Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/4370

Karar No

2023/5681

Karar Tarihi

31 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/446 E., 2020/436 K.

KARAR: Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı ... kendi adına asaleten, ... ve arkadaşları adına vekaleten verdiği 31.10.2008 tarihli dava dilekçesiyle; ... ili ... ilçesi ... köyünde Hazine adına kayıtlı 200 ada 12 nolu parsel içerisinde, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.01.1950 tarihli ve 1940/259 Esas, 1950/5 Karar ... kararıyla kesinleşen, tapulu 218.664 m² yüzölçümündeki taşınmazlarının kaldığı iddiasıyla bu bölümün tapusunun iptali ile hisseleri oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2014 tarihli ve 2012/564 Esas, 2014/329 Karar ... kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.06.2018 tarihli ve 2017/6300 Esas, 2018/4867 Karar ... ilamı ile "Dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazın 1947 yılında orman sınırı içine alınması işlemine karşı, davacılar miras bırakanı ... tarafından, Hazine ve Orman Yönetimi aleyhine, Temmuz 289 ve 24/06/1942 tarih 26 sıra numaralı sicilden gelen, (sonradan Ocak 1969 tarih 56 numara ile davacılara intikal eden) kestanelik niteliğindeki 4596 m2 yüzölçümlü tapu kaydına dayanılarak dava açıldığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1940/259 1950/5 ... kararı ile "tapu kaydının hudutlarının sabit sınırlı olduğu, sınırları itibariyle 218.664 m² yere uyduğu, 4785 ... Kanun gereğince buranın Devlet lehine tahdit edilemeyeceği kabul edilerek, bu kestanelik ormanın orman tahdit krokisinden hariç bırakılmak suretiyle krokinin düzeltilmesine" karar verildiği, 1975 yılında yapılan aplikasyonda yukarıda sözü edilen ilam dikkate alınmak suretiyle, taşınmazın tahdit dışında bırakıldığı, 29/07/1975 tarihli orman tahdit çalışma tutanağı 11. sayfasında “Bugün ... İli ... ilçesi, ... köyü, ..., Cumayanı Orman Bölge Şefliği sınırları içerisinde kalan Delibelen mevkii Dombaycı Dağı VII D. Ormanı ile ilgili olarak 6831 saylı Kanunun 1744/2. madde uygulamalarında başlanan 2114 nolu O.S. noktasından 2125 nolu O.S. noktasına kadar gidiş yönüne göre sağ tarafın kayın kestane ... ağaçları ile kaplı Devlet ormanı, sol tarafın;

1 ) ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/57 1958/163 sayı, 10/06/1958 tarih, 1949/271 1950/7 sayı 31/01/1950 tarih, 1940/259 1950/5 sayı 24/01/1950 tarihli kararları gereğince mülkiyeti ve sınırları belirlenen kestanelik;

2 ) Geriye kalan yerlerin ise bilim ve fen yönünden orman niteliğini 15/10/1961 tarihinden önce tamamen kaybedip tarım alanına dönüştükleri, bugünkü halleri ile su ve toprak rejimine zarar vermedikleri, orman bütünlüğünü bozmadıklarından orman sınırları dışına çıkarılmasına oybirliği ile karar verildiği...."nin yazılı olduğu, ancak haritası düzenlenirken, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin, kırmızı renkli P.XI ile işaretlenen 2. Madde sahasında işaretlendiği, yani orman kadastro çalışma tutanakları ile haritası arasında çelişki oluştuğu, 2006 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise aynı yere 200 ada 12 parsel numarası verilerek 2B sahası niteliğiyle, ancak; tutanak düzenlenmeden 3402 ... Kadastro Kanununun 22/son maddesi gereğince aktarma yolu ile tapu kaydı oluşturulduğu, tapuya "davalı " şerhi konulması nedeniyle, yüzölçüm ve malik hanesinin boş bırakıldığı, eldeki davanın ise 200 ada 12 parsel ... taşınmazın tapu kaydının iptali istemiyle açıldığı, dava ilk olarak 17/01/2007 tarihinde kadastro mahkemesinde açılmış ise de; mahkemenin 2007/81 440 ... kararı ile tutanak düzenlenmemesi nedeniyle görevsizlik kararı verilerek genel mahkemeye aktarıldığı, mahkemece eldeki davada alınan ilk bilirkişi raporunda, taşınmazın 1975 yılında orman sınırı dışında bırakıldığının belirtilmesi üzerine, davanın kabulüne karar verildiği, hükmün Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece HMK 297. maddesine uygun olmaması nedeniyle bozulduğu, bozma kararından sonra yapılan yargılama sırasında ise yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, bilirkişi raporunda, taşınmazın Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan P.XI nolu taşınmaz içinde kaldığının belirtilmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği, önceki rapor ile oluşan çelişki giderilmeden ve eksik inceleme araştırma sonucu karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

