Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7531

Karar No

2023/5443

Karar Tarihi

24 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/40 E., 2022/350 K.

KARAR: İstinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak esas hakkında hüküm kurulması

İLK DERECE MAHKEMESİ: Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/655 E., 2021/376 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili

tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/2 a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda,... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 814 parsel ... 2.312,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 189 ada 97 parsel numarasıyla ve 1.967,02 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 147 parsel ... 8.700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 189 ada 101 parsel numarasıyla ve 7.152,04 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 97 parsel ... 4.220,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 189 ada 103 parsel numarasıyla ve 3.489,08 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.

  2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait taşınmazın sınırlarının değiştirildiğini ve bu durumun davalılara ait taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, dava açmıştır.

II. CEVAP

Davalı ... vekili ile davalı ... ve arkadaşları; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "20.01.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaz bölümünün küçük olması sebebiyle hava fotoğraflarında sağlıklı ölçü alınamadığı; tesis kadastrosu yönünden yapılan incelemede, davacıya ait 189 ada 97 parsel ... taşınmaz ile davalıya ait 189 ada 101 parsel ... taşınmaz arasında sınırlandırma hatasının yapıldığı, dava konusu taşınmazın kadastral yola cephesi olmaması nedeniyle ifrazı kabil olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; uygulama kadastrosunda hatalı belirlenen sınırların iptalinin talep edildiğini, verilen kararın talebe ve davaya uygun olmadığını, zira uygulama kadastrosunda taşınmazlar arasındaki sınırın hatalı belirlendiğinin bilirkişi raporlarıyla da tespit edildiğini, hükmün maddi oluşa, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda dahi sınır tespitinin hatalı yapıldığı belirtilmesine rağmen çekişmeli bölümün ifrazının mümkün olmadığı şeklindeki haksız ve hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verildiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, ifraz hususunun eldeki davanın konusunu oluşturmadığını, sınırlandırma hatasının düzeltilmesi için ifraz işlemine de gerek bulunmadığını, bu nedenle davanın en azından kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiğini, tesis kadastrosundaki sınırlar ile uygulama kadastrosundaki sınırlar arasında farklılık bulunduğunun gözle dahi görülebildiğini, müvekkiline ait taşınmazın davalılarla olan sınırında yeralan üçgen şeklindeki uç kısmının uygulama kadastrosunda davalılara ait parsellerin içerisinde bırakıldığını, tarafların kullanımlarının ise uygulama kadastrosu öncesindeki sınırlara göre olduğunu, uygulama öncesi ve sonrası krokiler incelendiğinde dava konu taşınmazların şekillerinin değiştirildiğinin ve sınır noktalarının da farklı tespit edildiğinin görüleceğini, keşif esnasında gösterilen sınırların tarafların yıllarca kullandıkları sınırlar olduğunu, bu sınırların arazi üzerinde de net şekilde belirgin bulunduğunu ve fiili kullanımın da bu sınırlara göre yıllardır devam ettiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "varılan sonucun dosya kapsamına uygun bulunmadığı, eldeki davanın, 3402 ... Kanun'un 22/2 a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, çekişmeli taşınmazların uygulama kadastrosu tespitlerinin usulüne uygun şekilde yapılıp yapılmadığının teknik bilirkişi yardımıyla yöntemince araştırılması ve belirlenen ölçü, sınırlandırma ve hesap hatalarının düzeltilmesinin gerektiği, gerek tesis ve gerekse de uygulama kadastrosundan kaynaklı açılan davalarda, çekişmeli taşınmaz bölümünün ifrazının mümkün olup olmamasının esasa bir etkisi bulunmadığından, yerel mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmelerinin hatalı olduğu; diğer yandan, mahallinde yapılan keşifte görev yapan harita mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen 20.01.2020 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davacıya ait 189 ada 97 parsel ... taşınmaz ile davalılar ... ve müştereklerine ait 189 ada 103 parsel ... taşınmaz arasındaki sınırın sabit sınır niteliğinde olduğu ve tesis kadastrosuyla uyumlu bulunduğu, dolayısıyla bu iki taşınmaz arasındaki sınıra ilişkin uygulama kadastrosu tespitinde herhangi bir hatanın bulunmadığının belirtildiği, tesis ve uygulama kadastrosu paftalarının çakıştırılmış halini gösteren kroki incelendiğinde de, dava konusu 189 ada 97 ve 103 parsel ... taşınmazlar arasındaki sınırın büyük ölçüde uyumlu olduğunun görüldüğü, İlk Derece Mahkemesince 189 ada 103 parsel ... taşınmaza yönelik davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; mahallinde yapılan keşifte görev yapan harita mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen 20.01.2020 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davacıya ait 189 ada 97 parsel ... taşınmaz ile davalı ... adına tapuda kayıtlı 189 ada 101 parsel ... taşınmaz arasında sabit nitelikte bir sınır veya sınır taşı bulunmadığı, davacı tarafın gösteriminin tesis kadastrosuyla uyumlu olduğu, tesis ve uygulama kadastrosu tespitleri gözönüne alındığında uygulama kadastrosu sırasında 189 ada 97 ve 101 parsel ... taşınmazlar arasında sınırlandırma hatasının yapıldığı, buna göre de ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 315,48 metrekarelik kısmın davacıya ait 189 ada 97 parsel ... taşınmazın sınırları içerisinde kalması gerektiği, 189 ada 103 parsel ... taşınmazla olan sınırda ise herhangi bir hatanın bulunmadığının bildirildiği, her ne kadar uygulama kadastro tutanaklarında, dava konusu 189 ada 97 ve 101 parsel ... taşınmazlar arasındaki sınırın sabit sınır niteliğinde olduğu belirtilmiş ise de, mahallinde yapılan keşif ve düzenlenen teknik bilirkişi raporlarına göre, dava konusu 189 ada 97 ve 101 parsel ... taşınmazlar arasındaki sınırda herhangi bir sabit sınır bulunmadığının anlaşıldığı, tesis ve uygulama kadastrosu paftalarının çakıştırılmış halini gösteren kroki incelendiğinde de, her iki paftanın birbiriyle kısmen uyuşmadığı, tesis kadastrosu paftasına göre davacıya ait parselin sınırları içerisinde kalan ve fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 315,48 metrekarelik kısmın uygulama kadastrosunda yapılan sınırlandırma hatası nedeniyle dava konusu 189 ada 101 parsel ... taşınmazın sınırları içerisinde tespit edildiği anlaşıldığından, dava konusu 189 ada 101 parsel ... taşınmaza yönelik açılan davanın kabulüne ve fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 315,48 metrekarelik kısmın davacıya ait 189 ada 97 parsel ... taşınmaza eklenmesine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek" istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 189 ada 97 ve 101 parsel ... taşınmazlar arasındaki sınırın 20.01.2020 havale tarihli bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide gösterildiği şekilde belirlenmesine, 189 ada 101 parsel ... taşınmazın krokide (A) harfiyle ve kırmızı renkle taralı olarak gösterilen 315,48 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile aynı yer 189 ada 97 parsel ... taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının eksik incelemeye dayandığını, kararın dosyada bulunan delillere tamamen aykırı olduğunu, dava konusu 189 ada 97 ve 101 parsel ... taşınmazlar arasında değiştirilmesi mümkün olmayan kaş, patika yol ve küçük hendek olduğundan dolayı tesis kadastrosunda bu sınırların dikkate alındığını ve hatanın arazi sınırında olmayıp miktarında olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 3402 ... Kanun'un 22/2 a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 22/2 a maddesi.

  1. Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz edenden alınmasına

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:13:36

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim