Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/13570
2023/4298
12 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
SAYISI: 2013/3 E., 2018/50 K.
HÜKÜM: Davacı Hazinenin davasının kabulüne, asli müdahillerin davasının reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazinenin davasının kabulüne, asli müdahillerin davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... vekili ve duruşmalı olarak asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne ve asli müdahil ... vekilinin duruşma isteğinin ise masraf yatırılmadığından reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Kadastro sırasında Diyarbakır ili Silvan ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 339 parsel sayılı 249.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, müteğayyip şahıslardan kaldığı belirtilerek tapu kaydı nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. İrfan ... tarafından tapulama komisyonuna yapılan itiraz, komisyonca kabul edilerek, taşınmazın İrfan ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
-
Davacı ... temsilcisi dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın yitik kişilerden kalma tapulu yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.
-
Asli müdahil ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi müdahale dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın mera olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ve taşınmazın köy tüzel kişiliği adına tescilini istemiştir.
-
Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın adına tescilini istemiştir.
-
Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 6 parça halinde 25 30 yıldan beri ayrı ayrı müvekkillerinin zilyetliğinde olduğunu, davacı ... ile davalı ...'in taşınmaz üzerinde haklarının bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve müvekkilleri adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı İrfan ... vekili; dava konusu taşınmazın 1937 tarih ve 45 tahrir nolu vergi kaydı kapsamında kaldığını, taşınmazın müvekkilinin murislerinin zilyetliğinde iken ölümleri ile müvekkiline intikal ettiğini ve halen müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.12.1986 tarihli ve 1974/332 Esas, 1986/113 Karar sayılı kararı ile; asli müdahillerin davasının reddine, Hazinenin davasının kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 18.000,00 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 100.000,00 metrekare olmak üzere toplam 118.000,00 metrekarelik bölümün davalı İrfan ... adına; (C) harfi ile gösterilen 131.250,00 metrekarelik bölümünün ise Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin 12.12.1986 tarihli ve 1974/332 Esas, 1986/113 Karar sayılı kararına karşı, davacı ... vekili ve asli müdahil ... temyiz isteminde bulunmuşlardır.
-
Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.06.1988 tarihli ve 1987/10198 Esas, 1988/10854 Karar sayılı kararıyla; "yetersiz inceleme sonucu verilen hükmün isabetsiz olduğu belirtilerek, tarafların dayandıkları kayıtların revizyonunun araştırılması, Hazinenin dayandığı tapu kaydının tesisinden itibaren getirtilip mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle dayanılan kayıtların kapsamlarının yöntemince belirlenmesi, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalan yerlerden kalıp kalmadığının üzerinde durularak zilyetlik durumunun belirlenmesi, bundan sonra ... Köyü Tüzel Kişiliğinin müdahale talebi de dikkate alınıp, tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 29.02.2012 tarihli ve 1989/26 Esas, 2012/7 Karar sayılı kararı ile; davacı ... ve asli müdahil ... mirasçılarının davalarının kısmen kabulüne, asli müdahil ... Köyü Tüzel Kişiliği'nin davasının reddine, çekişmeli taşınmazın 23.12.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 18.000,47 metrekarelik bölümünün hüküm yerinde gösterilen payları oranında davalı İrfan ... mirasçıları ile asli müdahil ... mirasçıları adına tesciline, aynı rapora ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 232.054,947 metrekarelik bölümün ise davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin 29.02.2012 tarihli ve 1989/26 Esas, 2012/7 Karar sayılı kararına karşı davacı ... vekili, davalı İrfan ... mirasçıları ve asli müdahil ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
-
Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 31.10.2012 tarihli ve 2012/4697 Esas, 2012/8478 Karar sayılı kararıyla; "davacı ...'nin dayandığı tapu kayıtları ile katılan ... Sıraç Kıraslan'ın dayandığı tapu kayıtlarının mevki ve sınırları itibariyle dava konusu taşınmaza uymadığı, taşınmazın güneyindeki dereden sonra gelen meranın devamı niteliğinde olmadığı mahkemece toplanıp doğru olarak değerlendirilen delillerle belirlendiğinden uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği ancak, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu belirtilerek; davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişi, tarafların aynı nitelikteki kişiler arasından bildirecekleri tanıklar, üç kişiden oluşacak ziraatçi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımıyla yapılacak keşifte, yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kimden kime ve ne şekilde geçtiği hususlarının tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanması; ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini ve toprak yapısını bildirir, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenen, fen bilirkişisinden ise yapılacak keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak veren ayrıntılı rapor alınması; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın bir kısım ... köylüleri tarafından Hazineye icar verilmek suretiyle kullanıldığı, taşınmaz üzerinde tespit malikleri İrfan ... mirasçıları ile ... ve mirasçılarının zilyetliklerinin bulunmadığı, bu nedenle zilyetlikle birleşmeyen 45 tahrir nolu vergi kaydına değer verilmediği, Hazinenin çekişmeli taşınmaz üzerinde feri zilyetliğinin mevcut olduğu, Hazinenin dava konusu taşınmazı kullanan kişilerden ecrimisil bedeli tahsil ettiği" gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının kabulüne, asli müdahillerin davasının reddine, çekişmeli taşınmazın tapulama komisyon kararının iptali ile taşınmazın 250.054,35 metrekare yüzölçümlü olarak ve susuz tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asli müdahil Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, asli müdahil ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
-
Asli müdahil Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili idarenin dava konusu taşınmaz ile bir ilgisinin bulunmadığını, dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ve asli müdahillerin davasının reddine karar verilmesi nedeniyle müvekkili idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
-
Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme kararının gerekçesinin yetersiz olduğunu, Yargıtay bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, çekişmeli taşınmazın müvekkilinin babası ... adına kayıtlı 45 tahrir nolu vergi kaydının kapsamında kaldığını, ... ve ...'le ortaklık kurmak suretiyle taşınmazın tamamını tasarruf ettiklerini, kadastro sırasında müvekkilinin cezaevinde olması nedeniyle gerçeğe aykırı beyanlarla ... ve ... mirasçıları adına tespit yapıldığını, taşınmazın öncesinde müvekkili ve babasının zilyetliğinde olduğunu, dinlenen mahalli bilirkişilerin tarafsız olmadıklarını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
-
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, tarafsız mahalli bilirkişilerin dinlenilmediğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazı uzun süre kullanmadığının doğru olduğunu, ancak taşınmazın müvekkilinin murisi tarafından 100 yıl süreyle kullanıldığını ve bu hususun vergi kayıtları ile doğrulandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinden gerçek kişi asli müdahiller ve davalılar lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri.
- Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, asli müdahil ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 233,95 TL'nin temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:37:31