O halde, doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle, çekişmeli taşınmazın yer aldığı orijinal arazi kadastro paftası, 1947 ve 1975 yıllarında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B çalışmalarına ilişkin tüm tutanak ve haritalar getirtilip, önceki bilirkişiler dışında; bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda en az 10 12 adet orman sınır noktası görülecek biçimde çekişmeli taşınmazın her iki tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile eski tarihli memleket haritasında bulunan sabit noktalar zeminde tespit edilip, orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak tahdit hattı belirlenmeli,orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde ise, nedeni üzerinde durularak yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktalarından hareketle yine orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek birer birer arazide bulunup röperlenmeli, memleket haritası üzerinde gösterilmeli, 1947 yılı orman kadastro tutanak ve haritası zemine uygulandıktan sonra aynı yöntemle 1975 yılına ait çalışma tutanak ve haritası uygulanmalı, memleket haritası üzerinde gösterilmeli, tutanak ile harita arasında çelişki varsa nedenleri açıklattırılmalı, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6831 ... Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “Orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümünde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, tutanak ile haritanın uyumsuz olması halinde, yukarıda yazılı yöntemle, tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek taşınmazın tahdit haritalarındaki konumu net olarak belirlenmeli, 4785 ... Kanunun 2/B maddesi gereğince "sahipli fıstık çamı, palamut meşesi ve aşısız kestane ormanlarının" devletleştirme kapsamı dışında bulunduğu, buna göre sahipsiz aşısız kestanelikler ile tapusu olsa bile aşılı kestane ormanlarının devletleştirme kapsamında olduğu, "sahipli"den, taşınmazın tapulu olmasının kastedildiği ve davacıların dayandığı tapu kaydının asliye hukuk mahkemesinin 1940/259 1950/5 ... dosyasında uygulanarak kapsamının belirlendiği, bu ilam nedeniyle 1975 yılında orman sınırı dışında bırakılmış olduğu gözönünde bulundurulmalı, bundan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

  1. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Yargılama sırasında davacılar vekili dava dilekçesinde belirttiği 218.664 metrekarelik talebini 313.180,34 metrekare olarak ıslah etmiş; yine talebini dava konusu taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide a, b ve c harfleri ile gösterilen bölümlerinin fındıklık vasfıyla, d ve e harfleriyle gösterilen bölümlerinin özel orman vasfıyla davacılar adına tesciline karar verilmesi şeklinde ıslah etmiştir.

  2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın Kabulü ile ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, 200 ada 12 parsel ... taşınmazın Orman Yüksek Mühendisleri ..., ..., ... ile Kadastro Bilirkişisi ...'ın 30/08/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda (a) harfi ile gösterilen 144.509,41 m² lik kısmının, (b) harfi ile gösterilen 14.507,20 m² lik kısmının, (c) harfi ile gösterilen 9.494,57 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile ... Köyü, 200 ada, 12 parsel ... taşınmazdan ayrılmasına, ayrılan bu kısımlara aynı adanın son parsel numaralarının (ayrı ayrı) takiben verilerek Fındık Bahçesi vasfı ile 9/12 hissesinin ..., 1/12 hissesinin ..., 1/12 hissesinin ..., 1/12 hissesinin ... adına tapuya kayıt ve tesciline, (d) harfi ile gösterilen 23.533,52 m² lik kısmının, (e) harfi ile gösterilen 121.135,64 m² lik kısmının, tapu kaydının iptali ile ... Köyü, 200 ada, 12 parsel ... taşınmazdan ayrılmasına, ayrılan bu kısımlara aynı adanın son parsel numaralarının (ayrı ayrı) takiben verilerek Özel Orman vasfı ile 9/12 hissesinin ..., 1/12 hissesinin ..., 1/12 hissesinin ..., 1/12 hissesinin ... adına tapuya kayıt ve tesciline, (d) harfi ile gösterilen 23.533,52 m² lik kısmının, (e) harfi ile gösterilen 121.135,64 m² lik kısmının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'nin müşterek zilyetliğinin olduğunun tespitine, bu hususta tapu kaydının beyanlar hanesine şerh düşülmesine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaza uygulanan tapu kaydının 218.664 metrekare olduğu halde Mahkemece 313.180,34 metrekare yönünden davanın kabul edildiğini ayrıca aynı taşınmaz hakkında açılan başkaca dava bulunduğu halde İlk Derece Mahkemesince dava dosyalarının birleştirilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın dayanılan tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun), 4785 ... Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 ... Kanun).

  1. Değerlendirme

  2. Her ne kadar İlk Derece Mahkemece davanın kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de davacıların dayandığı tapu kaydı usulünce uygulanmamış, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucu düzenlenen fen ve orman bilirkişisi raporları ile orman ve fen bilirkişisinin ek raporu arasında yüzölçümü yönünden oluşan çelişki giderilmemiş ve bu suretle bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Ayrıca aynı taşınmaza karşı açılan diğer dava dosyaları eldeki dava dosyası ile birleştirilmemiş, böylelikle eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuştur.

  3. O halde İlk Derece Mahkemesince öncelikle dava konusu 200 ada 12 parsel ... taşınmaza yönelik olarak Orman İdaresince açılan 2017/562 Esas ... dava dosyası ile 2023/113 Esas ... dava dosyası ve varsa aynı taşınmaza karşı açılan diğer dava dosyaları birleştirilmeli, bilahare çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1947 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ve 1975 yılında yapılan aplikasyon ve 2 nci madde çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

  4. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli, 1975 tarihli çalışmalarda dava konusu taşınmazın Mahkeme kararı ile orman dışında bırakılan bölümünün ekip tarafından orman sınırları dışında bırakıldığında ve fakat haritasına aktarılırken sehven 2 nci madde alanında gösterildiğine dikkat edilmeli, dava konusu taşınmazın orman kadastrosu ve aplikasyon ve 2 nci madde çalışmalarına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.

  5. Yine keşifte, davacıların dayandığı 1942 tarihli ve 26 sıra numaralı tapu kaydı ile bu tapu kaydı esas alınarak verilen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1940/259 Esas, 1950/5 Karar ... kararının kapsamı belirlenmelidir. Bu cümleden hareketle; taşınmazın bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları huzuru ile dava konusu taşınmazlar başında yapılacak keşifte 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 20 nci maddesi hükmü uyarınca öncelikle davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı ile zemine uygulanmalı, uygulamada tapu kaydının haritası; haritası yoksa tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri esas alınmalı; yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, kaydın sabit sınırlı sayılıp sayılmayacağı değerlendirilmeli, buna göre tapu kaydının ve alınan İlk Derece Mahkemesi kararının kapsamı kesin olarak belirlenmeli, uygulama sonucunda tapu kaydının kapsadığı alanı güncel yüzölçümü hesaplattırılmalı, dayanılan tapu kaydının vasfının kestanelik olduğu da gözetilerek eski tarihli belgelerde kestanelik olan ve tapu kaydı kapsamında kalan bölümlerin dayanılan tapu kaydı içerisinde kalabileceği düşünülerek fiili olarak kestanelik olan taşınmaz bölümleri ile yine fiili olarak fındıklık olan taşınmaz bölümlerinin hangisinin tapu kaydı kapsamında kaldığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı, birleştirilecek olan dava dosyalarındaki davacıların ileri sürdükleri deliller de toplanarak taşınmazın tamamı hakkında tüm talepleri kapsayacak şekilde bir araştırma yapılmalı, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapkararyargılamatemyizvı.kararımahkemesiderecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:09:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim