Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6557

Karar No

2023/4322

Karar Tarihi

13 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/488 E., 2021/2221 K.

KARAR: Davanın reddine

Taraflar arasındaki 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 Sayılı Kanun) 41 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Kadastro Müdürlüğü'nce 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca re'sen yapılan düzeltme işlemi sırasında ... ili Merkez ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda ... ve müşterekleri adına kayıtlı olan 707 parsel sayılı 2.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4.172,66 metrekare yüzölçümlü olarak belirlenerek tapu kaydında düzeltme yapılmasına karar verilmiştir.

  2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazda yapılan düzeltme işlemi sonucunda meydana gelen miktar artışının taşınmaza komşu Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden kaynaklandığını ileri sürerek düzeltme işleminin iptalini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2014 tarihli ve 2013/590 Esas, 2014/736 Karar sayılı kararı ile çekişmeli taşınmazın tapuda kayıtlı yüzölçümü ile sayısal olarak hesaplanan yüzölçümü arasındaki tecviz sınırları dışında kalan farkın planimetre çevrilmesine bağlı hesap hatasından kaynaklandığı, dolayısı ile düzeltme kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.04.2018 tarihli ve 2017/4593 Esas, 2018/2407 Karar sayılı kararıyla, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel denetimden uzak ve yetersiz olduğu açıklanarak, öncelikle denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritaların, çekişmeli taşınmaza ilişkin tesis kadastrosuna ve düzeltme işlemine ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin getirtilmesi, bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi fen bilirkişisinin katılımı ile keşif yapılması, bu keşifte çekişmeli taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişinin de keşif heyetine dahil edilmesi, keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerlerinin fen bilirkişisine işaretlettirilmesi, renkli fotoğraflarının çekilmesi, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıklarının tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanlarının tevsik edilmesi, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırların fen bilirkişisi tarafından haritasında işaretlenmesi, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınması, fen bilirkişisinden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak düzeltme işleminin denetlemesinin istenilmesi, fen bilirkişisinden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, düzeltme işlemi sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, düzeltme işlemi sırasında hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve harita alınması, raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve düzeltme işlemi sonucu oluşan paftanın çakıştırılmasının istenilmesi, açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporlarına göre çekişmeli taşınmazın tapuda kayıtlı yüzölçümü ile sayısal olarak hesaplanan yüzölçümü arasındaki tecviz sınırları dışında kalan farkın planimetre çevrimine bağlı hesap hatasından kaynaklandığı, taşınmazın fiili kullanımının sonuca etkili olmadığı, tersimat ve sınırlandırma hatasının bulunmadığı, dolayısı ile düzeltme kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, bu kapsamda hava fotoğrafı incelemesinin de yeterli olmadığını ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazda 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin usul ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığı ve bu kapsamda düzeltme işleminin iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 Sayılı Kanun'un 41 inci maddesi.

  1. Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/III 1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkararyargılamatemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:36:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim