Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/500
2023/3813
20 Haziran 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
KARAR: İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının yargılamanın yenilenmesini isteyen davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı yargılamanın yenilenmesini isteyen davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında, Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 377 parsel sayılı 228.500,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla sınırlandırılmıştır.
-
Davacılar ... ve ... dava dilekçesinde; tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi 377 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
-
Birleşen davanın davacıları ... ve ... vekili dava dilekçesinde; tapu ve vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi 377 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının müvekkilleri olan davacılar adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
-
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.1988 tarih ve 1978/26 Esas, 1988/36 Karar sayılı kararı ile, davaların kabulüne, 377 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda belirtilen 6.433,00 m2' lik kısmının davacılar adına, 13.695,00 m2'lik kısmının birleşen dosya davacıları adına tesciline karar verilmiş, temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay (Kapatılan) (16.) Hukuk Dairesi'nin 08.12.1989 tarih ve 1989/2691 Esas, 1989/17691 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
-
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, 377 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptaline, bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 6.433,00 m2'lik kısmın davacıların mirasçıları adına, (B) harifyle gösterilen 11.028,00 m2'lik kısmın ise birleşen dosya davacılarının mirasçıları adına tapuya tesciline, 377 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan kısmının ise mera olarak tescil harici bırakılmasına karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.12.2014 tarih ve 1992/16560 Esas, 1992/11820 Karar sayılı ilamıyla, temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verildikten sonra, davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.02.1993 tarih ve 1993/11555 Esas, 1993/1669 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiş ve hüküm 19.02.1993 tarihinde kesinleşmiştir.
-
Davacı Hazine vekili yargılamanın yenilenmesine ilişkin dilekçesinde; Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi 377 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında mera olarak sınırlandırıldığını, davalıların bu parselin 6.433,00 ve 13.695,00 m2'lik kısımlarının kendilerine ait olduğu iddiasıyla dava açtıkları, ... Kadastro Mahkemesinin 30.03.1992 tarihli ve 1990/32 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararı ile 377 parselin 6.433,00 ve 11.028,00 m2'lik kısımları yönünden davalılar lehine karar verildiğini ve kararın karar düzeltme yolundan geçerek kesinleştiğini, ancak aynı yerle ilgili ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.12.1954 tarih ve 1954/41 Esas, 1954/282 Karar sayılı kesinleşmiş hükmünün bulunduğunu, bu karara göre de, dava konusu yerin mera olarak sınırlandırıldığını ve böylelikle ilk karar ile son karar arasında bir çelişki meydana geldiğini, yine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.12.1954 tarih ve 1954/41 Esas, 1954/282 Karar sayılı hükmünün, 377 parselin tutanağı ve tapu kayıtları içerisinde bulunmasına rağmen sonraki yargılama sırasında bilinmeyen nedenlerden ötürü mahkeme dosyasının içine gelmediğini, bu nedenlerle taşınmazlar hakkında daha önce kesinleşmiş mahkeme hükmü bulunduğundan ... Kadastro Mahkemesinin 30.03.1992 tarih ve 1990/32 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararına ilişkin yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; davada, yargılamanın yenilenmesine ilişkin şartların oluşmadığını, davalılar aleyhine verilmiş bir karar bulunmadığını, Hazinenin dayandığı ilamın dava konusu taşınmazla ilgili olmadığını belirterek, yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her ne kadar davalı Hazine vekili tarafından dava konusu ilamının daha önceki kesin hükme çelişki oluşturacak şekilde farklı hüküm yarattığı iddiasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375 maddesi 1 inci fıkra I bendine dayanılmış ise de, her iki hükmün birbirine aykırılık oluşturmadığı, ilk kesin hükümde, yalnızca bir kısım tapu kayıtlarının mera içerisinde bulunduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği, bu taşınmazların sınırlandırılmasında dava konusu edilen taşınmazlar olduğunun belirlenemediği, yapılan keşifte belirlenen sınırlar ve iptal edilen kayıtların komşusu olan sınırların çok geniş bir alanda gösterildiği, tam olarak yargılamanın yenilenmesine konu edilen karara dayanan kayıtlar olduğunun belirlenemediği, davacı tarafta açmış oldukları tespite itiraz davasında dayanak olarak ilk mahkeme kararında iptal edilen tapularına dayanmadığı, zilyetlik ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin anılan kararında iptaline karar