Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8153
2023/5442
24 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/130 E., 2022/335 K.
KARAR: Davanın reddine
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
- Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi Tayakadın Mahallesi çalışma alanında bulunan 766 parsel ... 1.068,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, işgalcisinin Hasan ... olduğu belirtilmek suretiyle, tapu kaydı uyarınca tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, tapu kaydının beyanlar hanesine, 2007 yılında 2/B içinde kaldığına dair şerh, bilahare 2015 yılında yapılan güncelleme çalışmalarında da taşınmazın ...'in kullanımında olduğu şerhi yazılmıştır.
2.Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın müvekkillerinin murisi ... fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine, müvekkillerinin murisi adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, tutanağın kesinleştiğini ve taşınmazın çit ile çevrilmesinin davacı tarafı hak sahibi yapmayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; hem esas hem de usul yönünden hukuka aykırı açılan davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilen kişilere yöneltilmesi gerektiğini, taşınmaz üzerinde 20 yıldan fazla zilyetliğin bulunması gerektiğini, davanın hak düşürücü ve zamanaşımı nedeniyle reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli ve 2015/210 Esas, 2016/243 Karar ... kararı ile "davacının talebinin kadastro tespitinden önceki nedene dayalı olduğu ve dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli ve 2015/210 Esas, 2016/243 Karar ... kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.12.2019 tarihli ve 2019/5220 Esas, 2019/8188 Karar ... kararıyla; "yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm için yeterli bulunmadığı belirtilerek; mahkemece, öncelikle davacı tarafa, dava konusu taşınmazda lehine kullanım şerhi bulunan ...’i davaya dahil etmesi için süre ve imkan tanınması, taraf teşkilinin sağlanması halinde dahili davalıdan savunma ve delillerinin sorulması, bildirdiği takdirde delillerinin toplanması ve bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve teknik bilirkişisinin katılımıyla yeniden yapılacak keşifte davacılardan, iddia ve taleplerinin ne olduğu, taleplerine konu taşınmazın neresi olduğunun sorulması; yerel bilirkişi ve tanıklardan, nizalı taşınmazın bilinen ilk kullanıcısının kim olduğu, kimden kime nasıl geçtiği, tespit tarihi itibari ile kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, davacı tarafın varsa taşınmazdaki kullanımının tespitten önce de var olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması; teknik bilirkişiden, yapılan keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ile tanık sözlerini denetlemeye elverişli rapor alınması, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın 2010 yılında vefat edene kadar davacıların murisi ... tarafından, vefat ettikten sonra ise kullanım kadastrosunun yapıldığı 2013 yılı itibariyle ... tarafından kullanıldığı, ...'nun ...'ın mirasçısı olmadığı ve zilyetliğinin ... mirasçıları adına ve ...'ın halefi sıfatıyla olmayıp, bağımsız olarak kendi adına olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaları tekrarlayarak, tanıkları Bahri Eyüpoğlu'nun, dava konusu taşınmazı eniştesi ...'a ait olduğunu bilerek ve onun mirasçıları adına hareket ederek kullandığını, İlk Derece Mahkemesince bu konuda gerekli incelemenin yapılmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacıların murisinin kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Ek 4 üncü maddesi.
- Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 179,15 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:13:36