Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2986
2023/4530
21 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
KARAR: Tavzih talebinin reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen ve kesinleşen hükmün tavzih edilmesinin istenilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli ek kararıyla, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar kendi adına asaleten, davacı ...'in diğer mirasçıları adına vekaleten Avukat ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Kadastro sırasında, Erzurum ili ... ilçesi ... Mahalle çalışma alanında bulunan 121 ada 78 parsel ... 2.004.324,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla sınırlandırılmış, 07.10.1996 tarihinde tapuya tescil edilmiş, 02.10.2013 tarihinde 121 ada 124 parsel ... 1.971.224,55 metrekare, 121 ada 125 parsel ... 123,91 metrekare , 121 ada 126 parsel ... 16.894,49 metrekare ve 121 ada 128 parsel ... 10.669,26 metrekare yüzölçümlü taşınmazlara ifraz edilmiştir.
-
İtirazı komisyonca reddedilen davacı ... kadastro tespitine itiraz dava dilekçesinde; zilyetliğe dayalı olarak taşınmazın kendi adına tescilini istemiştir.
-
İlk Derece Mahkemesinin 04.10.1991 tarihli ve 1991/6 Esas, 1991/7 Karar ... kararı ile, "davanın kabulüne, çekişmeli 121 ada 78 parsel ile Hazine adına tespiti yapılan taşınmazın bilirkişiler ... ve ... 10.08.1990 tarihli haritasında gösterdiği 5.396 metrekare taşınmazın davacı ... oğlu ... adına tapuya tesciline " karar verilmiş ve bu karar, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 18.09.1992 tarihli ve 1991/16752 Esas, 1992/10373 Karar ... ilamı ile onanmakla 18.09.1992 tarihi itibariyle kesinleşmiştir.
-
Hükmün kesinleşmesinden sonra, kendi adına asaleten ,davacı ...'in diğer mirasçıları adına vekaleten Avukat ... 30.10.2020 havale tarihli dilekçesi ile, hükmüm infaza elverişli olmadığı, tapu müdürlüğünün tavzih kararı alınması gerektiğini bildirmesi üzerine hükmün tavzihen düzeltilmesini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli ek kararıyla, taşınmazın tapuya tescil edildiği, hükmün tavzih yoluyla istenilen şekilde değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
III. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli ek kararına karşı, tavzih talep eden kendi adına asaleten, davacı ...'in diğer mirasçıları adına vekaleten Avukat ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Tavzih talep eden kendi adına asaleten, davacı ...'in diğer mirasçıları adına vekaleten Avukat ... temyiz dilekçesinde; Hükmün sayısal değerleri taşımadığını, tescil kararının sayısal değerler taşınmadığından keşif talep edilmesine rağmen taleplerinin reddedildiğini, kararın infaz kabiliyeti taşıyabilmesi için kesinleşen tescil kararındaki sınırlara göre sayısal değerler taşıması gerektiğini belirterek, ek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Talep, kesinleşen hükmün tavzihen düzeltilmesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 6100 ... Kanun'un 305 inci maddesi,
3.Değerlendirme
- Hükmün tavzihi 6100 ... Kanun'un 305 inci maddesinde;
“(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
(2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” şeklinde düzenlemiştir.
Hâkim karar verdikten sonra kanun yollarına başvurulup bozulmadığı sürece kendiliğinden kararını değiştiremez. Ancak bazı hâllerde hüküm açık olmayabilir, hükmün uygulanması aşamasında tereddütler ortaya çıkabilir ya da birbirine aykırı fıkralar içerebilir. İşte Kanun, açık olmayan, uygulama aşamasında tereddüt yaratan ya da çelişkili olan hükmün açıklanması, tereddüt ve çelişkilerin giderilmesi için "hükümlerin tavzihi" müessesini düzenlemiştir.
Kesin hüküm ilkesi, mahkemenin verdiği karara geri dönüp değiştirmesine engeldir. Fakat, bir hükmün anlamının açık olmaması ya da çelişkili hüküm sonuçları içermesi nedeniyle hükmün gerçek anlamının saptanmasında güçlük çekildiği takdirde, tarafların hükmü veren mahkemeye başvurarak hükmün açıklığa kavuşturulmasını isteyebilecekleri genellikle kabul edilmektedir. Böylece, mahkeme verdiği hükmün gerçek anlamını ortaya koymaktan başka bir şey yapmayacağından, bundan kesin hükmün zarar görmesi söz konusu olmayacaktır.
