Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10760
2023/4514
20 Eylül 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2018/2384 E., 2019/1274 K.
KARAR: İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Beykoz Kadastro Mahkemesi
SAYISI: 2010/1992 E., 2018/42 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının asıl davanın davacıları vekili ile davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl davanın davacıları vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
- Asıl davanın davacıları ... ve ... vekili dava dilekçesinde; ... ile Beykoz ilçesi ... köyünde 02.08.2010 tarihinde kullanım kadastrosu çalışmalarının ilan edildiğini, 116 ada 12 parselin 2495,22 m2 yüzölçümlü olarak belirtildikten sonra beyanlar hanesine taşınmaz üzerindeki 1 ve 2 katlı kargir binanın ... kızı ... ve M. ... oğlu ...’nın 17 yıldır müştereken fiili kullanımında olduğu, 6831 Sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun)
2/ b maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün 22.07.2010 tarih 9233 sayılı yazısına istinaden parselin tamamının 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’na (2873 sayılı Kanun) tabi tabiat parkı alanı olduğu ve parsel üzerindeki binanın bir kısmının 2/b alanında kaldığı şerhlerinin verildiğini, bu tespitlerin doğru olmadığını, 30.01.1992 tarihinde yapılan incelemede taşınmazın tamamının orman sınırları dışına çıkarılmış yerlerden olduğunun bildirildiğini, 1997 yılında yeniden yapılan sınır çalışmasında mevcut sınır tellerinin çekildiğini, bugünkü sınır duvarının ise 1997 yılından sonra yapıldığını, Beykoz Sulh Ceza Mahkemesinin 2001/1284 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuyla da binanın tamamının orman sınırları dışında kaldığının tespit edildiğini ve bu nedenle beraat kararı verildiğini, kararın bozulması üzerine mahkemece bina ve havuzun orman sınırları dışında kaldığı belirtilerek 950 m2 lik kısım yönünden cezalandırılmalarına karar verildiğini, bu kararın henüz kesinleşmediğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun Ek 4 üncü maddesi kapsamında pafta ve zemin uyumsuzluklarının giderilmesi gerekirken buna ilişkin işlem yapılmadığını, muhtarlıktaki ilanın eki olan pafta ile Kadastro Müdürlüğündeki ilanın eki olan pafta arasında uyumsuzluk olduğunu, ilanda kullanımda olan arazi ölçümünün eksik olarak yapıldığını, tabiat parkı ilanına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının ilan edilmediğini, dolayısıyla tabiat parkı şerhi konmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kadastro tutanağının düzeltilmesini istemiştir.
- Birleşen 2010/2491 Esas sayılı dava dosyasının davacıları ... ve ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri olan davacıların ... ili Beykoz ilçesi ... köyü 116 ada 14 parselde kesintisiz zilyet olduklarını ve taşınmazın XVIII 2/b parseli olduğunu, taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kullanım kadastrosunun kanuna uygun yapılmadığını, ilanda yazılı olmasına rağmen paftaların ilana eklenmediğini, yapılan tespitlerin ve beyanlar sütununda yer alan kayıtların hukuksal duruma uygun olmadığını, parselin tamamının tabiat parkı olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğunu, tabiat parkı ilanının usulüne uygun yapılmadığını, usulüne uygun yapılsa dahi dava konusu taşınmazın 2/B alanında olduğunu ve Bakanlar Kurulu kararıyla sadece ... ormanlarının bu kapsama alındığını, taşınmaz üzerindeki yapıların paftalarda gösterilmediğini, taşınmazın yüz ölçümünün de hatalı gösterildiğini, yözölçümü 1818 m2 gösterilmişse de gerçekte 75 m2 daha fazla olduğunu belirterek, kadastro tutanağının düzeltilmesini talep etmiş; yargılama sırasında mahallinde yapılan keşif esnasında davacılar vekili, müvekkilleri olan davacılara ait arazinin sınırlarını göstererek, 116 ada 13 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar tarafında duvarlarının mevcut olduğunu, 116 ada 12 parsel tarafında bulunan duvarın yarısının davacılara ait olduğunu, 116 ada 11 parsel tarafındaki 12 parselin devamı niteliğindeki tel örgünün de 116 ada 12 parsel duvarına doğru 1.5 m kadar içeride olması gerekirken 116 ada 14 parsele kaydırıldığını, bu yerin ormanla ilgisinin bulunmadığını ve davacıların parseline ait olduğunu belirtmiş ve bu nedenle ilk derece mahkemesinin ara kararı uyarınca davacılar vekili tarafından dava 116 ada 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazın kullanıcılarına da yöneltilmiştir.
