Yargıtay 8. HD 2021/12608 E. 2023/5720 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/12608
2023/5720
1 Kasım 2023
...
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/255 E., 2020/19 K.
...
...
...
KARAR: Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyünde kadastro çalışmalarının 2007 yılında kesinleştiğini ve ... Mevkii 300 ada 8 parsel ... taşınmazın davalı adına tespit ve tescil edildiğini, ancak taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davalı lehine zilyetlik yoluyla kazanım koşullarının oluşmadığını, imar ihyanın da sağlanmadığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalıya atalarından kaldığını, orman kadastro çalışmalarında taşınmazın orman tahdit sınırları dışında kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2012 tarihli ve 2009/267 Esas, 2012/369 Karar ... kararı ile, keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre, taşınmazın taşlık ve makilik olduğu, ekilip dikilmediği, eğiminin % 15 20 olduğu, yer yer teraslar bulunsa da 25 30 yıldır kullanılmadığı, imar ihyasının tamamlanmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup öncesinin orman sayılan yerlerden olduğu, 20 yıllık kazanma süresinin dolmadığı gerekçeleriyle, davanın kabulüne ve ... ili ... ilçesi ... Köyü 300 ada 8 parseldeki taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2012 tarihli ve 2009/267 Esas, 2012/369 Karar ... kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
-
Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.04.2017 tarihli ve 2015/13600 Esas, 2017/3712 Karar ... ilamıyla; " eksik inceleme ve çelişkili bilirkişi raporları esas alınarak hüküm kurulduğu, 25.09.2009 tarihli keşfe katılan ziraatçi bilirkişi, taşınmazın en az 25 30 yıldır ekilip dikildiğine dair hiçbir belirtiye rastlanmadığını, taşınmazda imar ihya çalışması yapılmadığını, taşınmazın tarım arazisi özelliğini kaybettiğini, bu haliyle taşınmazda tarımsal faaliyetin mümkün olmadığını ve taşınmazın özel mülkiyete tabi yerlerden olmayıp Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken yerlerden olduğunu beyan etmesine rağmen, 31.05.2011 tarihli keşfe katılan ziraatçi bilirkişinin, taşınmazın buğday ekili olduğunu, taşınmazda 5 6 yaşlarında 8 adet ceviz ağacı bulunduğunu, taşınmazda imar ihya çalışmalarının takriben 40 yıl önce başlatıldığını, emek ve masraf ile imar ve ihyanın 35 40 yıl öncesinde tamamlanmış olduğunu belirttiği, her iki keşfe katılan orman mühendisi bilirkişilerin ise, dava konusu taşınmazın geçmişteki kullanımının en doğru şekilde tespit edilebilmesine yarayan hava fotoğraflarını incelemediği açıklanarak, usulüne uygun araştırma inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi " gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde 08.08.2019 tarihli raporda (B) harfi ile gösterilen 4064,45 m2' lik kısım yönünden davalı açısından kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyet kazanma koşullarının oluşmadığı, (A) harfi ile gösterilen 6.092,21 m2'lik kısım yönünüden yapılan inceleme neticesinde (A) harfi ile gösterilen kısmın 1986 yılı çekimli hava fotoğraflarında açıklık alanda kaldığı, dava tarihinden geriye doğru 25 30 yıllık tarım arazisi olduğu, davalının da dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmını aralıksız olarak ekonomik amaca uygun olarak kullandığı, dava konusu taşınmazın imar ihyasının 1980'li yıllarda tamamlandığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan orman, mera yaylak, kışlak, taşlık, kayalık, çalılık ve köy meydanı gibi taşınmazlardan olmadığı, özel mülkiyete konu taşınmazlardan olup, davalı açısından kazanma şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve 08.08.2019 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 6.092,21 m2'lik kısım yönünden davanın reddi ile taşınmazın davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 4.064,45 m2'lik kısım yönünden davanın kabulü ile davacı ... adına hali arazi vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, raporun kararın eki sayılmasına karar verildikten sonra, davalı vekilinin tavzih talebi üzerine, hükmün birinci fıkrasının tescile açık olmadığı gerekçesiyle, kararın sonuna 14.02.2020 tarihinde tavzih şerhi konulmak suretiyle "Davanın kısmen kabul kısmen reddine , ... ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunan 300 ada 8 parsel ... taşınmazın 08.08.2019 tarihli raporda A harfi ile gösterilen 4064,45 m²'lik kısım yönünden davanın reddine , B harfi ile gösterilen 2027,76 m²'lik kısım yönünden davanın kabulü ile B harfi ile gösterilen 2027,76 m²'lik kısmın tapu kaydının iptal edilerek davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, raporun kararın eki sayılmasına," şeklinde karar düzeltilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tamamının nitelik olarak aynı özelliğe sahip olduğunu, taşınmazın tamamının Hazine adına tescili gerektiğini belirterek, usul ve Kanuna aykırı kararın bu sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle bozulmasını istemiştir.
-
Davalı vekili temyzi dilekçesinde; lehe vekalet ücretine hükmedilmediğini, tümden davanın reddi gerektiğini, taşınmazın orman olmadığını, zilyetliğe ara verilmediğini, üzüm bağı, çavdar, arpa, buğday ve ekin tarlası olarak kullanıldığını, son olarak ceviz dikildiğini, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirterek, bu sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu' nun 14 ve 17 nci maddeleri,
- Değerlendirme
Bilindiği üzere; 6100 ... Kanuna göre, mahkemelerce verilen bir kararda düzeltme yapılabilmesi iki hal ile sınırlı olarak kabul edilmiş olup, bu hallerden ilki anılan Kanun' un 304 üncü maddede düzenlenen “hükmün tashihi”, diğeri ise 305 inci maddesinde düzenlenen “ hükmün tavzihi”dir.
6100 ... Kanun'un hükmün tashihini düzenleyen 304 üncü maddesinde, “Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.” kuralına; hükmün tavzihini düzenleyen 305 inci maddesinde ise “"Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” kuralına yer verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince hüküm fıkrasına “tavzih ya da tashih” adı altında hükmü değiştirecek şekilde ekleme ve çıkarma yapılamaz. Bu şekilde hüküm fıkrasına ekleme ve çıkarma yapılması, hukuk güvenliğini zedeleyici nitelikte olup, yasaktır.
Bundan ayrı; T.C. Anayasası'nın 141 inci maddesi hükmü uyarınca, duruşmaların aleniyeti kuralı gereği, tefhim edilen kısa kararla gerekçeli kararın birbirine aykırı ve çelişik olmaması gerekir. Buna göre, yargılamanın açık olarak yapılması ve 6100 ... Kanun'un 297/2 inci madde hükmü gereğince de yargılama sonunda verilen kararda taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Anılan Kanun'un 298/2 nci maddesi ise, sonradan yazılacak gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağını amirdir. Bu nedenle, mahkeme hükmü tek olduğundan ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından, kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki bulunması halinde yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemeyecektir. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih ve 7/4 ... kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiş olup, mahkemece yapılacak iş; önceki kararla bağlı kalınmaksızın çelişki giderilmek suretiyle yeni bir karar vermekten ibarettir.
Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki, mahkemelere ve yargıya olan güveni sarsacağı gibi, infazda duraksamaya yol açacağı da açıktır. Hükümlerin kurulmasında esas olan kısa karar olup, gerekçeli karar da buna uygun olmalıdır. Mahkemelerce, re'sen gerekçeye açıklama eklenmek suretiyle de kısa karar ve gerekçeli kararda değişiklik yapılamaz.
Yukarıda açıklanan bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kısa kararda, "Davanın kısmen kabul kısmen reddine, ... ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunan ve 08.08.2019 tarihli raporda A harfi ile gösterilen 6092,21 m²'lik kısım yönünden davanın reddi ile taşınmazın davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, raporda B harfi ile gösterilen 4064,45 m²'lik kısım yönünden davanın kabulü ile davacı ... adına hali arazi vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, raporun kararın eki sayılmasına," şeklinde hüküm kurulmuş olup, gerekçeli kararda da, kısa kararla çelişki oluşturmayacak şekilde hüküm kısmının birinci fıkrasında kısa kararı aynen tekrarla hüküm kurulduktan sonra, davalı vekilinin talebi üzerine, 14.02.2020 tarihinde kurulan hükmün tescile açık olmadığı belirtilerek tavzih şerhi verilmek suretiyle, "Davanın kısmen kabul kısmen reddine , ... ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunan 300 ada 8 parsel ... taşınmazın 08.08.2019 tarihli raporda A harfi ile gösterilen 4064,45 m²'lik kısım yönünden davanın reddi , B harfi ile gösterilen 2027,76 m²'lik kısım yönünden davanın kabulü ile B harfi ile gösterilen 2027,76 m²'lik kısmın tapu kaydının iptal edilerek davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, raporun kararın eki sayılmasına," şeklinde kararda düzeltme yapılmış ise de, İlk Derece Mahkemesince bu şekilde, hükümde harflendirme ve yüzölçümleri (m2'ler) arasında tamamen değişiklik yapacak ve kısa kararla ciddi anlamda çelişki oluşturacak şekilde hüküm fıkrasında değişiklik yapılması usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince, çelişkileri giderecek şekilde, infaza elverişli hüküm kurulması gerektiğinden, hükmün bozulmasına ve bozma nedenine göre de, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenemesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine,
Taraflarca 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:46