Genel ilkelerden çıkarılması mümkün olan bu tavzih olanağını 6100 ... Kanun açık bir biçimde düzenlemiştir. 6100 ... Kanun'un m. 305/1'e göre, hüküm yeterince açık değilse ya da icrasında kuşku uyandırıyor veya birbirine aykırı hüküm sonuçları içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını ya da duraksama veya aykırılığın giderilmesini isteyebilir (Postacıoğlu, İlhan E./Altay, Sümer: Medenî Usûl Hukuku Dersleri, ... 2020, s.784).
Açıklandığı üzere; hükümlerin tavzihi, hükmün müphem olması veya birbirine aykırı (çelişik) fıkralar ihtiva etmesi halinde, hükmün gerçek anlamının meydana çıkarılması için başvurulan bir yoldur. Yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça, verilen hükmün değiştirilmesi mümkün değildir. Hükümlerin tavzihi de bunun bir istisnası olarak kabul edilemez.
Tavzih, kural olarak sadece hüküm fıkrası hakkında olur. Hükmün gerekçesinin açıklanması bakımından tavzih yoluna gidilemez. Ancak, hüküm fıkrası ile gerekçe arasında bir çelişki varsa, bu çelişkinin giderilmesi için tavzih yoluna başvurulabilir (YHGK.’nin 14.6.1967 tarihli ve 1967/9–462 Esas, 300 Karar ... ilamı).
Hâkim, tavzih yolu ile hükümde unutmuş olduğu talepler hakkında karar verip bunu kararına ekleyemeyeceği gibi, hüküm verirken unuttuğu vekâlet ücreti veya faiz hakkında tavzih yolu ile bir karar verip bunu hükmüne dâhil edemez. Aynı şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki de tavzih yolu ile giderilemez. Bütün bu anlatımlardan çıkan netice; tavzih yolu ile kesinleşmiş olan hüküm sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, cilt 5, Altıncı Baskı şehir 2001 cilt 5, s. 5270 vd.).
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, kendi adına asaleten, davacı ...'in diğer mirasçıları adına vekaleten Avukat ...'in, taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşen hükmün tavzihin talep etmesi üzerine, taşınmazın tapuya tescil edildiği, hükmün tavzih yoluyla istenilen şekilde değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. Ne var ki; verilen karar 6100 ... Kanun'un 305 inci maddesine aykırıdır. Her ne kadar; Çekişmeli 121 ada 78 parsel ... taşınmaz hükmen 07.10.1996 tarihinde tapuda tescil edilmiş, akabinde gerçekleşen ifraz işlemleri ile 121 ada 124, 125, 126, 127 ve 128 parsellere gitmiş ise de hükmen çekişmeli 128 ada 78 parsel ... taşınmazın 5.396 metrekare kısmını davacı ... oğlu ... adına tesciline karar verilen kısmın ifraz edilmediği, ifraz işleminin; hükme esas krokinin büyük ölçekli harita yapım yönetmeliğine uymaması, takometrik değerlerinin bulunmaması, bu nedenlerle alan kontrollerin yapılamamasından kaynaklandığı dosya içerisinde tapu sicil müdürlüğü cevabından anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, Avukat ...'in talebinin taraflara tanınan hakları ve yüklenen borçları değiştirici nitelikte olmadığı ve yapılacak tavzih yoluyla hükmün açıklanmış olacağı ve icrasında oluşacak tereddütün giderileceği gözetilerek, tavzih talebinin kabulü ile gerekli eksikliklerin giderilebilmesi için, duruşma açılmak suretiyle, öncelikle aynı bilirkişiden ek rapor alınması, mümkün olmaması halinde yeni bir fen bilirkişisi ile mahallinde yeniden keşif yapılarak taşınmazın koordinatlarının belirlenmesi, tescile esas denetime elverişli kroki alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile tavzih talebinin reddine kararı verilmesi isabetsiz olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
IV. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli tavzih ek kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19