Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5085

Karar No

2023/5448

Karar Tarihi

24 Ekim 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/266 E., 2022/493 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2020/298 E., 2021/615 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında ... ili ... ilçesi Sülekler Mahallesi çalışma alanında bulunan 303 ada 16, 305 ada 5, 16, 32, 306 ada 3 ve 13 parsel ... sırasıyla 5.185,43, 10.352,77, 8.103,97, 12.840,29, 1.057,58 ve 4.431,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.

  2. Kadastro komisyonu tarafından itirazı reddedilen davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 303 ada 16, 305 ada 5, 16, 32, 306 ada 3 ve 13 parsel ... taşınmazların, Hazine'ye ait olup tespit dışı bırakılan ve ilk tesis kadastrosu yapılırken kimsenin kullanımında olmayan devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden iken yapılan çalışma sonucunda taşınmazların davalı adına tespit edildiğini, 3402 ... Kanun'un 14 ve 17 nci maddelerinde yer alan zilyetlikle iktisap koşullarının davalı açısından oluşması gerektiğini, yapılan çalışmaların yasa ve genelge hükümlerine aykırı olduğunu belirterek taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın tespite esas alınan tapu kaydı kapsamında kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazlara uygulanan 10.01.1984 tarih ve 1 sıra nolu tapu kaydının tüm tedavülleri ile beraber dosya arasına alınarak mahallinde icra edilen keşif ile dinlenilen mahalli ve tespit bilirkişilerinin, tapu kaydının batı hududunu "Ulucaktan inen Koca Dere, Dikmen'e kadar" okuduğu, taşınmazların batısından geçen derenin Koca dere olduğu, bu derenin Ulucaktan Dikmene kadar inerek ... Barajına ulaştığını, tapunun doğu hududunun "... Yaylası" okuduğu, ...yaylasının taşınmazların kuzeyinde bulunduğu, güneyde okunan "... ve ..." in taşınmazın güneyinde bulunduğu ve tapunun doğu hududunun ".. ... hissesi ve Bokdurmaz ve Kavaklı Dere" okuduğu, Kavaklı derenin taşınmazın doğusunda bulunduğu, Bokdurmaz'ın ise kavaklı derenin devamında bulunduğu, ...'yi ise bilmediklerini, taşınmazların bulunduğu mevkiyi ...Yaylası olarak bildiklerini, taşınmazların evvelde ... ...'nin çocukları... ve ...'e ait iken 1980'li yıllarda Sarı soy isimli kişilere satıldığını ve onların da taşınmazlara ekin ekmek sureti ile zilyet olduklarını beyan ettikleri, Sülekler Mahallesi uygulanamayan tapu kaydı listesinde taşınmazların tespitinde uygulanan 10.01.1984 tarih ve 1 sıra nolu tapunun bulunduğu ve "Yaylada" belirtmesi ile uygulanamama sebebinin belirtildiği, taşınmazlara kadastro çalışmalarında uygulanan tapu kaydının taşınmazlara mevkii ve hudutları itibari ile uyduğu, taşınmazların yüzölçümünün tapu kayıt miktarını aşmadığı, mahallinde dinlenilen mahalli/tespit bilirkişi beyanları ve zeminde gösterilen hudutların ise memleket haritasında belirtilen mevkii, tepe ve dereler ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, bilirkişi heyet raporu ile tapu kaydının hudutlarının memleket haritası üzerinde işaretlendiğini ve taşınmazlara uygulanan tapu kaydının taşınmazlara uyduğu gerekçesiyle davanın reddine, 303 ada 16, 305 ada 5, 16 ve 32, 306 ada 3 ve 13 parsel ... taşınmazların kadastro güncelleme komisyon tutanaklarındaki yüzölçüm ve nitelikleri ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesi ile aşamalardaki iddialarını tekrarlayarak, ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, tescil harici bırakma işlemininde kadastro tespiti olduğunu ve 1994 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz bakımından eski tapuların artık hükümsüz kaldığını ve bu tapuların zeminle uyumlu olsa dahi taşınmaz mülkiyetinin kazanılması yönünden hukuki bir değere sahip olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli 303 ada 16, 305 ada 5, 16 ve 32, 306 ada 3 ve 13 parsel ... taşınmazların 3402 ... Kanun'un geçici 8 inci maddesi uyarınca tapu kaydı, miras yoluyla gelen hak, paylaşma ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edildiği, davacı Hazine'nin zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle tespitin iptali ve taşınmazın adına tescili istemiyle eldeki davayı açtığı, tapu kaydının da hükümsüz olduğunu ileri sürdüğü, mahkemece icra edilen keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişilerinin taşınmazların 40 50 yıl öncesinde dahi ekin ekilerek kullanıldığını bildirdikleri, her ne kadar ilk derece mahkemesince tespite esas tapu kaydının taşınmazları kapsadığı kabul edilerek karar verilmiş ise de tapu kayıt uygulamasının yetersiz olduğu ancak hava ve uydu fotoğrafları ile desteklenen bilirkişi rapor içeriklerine göre taşınmazlar üzerinde imar ihya çalışmaları tamamlanarak tespite kadar 20 yıllık kesintisiz zilyetlik koşullarının davalı lehine oluştuğu, ilk derece mahkemesince bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yetersiz tapu kaydı uygulamasına dayanılarak yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve açıklanan gerekçe ile davanın reddine, 303 ada 16, 305 ada 5, 16 ve 32, 306 ada 3 ve 13 parsel ... taşınmazların kadastro güncelleme komisyon tutanaklarındaki yüzölçüm ve nitelikleri ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinde esas alınan tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı, taşınmazın tamamının veya bir kısmının anılan tapu kayıtları kapsamında kalmaması halinde davalı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 ... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 14, 20, geçici 8 inci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.İlk ve Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yazılı şekillerde karar verilmiş ise de hem tapu kayıt uygulaması yönünden hem de zilyetlik araştırması yönünden yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerine esas alınan tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritası ve revizyon durumu ilgili yerlerden sorulmak suretiyle revizyon gördüğü taşınmazların tutanakları getirtilmemiş, tapu kayıtlarının kapsamı usulünce belirlenmemiş, taşınmazları dıştan çevreleyen komşu parsellerin kadastro tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler ile oluşmuş ise tapu kayıtları getirtilerek kayıtlar yöntemince uygulanarak dava konusu parselleri ne okuduğu üzerinde durulmamıştır.

