Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/12455
2023/4576
21 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2013/32 E., 2019/206 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Yörede 1977 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, çekişmeli ... Köyü 14 parsel sayılı 71.479 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu ve vergi kayıtları ile adına tespit edilmiştir.
-
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1947 yılında 3116 sayılı Orman Kanununa (3116 sayılı Kanun) göre yapılan ve kesinleşen orman tahdidi ile 1986 1987 yıllarında yapılan ve kesinleşen aplikasyon ile 2/B madde uygulaması vardır.
-
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu 14 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, kesinleşen tahdit sınırları içerisinde kalan kısmının tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve bu kısma davalının müdahalesinin menine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.04.2008 tarihli ve 2006/383 Esas, 2008/202 Karar sayılı kararı ile, 14 numaralı parselin (B1) ile gösterilen 12.332,78 m2 lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.11.2010 tarihli ve 2010/13412 Esas, 2010/13804 Karar sayılı kararıyla, ilk tahdit ve aplikasyon hattının farklı olduğu belirtilerek, yöntemince tahdit hattı uygulaması yapılması gereğiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın bir kısmının kesinleşen tahdit sınırları içerisinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ... ili, Armutlu ilçesi 14 parsel (yenileme çalışmalarından önce 655 ada 41 parsel) sayılı taşınmazın alınan 10.01.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen, 44.268,65 m2 yüzölçümlü kısmının davalı adına kayıtlı tapusunun iptali ile bu kısma ayrı bir parsel numarası verilerek "orman" vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, A harfi ile gösterilen kısma karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın tamamının tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilinin gerektiğini, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
-
Davalı ... vekili, müvekkilinin usuli kazanılmış hakkının ihlal edildiğini, eksik, yetersiz, çelişkili raporlara dayanılarak karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen tahdit içerisinde bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi.
- Değerlendirme
Yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere, dava kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkin olup; İlk Derece Mahkemesince ilk olarak dava konusu taşınmazın 12.332,78 m2 lik kısmının kesinleşen tahdit sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ve davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Mahkemesince ilk tahdit hattı ve aplikasyon hattının uyumlu olmadığı belirtilerek, yöntemince tahdit hattı uygulaması yapılması gereğiyle karar bozulmuş, bu defa İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın 44.268,65 m2'lik kısmının kesinleşen tahdit sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamında, 3116 sayılı Orman Kanununa (3116 sayılı Kanun) göre yapılan çalışma ile 6831 sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre yapılan çalışmadaki hattın uyumlu olmadığı belirtildiği halde, İlk Derece Mahkemesince 3116 ve 6831 sayılı Kanunlara göre yapılan çalışmaların tutanakları ve orijinalinden çekilmiş renkli tahdit haritaları dosyaya eksiksiz şekilde getirilmemiş, ilk tahdit hattı ile aplikasyon hattının uyumsuzluğunu giderecek şekilde inceleme ve araştırma da yapılmamıştır. Bu cümleden olarak, 3116 sayılı Orman Kanununa göre yapılan çalışma ile 6831 sayılı Orman Kanununa göre yapılan çalışma aynı harita üzerinde farklı renkli kalemlerle gösterilmemiş ve taşınmazın bu çalışmalarda ne gibi bir işleme tabi tutulduğu net olarak ortaya konulmamıştır.
Öte yandan yargılama sırasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin 2 a bendi uyarınca yenileme çalışması yapılmış ancak bu çalışmaya ait evraklar da dosya içerisine alınmamış ve bu çalışmada dava konusu taşınmazın tabi tutulduğu işlem irdelenmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan rapor, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup, hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazı ilgilendiren orman sınır hattı (248 OS 287 OS) aplikasyon tutanağında "... adına tespiti yapılan ve itirazlı bulunduğundan henüz mülkiyeti belirlenmeyen 14 parselin batı köşesinde, deniz kenarındaki 248 nolu OS noktasından başlandı. Buradan sol taraf 14 parsel, sağ taraf devlet ormanı olduğu halde ilerlenerek Armutlu ... eski yolu üzerinde ve 14 parsel ile ... ve müştereklerine ait 15 parselin ortak köşesindeki 287 nolu OS noktasının yeri buradan sol taraf 15 parsel, sağ taraf devlet ormanı olduğu halde ilerlenerek...." şeklinde tarif edildiği halde, hükme esas alınan rapor ve krokide 248 nolu OS 14 parselin batı köşesinde gösterilmemiş, 287 OS de tutanağın aksine 14 ve 15 parselin ortak köşesinde gösterilmemiş ve böylelikle hem çalışma tutanağı hem de aplikasyon haritası ile uyumlu olmayan bir durum yaratıldığı halde bunun sebepleri bilirkişilerce belirtilmemiştir. Ayrıca yenileme evrakları dosyaya getirilmediği gibi, bilirkişilerce de yenileme çalışması ile dava konusu taşınmazın tabi tutulduğu işlem üzerinde durulmamıştır. Dosyada ilk yapılan tahdidin çalışma tutanağı evrakları eksik olduğundan aplikasyon tutanağı ile uyumu denetlenememektedir. Ancak aplikasyon tutanağına bakıldığında, orman tahdit sınırının kadastral parsel sınırı esas alınarak bellirtildiği, 248 OS nin 14 nolu kadastral parselin batı köşesinde, 287 OS noktasının 14 ve 15 nolu kadastral parsellerin ortak köşesinde bulunduğu ifade edildiği halde bilirkişilerce çalışma tutanağı doğrultusunda 14 ve 15 nolu parsellerin eski çapı esas alınarak orman sınır nokta ve hattının belirlenmesi ve buna göre orman tahdit haritasında yenileme sonrası oluşan durumda orman sınır noktaları belirlenip, dava konusu taşınmazın kesinleşen tahdit sınırları içerisinde kalan kısımları olup olmadığının tespit edilmesi ve denetime elverişli şekilde eski ve yeni çap ile orman tahdit haritasının çakıştırılması gerektiği halde, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporları esas alınarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde Mahkemece, 3116 sayılı Orman Kanuna göre yapılan çalışmanın, 6831 sayılı Orman Kanununa göre yapılan çalışmaların işe başlama, işi bitirme, askı ilan, çalışma tutanaklarının, orijinalinden çekilmiş tahidt haraitalarının, eski pafta, yenileme sonrası oluşan pafta ve yenileme çalışmasına ait tüm evrakların ilgili yerlerden getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak 4 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B Maddesinin Uygulaması Hakkında Yönetmeliğin 54 üncü maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesi'nin 49 uncu maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek ve ilk karara esas alınan rapora göre tarafların leh ve aleyhine oluşan durum dikkate alınarak bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19