verilen kayıtlar dışında farklı kayıtlara dayanıldığı, bu kayıtların uygulanarak taşınmazların mera olan 377 parsel sayılı taşınmazdan ayrılarak yeni parseller oluşturulması şeklinde verildiği, her iki davanın dayanakları ve konularının farklı olduğu, bu haliyle aynı konuda verilmiş çelişkili iki kesin hükümden söz edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı yargılamanın yenilenmesini isteyen davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Yargılamanın yenilenmesini isteyen davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; yargılamanın yenilenmesine ilişkin dilekçelerindeki iddialarına ilaveten, ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, iki karar arasında çelişki olduğunu, ilk derece mahkemesince yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak karar verilmesi gerektiğini, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler olduklarını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ... Kadastro Mahkemesinin 30.03.1992 tarihli ve 1990/32 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararında; asıl dosya davacılarının Mustafa ve ...’in 377 parsel sayılı mera olarak sınırlandırılan taşınmazın 6.433,00 metrekarelik kısmının 14.02.1957 tarihli ve 13 sıra numaralı 6.433,00 metrekarelik tapunun kapsamında kaldığından bahisle tespite itiraz ettikleri, birleşen 1990/33 sayılı dosyada ise davacılar Halil İbrahim ve ...’nin 377 parsel sayılı mera olarak sınırlandırılan taşınmazın 13.695,00 metrekarelik kısmının 1305 tarih, cilt 11, sayfa 110, sıra 352 sıra numaralı tapu ve 1937 tarih 799 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığından bahisle tespite itiraz ettikleri, yapılan yargılama sonucu asıl dosya davacılarının davasının kabulü ile 377 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile (A) harfi ile gösterilen 6.433,00 metrekarelik kısmının asıl dosya davacıları Mustafa ve ... adlarına, (B) harfi ile gösterilen 11.028,00 metrekarelik kısmının ise birleşen dosya davacıları ... ve ...’nin adlarına tespit ve tescillerine karar verildiği, kararın Hazine’nin temyiz isteğinin süresinden sonra olması nedeniyle reddi ile karar düzeltmeden geçerek 01.06.1992 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, iade istemine konu; dosya aslı bulunamayan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1954/41 1954/282 sayılı kararında ise davacısının, Misebolu (...) Köy Tüzel Kişiliği, davalılarının ise Şaban oğulları ..., ... ve dava dışı ... ile ... oldukları; talep konusunun, davalılar adlarına ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1953/117 Esas ve 1953/143 Karar sayılı tapusuz taşınmazın tescili istemiyle hasımsız açılıp kabul edilen davada, davalılar adına oluşan tapu kayıtlarının yolsuz olduğu, taşınmazın 1341 senesinde Misebolu köyüne tahsisli mera içinde kaldığından bahisle tapunun 04.03.1954 tarih, cilt 152, sayfa 18 sıra 2 numarasında Mehmet oğlu ...; 04.03.1954 tarih, cilt 152, sayfa 18 sıra 3 numarasında ... oğlu ...; 04.03.1954 tarih, cilt 152, sayfa 19 sıra 4 numarasında ... oğlu ... ve 04.03.1954 tarih, cilt 152, sayfa 19 sıra 5 numarasında ... oğlu ... adlarına olan kayıtlarının iptali istemine ilişkin olduğu, mahkemenin 24.06.1955 tarihli kararıyla davanın kabulüne, kesinleşen tapuların iptaline karar verildiğinin anlaşıldığı, davalılar Mehmet ve ..., iptali istenen ... Kadastro Mahkemesinin 30.03.1992 tarihli ve 1990/32 Esas, 1992/4 Karar sayılı dosyasının tarafı iseler de, davacının dayandığı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1954/41 Esas ve 1954/282 Karar sayılı dosyasında taraf olmamaları nedeniyle bu davalılar yönüyle iade isteminin reddine karar verilmesininde bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer davalılar yönüyle yapılan incelemede ise, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1954/41 Esas ve 1954/282 Karar sayılı, davasının konusunun 04.03.1954 tarih, cilt 152, sayfa 18 sıra 2 numaralı Mehmet oğlu ...; 04.03.1954 tarih, cilt 152, sayfa 18 sıra 3 numaralı ... oğlu ...; 04.03.1954 tarih, cilt 152, sayfa 19 sıra 4 numaralı Şaban oğlu ...; 04.03.1954 tarih, cilt 152, sayfa 19 sıra 5 numaralı Şaban oğlu ... adlarına olan tapu kayıtları olduğu, iptal istenen ... Kadastro Mahkemesinin 30.03.1992 tarihli ve 1990/32 Esas, 1992/4 Karar sayılı dosyasında ise davacıların 1305 tarih cilt 11, sayfa 110 sıra 352 sayılı tapu ve 1937 tarih 799 tahrir numaralı vergi kaydına dayandıkları, her iki davada dayanılan hukuki sebebin farklı olduğu, bu nedenlerle bu davalılar bakımından da davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek yargılamanın yenilenmesini talep eden Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, yargılamanın yenilenmesini isteyen davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Yargılamanın yenilenmesini isteyen davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 ile 374 ve devamı maddeleri,
- Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup yargılamanın yenilenmesini isteyen davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına.
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:47:33