Diğer taraftan, zilyetlik araştırması yönünden ise, çekişmeli taşınmazların öncesinde hangi nedenle tescil harici bırakıldığı kadastro müdürlüğünden sorulup saptanmamış, tespit bilirkişisi ve tanıkların, taşınmazın ilk olarak ne zaman kulanılmaya başlandığı, ilk malikinin kim olduğu, zilyetliğin hangi tarihten beri, kim tarafından, hangi hukuki nedene dayalı olarak ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususlarına ilişkin soyut nitelikteki beyanlarına itibar edilmiş ve İlk Derece Mahkemesince yapılan gözlemde taşınmazların hududlarında dere bulunduğu belirtilmesine rağmen, taşınmazların dere yatağı vasfında olup olmadıkları, dere yatağından kazanılıp kazanılmadıkları yada derenin aktif etki alanından kalıp kaldıkları hususunda jeolog bilirkiden rapor alınmamıştır.

Öte yandan, İlk Derece Mahkemesince 1953, 1980 ve 1992 tarihli hava fotoğrafları getirtilmiş ve bilirkişi kurulunun müşterek raporunda, bu hava fotoğrafları ile 2010, 2013, 2016 ve 2021 tarihli uydu fotoğrafları üzerinde inceleme yapılmış ise de, tespit tarihinden (2020 yılı) 15 20 25 yıl öncesine ilişkin hava fotoğraflarının bulunup bulunmadığı ilk derece mahkemesince araştırmamış, bu tarihlere ilişkin hava fotoğrafı bulunmamakta ise bu tarihlere yakın tarihli başkaca hava fotoğrafı ile uydu fotoğraflarının bulunup bulunmadığı da araştırılmadığı gibi hava fotoğrafı ve uydu fotoğraflarının incelenmesinde taşınmazların bir kısmı üzerinde yoğun çalılık alanların bulunduğu görünmesine rağmen zirai yönden taşınmazların evveliyatları, imar ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, nitelikleri ve kullanım süreleri hususu bilimsel esaslara uygun ve denetime elverişli olacak şekilde tespit edilmeden taşınmazların tamamının bütün halde imar ihyasının 30 yıl önce tamamlandığı belirtilmek suretiyle yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir.

İlaveten, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, eldeki dava dosyasındaki taşınmazların kadastro tespitlerine esas alınan tapu kayıtlarının, aynı zamanda dava konusu taşınmazlara komşu durumunda olan diğer taşınmazların da kadastro tespitlerine de esas alındığı ve bu taşınmazlar hakkında da derdest davalar bulunduğu anlaşılmış ise de, bu taşınmazlara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesince tapu kayıt uygulaması ile zilyet araştırmasının yetersiz olduğuna dair ilk derece mahkemesi kararlarının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmış olup eldeki dosya ile bu davalar arasında irtibat bulunup bulunmadığı ile birlikte görülüp görülmemesi gerekip gerekmediği hususları üzerinde de durulmamıştır.

Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.

2.Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Bölge Adliye Mahkemesince öncelikle, taşınmazların kadastro tespitlerine esas alınan tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tedavülleri ve varsa haritalarıyla birlikte mahalli Tapu Müdürlüğünden veya Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığı’ndan sorulup getirtilmeli, tapu kayıtlarının başka taşınmazlara da revizyon görüp görmedikleri belirlenmeli ve revizyon görmüşlerse revizyon gördükleri taşınmazların kadastro tutanakları ve kesinleşmiş iseler tapu kayıtlarının onaylı örnekleri ile hükmen kesinleşenler var ise dava dosyaları dosya arasına alınmalı, bu taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek birleşik harita, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin tamamının kadastro tutanakları ve varsa dayanakları ile davalı iseler dava dosyaları temin edilmeli, çekişmeli taşınmazlara ait Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmaz bölümünün bulunduğu köyü/mahalleyi/mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle belirlenmeli, tespit tarihinden (2020 yılı) 15 20 25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bu tarihlere yakın dosya içerisindeki hava fotoğrafları dışındaki hava fotoğrafları istenerek) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilerek dosya arasına konulmalı, belirtilen tarihlere ilişkin uydu fotoğrafları da bulunmakta ise bunlarda temin edilmeli, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan taşınmazların bulunduğu yerde yaşayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi, jeolog bilirkişi ve üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu ile dava konusu taşınmazlar başında, taşınmazlar tek tek gezilmek ve her bir parselle ilgili mahkeme hakiminin gözlemi tutanağa geçirilmek suretiyle yeniden keşif yapılmalı, 3402 ... Kanun'un 20 nci maddesinde de belirtildiği üzere, öncelikle tapu kayıtlarının dayanağı harita mevcut ise, mahalli bilirkişi yardımı ve fen bilirkişi eliyle bu harita yöntemince yerine uygulanmalı ve uygulama yapılırken de haritası bulunan kayıtların kapsamlarının uygulama olanağı bulunan haritasına göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeli, tapu kaydının haritasının bulunmadığının ya da haritanın uygulama kabiliyetinin olmadığının anlaşılması durumunda ise, ilke olarak tapu kaydının tesis tarihindeki sınırlarına değer verileceği, bu sınırlarda sonradan bir değişiklik olmuş ise ancak bu değişikliğin doğru bir esasa dayanması durumunda değişen sınırlara itibar edilebileceği gözetilerek, kayıttaki sınırların tespiti bakımından mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulmalı ve kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilerce zeminde göstertilmeli ve ayrıca mahalli bilirkişi ve tanıklardan, tapu kayıtlarının ihdası, intikali, intikal sırasında hudutlarında ve miktarlarında değişiklik olmuş ise bu değişikliğin nedeni ve hudutların arz ettikleri özelliklere ilişkin bilgi alınmalı, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için ise taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve yapılacak tapu kayıt uygulaması sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların kayıt uygulamasına ilişkin beyanları, komşu parsel tutanakları ve dayanak kayıtlarıyla denetlenmeli, denetleme yapılırken; tapu kaydının sınırlarında şahıs, yer ve mevkii olarak tarif edilen taşınmazların tutanak ve dayanak kayıtları da getirtilerek bu belgelerden yararlanılmalı, tapu kayıtlarının revizyon gördüğü parseller ile bunlardan hükmen kesinleşenler varsa bu dosyalardaki kayıt uygulamaları, tapu kaydına kapsam tayin edilirken göz önünde bulundurulmalı, taşınmazların tamamının ya da bir kısmının tapu kaydı kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden tespit tarihten geriye doğru 3402 ... Kanun'un 14'üncü maddesindeki zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalı, dava konusu taşınmazların tamamı ayrı ayrı gezilmek ve gösterilmek suretiyle mahalli bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, taşınmazların sınırlarında geçmişten bugüne kadar herhangi bir değişiklik olup olmadığı, taşınmazların kullanımlarına ara verilip verilmediği, önceki niteliklerinin ne olduğu, evveliyatları itibariyle devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmaları halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmedikleri, edilmişlerse ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı, dava konusu taşınmazların derenin taşkınına maruz kalıp kalmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde, gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanları komşu parsel tutanak ve dayanak kayıtlarıyla denetlenmeli; tapu kayıt uygulaması ile zilyetlik araştırmasında önceki keşiflerde alınan beyanlarından da yararlanılmalı; komşu parsellere ilişkin dava dosyaları arasında irtibat olup olmadığı hususları üzerinde durulmalı, ayrıca ilgili dava dosyaları getirtilerek dava konusu taşınmazların niteliklerinin ve zilyetlik durumlarının değerlendirilmesi sırasında bu dosyalarda alınan beyan ve raporlar da dikkate alınmalı, fen bilirkişisinden, taşınmazların tespitine esas alınan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı farklı renklerle gösterilerek, komşu taşınmazların varsa oluşumundaki dayanak kayıt ve belgeler uygulanmak suretiyle çekişmeli taşınmazların bulunduğu sınırları ne olarak okuduklarının belirlendiği, kroki üzerinde işaretlenmek suretiyle tapu kaydının sınır denetiminin yapıldığı ve kaydın kapsamının kesin olarak gösterildiği, taşınmazlar üzerinde tarafların kullanımındaki bölümler ile ve varsa tapu kaydının revizyon gördüğü parsellerin de dikkate alındığı; dava konusu taşınmazların geçmişteki ve kadastro sınırlarındaki değişmelerini irdeleyen, taşınmazların sınırlarında ve üzerinde kalan dere, yol, mera vs. sınırlarını gösteren, somut bulgulara ve bilimsel esaslara dayanan, keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve harita/kroki hazırlaması istenilmeli, jeolog bilirkişisinden, taşınmazların önceki ve halihazırdaki niteliğinin ne olduğu, taşınmazların, dere yatağında kalıp kalmadıkları, dere yatağından kazanılıp kazanılmadıkları, derenin etkisi altında kalıp kalmadıkları, derenin ... riski taşıyıp taşımadığı, taşınmazların jeolojik yönden zilyetlikle iktisap edilmeye olanaklı yerlerden olup olmadıkları hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazların tamamının veya bir kısmının zilyetlikle iktisap edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, taşınmazların önceki ve şimdiki niteliklerinin ne olduğunu açıklayan, zilyetliğin sürdürülüş şeklini ve süresini somut verilerle ortaya koyan, taşınmazların birbirleriyle ve komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısını, eğimini, bitki desenini açıklayan, önceki keşifte alınan raporunda değerlendirildiği, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye, getirtilecek olan ve aynı zamanda dosya içerisindeki hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi suretiyle, taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar ihyaya konu edilip edilmediğini, imar ihyası tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlenlettirilmeli ve bu şekilde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı üzerinde durulmalıdır.

3.Yukarı belirtilen hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının dava konusu parsellerin tamamı yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesiderecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:13:36

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim