Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2962

Karar No

2023/4631

Karar Tarihi

25 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/345 E., 2020/233 K.

KARAR: Davanın usulden reddine

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 11.08.1973 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 03.11.1987 tarihinde yapılan 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. 2859 Sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanun'a (2859 Sayılı Kanun) göre yapılan yenileme kadastrosu sırasında Merkez Bağlık Mahallesi 128 parsel sayılı 2320 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yenileme çalışmalarında yeni 538 ada 1 parsel sayısı alarak 2267,97 m² yüzölçümü ile arsa niteliğinde davalı Hazine adına tespit edilmiştir.

2.Davacı ... İdaresi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır.

II. CEVAP

Davalı Hazine, çekişmeli taşınmazın arsa vasfında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava konusu yerin evveliyatı orman olmakla birlikte 1987 yılında yapılan orman sınırlandırılması çalışmaları sonunda 6831 Sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince orman alanına çıkarılan yerlerden olduğu ve orman sınırı dışına çıkartılmış bulunan taşınmazın da kanun gereği Hazine adına yapılan tescilinin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.05.2018 tarihli ve 2016/9023 Esas, 2018/4034 Karar sayılı kararı ile, “dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde daha önce yapılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin ve dava konusu taşınmazın dosya arasında bulunan tapu kaydı sureti de yazılacak müzekkereye eklenmek sureti ile tapu müdürlüğünden dava konusu taşınmazın bulunduğu alanı komşuları ile birlikte gösterir kadastro paftasının ve tapu kaydı ile yenileme kadastrosu ile ilgili tüm kayıtların dosya arasına alınmasından sonra daha önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu, varsa aplikasyon ve 2/B madde haritaları ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların orman kadastrosu ve aplikasyon hattına göre konumu, orman kadastro haritasındaki sınır noktaları ile varsa aplikasyon haritasındaki sınır noktaları kadastro paftası üzerinde ayrı renkli kalemlerle çizilmek suretiyle gösterecekleri rapor tanziminin sağlanması ve taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kalıp kalmadığının belirlenerek oluşacak sonucu göre karar verilmesi” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmaz yönünden ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 2013/398 Esas 2014/926 Karar sayılı dosyası ile çekişmeli 538 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği ve kararın 06.03.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen mahkeme kararı nedeni ile dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmiş olduğu, bu nedenle de davacının başlangıçta mevcut olan hukuki yararının yargılama sırasında ortadan kalktığı, ayrıca eldeki davanın bahsi geçen dosya ile kesin hükme bağlandığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

Davacı vekili, çekişmeli taşınmazın farklı dosya ile orman vasfıyla tapuya tescil edildiğini, bu sebepten İlk Derece Mahkemesince verilen kararı kabul ettiklerini, ancak aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, orman iddiasına dayalı açılan tapu iptali ve tescil davasında taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 17 nci maddesi,

  1. Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamamahkemekararıvı.onanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:30:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim