Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10341
2023/47
9 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/549 E., 2019/941 K.
KARAR: İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Orman kadastro çalışmaları sırasında Giresun ili, ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 1 parsel sayılı taşınmaz kadastro komisyonunca 7119756,62 metrekare yüzölçümlü olarak orman vasfı ile tespit edilmiştir.
- Davacı, ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 1 parselin devlet ormanı olarak tescil gördüğünü, oysa ki bu parsel içinde dava konusu ettiği bölümün kendisinin de paydaş olduğu 1107.2001 tarih ve 3 sırada kayıtlı tapu kaydı kapsamında kaldığını, dava konusu ettiği bölümün devletle ilgili herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, taşınmazın orman niteliğinde olmayıp bahçe ve ağaçlık niteliğinde olduğunu öne sürerek kendisine ait bulunan taşınmaz bölümünün tespiti ve tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, zamanaşımı, husumet ve kesin hüküm itirazında bulunduklarını, çekişmeli taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinin 2010/30 Esas sayılı dosyasında açılan ve kesinleşen hüküm bulunduğunu, kadastro tespitinin doğru olup ormanların özel mülkiyet konusu yapılamayacağını öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Görele Asliye Hukuk Mahkemesi 17.07.2018 tarihli ve 2015/244 Esas, 2018/350 Karar sayılı kararında, uzman orman bilirkişiler kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, 6381 sayılı Orman Kanunu'nun (6381 sayılı Kanun) 17 inci maddesine göre hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıkların kazanılamayacağı ilkesini içermekte olup amacının orman bütünlüğünü korumak olduğu, ziraat bilirkişi raporunda her nekadar davacının kısmen fındık bahçesi olarak kullandığı ve kapama fındık olduğu görüşüne yer vermişse de teknik bilirkişi raporunda ayrıntılı analiz ve görüşlere itibar edildiği ve taşınmazın orman vasfında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı istinaf dilekçesinde, mahkemenin hükmüne esas aldığı teknik bilirkişi raporunun kesin ve inandırıcı olma gibi özelliklerden yoksun olduğunu, yapılan incelemelerden de görüldüğü üzere taşınmaz üzerinde 30 40 yaşlarında kestane ve kızılağaçların yer aldığını, ancak bu ağaçların insan eliyle dikilen ağaçlardan olduğu gibi üzerinde yapraklı ağaçların olmasının tek başına taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu göstermeyeceğini, çekişmeli taşınmazın kadastro öncesinde tapulu taşınmazlardan olup tapu kaydına göre de çalılık vasfında olduğunu, çalılık vasfında iken zamanla ihtiyaca göre üzerine kızılağaç ve kestane dikildiğini, taşınmazın toprak yapısı ve bitki örtüsünün orman vasfı taşımadığını, taşınmaz üzerinde insan eliyle dikilerek yetişen ağaçlar bulunmasına rağmen kendiliğinde yetişen ağaç sınıfına sokulmasının hatalı olduğunu, taşınmaz üzerinde orman gülü bitkisinin de yer almadığını, taşınmazın etrafının ormanlık alan olmadığından bilirkişilerin orman ile bütünlük gösterdiği yönündeki değerlendirmelerinin de hatalı olduğunu, taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmadığını, bilirkişilerin eski tarihli memleket haritasında ormanlık alanlar içinde kaldığına dair değerlendirmesinin hatalı olduğunu, yeşil rengin sadece ormanlık alanları ifade etmediğini, memleket haritasında ormanlık alan belirtmesinin yer almadığını, rapor eki hava fotoğraflarından da hiçbir şey anlaşılamadığını, hava fotoğrafından bitki örtüsü, kapalılık oranı gibi hususlarında anlaşılamadığını, bu haliyle mevcut raporun denetime elverişli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 2019/549 Esas 2019/941 Karar sayılı kararında, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğunu belirlemiş olmasına, her ne kadar davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının krokiye bağlı olduğu ve bu hali ile uygulanması yetersiz ise de bir an için tapu kaydının çekişmeli taşınmaz bölümlerine ait ve uygun olduğu kabul edilse dahi tapu kaydının oluşumuna esas tescil ilamında Orman Yönetimi taraf olmadığından kendisi açısından kesin hüküm teşkil etmeyen anılan kaydın, Orman Yönetimini bağlamayacağına ve tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağının bulunmamasına göre ilk derece mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1) b.1 maddesi gereğince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davacı temyiz dilekçesinde, ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yörede yapılan kadastro sırasında orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilen çekişmeli taşınmaz hakkında davacı tarafından, çekişmeli taşınmazın kendisine ait tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 303, 353, 356, 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesi.
- Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen ilkeler ve olgular doğrultusunda tarafların dayandıkları delillerin tam olarak toplandığı ve değerlendirildiği, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye elverişli olduğu söylenemez. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazın orman vasfında olduğu ve herhangi bir suretle iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, mahkemece davacının dayanağı tapu kaydı yöntemince uygulanarak kapsamı belirlenmediği gibi, ihtilafın aydınlanmasına yönelik olarak nizalı bölümün, davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı tam olarak tespit edilmemiş, davacının tutunduğu 11.07.2001 tarihli ve 3 sıra nolu tapu kaydının oluşumuna esas dava dosya aslı getirtilmediği gibi tapu kaydının Hazinenin taraf olduğu tescil ilamı ile oluştuğu gözetildiğinde güçlü delil veya kesin hüküm olup olmayacağı tartışılmamış, yine tapu kaydının haritası çakıştırılarak gösterilmemiş, bu haliyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulmuştur.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince davacının dayandığı 11.07.2001 tarihli ve 3 sıra numaralı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritaları ile getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacının dayandığı tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların kim ya da kimler tarafından ne şekilde kullanıldığı, hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, dava konusu taşınmazın davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, taşınmazın tapu kaydının kapsamında kaldığının anlaşılması halinde bu tapu kaydının oluşumuna esas tescil ilamında davalı ... idaresinin de taraf olup olmadığı göz önünde bulundurulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:46:37