Yargıtay 8. HD 2021/4359 E. 2023/4566 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/4359
2023/4566
21 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
SAYISI: 2018/27 E., 2020/1 K.
KARAR: Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 16 ncı Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar, bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Kadastro sırasında, Artvin ili Hopa ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 106 ada 13, 28 ve 108 ada 1 parsel ... taşınmazlar davalı ... adına; 106 ada 30, 107 ada 2, 13 ve 111 ada 2 parsel ... taşınmazlar, davalı ... adına; 106 ada 43, 107 ada 6, 112 ada 1, 114 ada 29, 170 ada 25, 176 ada 1, 177 ada 34, 36, 39 ve 41 parsel ... taşınmazlar, davalı ... adına; 106 ada 44, 107 ada 5, 114 ada 32, 170 ada 24, 177 ada 27, 32 ve 43 parsel ... taşınmazlar, davalı ... adına; 106 ada 45, 107 ada 4, 114 ada 30, 170 ada 23, 177 ada 26 ve 42 parsel ... taşınmazlar, davalı ... adına; 106 ada 46, 107 ada 1, 3, 108 ada 4, 112 ada 2, 114 ada 31, 170 ada 22, 177 ada 25, 33 ve 44 parsel ... taşınmazlar, davalı ... adına; 108 ada 3 parsel ... taşınmaz, davalı ... adına; 177 ada 28 ve 37 parsel ... taşınmazlar, davalı ... adına; 177 ada 30 parsel ... taşınmaz, davalı ... ve 177 ada 38 parsel ... taşınmaz ise, davalı ... adına, kadastro tutanaklarında gösterilen yüzölçümleri ve vasıflarıyla tespit edilmişlerdir.
-
Davacı ... dava dilekçesinde; taşınmazların kök muris ...’ten geldiğini, kök muris ...’in terekesinin tüm yasal mirasçılarının katılımıyla taksim edilmediğini ileri sürerek, annesi ...'den kendisine intikal eden miras payı oranında kadastro tespitinin iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalılar cevaplarında; kök muris ...’in sağlığında 12.12.1985 tarihinde, taşınmazlarını, dul ve çocuksuz olarak ölen ... da dahil olmak üzere mirasçıları olan ..., ..., ..., ... ve davacının annesi ...' nin de katılımıyla altı çocuğu arasında paylaştırdığını, mirasçılardan ...’ın kendisine isabet eden taşınmazları bir süre kullandıktan sonra Hopa Noterliğinin 12.06.1981 tarihli ve 3474 yevmiye numaralı bağış senedi ile kendisine bakan yeğeni ve bir kısım davalıların murisi ve aynı zamanda kök muris ...' ın mirasçısı olan ...’ın oğlu ...’a devrettiğini, ...’a bağışlanan bu taşınmazların Hopa Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.1982 tarih ve 1981/269 Esas, 1982/46 Karar ... dosyasında Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği ile görülen tescil ilamına istinaden ... adına tapuya bağlanmasından sonra ... tarafından davalılardan ...’a kayden devredildiğini, bu tescil ilamı sonucu oluşan tapu kayıtlarından 21.06.1982 tarih ve 13 sıra numaralı tapu kaydının (tedavülü 21.11.1995 tarih ve 7 sıra numaralı kayıt) çekişmeli 177 ada 36, 39, 41, 42, 43 parsel ... taşınmazlara; 21.06.1982 tarih ve 14 sıra numaralı tapu kaydının (tedavülü 21.11.1995 tarih ve 8 sıra numaralı kayıt) 108 ada 4 parsel ... taşınmaza; 21.06.1982 tarih ve 16 sıra numaralı tapu kaydının (tedavülü 21.11.1995 tarih ve 9 sıra numaralı kayıt) 176 ada 1 parsel ... taşınmaza; 21.06.1982 tarih ve 17 sıra nolu tapu kaydının ise (tedavülü 21.11.1995 tarihli ve 11 sıra numaralı kayıt) çekişmeli 106 ada 43, 44, 45 ve 46 parsel ... taşınmazlara uyduğunu, 114 ada 29, 30, 31 ve 32 parsel ... taşınmazlar ile 112 ada 1, 2 parsel ... taşınmazlar ve 170 ada 22, 23, 24 ve 25 parsel ... taşınmazların kök muris ... ile ilgisinin bulunmadığını, bunlardan 170 ada 22, 23, 24 ve 25 parsellerin 3 üncü kişilerden satın alındığını, dava konusu diğer 106 ada 13, 28, 30, 107 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 13; 108 ada 1, 3, 111 ada 2, 177 ada 25, 26, 27, 28, 30, 32, 33, 34, 37 ve 38 parsel ... taşınmazların ise muris ...’in sağlığında yapmış olduğu paylaştırmaya uygun olarak tespit edildiğini, davacıların murisi ...’ye ise dava dışı 106 ada 27, 33, 107 ada 14, 108 ada 5 parsel ... taşınmazların muris tarafından miras payı olarak verildiğini, ancak bu taşınmazların ...’nin eşi ve davacının babası tarafından üçüncü kişilere satıldığını savunmuşlardır.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2014 tarih ve 2012/10 Esas, 2014/17 Karar ... kararıyla; çekişmeli 112 ada 1, 2; 106 ada 43, 44, 45, 46; 108 ada 4; 114 ada 29, 30, 31, 32; 176 ada 1; 177 ada 36, 39, 41, 42, 43, 44 ve 170 ada 22, 23, 24, 25 parsel ... taşınmazlara yönelik açılan davanın reddi ile bu parsellerin tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine; 106 ada 13, 28, 29, 30; 107 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6,13 parsel, 108 ada 1 ve 3; 111 ada 2; 177 ada 25, 26, 27, 28, 30, 32, 33, 34, 37, 38 parsel ... taşınmazlara yönelik açılan davanın kabulü ile bu parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile dava konusu bu parsellerin herbirinin tamamı ayrı ayrı 4200 pay kabul edilerek, 420 payının davacı ... adına, her bir parselden geri kalan 3780 payın ise kadastro tespit tutanaklarında adı geçen tespit malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE. BOZMADAN SONRA YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2014 tarih ve 2012/10 Esas, 2014/17 Karar ... kararı, davacı ... vekili ile davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
-
Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.03.2017 tarih ve 2016/5569 Esas, 2017/1932 Karar ... ilamıyla; "davacının iddiası ve davalıların savunmasını ileri sürüş biçimine göre, 177 ada 36, 39, 41, 42, 43, 44 108 ada 4; 176 ada 1; 106 ada 43, 44, 45 ve 46 ve 106 ada 13, 28, 30; 107 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 13; 108 ada 1 3; 111 ada 2; 177 ada 25, 26, 27, 28, 30, 32, 33, 34, 37 ve 38 parsel ... taşınmazların davalı ...’ten geldiğinin sabit olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ise, çekişme konusu taşınmazların tümünün kök muris ...’in terekesine dahil olup olmadığı, kök muris ...’in terekesine dahil olan taşınmazlar yönünden murisin sağlığında taşınmazlarını mirasçıları arasında pay edip etmediği, davacının annesi ve kök murisin mirasçısı ...’ ye muris tarafından verildiği iddia edilen dava dışı 106 ada 27, 33, 107 ada 14 ve 108 ada 5 parsel ... taşınmazların davalıların iddia ettiği gibi miras payına hasren mi, yoksa davacı tarafın savunduğu şekliyle borç karşılığında mı verildiği noktasında toplanmakta olduğu belirlemesi yapılarak;
Dava konusu 170 ada 22, 23, 24, 25 ve 112 ada 1 ve 2 parsel bu taşınmazların muris ...’in terekesine dahil olmadığının anlaşılmasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ... taşınmazlar yönünden onanmasına karar verildikten sonra; 106 ada 13, 28, 30; 107 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6,13; 108 ada 1, 3; 111 ada 2; 177 ada 25, 26, 27, 28, 30, 32, 33, 34, 37 ve 38 parsel ... taşınmazlar yönünden, kök murisin sağlığında terekesini mirasçıları arasında taksim ettiği ve dava dışı 106 ada 27, 33, 107 ada 14 ve 108 ada 5 parsel ... taşınmazların davalıların iddia ettiği gibi miras payına hasren davacıların annelerine verildiği hususları davalı tarafça ispatlanamadığına göre, tarafların sair temyiz itirazları yerinde olmadığı, ancak tüm bu taşınmazlar bakımından, davacının davasının miras payına yönelik olduğu dikkate alınarak harç ve yargılama giderinin hesaplanması ve ayrıca 177 ada 33, 34 ve 108 ada 1 parsel ... taşınmazların harca esas değerinin belirlenmesinde bu taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki binaların davalılara ait olduğu davacının da kabulünde olduğuna göre bunların değerinin hesaba katılmaksızın hesaplama yapılması gerektiği açıklanarak;
Dava konusu 106 ada 43, 44, 45 ve 46; 108 ada 4; 176 ada 1, 177 ada 36, 39, 41, 42, 43, 44 parsel ... taşınmazlar yönünden, davalı tarafın, anılan taşınmazların (106 ada 43, 44, 45 ve 46 parseller yönünden) 21.11.1995 tarih ve 11 sıra numaralı; (108 ada 4 parsel yönünden) 21.11.1995 tarih ve 8 sıra numaralı; (176 ada 1 parsel yönünden) 21.11.1995 tarih ve 9 sıra numaralı; (177 ada 36, 39, 41, 42, 43 ve 44 parseller yönünden) 21.11.1995 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığını, bu taşınmazların ... mirasçısı ... tarafından kardeşi ve bir kısım davalıların murisi ...' a 12.06.1981 tarih ve 3474 yevmiye numaralı bağış senedi ile devredildiğini, bu devir üzerine Hopa Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.1982 tarih ve 1981/269 Esas, 1982/46 Karar ... dosyasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davası sonucu ... adına tapuya bağlandığını ve daha sonra kayden satılarak oğlu davalı ... adına tapuya tescil edildiğini savundukları, anılan tescil ilamının incelenmesinde, davacısının ..., davalılarının ise Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği olduğunun ve karar içeriğinde "çekişmeli taşınnmazların 20 yılı aşkın zamandır ...'ın zilyet ve tasarrufunda iken, onun tarafından Hopa Noterliğinin 12.06.1981 tarihli ve 3474 numaralı hibe senedi ile davacı ...'a bağışlanıp zilyetliğinin adı geçene devredildiği" tespitine yer verildiğinin anlaşıldığı, bahsi geçen ilamda davacı taraf ya da murisi ... taraf olmadığından anılan ilamın, davacı taraf hakkında kesin hüküm teşkil etmeyeceğinin açık olduğu, anılan taşınmazların murisin terekesine dahil olup olmadığı hususunda alınan beyanların yetersiz olduğu, ancak davalı tarafın savunmasını ileri sürüş biçimine göre bu taşınmazların kök muris ...'den geldiğinin anlaşıldığı, davalı tarafça paylaştırma yahut taksim iddiası ispatlanamadığına göre anılan taşınmazlar yönünden de davacının miras payı oranında tapu iptali ve tescil hükmü kurulması gerekirken, davacının taraf olmadığı tescil ilamı sonucu oluşan tapu kaydına değer verilerek hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu açıklanarak, İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazların kök muris ...’den gelip terekesinin taksim edilmediği ya da davalı yanca savunulduğu gibi sağlığında murisçe yapılan bir paylaştırma bulunmadığı gözetilmek suretiyle, davacının miras payı oranında davasının kabulüne karar verilmesi, davacıya düşen miras payı belirlenirken, uygulanan 21.01.1995 tarih ve 9 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli 176 ada 1 parsel ... taşınmaza, 21.11.1995 tarih ve 8 sıra numaralı tapu kaydının ise 108 ada 4 parsel ... taşınmaza uyduğu yapılan keşifte alınan beyanlar ve yöntemince yapılan kayıt uygulaması ile sabit olmakla, anılan 176 ada 1 ve 108 ada 4 parsel ... taşınmazlardaki ölü mirasçı ... payının, adı geçen tarafından, davalı yana Hopa Noterliğinin 12.06.1981 tarih ve 3474 yevmiye numaralı noter senedi ile devredildiğinden, çocuksuz ve dul ölen ...’nın payının davalı taraf üzerinde bırakılması gerektiğinin düşünülmesi gereğine değinilerek;
Dava konusu 106 ada 43, 44, 45, 46 ve 177 ada 36, 39, 41, 42, 43, 44 parsel ... taşınmazlar yönünden, davalıların 106 ada 43, 44, 45 ve 46 parseller yönünden 21.11.1995 tarih ve 11 sıra numaralı; 177 ada 36, 39, 41, 42, 43 ve 44 parseller yönünden 21.11.1995 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kaydına dayanmış oldukları, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, bu tapu kayıtlarının, dayanağı olan tescil ilamında davacı yanın ya da murisi ...’nin taraf olmaması nedeniyle davacı tarafı bağlamayacağı anlaşılmakta ise de, anılan tapu kayıtlarının, taşınmazlardaki dul ve çocuksuz ölen ... payının bir kısım davalıların murisi ...’a hibe edilmesi sonucunda verilen tescil ilamı sonucunda oluşmuş olması nedeniyle, somut uyuşmazlığın çözümü açısından, bu tapu kayıtlarının davalıların savunduğu gibi bahsi geçen taşınmazlara uyup uymadığının yöntemince belirlenmesi, uyması durumunda ise taşınmazlardaki ... payının davalı taraf üzerinde bırakılması gerektiğinin düşünülmesi gerekirken, tapu kayıtlarında gösterilen hudutların bilirkişi ve tanıklara tek tek sorulmadığı ve komşu parsel tutanakları getirtilerek teknik raporun denetlenmediği açıklanarak, söz konusu tapu kayıtlarının tescil ilamı ile oluştuğu dikkate alınmak suretiyle, tescil ilamın haritasının bulunup bulunmadığının araştırılması, var ise dosya arasına getirtilmesi ve akabinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılması, keşif sırasında, davalı tarafın dayanağı olan tapu kayıtlarının sınırlarının tek tek okunması, mahalli bilirkişi ve tanıklardan, tapu kaydı sınırlarında okunan sınırları zeminde göstermelerinin istenilmesi, fen bilirkişi tarafından gösterilen sınırların kroki üzerinde işaretlenmesi, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi ve bu şekilde dava konusu bu taşınmazların davalı tarafça dayanılan tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığının kesin olarak belirlenmesi, bu belirleme yapıldıktan sonra, kayıt kapsamında kalıyor ise, kayıt kapsamında kalan taşınmazlardaki ... payının davalılar üzerinde bırakılması, yani bir başka deyişle, ... payının, davacı tarafa intikal edecek miras payının hesabında dikkate alınmaması, kayıt kapsamında kalmadığı anlaşılırsa, ... payı dikkate alınmadan, davacının (...’dan intikal edecek payda dahil olmak üzere) miras payı ile sınırlı olarak hüküm kurulması gereğine değinilerek;
Dava konusu 114 ada 29, 30, 31 ve 32 parsel ... taşınmazlar yönünden ise, davalıların bu parseller bakımından 4.5.1962 tarih ve 2 sıra numaralı (... oğlu) ... adına kayıtlı bulunan tapu kaydına dayanmış oldukları ve taşınmazların kök muris ...' le ilgisinin bulunmadığını savundukları, her ne kadar 26.08.2014 tarihli keşif sonucu düzenlenen teknik bilirkişi raporunda anılan tapu kaydının 114 ada 30, 31 parselleri tamamen, 32 parsel ... taşınmazı ise kısmen kapsadığı, 29 parsel ... taşınmaza ise uymadığı belirtilmiş ise de, tapu kaydında yazılı hudutların mahalli bilirkişiler yahut tanıklara tek tek sorulup saptanmadığı, hatta bu konuda herhangi bir beyan dahi alınmadığı, bu taşınmazlara komşu parsel tutanaklarının ve varsa dayanağı olan kayıtların getirtilerek teknik raporun denetlenmediği ve ayrıca çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiğinin de sorulmadığı açıklanarak, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, keşif sırasında, davalı tarafın dayanağı tapu kaydının sınırları tek tek okunup, mahalli bilirkişi ve tanıklardan tapu kaydı sınırlarında okunan sınırları zeminde göstermelerinin istenilmesi, fen bilirkişisi tarafından gösterilen sınırların kroki üzerinde işaretlenmesi, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutlar için taraflara tanık dinletme imkanının sağlanması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi ve bu şekilde dava konusu taşınmazın davalının dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığının kesin olarak belirlenmesi, taşınmazların kimden kime ne şekilde intikal ettiği, davacının iddia ettiği gibi muris ...'in terekesine dahil mi olduğu, yoksa davalıların iddia ettiği gibi üçüncü kişiden satın alınan bir yer mi olduğu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine ve kabule göre de 26.08.2014 tarihli teknik bilirkişi raporunda 114 ada 29 parsel ... taşınmazın davalıların dayanağı olan tapu kapsamında kalmadığı belirtildiği halde, ilk derece mahkemesince, bilirkişi raporunun aksine 114 ada 29 parsel ... taşınmazı da içerdiğine ilişkin değerlendirme yapılmasının ve davacının davasının miras payına yönelik olduğu göz ardı edilerek, taşınmazların tamamının değeri üzerinden yargılama giderine hükmedilmesinin isabetsizliğine değinilerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile, "Davanın kısmen kabulü ile Artvin ili Hopa ilçesi ... Köyü öteki alo mevkiinde bulunan 106 ada 13, 28, 