II. CEVAP
-
Asıl ve birleşen davaların davalısı Orman İdaresi vekili cevap dilekçesinde; 2873 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin 2 inci bendi gereğince, 08.07.1994 tarihinde, 94/5451 karar sayısı ile Beykoz ilçesi sınırları dahilinde ... ormanlarının orman rejimi kapsamına alınmasına Bakanlar Kurulunca karar verildiğini, 15.07.1994 tarihinde ... ormanlarının 3004 hektarının tabiat ormanı olarak tescil edildiğini, 01.12.1994 tarihinde ... muhtarlığında ilan edildiğini, Düzkestane mevkiindeki XVIII 2/B parselinin tabiat parkı sınırları içerisinde kaldığını, kadastro tutanağına konulan şerhin doğru olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
-
Asıl ve birleşen dava davalısı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 114 ada 11, 12, 13, 14 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu parselin 28.07.1988 tarihli 1 nolu işe başlama tutanağı ile 59 nolu orman kadastro komisyonunca 6831 sayılı Kanun’un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uyarınca P:XVIII parselinin içinde Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, 27.02.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, daha sonra Polenezköy ormanlarının 2873 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi gereğince 31.03.1994 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile orman rejimine alındığı ancak bu kararda özel mülkiyete konu sarı alanlar ile 1744 ve 3302 sayılı Kanunlara göre 2/B uygulamaları yapılan kısımlar ile ilgili bir açıklamanın bulunmadığı, Orman Bakanlığı Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü Daire Başkanlığının 15.07.1994 tarihli yazısı ve oluru ile Polenezköy ormanlarının 3004 hektarlık kısmını 2873 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesine göre tabiat parkı ilan edildiği bu kararın ilan edilmek üzere köy muhtarlığına gönderildiği, muhtarlıkça “ekli evrakköy halkına ilan olundu” şeklinde bir kayıt düşüldüğü belgenin aslının bulunamadığı ancak mahkemece celbedilen Orman Bakanlığı Orman ve Köy İşleri Genel Müdürlüğü İnşaat ve Yerleşim Daire Başkanlığı’nın 17.04.2001 tarihli bakanlık oluru ile dava konusu 2/B parselinin de içinde bulunduğu toplam 18 parselden oluşan toplam 44.8325 hektarlık 2/B sahasının Orman Bakanlığı Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü'ne tahsis edildiği keza getirtilen tabiat parkı alanlarına ilişkin haritalarda da tüm bu 2/B alanlarının tabiat parkı sahası içerisinde gösterildiği anlaşıldığından dava konusu parselin 2873 sayılı Kanun’a göre tabiat parkı alanı içinde kaldığı sonucuna ulaşıldığı, her ne kadar bu kararın ilanına ilişkin muhtarlık belgesinin aslına ulaşılamamış ise de yapılacak ilanların alan içinde kalan kişilerin cezai sorumluluklarına yönelik bulunduğu, alanın milli park ilanına ilişkin alanı olarak tespit edilmesinin Bakanlar Kurulu’nun bu konuda verdikleri kararın resmi gazetede 31.03.1994 tarihinde ilanı ile gerçekleşmiş olacağı anlaşıldığından, ayrıca söz konusu işlemin idari bir işlem olduğu ve bu tabiat parkı şerhinin iptalinin idari yargının görevinde olduğu, Kadastro çalışmalarında mevcut haritalara göre işlem yapıldığı, Kadastro Müdürlüğünün ve Mahkemenin idarece yapılan işlemi denetleme yetkisinin bulunmadığı, ayrıca davacı ... ve ... 12 parselin miktarının eksik olduğundan bahisle dava açıldığı ancak yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda davacının taşınmazının eksik ölçülmediği, davacının iddia ettiği bir kısım yerin ise orman sınırları içerisinde kaldığı, yine davacının 2/B bloğunun yanlış aplike edildiği iddiasıyla ilgili olarak yapılan son keşif sonucu alınan bilirkişi heyeti raporunda yapılan aplikasyon ile olması gereken aplikasyonun birbirine çok yakın olduğu, raporda yeşil ve mavi renkli kalem ile işaretlendiği, bilirkişilerin olması gerektiği sınır olarak belirttikleri mavi sınırın esas alınması gerektiği ayrıca bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın orman sınırları içerisinde kaldığı ve hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediği, birleşen dosya davacılarının hatalı aplikasyon ve tutanağın beyanlar hanesindeki tabiat parkı şerhinin iptaline yönelik talepleri yönünden yukarıda açıklanan sebeplerle taşınmazın miktarına yönelik talep bakımından ise bilirkişi ... in 23.03.2018 tarihli ek raporunun gözetildiği gerekçesiyle, davacı ... ve ... 'nın dava konusu ... Mahallesi 116 Ada 12 Parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan Tabiat Parkı Alanına ilişkin talebinin, 2/B Blokunun hatalı aplike edildiğine ilişkin taleplerinin sübut bulmadığından reddine, davalı ... hakkında açılan davanın husumet nedeni ile reddine, davacıların 116 Ada 12 Parsel sayılı taşınmazın miktarına yönelik talep bakımından, bilirkişi raporuna ekli EK 5 krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediğinden mahkemenin görevsizliğine, görevli Mahkemelerin Beykoz Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna, esasın bu şekilde kapatılmasına, dosyanın kesinleştiğinde iki haftalık süre içerisinde ve istem halinde görevli Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine; birleşen 2010/2491 Esas sayılı dosyanın davacıları ... ve ...’ in dava konusu ... Mahallesi 116 Ada 14 Parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan Tabiat Parkı Alanına ilişkin talebinin 2/B Blokunun hatalı aplike edildiğine ilişkin taleplerinin sübut bulmadığından reddine, taşınmazın miktarına yönelik taleplerinin kabulüne, davalı ... hakkında açılan davanın husumet nedeni ile reddine, dava konusu ... Mahallesi 116 Ada 11, 12 ve 14 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, 116 Ada 11 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... ' in 23.03.2018 tarihli ek raporuna göre 1203,22 m2 olarak bahçe niteliğinde Hazine adına tespit ve tesciline, tapunun beyanlar hanesine, "1 6831 sayılı Kanunu 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmıştır. 2 İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün 22.07.2010 tarih 9233 sayılı yazısına istinaden parselin tamamı 2873 sayılı Milli Parklar Kanununa tabi tabiat parkı alanıdır. 3 İş bu taşınmaz ve üzerindeki 3 katlı kargir bina Rıza oğlu ...' ın 20 yıldır fiili kullanımındadır." şerhinin eklenmesine , bu parselle ilgili Mahkemenin 2010/2391 Esas 2012/351 Karar sayılı ilamının uygulanmamasına, 116 Ada 12 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... ' in 23.03.2018 tarihli ek raporuna göre 2414,22 m2 olarak bahçe niteliğinde Hazine adına tespit ve tesciline , tapunun beyanlar hanesine, "1 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmıştır. 2 İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün 22.07.2010 tarih 9233 sayılı yazısına istinaden parselin tamamı 2873 sayılı Milli Parklar Kanununa tabi tabiat parkı alanıdır. 3 İş bu taşınmaz ve üzerindeki 1 ve 2 katlı kargir bina ... kızı ... ve ... ... oğlu ...' nın müştereken 17 yıldır fiili kullanımındadır. Parsel üzerindeki bina kısmen 2/B alanında kalmaktadır." şerhinin eklenmesine, 116 Ada 14 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... ' in 23.03.2018 tarihli Ek raporuna göre 1918,32m2 olarak Bahçe niteliğinde Hazine adına tespit ve tesciline , tapunun beyanlar hanesine, "1 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmıştır. 2 İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün 22.07.2010 tarih 9233 sayılı yazısına istinaden parselin tamamı 2873 sayılı Milli Parklar Kanununa tabi tabiat parkı alanıdır. 3 İş bu taşınmaz ... evlatları ... ve ...' in 5 yıldır müştereken fiil kullanımındadır. " şerhinin eklenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı asıl davanın davacıları vekili ile davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Asıl davanın davacıları vekili istinaf dilekçesinde; orman kadastro tutanakları dikkate alınarak orman kadastro komisyonlarınca hazırlanan raporlarla dosyadaki raporların çelişkili olduğunu, 6831 sayılı Kanun' un 2/b maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılarak orman olmadığı Kanunla belirlenen yer olduğunu, Bakanlar Kurulu kararında ... ormanlarından bahsedildiğini, dolayısıyla bu yerin tabiat parkı olamayacağını, tabiat parkı ilanına ilişkin doğruluğu onaylanmış belge de bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararınn kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; tanık beyanlarının çelişkili olduğunu , eksik araştırma inceleme ile karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı ... İdaresi vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü yönünde verilen kararın usul ve Kanuna aykırı olduğunu belirterek, kamu düzenine istinaden resen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazların bulunduğu XVIII 2/B parselin tabiat parkı alanında kaldığının saptandığı, 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ( 5831 sayılı Kanun ) ile ilan edilen koordinatların 2/B uygulama tutanağındaki tarif edilen sınırlara uygunluk arzettiği, teknik açıdan bir hata olmadığının anlaşıldığı, bilirkişi raporuna ekli krokide A harfiyle gösterilen 901,97 m2lik alan hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediğinden bu yere ilişkin talebe yönelik uyuşmazlığın genel mahkemenin görev alanında kaldığı, usulüne uygun açılmış bir davası veya davaya müdahalesi bulunmayan Orman İdaresinin kullanım kadastrosuna itiraz eden davacıların talepleri hakkında verilen kararı istinafında hukuki yararı bulunmadığı, dava konusu 116 ada 12 parselde (B ), 116 ada 11 nolu parselde ( A ) ile gösterilen kısmın aynı ada 14 nolu parsel ile birlikte birleşen davacıların kullanımında bulunduğunun sübut bulmadığı, dosya kapsamı, delil durumu, Beykoz Kadastro Mahkemesi’nin 2010/1992 Esas ve 2018/42 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 353/1 b 1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, asıl davanın davacıları vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
-
Asıl Dava Davacıları vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamındaki beyanlarını tekrarla devlet kurumlarınca çelişkiler oluşturulduğunu belirterek, Yargıtayca tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
-
Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; davacıların tüm talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kadastro komisyonunca yapılan tüm işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olduğunu belirterek, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanım kadastrosuna ve düzeltme işlemine itiraza ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2873 sayılı Kanun ‘un 3 üncü maddesi,
- Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl davanın davacıları vekilinin ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 225,45 TL harcın asıl davanın davacılarından alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:42