olmadığını, son alınan orman bilirkişi raporu ile önceki orman bilrkişi raporları arasında çelişki olduğunu, 3 kişilik yüksek orman mühendisi bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapıldığını, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldığını, komşu parsellerin de şahıslar adına olduğunu, bilirkişiye yapılan itirazların dikkate alınmadığını, vekalet ücretinin maktu tayin edilmesi gerekirken nispi alındığını, mahkemece usuli kazanılmış hakkın da ihlal edildiğini ileri sürerek, bu sebeplerle ve sair nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapusuz taşınmaz tescili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 ... Türk Medeni Kanunu' nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi, 6831 ... Kanun' un 1 inci ve devamı maddeleri,
-
Değerlendirme
-
İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm verme için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Şöyle ki; bozma öncesinde mahallinde yapılan keşif sonrasında alınan 12.06.2014 tarihli orman bilirkişi raporunda A ve B harfli yerlerin toprak muhafaza karakteri taşımadığının, A harfli kısım üzerinde fıstık ve 10 15 yaşlarında üzüm bağı, B harfli kısım üzerinde ise asma, doğal karaçalı ve dişbudak ağacı bulunduğunun, A harfli kısmın % 15 20, B harfli kısmın ise % 60 80 eğimli olduğunun belirtildeiği, rapor ekindeki tarihi belirtilmeyen eski tarihli memleket haritasında açık renkli yapraklı ağaç rumuzu ile gösterildikleri, üzerinde gösterimi yapılmayan 1984 yılı hava fotoğrafında ise ağaç ve kapalılığın olmadığı belirtildikten sonra raporun sonuç kısmında A harfli kısmın orman sayılmayan yerlerden, B harfli kısmın ise toprak muhafaza karakteri taşıyan ve orman sayılan yerlerden olduğu yönünden görüş belirtildiği halde, ziraat bilirkişi raporunda, B harfli kısım yönünden orman bilirkişi raporu ile çelişir şekilde B harfli kısmın eğiminin % 0 5 olduğu, taşınmazın üzerinde meyve bahçesi mevcut olup aralarda sebzecilik yapıldığı belirtilmiş, daha sonra aynı orman bilirkişisinden alınan 07.11.2014 tarihli ek raporda ise, B harfli kısmın toprak muhafaza karakteri taşımasına rağmen orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanıp, asıl rapordaki tespitler aynen tekrarlandıktan sonra B harfli kısmın orman sayılmayan yerlerden olduğu ifade edilmiş olup, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin bozma ilamında da açıkça, taşınmazların nitelikleri ve orman sayılan yerlerden olup olmadıkları hususunda en eski tarihli hava fotoğraflarından yararlanılmadığı ve tarım alanında kaldığı belirtilen memleket haritasının ise tarihinin belli olmadığı, taşınmazın üzerindeki ağaçlardan önce ne şekilde kullanıldığının ve tarım arazisi olup olmadığının araştırılmadığı belirtilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak, bozma ilamında belirtildiği şekilde 1 orman yüksek mühendisi bilirkişisinden rapor alınmış olup, bu raporda, dava konusu A harfi ile gösterilen kısmın fıstık, asma, zeytin ve badem ağacı dikili olduğu, eğiminin % 10 15 olduğu, bazı yerlerinin eğiminin % 25 30 olduğu, 1955, 1973 ve 1984 yılı hava fotoğraflarında tamamının ... ağaçlarıyla kaplı olduğu, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olduğu, 1958 memleket haritasında tamamen orman olduğu, 2005 yılı memleket haritasında tamamen ormanlık ve çalılık olduğu, orman yasaları karşısında da orman sayılan yerlerden olduğu, B harfi ile gösterilen kısmın içerisinde asma, incir, nar, kayısı ve badem ağaçlarının dikili olduğu, eğiminin % 0 5 olduğu, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olduğu, aynı tarihli hava fotoğraflarında tamamen ... ormanı içinde kaldığı, yine 1958 ve 2005 tarihli memleket haritalarında tamamen ormanlık ve çalılık alan içerisinde olduğu, Orman Kanunları karşısında da orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş, ziraat bilirkişisinden alınan raporda ise, dava konusu taşınmazların az su isteyen kültür bitkilerinin rahatlıkla yetiştiği tarla vasfında oldukları ve son 10 12 yıldır meyve bahçesi olarak kullanıldıkları belirtilmiş, son olarak, davacı tarafın itirazlarına binaen orman yüksek mühendisi bilirkişiden ek rapor aldırılmış olup, bu raporda da, asıl rapor tekrarlandıktan sonra taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu açıklanmış ise de, bozma sonrası alınan orman bilirkişisi raporunda hava fotoğrafları üzerinde yapılan gösterimde, hava fotoğrafları flu ve çok yakın olduğundan taşınmazların bulunduğu yerler ve üzerindeki bitki formu hakkında gözle görülür bir kanaat elde edinilemediği gibi, özellikle B harfli kısmın, gerek memleket haritasında gerekse hava fotoğraflarının bazılarında ... Nehrinin kuzeyinde, bazılarında içinde ve güneyinde gösterilmesi çelişkili olup, İlk Derece Mahkemesince bu çelişki üzerinde durularak ... Nehrinin zaman içerisinde yatak değiştirip değiştirmediği araştırılmamış ve bu hususun açıklığa kavuşturulması için jeolog bilirkişisinden rapor da alınmamıştır. Bozma öncesi ve sonrasında, orman mühendisi bilirkişi raporları arasında, dava konusu taşınmazların evveliyatlarının orman olup olmadığı hususunda çelişki bulunmasına rağmen, bu çelişkinin giderilmesi amacıyla 3 kişilik orman bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiği düşünülmemiş ve yine ziraat bilirkişisi raporunda, hükmüne uyulan bozma ilamında işaret edildiği üzere, ağaçlar dikilmeden önce taşınmazların davacı tarafından kullanılıp kullanılmadığı, kullanılıyorlarsa ne şekilde ve ne kadar zamandır kullanıldığı yönünde net bir açıklama yapılmaksızın, son 10 12 yıldır meyve bahçesi olarak kullanılan tarım arazisi oldukları belirtildiği halde, ziraatçi bilirkişiden bozma ilamında belirtilen hususları karşılar şekilde rapor alınmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
- Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede yapılmış ise orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, yine yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirilmeli; ... Nehrinin zaman içerisinde yatak değiştirip değiştirmediği ilgili birimlerden sorularak buna ilişkin yazı cevapları dosya arasına konulmalı; bu şekilde dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek 3 orman mühendisi bilirkişisi, 3 ziraat mühendisi bilirkişisi, 1 fen elemanı, 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve 1 jeolog bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunduğunun anlaşılması durumunda, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı tespit edilerek, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parseller yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı; taşınmazların bulunduğu yerde yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun bulunmadığının anlaşılması halinde ise, dosya arasına getirtilen belgeler, çekişmeli taşınmazlarla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 ... Kanun'lar karşısındaki durumları saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra, komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimleri, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle tespit edilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazların niteliği, üzerilerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazların 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun)17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı; düzenlenecek bu raporda, önceki bilirkişi raporlarının irdelenmesi suretiyle, aralarındaki çelişkilerin sebebinin açıklanması ve söz konusu çelişkilerin giderilmesi ve özellikle ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, hükmüne uyulan önceki bozma ilamında işaret edildiği üzere, ağaçlar dikilmeden önce çekişmeli taşınmazların davacı tarafından kullanılıp kullanılmadıkları, kullanılıyorlarsa ne şekilde ve ne kadar zamandır kullanıldıkları hususlarının açıklanması istenilmeli; önceki bozma ilamı sonrası alınan orman bilirkişisi raporunda hava fotoğrafları üzerinde yapılan gösterimde, B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün, gerek memleket haritalarının gerekse hava fotoğraflarının bazılarında ... Nehrinin kuzeyinde, bazılarında içinde ve güneyinde gösterildiği gözetilerek, jeolog ve orman mühendisi bilirkişilerinden, ... Nehrinin zaman içinde yatak değiştirip değiştirmediği üzerinde durularak, söz konusu gösterimdeki çelişkinin sebebinin açıklanması ve giderilmesi yönünde rapor alınmalıdır.
Ayrıca; dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesindeki niteliklerinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldıkları, imar ihya gerektiren yerlerden olup olmadıkları, böyle yerlerden iseler imar ihyaya konu edilip edilmedikleri ve edilmişlerse imar ihyalarının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanarak, dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve ayrıca bu şekilde yerel bilirkişi ve tanık beyanları denetlenmeli; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenerek, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
- İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 ... Kanunun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanunun 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:46