30; 107 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6,13; 108 ada 1, 3; 111 ada 2; 177 ada 25, 26, 27, 28, 30, 32, 33, 34, 37, 38 parsel ... taşınmazlar yönünden, kadastro tespitlerinin iptaline, dava konusu bu parsellerin herbirinin tamamı ayrı ayrı 4200 pay kabul edilerek, 420 payının ... ve ... oğlu 1934 doğumlu ... adına, her bir parselden geri kalan 3780 payın ise kadastro tespit tutanaklarında adı geçen tespit malikleri adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Artvin ili Hopa ilçesi ... Köyü öteki alo mevkiinde bulunan 106 ada 43, 44, 45, 46 ve 177 ada 36, 39, 41, 42, 43, 44; 176 ada 1 ve 108 ada 4 nolu parsel ... taşınmazlar yönünden kadastro tespitlerinin iptaline, dava konusu bu parsellerin herbirinin tamamı ayrı ayrı 4200 pay kabul edilerek bundan (... payı davalılar üzerinde bırakılarak) 350 payının ... ve ... oğlu 1934 doğumlu ... adına, her bir parselden geri kalan 3850 payın ise kadastro tespit tutanaklarında adı geçen tespit malikleri adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Dava konusu olan Artvin ili Hopa ilçesi ... Köyü köy içi mevkiinde kain 114 ada 29,30,31,32 parseller yönünden davanın reddi ile, tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.
- Bir kısım davalılar vekilinin harç ve yargılama giderleri yönünden tavzih talebinde bulunması üzerine İlk Derece Mahkemesince, tavzih talebinin temyiz mercii tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle 17.06.2020 tarihinde talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz yoluna başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen esasa ilişkin kararı ve tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararır bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz sebepleri
Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tanıklarının beyanlarını itibar edildiğini, miras bırakan ...'nin yasal haklarını aldığı halde davacı lehine verilen kararın haksız zenginleşmesine neden olduğunu, davacının taraf olmadığı gerekçesiyle davalılar lehine hükmen oluşturulan tapu kaydı dikkate alınmadan yargılama yapıldığını, bir kısım davalılar ilk kararı temiz etmediklerinden bazı parseller yönünden hükmün kesinleştiğini, yeniden yargılama yapılarak karar verilmesinin doğru olmadığını, dava değeri olarak kabul edilen miktarın 112.419 TL olduğunu ve bu miktarın nasıl hesaplandığının anlaşılamadığını, dava değeri üzerinden hesaplanan harcın da bununla bağlantılı olarak yanlış hesaplanmış olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ve ek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve hukuki niteleme
Kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
- İlgili hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu' nun 14, 15 ve 20 nci maddeleri,
-
Değerlendirme
-
Bir kısım davalılar vekili, asıl kararla birlikte hüküm tarihinden sonra harç ve yargılama giderleri yönünden verilen tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararı da, harcın yanlış hesaplandığını ileri sürerek temyiz etmiştir.
3402 ... Kadastro Kanunu' nun 36/2 nci maddesinde, "Kadastro hakimi, dava harcı, yargılama giderlerinin tespit ve hesaplanmasında ilgili taşınmaz mala ait son beyan dönemi emlak vergisi değerini esas alır.
" hükmüne yer verilmiş olup İlk Derece Mahkemesince de, kadastro tutanaklarında belirtilen son beyan dönemine ait emlak değeri esas alınarak belirlenen dava değeri üzerinden kabul ret oranına göre harç ve yargılama giderlerinin hesaplandığı anlaşılmaktadır.
- Bu itibarla; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen asıl karar ve ek karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler asıl karar ve ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1.919,847 peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 5.759,52 TL'nin temyiz eden bir kısım davalılardan alınmasına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19