Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7527

Karar No

2023/5184

Karar Tarihi

12 Ekim 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/480 E., 2022/946 K.

KARAR: İstinaf talebinin esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ: Sarıoğlan Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/9 E., 2021/249 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı. davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Uygulama Kadastrosu sırasında, ... ile ...İlçesi ... / ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 3958 parsel ... 3812 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 469 ada 65 parsel numarasıyla 3879,07 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve ... adlarına tapuda kayıtlı bulunan eski 3959 parsel ... 2688 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 469 ada 66 parsel numarasıyla 2702,29 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

  2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... / ...Mahallesi 469 ada 65 parsel ... taşınmazın müvekkili olan ... adına 1/5 hisseyle kayıtlı olduğunu, taşınmazın sınırlarının sabit olduğunu, sınırlarda ağaçlar bulunduğunu, komşu mülk sahiplerinin de bu sınırlara riayet ettiğini, 2013 yılında yapılan uygulama kadastrosu çalışmalarında davacının taşınmazına komşu 469 ada 66 parsel numaralı taşınmazın sahipleri olan davalılar ... ve ...'ın sınırın 6 7 metre daha içeride olduğunu iddia ettiklerini, buna dayanak ölçüm yaptırarak yeni tapunun böyle gösterdiğini belirterek davacının dedelerinin ekip büyüttüğü ağaçları haksız ve mesnetsizce keserek duvar çekmeye başladıklarını ileri sürerek, davalılara ait 469 ada 66 parsel ... taşınmazın keşif sırasında fen elamanlarınca yapılacak ölçüm neticesinde meydana çıkacak gerçek miktarı üzerinden kısmen tapu kaydının iptaline, iptal edilen kısmın davacıya ait 469 ada 65 parsel numaralı taşınmaza ilavesi ile malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçesinde; 469 ada 65 parsel numaralı tapu kaydının hisseli olduğunu, davacının 1/5 hisseye malik olduğunu, davacının tek başına dava açma yetkisinin bulunmadığını, çoğunluk hisseye malik olan hissedar ... ile ... 'ın muvafakatları olmadan davaya devam olunamayacağını, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda 1985 yılında kadastro tespit çalışmaları yapıldığını ve tapuların verildiğini, 2013 yılında kadastroca 1985 yılında yapılan kadastral ölçümlerdeki hataları gidermek için 3402 ... yasanın 22/2 a maddesi uygulaması ile ikinci kez kadastro yenileme tespit çalışmaları yapıldığını ve askıya çıkarıldığını, herhangi bir itiraz olmadığından tutanakların kesinleştiğini ve 469 ada 66 parsel numarası ile adlarına tapu kaydı olduğunu, davacı ile aralarındaki sınırın sabit olduğunu, 3402 ... Kadastro Kanunun 22/2 a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosunun doğru yapıldığını belirterek, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

  1. İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2019 tarih ve 2018/99 Esas, 2019/93 Karar ... kararı ile, davanın, Kadastro Kanunu 12/3 maddesi gereğince hak düşürücü süre nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

  2. Bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 15.01.2020 tarih ve 2019/1952 Esas, 2020/17 Karar ... kararıyla, " öncelikle davanın, uygulama kadastrosuna itiraz davası olduğu halde ilk derece mahkemesince mülkiyete yönelik tapu iptal ve tescil davası kabul edilerek davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtildikten sonra, dava konusu eski 3958, yeni 469 ada 65 ile eski 3959, yeni 469 ada 66 ... parsellerin uygulama tutanaklarının onaylı suretleri, uygulama kadastrosuna ait ölçü krokisi, ada raporu, tesis ve uygulama kadastrosuna ait hesap cetvelleri, ölçü cetvelleri, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, kadastro tespitinin yapıldığı 1985 yılına en yakın tarihli hava fotoğrafları, uygulama kadastrosu sırasında yararlanılan diğer bilgi ve belgeler getirtilmek suretiyle dosyanın keşfe hazırlanmadığı; ilk derece mahkemesince, bilirkişi raporunda, tesis kadastro paftası ile uygulama kadastro paftası ortofoto üzerinde çakıştırılmadığı, rapor içeriğinde belirtilen hususları denetlemeye elverişli kroki çizilmediği, harita mühendisi bilirkişidenuyuşmazlığı çözecek nitelikte rapor alınmadığı, harita mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan uyuşmazlığı çözmekten uzak ve hüküm kurmaya elverişli bulunmayan rapora itibar edilerek hüküm kurulduğu açıklanarak, öncelikle, dava konusu taşınmazlara ilişkin yeni 469 ada 65 ve 469 ada 66 ... parsellerin uygulama tutanakları ile uygulama ve tesis kadastrosuna ilişkin yukarıda belirtilen belge, harita ve hava fotoğrafları dosya arasına getirilmesi sağlanması, daha sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile harita mühendisi sıfatına sahip, kadastro çalışmalarında görev almayan üç kişilik bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların doğal ya da yapay sınırlarının bulunup bulunmadığı, taşınmazların tesis kadastrosundaki sınırlarının neresi olduğu, bu sınırlarda zaman içerisinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı ve tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak, göstermeleri halinde söz konusu sınırların teknik bilirkişilere harita üzerinde işaretlettirilmesi, fotoğraflarının çekilmesi, harita mühendisi bilirkişi kuruluna, yukarıda ayrıntıları gösterilen ilkelere uygun şekilde araştırma ve inceleme yaptırılarak denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınması, davacıya ait taşınmazın yüzölçümündeki küçülmenin nedeninin ortaya konulması, düzenlenecek raporda, önceki bilirkişi raporunun irdelenerek tesis kadastrosu paftasının hatalı olup olmadığı, yapılan uygulama kadastrosunun 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi ile bu madde uyarınca 29.11.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilindeki Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik" hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı, hata yapılmış ise neden hatalı olduğu hususlarının bilimsel olarak açıklanmasının istenilmesi ve bundan sonra da toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi " gereğine işaret edilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

  3. Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanıklar tarafından uygulama kadastrosu öncesi dava konusu taşınmazın sınırının mahkemeye ve teknik bilirkişilere gösterildiği, alınan 29.04.2021 havale tarihli harita bilirkişi raporunda, krokide A harfi ile gösterilen 166,00 m2 'lik alanın davacıya ait olan 469 ada 65 parsel ... taşınmaza ait olduğununun, yapılan sınır hatasının tapulama çalışmalarında her iki taşınmaz arasındaki sınır belirlenirken kavisli olan sınırın düz olarak ölçülmesinden kaynaklandığının belirtildiği, bilirkişi raporunun denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, çekişmeli 469 ada 66 parsel ... taşınmazın harita mühendisi bilirkişilerinin 29.04.2021 havale tarihli raporunun ekinde yer alan krokide (A) harfi ile işaretli 166,00 metrekaresinin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile bu yerin 469 ada 65 parsel ... taşınmaza eklenerek tapu maliklerinin payları oranında tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçelerinde; keşifte dinlenenlerin sınırın tespiti açısından çelişkili beyanlar verdiğini, ancak hepsinin ortak beyanının sınırın düz şekilde geldiği yönünde olduğunu, bilirkişi raporunda 469 ada 66 ... parsel maliklerinin yaptırdığı duvarın eski 3959 ... ve yeni 469 ada 66 ... parsel sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini, davacı tarafça sınırın ağaç olduğunu beyan etmiş ise de ilgili sınırda ağaç bulunmadığını, sınırın düz şekilde geçtiğinin belirlenmesine rağmen ilk derece mahkemesince sınır hatasının tapulama çalışmalarında her iki parsel arasındaki sınır belirlenirken kavisli olan sınırın düz olarak ölçülmesinden kaynaklandığının kabulünün doğru olmadığını, iş bu karar ile müvekkillerinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, harca esas değer ile ilk derece mahkemesince kabule karar verilen değer esas alındığında yargılama giderlerinin paylaştırılması ve kendilerine 3.340,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken bu hususların değerlendirilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1) b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 ... Kanun'un 22/2 a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 22/2 a maddesi,

  1. Değerlendirme

  2. 3402 ... Kanunu' un 22.02.2005 tarihli ve 5304 ... Yasa ile değişik 22/a maddesi ve bu madde uyarınca 29.11.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilindeki Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik” hükümlerine göre yapılan uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek ve teknik açıdan yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği anlaşılan kadastro haritalarının yenilenmesini ve uygulanabilir hale getirilmesini sağlamaktır.

  3. Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.

  4. İlk Derece Mahkemesince, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin "Hgm Geoportal" sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve tarihleri açıkça yazılmak suretiyle tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğraflarının Harita Genel Müdürlüğünden getirtilmesi, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi teknik bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılmalıdır.

Yapılacak bu keşif sırasında çekişmeli taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişilerine işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar fen bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, fen bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Teknik bilirkişilerinden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Fen bilirkişileri haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir.

Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.

  1. Eldeki davada, İlk Derece Mahkemesince, mahallinde yapılan keşif ve keşif neticesi alınan uzman teknik bilirkişi raporu ile dosya kapsamına göre, dava konusu 469 ada 66 parsel ... taşınmazın, harita mühendisi bilirkişilerinin 29.04.2021 havale tarihli raporunun ekinde yer alan krokide sabit sınır olarak kabul edilen (A) harfi ile işaretli 166,00 metrekaresinin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile bu yerin dava konusu 469 ada 65 parsel ... taşınmaza eklenerek tapuya tesciline karar verilmiş ise de, verilen bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Şöyle ki; dosya kapsamına ve hükme esas alınan 29.04.2021 havale tarihli fen bilirkişi kurulu raporuna göre, ilk tesis ölçülerinin orijinal pafta ile bire bir aynı olduğu ve uygulama kadastrosu sırasında da bu sınırın esas alındığı, bu haliyle tesis kadastrosu sınırı ile uygulama kadastrosu sınırının örtüştüğü, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihten önceki tarihli hava fotoğraflarında uzman teknik bilirkişilerin raporuna ekli fotoğraflar ve krokiye göre, taşınmazlar arasında bulunduğu belirtilen ve sabit sınır olarak kabul edilen "tonç (hafif toprak yükselti)" un görünmediği ve ayrıca taşınmazlar arasında başkaca sabit kabul edilebilecek bir sınırın mevcut olmadığı, bu haliyle tesis kadastrosu sınırları esas alınarak yapılan uygulama kadastrosunun anılan yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğu anlaşılmaktadır.

  1. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, uygulama kadastrosunun yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:19:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim