Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/12734
2023/4939
4 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/672 E., 2019/364 K.
KARAR: Kısmen Kabulüne Kısmen Reddine
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince son bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve ihbar olunan Orma İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Davanın konusu ; Konya ili Derebucak ilçesi ... (... ) Köyü Tepeardı mevkii 126 ada 4 parsel 44317,88 m2 ham toprak vasfıyla 09.06.2006 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla tam hisse ile Hazine adına kayıtlı taşınmaza ilişkindir.
-
Davacılar ... ve ... dava dilekçesinde; dava konusu 126 ada 4 parsel taşınmazın cedlerinden intikalen 60 yılı aşkın zamandır zilyet ettiklerinden bahisle davalı Hazine adına olan tapunun iptali ile tescilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, davanın reddini savunmuştur.
- İhbar Olunan Orman İdaresi vekili; taşınmazın bir kısmının orman sınırları içinde kaldığının bilirkişilerce tespiti üzerine davanın ihbar olunduğunu, B harfli 5842,82 m2 yerin Devlet ormanı içerisinde kaldığını fiili kullanımın da bulunmadığını, bu kısma ilişkin davacıların talebi yönünden davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli, 2013/459 Esas ve 2014/641 Karar ... kararı ile dosyada toplanan tüm deliller, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişiler ile tanık anlatımları ve teknik bilirkişinin raporu ve eki krokisi birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın evveliyatında bir bütün olarak ... Ağa isimli bir şahsa ait olduğu, 1960'lı yıllarda davacıların babası ...'un dava konusu yeri satın aldığı, dava konusu yerin davacıların babası ...'a ait iken babalarının vefatından sonra mirasçıların aralarında babalarından kalan taşınmazları taksim ettiği, taksime göre dava konusu yerin davacılara miras olarak kaldığı, taşınmazın fen bilirkişileri ... ... ve ...'ın 26.05.2014 tarihli raporlarında A harfi ile gösterilen kırmızı ile boyalı 18.010,49 m²'lik kısmını davacıların eklemeli zilyetlikle 20 seneden daha uzun süre nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla kullandıkları, dava konusu yerin ekonomik yarar sağlamak amacıyla tarla olarak kullanıldığı dava konusu taşınmazın son 5 6 senedir kullanılmıyor olmasının terk olarak kabul edilmediği, davacıların keşif mahalinde kendilerine ait olduklarını iddia ettikleri raporda E harfi ile gösterilen kısmın ziraat bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere tarıma elverişli yerlerden olmayıp, zilyetlik şartlarının bu kısım için davacılar lehine oluşmadığı, D harfi ile gösterilen kısımın ise dava konusu taşınmaz sınırları içerisinde olmadığı,davacıların keşif mahalinde kendilerine ait olduklarını iddia ettikleri raporda B harfi ile gösterilen kısmın Devlet Ormanı sınırı içerisinde kaldığı anlaşılmış olup davacıların ilk dava dilekçesinde 126 ada 4 parsel ... taşınmazı dava ettikleri, davalarını ıslah ederek genişletmedikleri, mahkemenin tarafların talepleri ile bağlı olduğu dikkate alınarak ihbar olunan vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, davacıların raporda A harfi ile gösterilen kısma yönelik davalarını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, dava konusu Konya ili, Derebucak ilçesi, ... (...) Köyü Tepeardı mevkinde kain 126 ada 4 parsel ... taşınmazın fen bilirkişileri ... ... ve ...'ın 26.05.2014 tarihli raporlarında A harfi ile gösterilen kırmızı ile boyalı 18.010,49 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile iptal edilen bu kısmın 126 adanın son parsel numarası verilmek sureti ile 1/2 payının davacı ..., 1/2 payının davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 31.05.2017 tarihli, 2015/17082 Esas ve 2017/4822 Karar ... ilamı ile Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, çekişmeli taşınmazın doğusu ve batısında orman parseli bulunduğu ve zilyetliğe dayalı dava açılmış olduğuna göre usulüne uygun orman araştırmasının yapılmamasının doğru olmadığı ve ziraat bilirkişisi raporunda orman ağaçlarının varlığından bahsedildiği, usulüne uygun zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılmadığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; bozma ilamı doğrultusunda Orman İdaresinden istenilen evraklar hava fotoğrafları dinlenilen tanıklar ve mahalli bilirkişi beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde dosyada yer alan ziraatçi bilirkişi ve orman mühendisi bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, Ziraatçi bilirkişi raporunda 126 ada 4 parsel içerisindeki bozma öncesi hükümde davacılar lehine tesciline karar verilen 18010,49 m²'lik kısmın 7 8 yıl öncesine kadar tarımsal faaliyette bulunan üçüncü sınıf tarım arazisi olduğunun bildirildiği kadastro tespiti ile 2006 yılında taşınmaz Hazinesi adına kaydedildiğine göre davacıların 2006 yılından sonra taşınmazda tarımsal faaliyet yapmamalarının hayatın olağan akışına uygun olup bilirkişi raporu ile de örtüştüğü, Orman bilirkişi raporunda da önceki hükümde davacılar adına tescil edilen 18010,49 m²'lik kısmın orman sayılan yerlerden olmadığının net olarak ifade edildiği, dava konusu edilen 126 ada 4 parsel içerisinde yer alan 18010,49 m²'lik taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek taşınmazlardan olduğu, yaşı 58, 79 ve 80 olan tanık ve mahalli bilirkişiler kendilerini bildiklerinden beri yaklaşık 50 60 yıldır 18010,49 m²'lik tarlanın davacının babasının zilyetliğinde olduğu, babasının vefatından sonra da tarlanın davacı kardeşlere kaldığı, davacıların eklemeli zilyetlik ile 50 60 yıldır nizasız fasılasız teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 18010,49 m²'lik tarlanın maliki oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Konya ili Derebucak ilçesi ... Köyü 126 ada 4 parsel ... taşınmazın fen bilirkişisi Harun Ecevit'in 31.12.2018 tarihli raporunda A harfi ile gösterilen kırmızı ile taralı 18010,49 m²'lik kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile iptal edilen bu kısmın ½ payının davacı ... , ½ payının ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ve ihbar olunan Orman İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde ; eksik inceleme ile karar verildiğini, idari tescilden geriye doğru davacıların 20 yıllık zilyetlikleri konusunda yeterli araştırma yapılmadığını, taşınmazın terk edilmiş olduğunun tanık beyanları ile de sabit olduğu, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
-
İhbar Olunan Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve bilirkişi raporu ile karar verildiğini, kısmen kabul kararının doğru olmadığını, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
-
Değerlendirme
-
İhbar olunan Orman İdaresi vekilinin temyizi yönünden; ihbar olunan Orman İdaresinin taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle bir dava açılmadığı, İlk Derece Mahkemesince davaya dahil edilmesinin kendisine taraf sıfatı kazandırmayacağı ve davada taraf olmayanlar da hükmü temyiz edemeyeceğine göre temyiz dilekçesinin reddine,
-
Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma inceleme hüküm kurmaya yeterli olmayıp bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozmada zilyetliğin tespiti açısından 1980 1990 yıllarına ait memleket haritası ve hava fotoğrafı getirilerek taşınmazın orman olmaması halinde zilyetlikle iktisap edilip edilmediğinin de tespiti istenilmiş, taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu sabit olmakla birlikte zilyetlik yönünden 23.01.2019 tarihli orman bilirkişi raporunda; 1963 ve 1984 yılı memleket haritası ile 1971, 1987 ve 1990 yılı hava fotoğrafları üzerinde araştırma yapıldığı belirtilmiş, dava konusu edilen taşınmazın beyaz renkte olduğu açıklanmış olup raporda tek bir memleket haritası üzerinde gösterim yapılmış ve bu gösterimin de hangi tarihli memleket haritası üzerinde yapıldığı belirtilmemiştir. Yine üç ayrı hava fotoğrafından bahsedilmişse de sadece 1971 ve 1987 yılı hava fotoğrafı üzerinde gösterimde bulunulmuş olup gösterilen kısımların da zilyetlik hususunda net bir kanaat oluşturacak yakınlıkta olmadığı görülmüştür. Bozma sonrasında alınan Ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmazın 7 8 yıl öncesine kadar tarım arazisi olarak kullanıldığı imar ihya gerektirmeyen yer olduğu soyut ifadelerle belirtilmiş olup kullanımın süresi, kullanıma hangi tarihte başlanıldığı ne kadar süreyle kullanıldığı gibi hususlar üzerinde durulmamıştır.
O halde İlk Derece Mahkemesince tespit tarihinden geriye doğru 15 20 25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirilerek, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında 1 fen, 3 ziraat, 1 Jeoloji ve 1 Jeomorfolog bilirkişisi ile yapılacak keşifte; yukarıda değinilen belgeler bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın öncesinin ne olduğunu, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 ... Kanunun 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 3.7.2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 inci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre usulüne uygun zilyetlik araştırması yapmak suretiyle bir hüküm kurulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 ... Kanunun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanunun 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 ... Kanunun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:24:28