Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/17450
2023/5601
26 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
SAYISI: 2020/14 E., 2021/2 K.
KARAR: Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında, ... ili .. ilçesi ....Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 1, 2, 5 ve 41 parsel ... sırasıyla 30.375,00; 31.500,00; 11.250,00 ve 37.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, mütegayyip eşhastan metruken Hazineye intikal eden yerlerden oldukları belirtilerek Hazine adına tespit edildikten sonra, çekişmeli taşınmazlardan 1 ve 2 parsel ... taşınmazların tespitine ... oğlu ..., 5 parsel ... taşınmazın tespitine ... kızı ... ve 41 parsel ... taşınmazın tespitine ise Mehmet oğlu ... tarafından itiraz edilmesi üzerine Kadastro Komisyonunun 04.09.2015 tarihli kararı ile muterizlerin itirazlarının reddi ile taşınmazların tespitleri gibi tesciline karar verilmiştir.
Öte yandan, yörede 2015 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında 1 parsel ... taşınmaz, 101 ada 9 parsel numarasıyla ve 31.392,73 metrekare; 2 parsel ... taşınmaz, 101 ada 10 parsel numarasıyla ve 33.289,55 metrekare; 5 parsel ... taşınmaz 101 ada 13 parsel numarasıyla ve 11.746,09 metrekare ve 41 parsel ... taşınmaz ise 39.442,62 metrekare yüzölçümlü olarak belirlenmiştir.
-
Davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli 1, 2, 5 ve 41 parsel ... taşınmazların miras yoluyla intikal eden yer olup, taşınmazların üzerindeki zilyetliğin 150 200 yıldır devam ettiğini, hali hazırda ise kendi zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile adına tescilini istemiştir.
-
Birleşen dava dosyasında davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli 1 ve 2 parsel ... taşınmazların miras yoluyla intikal eden yer olup, taşınmazların üzerindeki zilyetliğin 150 200 yıldır devam ettiğini, hali hazırda ise kendi zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili yargılama sırasındaki beyanlarında, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2016 tarih ve 2015/57 Esas, 2016/51 Karar ... kararı ile; "...çekişmeli taşınmazların mera, yaylak ve kışlak gibi devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı gibi kaçak ve yitik kişilerden Hazineye intikali gereken yerlerden de olmadıkları, taşınmazların davacıların ve evveliyatında ise miras bırakanlarının zilyetliğinde olup, tespit günü itibari ile zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği..." gerekçesi ile davacıların davasının kabulüne, çekişmeli 1, 2, 5 ve 41 parsel ... taşınmazların kadastro tespitlerinin ve komisyon kararlarının iptali ile, 5 ve 41 parsel ... taşınmazların tamamı ile 18.05.2016 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda 1 parsel ... taşınmazın (B) harfi ile gösterilen ve 2 parsel ... taşınmazın ise (D) harfi ile gösterilen bölümlerinin ... adına; 1 parsel ... taşınmazın (A) harfi ile 2 parsel ... taşınmazın ise (C) harfi ile gösterilen kısımlarının ise ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.11.2019 tarihli ve 2016/11681 Esas, 2019/7029 Karar ... kararıyla; "...davacılardan, çekişmeli taşınmazların murislerinden kaldığını ileri sürmelerine karşın hangi nedene dayalı olarak (taksim, satış, bağış vs.) adlarına tescil istediklerinin sorulup saptanılmadığı, taşınmazların tespit tarihi 1953 yılı olduğundan zilyetlikle iktisap koşullarının bu tarihe göre belirlenmesi gerektiği, dinlenen yerel bilirkişiler yaşları itibari ile bu tarihe kadar davacı lehine iktisap koşullarının oluşup oluşmadığını bilebilecek durumda olmadıkları halde bu tarihten öncesini bilebilecek yaşta mahalli bilirkişi bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, mahalli bilirkişi ve tanıkların taşınmazın ilk olarak ne zaman kulanılmaya başlandığı, ilk malikinin kim olduğu, zilyetliğin hangi tarihten beri, kim tarafından, hangi hukuki nedene dayalı olarak ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususlarındaki soyut nitelikteki beyanlarına itibar edildiği, 1 ve 2 parsel ... taşınmazların sınırında mera bulunduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmadığı, bu kapsamda taşınmazların bulunduğu yörede mera tahsisi bulunup bulunmadığının ilgili mercilerden sorulup saptanılmadığı, komşu köy bilirkişilerinin taşınmazların öncesi hakkında bilgileri bulunmadığı halde başka bilirkişi beyanına başvurulmadığı ve bir arazinin niteliğini ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde tespitten öncesine ait hava fotoğrafı bulunup bulunmadığının araştırılmadığı ve bulunması halinde getirtilip incelenmediği açıklanarak İlk Derece Mahkemesince öncelikle, davacı tarafa murislerinden kaldığını ileri sürdükleri taşınmazların hangi nedenle adlarına tescilini talep ettikleri hususunun açıklattırılması, bundan sonra varsa mera tahsis kararı, ekleri ve haritalarının getirtilmesi, tespit tarihi olan 1953 yılından öncesine ait hava fotoğrafı bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunması halinde getirtilerek dosyanın ikmal edilmesi, daha sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı (taşınmazın tespit tarihinden öncesini bilebilecek yaşta), tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek aynı köy ve komşu köyler halkından ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, ziraat mühendisi bilirkişisi ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte, varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi; yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, üzerlerindeki zilyetliğin ilk olarak ne zaman başladığı, kimden kime kaldıkları, taşınmazların kim tarafından, ne zamandan beri kullanıldıkları, kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak ve kışlak gibi yerlerden olup olmadıkları, mütegayyip eşhastan intikal edip etmedikleri hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, beyanlar arasında oluşacak çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılması; alınan beyanların komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ile denetlenmesi; ziraat mühendisi bilirkişiden, çekişmeli taşınmazların önceki ve mevcut niteliklerini, kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadıklarını, zirai durumlarını, üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazlar önceleri itibariyle imar ve ihyaya muhtaç yerlerden ise imar ihyaya konu olmaya başladıkları ve imar ihyanın tamamlandığı tarihi ve çekişmeli 1 ve 2 parsel ... taşınmazlar ile komşu mera parseli arasında doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını bildirir, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; tespit tarihinden öncesine ait hava fotoğrafı bulunması halinde hava fotoğrafları üzerinde jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazların hava fotoğraflarında gösterilmesinin istenilmesi ve taşınmazların tespitten önceki niteliklerinin ne olduğunu ve arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten rapor alınması; belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda davacı taraf yararına 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) 14 üncü maddesinde öngörülen edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...çekişmeli taşınmazın mütegayyip eşhastan Hazineye intikal eden yerlerden olmadıkları gibi devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden de olmadıkları, tahrir cetvelinde 1 ve 2 numaralı taşınmazların işgalcisi ve vergi mükellefi ... olmakla beraber, 5 ve 41 parsel ... taşınmazların işgalcisi ve vergi mükellefinin davacılar ile miras ilişkisinin bulunmadığı, kadastro tespiti esnasında 5 parsel ... taşınmazın işgalcisi olarak...oğlu ... 41 numaralı parsel ... taşınmazın ise işgalcisi olarak ...'ın göründüğü, buna karşın tutanaklarında belirtilen tahrir kayıtlarına ilişkin arazi tahrir cetvelinde vergi mükellefinin başkası olduğu, dolayısı ile 1 ve 2 parsel ... taşınmazlar yönü ile iktisap koşullarının gerçekleştiği, 5 ve 41 parsel ... taşınmazla yönünden ise gerçekleşmediği..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 1 (yeni 101 ada 9) ve 2 ( yeni 101 ada 10) parsel ... taşınmazların kadastro tespiti ile komisyon kararlarının iptaline, 27.10.2020 havale tarihli fen bilirkişi raporu esas alınarak 1 (101 ada 9) parsel ... taşınmazın (A) ve 2 (101 ada 10) parsel ... taşınmazın ise (C) harfi ile gösterilen bölümlerinin hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı ... mirasçıları ... ve müşterekleri; 1 (101 ada 9) parsel ... taşınmazın (B) ve 2 (101 ada 10) parsel ... taşınmazın ise (D) harfi ile gösterilen bölümlerinin ise ... adına tapuya kayıt ve tescillerine, 5 (yeni 101 ada 13) ve 41 (yeni 101 ada 54) parsel ... taşınmazların ise tespit gibi tescillerine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, norm sınırı yönü ile yeterli ölçüde araştırma yapılmadığını, mahalli bilirkişi beyanlarının soyut niteikte olup, yaşları itibari ile tespit gününü bilebilecek yaşta olmadıklarını, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşmediğini ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
- Davacı ... temyiz başvuru dilekçesinde; 101 ada 13 ve 54 parsel ... taşınmazlar yönünden verilen kararın hukuki dayanağı olmadığını, hükmün gerekçe içermediğini, esasa girilmeksizin karar tesis edildiğini, keşif ve bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını, ayrı taşınmazlara ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek görülmesinde hukuki yarar bulunmadığını ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazlar üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un (3402 ... Kanun) 14 ve 17 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Davalı ... vekilinin çekişmeli 1 ve 2 parsel ... taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
- Davacı ...'ın çekişmeli 5 ve 41 parsel ... taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda (IV.B) numaralı paragrafta gösterilen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki, dosya kapsamı, icra edilen keşif ve bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli 5 ve 41 parsel ... taşınmazların mütegayyip eşhastan Hazineye intikal eden yerlerden olmadıkları gibi mera, yaylak, kışlak gibi Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden de olmadıkları, taşınmazların evveliyatında davacılardan ...'ın babasına, daha evvelinde ise bu kişinin babasına ait iken taksim yoluyla davacıya intikal ettiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, kadastro tutanağının edinme hanesinde 41 parsel ... taşınmazın işgalcisi olarak belirtilen ..., davacının miras bırakanı, bir başka ifadeyle dedesidir. 5 parsel ... taşınmazın işgalcisi olarak belirtilen ... ile davacının irtibatı kurulamamış olmakla beraber, kadastro tutanağının edinme hanesinde yazılan bu türden bilgilerin bir bağlayıcılığı bulunmadığı gözardı edilmemelidir. Ayrıca taşınmazların tespit tutanağında adı geçen kayıtların kapsamında olduğu da belirlenmediği gibi bir taşınmazın tahrir kaydında başkası adına kayıtlı olması da bağlayıcı nitelikte değildir. Zilyetlik olgusu ve dolayısı ile de belirtilen bilgi ve belgelerin aksi beyanlar ile kanıtlanabilir nitelikte olup, somut olayda bu kayıtların aksinin zilyetliğe ilişkin beyanlar ile kanıtlandığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, tespit günü itibari ile davacının murisi lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği ve bilahare yapılan taksim ile de taşınmazların davacıya intikal ettiği belirlendiğine göre davanın kabulü ile taşınmazların ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1.Davalı ... vekilinin 1 ve 2 parsel ... taşınmazlara yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle reddi ile, temyiz olunan usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
- Davacı ...'ın 5 ve 41 parsel ... taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının (V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ...'a iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:11:26